{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/85 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2184<br>KARAR TARİHİ\t: 29/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/1335  Esas 2019/894 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 29/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29/11/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; <br>\"Davacı vekilinin 24/11/2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı firmanın taşımacılık faaliyeti konusunda ticari faaliyette bulunduklarını, davacı tarafın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesine rağmen hak etmiş olduğu navlun bedeli alacağını alamayarak zarara uğradığını, bu hususta ticari faaliyete ilişkin faturalara dayanarak davalı firma aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2017/12566 E. Sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe borçlu/davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan taşıma işine ait navlun bedeli ve malların depoda beklemesinden dolayı Oluşan bekleme ücreti davalı firmaya ait olmasına rağmen ödenmediğini, işbu taşımada yüklenici firma akreditif sürecindeki aksaklıklardan dolayı malları teslim etmediği için yurt dışında bekleme ücreti olarak 1.980 EUR olduğu, davacı firma tarafından alıcı firmaya bildirilmesine rağmen yalnızca 400 EUR ödendiğini, organizasyona devam edildiğini ancak davalı firma organizasyon sonrasında oluşan bekleme ücretine itiraz ettiğini, ayrıca davacı firma tarafından vade farkı faturası davalıya bildirildiği halde bedelinin ödenmediğini, dolayısıyla İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2017/12566 E. Sayılı dosyasında borca itiraz eden davalının haksız itirazının iptaline ve alacağın 2.124,72 EUR olarak tespiti ile takibin devamına karar verilerek davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin 29.12.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı tarafından davalı şirketçe kesilen 18/04/2017 tarihli 1.660 EUR bedelli faturadan kaynaklandığını, davalı şirket tarafından ithal edilen malların taşıma işini davacı şirketin yaptığını, ancak malların süresinde teslim alınamamasından kaynaklı (3. Kişinin kusurundan kaynaklı) bekleme faturasının davalı şirkete rücu edilmek istendiğini ve kabulünün mümkün olmadığını, faturanın iade edildiğini, taraflar arasında bahsi geçen ihtilafta ödeme miktarı konusunda herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, haksız ve anlaşmaya aykırı olarak yansıtılan 1.960 EUR'luk faturanın tüm hizmeti mi kapsadığı yoksa ekstra kesilen bir fatura mı olduğu hatta hangi işten kaynaklandığının anlaşılmadığı, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir navlun borcu bulunmadığını, davaya konu fatura içeriği itibari ile mutabık olunan bir fatura olmadığını, davalı şirket açısından muaccel hale gelen bir borç bulunmadığını, davacının kabulünde olan 400 EUR ödeme takipte düşülmediği, vade farkına ilişkin bir sözleşme olmamasına rağmen vade farkı faturası kesildiği, faturaya faiz işlememesine rağmen faturaya faiz işletildiğini beyan ederek davanın reddine, haksız açılan takip sebebi ile davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dilekçelerin teatisi aşaması usulüne uygun tamamlanmakla tahkikat aşamasına geçilmiştir.<br>Taraflar arasında uyuşmazlık konusu husus;  İzmir 9. İcra Müdürlüğü 2017/12566 esas sayılı dosyası dayanak teşkil eden 18/04/2017 tarihli 1.980 EURO fatura ve 28/08/2017 tarihli 135,51 EURO vade farkı faturasından yürütülen ilamsız takibe davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığına ilişkin istem konusu edilen hususların değerlendirilmesine yönelik açılan itirazın iptali davasıdır. <br>DELİLLER : <br>Dava konusu Taşıma Sözleşmesi ile  takip dayanağı faturalar, taşıma belgeleri dosyamız içerisindedir. <br>İzmir 9.İcra Müdürlüğü'nün 2017/12566 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının Mahkememiz davacısı, borçlusunun Mahkememiz davalısı olduğu, takibin dayanağının 18/04/2017 tarihli 1.980 EURO fatura ve 28/08/2017 tarihli 135,51 EURO vade farkı faturası olduğu, (1.980+ 135,51) 2.115,51 EURO asıl alacak, (19,12+0,08) 19,20 EURO işlemiş faizi olmak üzere toplam 2.134,72 EURO alacağa istinaden asıl alacak için takip tarihinden itibaren hesaplanacak yıllık %2,50(TBB-Mevduat Euro, değişen oranlarda) faizi ile birlikte ilamsız takip yoluyla takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlu şirkete 04/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı-borçlu şirket vekili tarafından 09/10/2017 tarihinde takip konusu borca ve tüm ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı-alacaklı şirkete tebliğ edilmediği görülmüştür.<br>Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde SMMM bilirkişisi ... tarafından sunulan 08/06/2018 havale tarihli raporda aynen \"davalı şirketin Dava konusu dönemlere ait yukarıda listelenen ticari defterlerin 6102 sayılı TTK'nun 64/5. maddesi ve V.UJi. 182, 220, 221. Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış tasdiklerinin suresinde yapıldığı, Usulüne uygun tutulan defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davalı şirket tarafından davaya konu faturaların noter aracılığı ile TTK madde 23 uyarınca süresi İçinde davacı tarafa iade edildiği, davalı şirket tarafından iade edilen davaya konu faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıt altına alınmadığı, davaIı şirket ticari defterlerine göre; İcra takip tarihi itibariyle davacı şirketin alacağının bulunmadığı\" şeklide görüş belirtildiği görülmüştür.<br>Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/88 talimat sayılı dosyası üzerinden SMMM bilirkişisi ... tarafından sunulan 13/07/2018 havale tarihli raporda aynen \"Davacının 2017 yılına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulduktan anlaşılmakla, delil kabiliyetleri Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının muhasebe kayıtlarına göre; 25.09.2017 takip tarihinde davacının 8.254,93 TL karşılığı 2.115,51 Euro alacaklı olduğu, alacağın davacının davalıya kestiği; 18.04.2017 tarihli B-321571 no.lu 1.980,00 Euro karşılığı 7.700,02 TL ve 29.08.2017 tarihli C-913931 no.lu 135,51 Euro karşılığı (18.04.2017 tarihli faturaya) hesaplanan 556,91 TL faturalardan kaynaklandığı, davacının davalı ile dava konusu faturada mutabık olduklanna ilişkin dava dosyasında herhangi bir bilgi/belge görülemediği, davalı tarafından davalıya; 18.04.2017 tarihli faturaya istinaden 02.06.2017 vade tarihinden 28.08.2017 tarihine aylık %2 ve yıllık %24 oranda 87 günde 1.980,00 Euro fatura alacağına karşılıklı 4,84 Euro hesap yapıldığı, üzerine 20,67 Euro 3618 KDV eklenmesi ile 135,51 Euro fatura daha kesildiği, taraflar arasında vade farkına ilişkin herhangi bir yazılı sözleşmenin dosya içeriğinde olmadığı/tarafların aralarında bu yönde daha öncesinde de alışa gelmiş bir uygulamanın görülemediği, buna göre davacının kestiği vade farkı faturasının takdirinin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, davacının her İki faturasının davalı tarafından kabul edilmediği ve davacıya noter aracılığı ile iade edildiği, davacının davalıya verdiği hizmette ihtilaf olmadığı, ancak davacının 1.980,00 Euro kestiği faturanın davalı tarafından fahiş bulunduğu/bu yönüyle de sadece 750,00 Euro olarak kabul edildiği, davalı çalışanı ... tarafından 15.05.2017, 10.39 tarihinde davacı çalışanı ...'a mail gönderildiği ve mailde; davacının faturasının noter kanalı ile iade edildiği, bu sorunu sulh ile çözmek istediklerini, Öneri olarak toplamda 750,00 Euro 5 günlük bekleme ücreti tahakkukunu kabul ettikten, bu tutarın 400,00 Eıro'sunun ödendiğim, bu sorunu bu şekilde çözebilecekleri hususlarının davacıya bildirildiği, davalının 400,00 Euro davalıya ödemesinin dava konusu fatura öncesindeki borcundan mahsup edildiği, davacı tarafından inceleme sırasında dava dışı ... Tic. A.Ş.ye kesilen 04.04.2017 tarih, EYP2017000001512 no.lu 1.980,00 Euro faturanın fotokopisi sunulduğu, Faturanın altında davacıya not olarak; \"Fransa 62-Gaziantep Yüklemesi İptalinden dolayı doğan bekleme\" açıklamasının yapıldığının görüldüğü, davacının dava dışı ... ....A.Ş.'nin davacıya kestiği faturayı davalıya aynen yansıtıldığı beyanı karşısında; davacının kestiği faturanın kadri maruf olup olmadığı/fatura ücretinin makul olup olmadığı hususlannın belirlenmesi gerektiği, uzmanlık konum itibariyle SMMM olmam nedeni ile faturanın içeriği/bedeli hakkında göçüş bildirmem uygun olmayacağından; Taşıma konusunda uzman bilirkişi atanması hususunun Sayın Mahkeme nin takdirinde olduğu, sayın Mahkemenin takdirinde olmak üzere davacının alacaklı olduğunun kabulü halinde İse;25.09.2017 takip tarihi itibariyle fiiti olarak 1 yıllık EURO mevduata uygulanan azami yıllık faiz oranımn %1,25 olduğu görüldüğünden, davacının 2.115,51 Euro asıl alacağına takip tarihinden itibaren yıllık %1,25 oranında döviz faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanması gerektiği, icra takibinin Euro yürütülecek olan yukarıda belirtilen asıl alacağa takip talebindeki istemle bağlı kalınarak BK.'nun 89 md. hükmünce fiili ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı tarafından davacıya ödenebileceği\" yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekili tarafından beyan dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce 13/11/2018 tarihli celsede verilen 1 nolu ara karar gereği dosya SMMM bilirkişisi ... ile CMR uzmanı bilirkişi ...' ya tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişiler tarafından hazırlanan 24/01/2019 tarihli heyet rapor dosyaya sunulmuştur. Söz konusu raporun netice ve kanaat kısmında aynen \"davalı şirketin 2017 yılı ticarî defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, incelemeye sunulan ticarî defterlerin açılış tasdikleri ve kapanış onaylarının yasal süreleri içerisinde yapıldığı tespit edildiğinden 2017 yılı ticari defterlerin DELİL NİTELİĞİNİN BULUNDUĞU ve konuya ilişkin nihai takdir yetkisinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, davalının muhasebe hesaplarında davacı ... A.Ş.'nin 320- Satıcılar ana hesap kodu altında ve 320.04.004 nolu alt hesabına kaydedilerek izlendiği, muhasebe kayıtlarında davacıya ait başka hesap kodu altında herhangi bir işlem kaydı bulunmadığı, dava konusu ile ilgili olarak davacı şirket tarafından düzenlenen 18/04/2017 tarihli, B-321571 no'lu 1.980,00 Euro karşılığı 7.700,02TL fatura tutarı ile ilgili gerek ticarî defter kayıtlarında gerekse rapor ekinde sunulan Maliye'ye bildirilen 2017/04. Dönem BA bildirim formunda söz konusu fatura bilgisi ve bildirimine rastlanmadığı, tarafların muhasebe defter kayıtlarında kaşılıklı mutabık olmadıklarının görüldüğü, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında mevcut olan işlem kayıtlarının davalı şirketin muhasebe kayıtlarında mevcut olmadığı, raporumuz ek'inde (EK-1) sunduğumuz muavin hesap dokümanında davacı şirketin herhangi bir borç/alacak hesap bakiyesi bulunmamakla birlikte, davacı şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 8.678,67 TL borçlu göründüğü, bu hesap bakiyesinin de;<br>18.04.2017 ...Fat. 321571 nl. Fatura açıklamalı 1.980,00 euro karşılığı 7.700,02 TL<br>29.08.2017 Vade Farkı Ft. C913931 açıklamalı. 135,51 euro karşılığı 556,91 TL<br>02.01.2018 işlem tarihli \"Kur Farkı\" açıklamalı  421,74 TL<br>8.678,67 TL işlem kayıtlarında yer alan tutarlardan kaynaklandığı, davacı şirket ile davalı şirket arasında CMR Konvansiyonu hükümlerine göre uluslararası karayolu ile eşya taşınması konusunda işlerlik kazandırılmak üzere CMR/Uluslararası Hamule Senedi İzmir teslimi üzerinden tanzim edildiği, eşyanın Fransa'dan Türkiye'ye taşınması işi dava dışı ... ...A.Ş. alt taşıyıcı eliyle gerçekleştirildiği ve işbu taşımada dava dışı yükleyici firma akreditif sürecindeki aksaklıklardan dolayı eşyayı zamanında yurtdışında teslim etmediği için demuraj doğuduğu, davacı taraf üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği, kararlaştırılan varma yerine ulaştığı, yükleme yerinin talimatına göre gümrük evrakları İzmir açılmış ise de sonradan akreditif metninde değişikliğe gidildiği ve Mersin gümrük talimatı verilmediği için varış mahallinde Gaziantep Gümrük İdaresi tarafından eşyanın antrepoya indirilmesine izin verildiği ve eşyanın serbest bekleme süresi 12.04.2017 tarihinde dolacağı hususu bildirildiği, davalı/alıcı ödemeli navlun üzerinden taşıma işlemi ikmâl edildiği, davacı taraf kendi kusurundan kaynaklanmayan nedenlerden ötürü yükleme yerinde bekleme süresi yaşadığı, akreditif işlemlerindeki aksaklıklardan dolayı belirtilen rezervasyon tarihlerine uyulmadığı gibi,yükleme yerinde eşyanın tahliye edileceği Türkiye'deki yer talimatı davacı şirket adamlarına hatalı bildirildiği, dava dışı alt taşıyıcı tarafından davacı şirkete hitaben tanzim edilen fatura içeriğinde \"Fransa 62 -Gaziantep yüklemesi iptâlinden dolayı doğan bekleme\" ibaresi yer aldığı, işbu faturanın ödendiği ve davalıya rücuen yansıtılması cihetine gidildiği, bu konuda e-mail adresleri üzerinden gerekli ve yeterli bildirimler yapıldığı, davalı tarafın itirazları borcun ödenmesini geciktirici mahiyette bulunduğu, fatura içeriğinde fatura tarihinden itibaren başlamak üzere aylık %2 vade farkı tahakkuk ettirileceği ibaresi yer aldığı, bu nedenlerden dolayı davacının davalı adına tanzim ettiği navlun, vade farkı ve kur farkı faturaları kadri maruf mahiyette bulunduğu, CMR m.7/1 hükmü mucibince kayıtların yanlışlığından veya yetersizliğinden dolayı taşıyıcının yaptığı tüm masraflar ve uğradığı zararlar karşılanması gerektiği, akreditif metnine navlun bedelinin davalı şirket tarafından ödeneceği bilgisinin işlendiği,\" yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.<br><br>Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar şekilde, ek rapor tanzimi için dosya kök raporu tanzim eden bilirkii heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 19/06/2019 havale tarihli ek raporda özetle \"dava dışı gönderen/yükleyici firma, emtia bedelinin ödenmesine dair akreditif sürecinde yaşanılan aksaklıklardan dolayı eşyayı alt taşıyıcıya teslimden kaçındığı, davah yan rezervasyon tarihlerine uymadığı gibi, yükleme yerinde (Fransa) yükün tahliye edileceği yer (Türkiye) talimatını davacı şirket adamlarına hatalı olarak bildirildiği için yurtdışında rezervasyon dışı bekleme süresi (dumura}) ortaya çıktığı ve bundan doğan bekleme ücreti konusunda davalı şirketin bilgilendirilmesi cihetine gidildiği, bu yüzden taşıma işlemi gecikmeli ikmâl edildiği, davacı şirket kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği için navlun bedeli alacağını hak ettiği, ayrıca eşyanın ithalat bedelinin ödenmesine ilişkin akreditif metninde yapılan son değişiklikler muvacehesinde navlun bedeli ile ilgili olarak \"... ...A.S.\" ibaresi karşılıklı varılan mutabakat mucibince vesaike eklendiği, ithalatçı/gönderilen/alıcı (davalı şirket) ödemeli navlun üzerinden işlemlerin yürütüldüğünün belirtildiği, diğer taraftan, davacı çalışanları eliyle davalı yana gönderilen 12.04.2017 tarihli e-mailler içeriğinde; antrepo beyannamesi verilmesi için gümrük işlemlerini üstlenecek kimselere talimat iletilmesi yanında alt taşıyıcı tarafından eşyanın yurtdışında dava dışı göndereninden gecikmeli teslim alınmasından kaynaklanan masrafları dekont eden tedarikçinin ekte gönderilen faturasında kayıtlı rakamları aynen yansıtacakları bildirildiği gibi, dava dışı alt taşıyıcı ... ...A.Ş. nin 04.04.2017 tarih, EYP2017000001512 no'lu 1.980,-EURO tutarındaki nakliye faturası akında \"Fransa 62-Gaziantep yüklemesi iptalinden dolayı doğan bekleme\" kısacası (demuraj) gecikme açıklaması yer aldığı, davacı yan işbu faturadaki bedeli aynen davalıya rücuen yansıttığı, bu haliyle davacının davalı adına tanzim ettiği yansıtma faturasının kadri maruf olduğu hususu ifade edildiği, bu itibarla; Kök Raporumuzun netice ve kanaat bölümünde değinildiği üzere, davacının davalı adına tanzim ettiği navlun, vade farkı ve kur farkı faturaları kadri maruf mahiyette bulunduğu,1.980,-Euro bedelin makul görüldüğü, kabulü icap ettiği, alt taşıyıcı faturasını davalıya yansıtabileceği,\" yönünde görüş belirtildiği görülmüştür. <br>Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin sunulduğu görülmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Mahkememizce yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, deliller tüm dosya kapsamına göre;<br>Dava; itirazın  iptali davasıdır. <br>Her ne kadar dosyamıza üç asıl bir ek rapor sunulmuş ise de; birinci rapor sadece davalı defterleri üzerinde ikinci rapor ise davacı defterleri üzerinde inceleme yapılarak hazırlanmıştır. Üçüncü rapor ise dosyaya sunulan iki raporun birlikte değerlendirilmesi ve somut olay bakımından ve itiraz bakımından ayrıntılı değerlendirmeler yapılarak hazırlınmıştır. Üçüncü raporun taraflar arası somut ilişki yönünden hazırlanmış olması, konunun uzmanı bilirkişiler tarafından değerlendirilmiş olması, takip dayanağı yapılan her iki faturanın yasal mevzuat çerçevesinde incelenmiş olması nedenleri ile hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Ayrıca ek raporun üçüncü raporun eki olarak dosyaya sunulmuş olması ve üçüncü raporda kanaat getirilen hususların geçerliliğini koruduğunun belirtilmesi karşısında ek raporun çelişki yaratmadığı tespit edilmiştir.<br>Taraflar arası CMR hükümleri çerçevesinde taşıma sözleşmesi imzalanmıştır. Söz konusu sözleşme konusu eşya, dava dışı gönderen sora Seperef/Fransa adresinden alt taşıyıcı ... ...A.Ş. eliyle teslim alınacak gönderilen-davalıya iletilmek üzere üstlenilen taşıma sözleşmesine ilişkindir. Söz konusu sözleşme davacı şirket ile eşyanın gönderileni olduğu davalı şirket ile taşıma sözleşmesi yapılan ilk taşıyıcı konumundadır. İkinci sözleşme ise davacı ile dava dışı ... ....A.Ş. Arasında imzalanmıştır. Bu ikinci sözleşmeye göre davacı şirket taşıma sözleşmesinin konusu eşyayı dava dışı ... ....A.Ş.'ye kendisinin nam ve hesabına varma yerine taşıması için teslim edecektir. İkinci sözleşmeye göre ... ....A.Ş.'ye kendi imzasını içerir bir taşıma senedi vermiştir. Dolayısı ile birinci sözleşme gereği taşıma işi şahsen ifa edilmesi gereken bir edim değildir. ... ....A.Ş.'ye taşıma işi fiilen bırakılmıştır. Ortada müteakip taşıma işi olmadığı için ... ....A.Ş.'nin eylemlerinden asıl taşıyıcı konumundaki davacı taraf da sorumlu olacaktır. Yükleme yeri talimatına göre eşyanın teslim yeri davalı şirketin Bornova-İzmir/Türkiye olarak belirtilmesine karşılık yapılan değişiklik üzerine varış yeri için Mersin gümrük talimatı verilmediğinden eşya Mersin üzerinden kara yolu ile Gaziantep gümrük idaresi tarafından antrepoya indirilmiş ve bu hususa müsaade edilmiştir. Bu aşamada yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen ve davacı tarafından davalıya gönderilen e-mail ile antrepoya indirilmesi işi için talimat verilmesi talep edilmiştir. Söz konusu e-mailde ayrıca eşyanın serbest bekleme süresinin 12/04/2017 tarihinde dolacağı da belirtilmiştir. Dolayısı ile taşıyı tarafından eşyanın kendisine verilen talimat doğrultusunda gümrüğe bırakılması mecburiyeti nedeni ile teslim işleminin gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Zaten CMR madde 16/II'ye göre taşıyıcı varma yerine ulaştığı takdirde eşyanın teslimini engelleyen bir durumla karşılaşması durumunda bile talimata gerek kalmaksızın doğrudan yükü tahliye edeceği şeklinde düzenleme de mevcuttur.  Dolayısı ile davacının davalı tarafın eksik ya da hatalı bildirimden kaynaklı olarak sorumluluğu son bulduğu gibi davacı-taşıyıcı tarafından yapılan masraflardan da davalının sorumlu olması gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Dava konusu uyuşmazlık yönünden navlun bedelinin ödenmesi işi davalı tarafa bırakılmıştır. Bu kapsamda davalı tarafından sözleşme konusu yükümlülük yerine getirilmediğinden dolayı davacının navlun bedeli alacağının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır. Ayrıca taşıma işinin EURO üzerinden fatura edildiği, fatura bilgileri arasında vade farkı faturasının da tahakkuk ettirilebileceğinin yer aldığı hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının kar farkından doğan alacağının da gerçekleştiğinin kabulünün gerekeceği kanaatine de varılmıştır. <br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiği üzere; yukarıda açıklanan akreditif metninde yapılan değişiklik nedeni ile Mersin Gümrük talimatı verilmediği için Gaziantep Gümrük İdaresi tarafından teslim konusu eşyanın antrepoya indirildiği, davacı tarafın kusurundan kaynaklanmayan nedenlerden ötürü yükleme yerinde beklemeler yaşandığı dolayısı ile belirtilen rezervasyon yerine uluşma tarihlerine uyulmadığı, yükleme yerinde eşyanın tahliye edileceği Türkiye'deki yerin davacı şirkete hatalı bildirildiği, söz konusu bildirimin gönderen ve gönderilen tarafından hatalı yapılması halinin herhangi bir fark oluşturmadığı, fatura içeriğinin de bekleme süresinden kaynaklı olarak oluşturulmuş olduğu, bu faturanın davacı tarafından ödendiği, icra takip dayanağında belirtilen fatura bedelinin bu hali ile davalı yana rücu konusu yapıldığı, yukarıda da belirtildiği gibi bekleme süresinin aşılması olayından davalının sorumlu olduğunun muhakkak olduğu gibi yine yukarıda belirtildiği gibi asıl alacak kalemi olarak talep edilen vade farkı alacağından da davalının sorumlu olduğunun muhakkak olduğu kanaatine varılmış ayrıca talep konusu edilen işlemiş faiz alacağının tarafların sıfatları ve taşıma sözleşmesi kapsamında değerlendirildiğinde uygun olacağı belirlenmesi neticesinde ayrıca takibe konu asıl alacağın  takipten ve ödeme emrinin tebliğinden sonra ödenmesi nedeniyle davacı tarafça mahkememizde  kısmi itirazın iptali davası açıldığı anlaşılarak açılı davanın kabulü ile İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12566 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen ilamsız takibin davalı tarafından yapılan itirazın reddi ile takibin aynen devamına, İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12566 Esas sayılı dosyasında asıl alacak olarak tespit edilen 2.115,51 Euronun takip tarihindeki kur oranı üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 1.736,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, \" gerekçesiyle <br>1- Davanın kabulüne, <br>2- İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12566 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen ilamsız takibin davalı tarafından yapılan itirazın reddi ile takibin aynen devamına,<br>3- İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2017/12566 Esas sayılı dosyasında asıl alacak olarak tespit edilen 2.115,51 Euronun takip tarihindeki kur oranı üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 1.736,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  dair karar verilmiştir<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı şirkete navlun borcu bulunmadığı, malların süresinde teslim alınmamasından kaynaklı davacı tarafın tedarikçisinin davacı şirkete kestiği faturanın müvekkiline rücu edilmeye çalışıldığını,  takip konusu edilen   faturayı kabul etmediklerini, faturanın tüm hizmeti kapsayıp kapsamadığının ve hangi işten kaynaklandığının anlaşılamadığını,  müvekkili tarafından yapılan 400 Euro ödemenin davacı tarafından düşülmediğini, hatalı bilirkişi raporuna istinaden  karar verildiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br> DELİLLER VE GEREKÇE :<br>    Dava, uluslararası karayolu ile yapılan  eşya taşımacılığı/hizmet sözleşmesinden kaynaklanan navlun bedelinin ve vade farkı kur faturasından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.  <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br><br>                     Davacı vekili, müvekkili şirketin dava dışı gönderici ...'ten aldığı malların kara yolu taşımacılığı ile davalıya teslim edildiğini,  yapılan taşıma işine ait navlun bedeli ve malların depoda beklemesinden dolayı oluşan bekleme ücreti davalı firmaya ait olmasına rağmen ödenmediğini, işbu taşımada yüklenici firma akreditif sürecindeki aksaklıklardan dolayı malları teslim etmediği için yurt dışında bekleme ücreti olarak 1.980 EUR oluştuğunu,   davacı firma tarafından alıcı firmaya bildirilmesine rağmen yalnızca 400 EUR ödendiğini, ayrıca davacı firma tarafından vade farkı faturası davalıya bildirildiği halde bedelinin ödenmediğini beyanla   alacağın tahsili için başlatılan takipte itirazın iptalini talep etmiştir. <br>Davalı vekili, taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı tarafından davalı şirketçe kesilen 18/04/2017 tarihli 1.660 EUR bedelli faturadan kaynaklandığını, davalı şirket tarafından ithal edilen malların taşıma işini davacı şirketin yaptığını, ancak malların süresinde teslim alınamamasından kaynaklı (3. Kişinin kusurundan kaynaklı) bekleme faturasının davalı şirkete rücu edilmek istendiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir navlun borcu bulunmadığını, davaya konu fatura içeriği itibari ile mutabık olunan bir fatura olmadığını, davalı şirket açısından muaccel hale gelen bir borç bulunmadığını, davacının kabulünde olan 400 EUR ödeme takipte düşülmediğini, vade farkına ilişkin bir sözleşme olmamasına rağmen vade farkı faturası kesildiğini, faturaya faiz işlememesine rağmen faturaya faiz işletildiğini beyanla   davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, buna göre dava dışı gönderenin emtia bedelinin ödenmesine dair akreditif sürecinde yaşanılan aksaklıklardan dolayı eşyayı alt taşıyıcıya teslimden kaçındığı, davalı yanın rezervasyon tarihlerine uymadığı, yükleme yerinde (Fransa) yükün tahliye edileceği yer (Türkiye) talimatını davacı şirket adamlarına hatalı olarak bildirildiği için yurtdışında rezervasyon dışı bekleme süresi (dumura}) ortaya çıktığı ve bundan doğan bekleme ücreti konusunda davalı şirketin bilgilendirilmesi cihetine gidildiği, bu yüzden taşıma işlemi gecikmeli ikmâl edildiği, davacı şirket kendisine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği için navlun bedeli alacağını hak ettiği, ayrıca eşyanın ithalat bedelinin ödenmesine ilişkin akreditif metninde yapılan son değişiklikler muvacehesinde navlun bedeli ile ilgili olarak \"... ...A.S.\" ibaresi karşılıklı varılan mutabakat mucibince vesaike eklendiği, ithalatçı/gönderilen/alıcı (davalı şirket) ödemeli navlun üzerinden işlemlerin yürütüldüğünün belirtildiği, diğer taraftan, davacı çalışanları eliyle davalı yana gönderilen 12.04.2017 tarihli e-mailler içeriğinde; antrepo beyannamesi verilmesi için gümrük işlemlerini üstlenecek kimselere talimat iletilmesi yanında alt taşıyıcı tarafından eşyanın yurtdışında dava dışı göndereninden gecikmeli teslim alınmasından kaynaklanan masrafları dekont eden tedarikçinin ekte gönderilen faturasında kayıtlı rakamları aynen yansıtacakları bildirildiği gibi, dava dışı alt taşıyıcı ... ...A.Ş. nin 04.04.2017 tarih, EYP2017000001512 no'lu 1.980,-EURO tutarındaki nakliye faturası akında \"Fransa 62-Gaziantep yüklemesi iptalinden dolayı doğan bekleme\" kısacası (demuraj) gecikme açıklaması yer aldığı, davacı yan işbu faturadaki bedeli aynen davalıya rücuen yansıttığı, bu haliyle davacının davalı adına tanzim ettiği yansıtma faturasının kadri maruf olduğu davacının davalı adına tanzim ettiği navlun, vade farkı ve kur farkı faturaları kadri maruf mahiyette bulunduğu,1.980,-Euro bedelin makul görüldüğü, davacının alt taşıyıcı faturasını davalıya yansıtabileceği, davalının yaptığı 400 EURO ödemenin  asıl navlun ücreti  için yapıldığı hususlarının anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, yerel mahkeme kararına karşı yerinde olmayan istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2019 tarih, 2017/1335  Esas ve 2019/894 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 682,90 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 171,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 511,9‬0 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 29/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"301a56df951fc605","SID":"1e891c35c555500a"}}