{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t:  Esas Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t: Av.<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2023<br>YAZIM  TARİHİ\t: 26/12/2023<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 24/11/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından cari hesaptan kaynaklı alacağa ilişkin olarak davalı borçlu şirket aleyhine önce İzmir ... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup, yapılan yetki itirazı ile Karaman İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapıldığını, Karapınar İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyası kapsamında gönderilen ödeme emrinde borçlu vekili tarafından 06/10/2020 tarihinde “ Alacaklı taraf her ne kadar alacağı olduğunun beyan ederek müvekkili hakkında takip yapmış ise de müvekkilinin, alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, zira alacaklı müvekkili adına kayıtlı bulunan .... plaka sayılı tırın ...A.Ş.'den 26.180,00 Kg paketli süt yüklenmesine aracılık ettiğini, bu yük Van iline taşınırken araç kaza yaptığını ve taşınan üründe hasar oluştuğunu, hasara uğrayan 23.700,00 KG süt tekrar hasarsız olarak...AŞ.'ye teslim edilmiştir.” müvekkili şirket dava dışı ... A.Ş. ile 33 palet 23.760,00 Kg. miktarında sütün dava dışı ... A.Ş.'ne ait ... Mahallesi.... Sokağı No:.. Tuşba/Van adresinde bulunan deposuna taşınması konusunda mutabakat sağladığını, bu mutabakat çerçevesinde müvekkili şirketin, süt ürünlerinin taşınmasının gerçekleştirilmesi konusunda tedarikçi, olarak davalı ...  ile anlaşma sağladığını, davalının hasara konu süt ürünlerinin taşınmasını kendisine ait .... plakalı tır ile gerçekleştirmekte iken söz konusu tır Şanlıurfa Siverek mevkinde trafik kazası yaptığını ve süt ürünlerinin tamamının zayi olduğunu, nitekim bu hususta dilekçe ekinde ibraz edilen kaza tutanağı, sevk irsaliyesi ve dava dışı... A.Ş. tarafından tutulan tutanakta sabit olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu arasında taşımacılık faaliyetinden kaynaklanan ve cari hesap ile yürütülen ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalıdan 46.696,00 TL alacağı bulunmakta olup, borçlu ile yapılan görüşmelere rağmen söz konusu borç hiçbir suretle tahsil edilmediği için icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından kendisinin gerçekleştirdiği trafik kazası sonrasında taşınan bütün emtia zayi olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı aleyhinde başlatılan Karaman İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız şekilde borcunu inkar eden davalı şirketin takibe konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın iddialarının gerçek dışı olduğunu, zira söz konusu kaza sonrasında dava dışı... A.Ş. ile iletişime geçildiğini ve herhangi bir zarar görmeyen 23700 Kg. sütün tekrar ... A.Ş. iadesini istediğini, bu talep üzerine sağlam vaziyette olan 23700 kg süt hasarsız bir şekilde ... A.Ş. teslim edildiğini, nitekim söz konusu sütlerin ... A.Ş.'ye tekrar teslim edildiği hususu (usule aykırı olarak düzenlenen) imha tutanağından da anlaşılmakta olduğunu, ... A.Ş. teslim edilmiş olan sütler daha sonra kaşar, süt tozu vs. yapımında kullanılmış olup imha edildiği hususu de gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf her ne kadar işbu dava dosyasında 26/04/2019 tarihli ... A.Ş. Tarafından düzenlenen tutanak sunulmuş ise de bu tutanağın gerekli şartları taşımadığı açık olduğunu, zira öz konusu tutanak yalnızca ... A.Ş. çalışanlarına imzalanmış olup ilgili yasal düzenlemelere uygun bir komisyon imzası bulunmadığını, bu sebeple söz konusu imha tutanağının hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığını ve serbestçe düzenlenebilecek nitelikte olması sebebiyle da haksız çıkar sağlamak için kullanıldığının açık olduğu, davacı tarafından başlatılmış olan icra takibinin usul ve yasaya uygun olmayıp itiraz edildiğini, davacı tarafça sunulan belgeleri, içeriklerini ve imzaları kabul etmediklerini, aslında imha edilmeyen ve başkaca malların imalatında kullanılan sütlere ilişkin olarak hukuka aykırı beyan ve belgelerle müvekkilinden talepte bulunmasını kabul etmiyor ve bu sebeple davanın reddi gerektiğini belirterek; takipte haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince \"... Somut olayda, davaya konu 05/04/2019 tarihli trafik kazası neticesinde dava dışı ... ... A.Ş.'ye ait emtianın zayi olduğu, zayi olan emtia bedelinin 49.896,00 TL olduğu, sınırlı sorumluluk tutarının gerçek zarar tutarının üstünde olmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla eldeki uyuşmazlıkta taşıyıcının sınırlı sorumluluk hallerinden yararlanmasının mümkün olup olmadığının değerlendirilmesinin gereksiz olduğu, taşıyıcının oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu, dolayısıyla davacı asıl taşıyıcı ile davalı fiili taşıyıcının sorumlu oldukları tutarın 48.896,00 TL olduğu, davacının mal sahibinin zararını karşılaması ve zararın oluşmasında kendisine atfedilebilecek bir kusurun bulunmaması nedeniyle bu tutarı davalıdan rücuen tahsilini talep edebileceği, her ne kadar zarar tutarı 48.896,00 TL ise de davacının talebinin 48.696,00 TL olması karşısında taleple bağlılık ilkesi gereğince takibin 48.696,00 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı asıl talebine ek olarak feri nitelikte icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiştir. İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için öncelikle takibe itirazın haksız olması gerekir. Ancak bu şart tek başına yeterli olmayıp aynı zamanda alacağın da likit olması gerekir. Somut olayda her ne kadar takibe itiraz yerinde değil ise de alacağın likit niteliğine haiz olmadığı kabul edildiğinden davacının tazminat isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Her ne kadar davalı da tazminat isteminde bulunmuş ise de, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü mümkün olmadığından davalının tazminat isteminin reddine ...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile Karapınar İcra Müdürlüğü'nün... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 48.696,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, tarafların tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; adil yargılama haklarının açıkça ihlal edildiğini, yargılamanın başından bu yana ısrarla imza itirazında bulunmalarına rağmen itirazları hakkında herhangi bir inceleme yapılmamasının adil yargılama hakkının ihlali olduğunu, usule uygun imha belgesi sunulamamasına rağmen \"varsayımlar\" üzerine kurulu yargılama sonunda verilen kararı kabul etmediklerini, mahkemenin gereği gibi bir yargılama faaliyeti yürütüp mevcut delillere göre inceleme yapmak yerine tahminler üzerine hüküm kurduğunu, mahkemece taleple bağlılık ilkesinin göz ardı edildiğini verilen kararlar ve değerlendirmelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, ürünlerin tamamının zayi olduğunun davalı tarafından bilindiğini, bu hususun tutulan tutanaktan sabit olduğunu, irsaliyeden de ürünlerin bedelinin ortada olduğunu, davalının tamamen likit olan bir alacağa itiraz ettiğini, bu nedenle davalının icra inkar tazminatına çarptırılması gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:  <br>Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklı zarar alacağının tahsili nedeniyle yapılan takipte vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>Taraflar arasında, davacı asıl taşıyanın dava dışı ... A.Ş. ile arasında bulunan taşımaz sözleşmesine bağlı olarak asıl taşıyıcı -  fiili taşıyıcı ilişkisi bulunmakta olup, fiili taşıyıcının dava dışı şirkete ait süt nevinden emtiayı taşıması esnasında, davalı aracının tam kusuru ile meydana gelen kaza sonucu emtianın hasarlandığı iddiası ile dava dışı şirketin davacı şirkete zayi olan emtia bedelini faturalandırdığı ve aralarındaki cari hesap ilişkisi çerçevesinde zarar bedelini mahsup ettiği, davacı taşıyıcının da alacağına mahsup edilen zarar bedelini  davalı alt taşıyıcıdan, rücuen talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verildiği görülmüştür.<br>Davalı tarafça davada ve istinaf başvurusunda, 05.04.2019 tarihli tutanak ile taşınan ürünün zayi olduğunun tutanağa bağlandığı, tutanak altında yer alan imzanın kendisine ait olmadığı, zarara uğrayan süt nevi emtianın dava dışı taşıtan şirkete teslim edildiği, bu hususun dava dışı taşıtan şirketin 26.04.2019 tarihli tutanağında \"... Araçta bulunan 23.760 adet 1 lt. Süt ürünümüz imha edilmiştir.\" olarak ifade edildiği, dolayısıyla taşımaya konu 23.760 adet 1 lt sütün dava dışı taşıtana teslim edildiğinin sabit olduğu, dava dışı şirketin tek taraflı tuttuğu tutanağın zararı ispatlamaya elverişli olmadığı, gerçek zararın mahkemece araştırılmadığı, imza incelemesi yapılmadığı; davacı vekilinin istinaf talebinde ise  lehlerine icra inkar tazminatı verilmesi gerektiği   sebeplerine dayandığı anlaşılmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın Tazminata esas alınacak değer başlıklı 880/2 maddesi: \"Eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark tazmin edilir\". <br>Somut olayda, taraflar arasında asıl taşıyıcı - fiili taşıyıcı ilişkisi bulunduğu ve fiili taşıyıcıya ait aracın araç sürücüsünün tam kusuru nedeniyle kazaya uğraması nedeniyle, dava dışı taşıtana ait emtianın zarar gördüğü iddiasının ileri sürüldüğü,  dava dışı ....... A.Ş.'nin 30.04.2022 tarihli yazı cevabında emtia zararı alacağının davacıdan hizmet alımı kapsamında borcundan mahsup edildiğinin bildirildiği, kaza tarihinde tutulan tutanak ile taşınan ürünün zayi olduğunun tutanağa bağlandığı, tutanak altında asıl taşıyan şirket yetkilileri ile birlikte davalının ve araç sürücüsünün de imzasının bulunduğu, davalı tarafından her ne kadar kendi imzasına itiraz edilmiş ise de aynı zamanda oğlu olan  araç sürücüsü .....'ün imzasına yönelik itiraz ileri sürülmediği, davalının TBK'nın 66.maddesi uyarınca adam çalıştıranın  sorumluluğu kapsamında dava dışı sürücünün verdiği zararlardan da sorumlu tutulacağı, alacağın trafik kazası neticesinde oluşan zarardan kaynaklı ve yapılan yargılama ile zarar miktarının net olarak tespit edilebilecek olması nedeniyle, alacağın likit ve belirli olmadığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne,  davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, tarafların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereği  esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Tarafların istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15‬ TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- Alınması gereken 3.326,42 TL harçtan peşin alınan 831,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.494,81‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5- İstinafa başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>7- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/12/2023 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t\t\t<br>Başkan .<br>e-imzalıdır <br>Üye.<br> e-imzalıdır<br>(muhalif)<br>Üye.<br> e-imzalıdır<br>Katip.<br>e-imzalıdır <br><br><br><br>.<br>MUHALEFET ŞERHİ: Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>                        Somut olayda, davacı üst taşıyıcı tarafından  dava dışı şirkete ait emtiaların taşınması hususunda davalı alt taşıyıcı ile taşıma sözleşmesi yapıldığı, taşımanın yapıldığı davalı alt taşıyıcıya ait aracın kaza yapması sonucu emtiaların zarara uğradığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, dava dışı taşıtan tarafından, davacı üst taşıyıcıdan tahsil edilen zarar bedelinin  davalı alt taşıyıcıya rücu edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.<br>                   Bu itibarla, davacı tarafça öncelikle rücu alacağının varlığı ve miktarının ispat edilmesi gerekmektedir.<br>                    Mahkemece yapılan yargılama sırasında makine mühendisi, gıda mühendisi ve trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan rapor hükme esas alınmak sureti ile hüküm tesisi cihetine gidilmiş ise de, işbu  rapor uyuşmazlığı çözmeye elverişli  değildir.<br>                  Bu itibarla, mahkemece taraf beyanları alındıktan sonra bulunması halinde, gerek üst taşıma gerekse de alt taşıma sözleşmeleri, sevk irsaliyeleri ve taşımaya konu tüm belgeler getirtilerek, taşıma sözleşmesine dayalı işbu davada,  aralarında taşıma ve taşınan emtia konusunda uzman gıda mühendisinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınacak bilirkişi raporu ile, TTK'nın 875 vd. maddeleri kapsamında, davacının rücu alacağının bulunup bulunmadığı, tarafların kusur durumları, emtiaların sovtaj değerinin bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek belirlenecek gerçek zarar miktarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı ilk derece mahkemesi kararının davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf istemlerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığında karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın heyetin aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.<br><br><br>Üye .<br> e-imzalıdır<br>(muhalif)<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4545fc4c42d3f4d1","SID":"6c68a864103a7c1d"}}