{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1943 - 2023/1717<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1943 <br>KARAR NO\t: 2023/1717<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/10/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/176 E.  -  2021/335 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/10/2021 tarih ve 2020/176 Esas - 2021/335 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2019 01314 sayısı ile gerçekleştirdiği tasarım başvurusunun yayınına davalı tarafça itiraz edildiğini, davalı itirazının kabulüne karar verildiğini, davalı Şirket tarafından itiraza mesnet dokümanlar olarak 07.12.2018 ve 30.07.2018 tarihli ... isimli kişiye ait Instagram sayfası ile yine anılan kişinin ürünü olduğu belirtilen kıyafeti sunan ... isimli kişilerin Instagram sayfalarının sunulduğunu, halbuki ilgili dokümanların hoşgörü süresi içerisinde kalan dokümanlar olarak değerlendirilmeleri gerektiğini, ayrıca iptale gerekçe tasarımın, müvekkilinin tasarımı ile aynı olmadığını, farklılıklarının bulunduğunu, ayrıca müvekkili tasarımından sonra kamuya sunulduğunu, müvekkilinin ilk olarak 08.06.2018 tarihinde tasarımı kamuya sunduğunu, mesnet tasarımın ise 30.07.2018 tarihinde kamuya sunulduğunu,  yani iptale mesnet tasarımın, müvekkili tasarımının ilk kamuya sunumundan 52 gün sonra kamuya sunulan bir tasarım olduğunu, müvekkilinin ilk tasarımını Mayıs 2018’de çizdiğini, bu çizimi davalı Şirkete gönderdiğini, üçüncü kişilerin hak sahibi tarafından piyasaya sürülen tasarımları taklit etmesinin, orijinal tasarımın yeniliğini ortadan kaldırmayacağını, kurum tarafından bu husustaki hiçbir itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkili tasarımının harcı alem bir tasarım olarak kabul edilemeyeceğini, davalının müvekkilinin yarattığı tasarımları sattığını, kiraladığını ve hatta kendi gelinliğini dahi müvekkilinden seçtiğini,  davalının kötü niyetli bulunduğunu, müvekkilinin ünlü bir tasarımcı olduğunu, tüm tasarımlarını kendisinin geliştirdiğini, “davet çok elbisem yok”  isimli sitenin davalıya ait olduğunu, davalının bu sitede müvekkili tasarımlarını sattığını,  bunun üzerine müvekkilinin davalı aleyhine hem suç duyurusunda bulunduğunu, hem de İstanbul 2. FSHHM’de 2019/66 E sayısı ile bir dava ikame ettiğini, davalı yanca dosyaya sunulan instagram hesaplarının müvekkili tasarımının yeniliğini veya ayırt ediciliğini ortadan kaldırmaya elverişli olmadığını, ayrıca ilgili delillerin de yönetmelik hükümleri gereğince dikkate dahi alınmaması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in 2020/T-27 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını, SMK'nın 57/2 maddesi kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir belgenin karşı görüş dilekçesinde sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket vekili, davacının başvurusuna konu tasarımın harcıalem bir tasarım olduğunu, tasarımının aynısının birçok tanınmış moda firması tarafından kamuya ve piyasaya tarihli görseller ile sunulduğunu, nitekim bu belgelere dayalı olarak ileri sürdükleri itirazların kabul edildiğini, davacıya ait tasarım başvurusunun, itiraza dayanak gösterilen ... tasarımı ile birebir aynı olduğunu, tasarımlar arasında küçük ayrıntılarda dahi farklılık bulunmadığını, moda sektöründe piyasaya sürülecek olan ürünlerin 1 yıl önceden görücüye çıkartıldığını, bu durumun tüm dünyada bu şekilde olduğunu, davacı her ne kadar kendi tasarımını 08.06.2018'de sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunduğunu ve dayanak gösterilen paylaşımların kendi paylaşımından 52 gün sonra olduğunu iddia etse de ...’ye ait görselin 2018 ...’a ait bulunduğunu ve 2017 yılında piyasaya sunulduğunu, dolayısıyla zaten davacının iddia ettiği gibi bir hoşgörü süresinin de olmayacağını, davacının tasarladığı ürünün bir gelinlik olduğunu, seçenek özgürlüğünün bulunmadığından bahsedilemeyeceğini, günümüzde gelinlik beyaz olmalıdır algısının dahi ortadan kalktığını,  dava konusu tasarımın renginden yırtmaç modeline, eteğinde yer alan fırfırlardan askı yapısına kadar ve hatta ürünün sunuluş biçimi dahil olmak üzere önceki tasarımların aynısı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu tasarım başvurusu ile redde mesnet alınan görsellerin birebir aynı olduğu, bu bağlamda ek ve teknik bir incelemenin varlığını gerektirmediği, ilgili sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlara konu görsellerin, dava konusu tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde, normal şartlarda, yenilik ve ayırt ediciliğini ortadan kaldırıcı bir doküman olarak değerlendirilmesinin mümkün görüldüğü, davacı yanın 27.02.2019 tarihinde tasarım tescil başvurusuna konu ettiği gelinlik modelini 08.06.2018 tarihinde de kamuya sunmuş olup ilgili tarihin on iki aylık hoşgörü süresinin içerisinde kaldığı, davacının 08.06.2018 tarihli paylaşımından daha önceki tarihli herhangi bir kamuya sunumu belgeleyen delilinin yer almadığı, başka bir ifadeyle davacının gerçek hak sahipliği iddiasını çürüten bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, davalı yanın moda sektöründe kreasyonların bir sonraki sezon için hazırlandığı, bu nedenle bir yıl öncesinden kamuya sunumların gerçekleştiği, dava konusu gelinlik tasarımının 2019 yılı kreasyonunda olması nedeniyle 2018 yılında kamuya sunulduğunun kabulü gerekeceği savunmalarına ilişkin olarak ise ilgili sektörde bu tür bir teamül olduğu kabulünde dahi, davacının da ilk paylaşımının Haziran 2018’e ait olması nedeniyle daha önceki tarihli bir delil dosyaya sunulmadığı sürece farazi olarak bu yönde bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu çerçevede dosya kapsamına davalı yanca mesnet sunulan sosyal medya paylaşımlarının, 30.07.2018 tarihli olup bu paylaşımların davacı yanın ilk paylaşımından sonraki tarihli üçüncü kişi paylaşımları bulunduğu, 30.07.2018 tarihli ve yine sonraki tarihlerde aynı görseli içerir paylaşımların, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, her ne kadar davacı tarafın tasarım başvuru dosyasında, başvurunun ilanına yapılan itiraz üzerine sunulan karşı görüş dilekçesinde 08/06/2018 tarihli sosyal medya paylaşımına ilişkin görsele yer verilmemişse de, bu görsele ilişkin açıklamalara yer verildiği, 6769 sayılı SMK m.68 hükmü uyarınca gerekli görülen hallerde başvuru sahibinin görüşünün Kurum tarafından talep edilebileceğini, tasarım işlem dosyasında yazılı açıklama ile belirtilen söz konusu sosyal medya paylaşımına ilişkin olarak davalı Kurumun, davacı tasarım başvuru sahibinden SMK m.68 hükmü uyarınca bu yazılı açıklamaya mesnet görsel dokümanları talep etmesi gerekirken bu şekilde bir değerlendirme yapılmaksızın davaya konu YİDK kararının oluşturulduğu, SMK m.68 hükmü de nazara alınarak bilirkişi kök raporunda görseli belirtilen davacıya ait 08/06/2018 tarihli sosyal medya görselinin SMK m.57/2 hükmü uyarınca hoşgörü süresine mesnet bir paylaşım olduğu, bu paylaşımın eldeki davada delil niteliğini haiz bulunduğu, bu nedenle davacının ilk olarak bu tasarım başvurusunun 08/06/2018 tarihinde sosyal medya hesabından paylaşarak kamuya sunduğu, redde mesnet dokümanların bu tarihten sonraki tarihe ilişkin olduğu, davacının 08/06/2018 tarihinden itibaren 12 ay içinde davaya konu tasarım başvurusunda bulunduğu tespit edildiğinden, SMK m.57/2 hükmü uyarınca dava konusu tasarım başvurusunun, gerek redde mesnet gösterilen dokümanlar, gerekse davacının önceki tarihli olan 08/06/2018 tarihli sosyal medya paylaşımına ilişkin görsel karşısında yeni ve ayırt edici olduğu, dava konusu tasarımın, davacı yanca gerçekleştirilen başvurudan ve yine davacı yanın ilk kamuya sunum tarihinden daha evvelki bir tarihte kamuya sunulduğuna dair herhangi bir kayda rastlanılmadığı gibi anılan tasarımın yeniliğini ortadan kaldırır düzeyde bir dokümana da yine rastlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2020/T-27 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. <br>        <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, mahkemece iptaline karar verilen 2020/T-27 sayılı YİDK kararına SMK’nın 56. ve 57.maddelerinin dayanak teşkil ettiğini, mahkeme kararında 56. madde açısından kurul kararının isabetli olduğunun tespit edildiğini, YİDK'in karar verirken başvuru, itiraz, itiraza karşı görüş sunma aşamalarında dosyaya sunulan delilleri incelediğini, başvuru sahibi vekilince itiraza karşı sunulan karşı görüşte ise 3.kişilerin müvekkilinin ürünlerini taklit ederek kamuya sunduğunu beyan etmekle birlikte, bu iddiasını ispatlayan herhangi bir belgeyi itiraza karşı görüşünde sunmadığını, delil olmadan 3. kişilerin kamuya sunumlarının SMK m.57/2 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.     <br>\tDavalı Şirket vekili, davacının bahse konu tasarım başvurusunun aynısının daha önce farklı firmalar tarafından piyasaya ve kamuya sunulduğunu, tasarımın neredeyse harcıalem olduğunu ve anonim hale geldiğini, nitekim, davacının başvuru tarihinden çok önce tasarımın aynısının ve çok benzerlerinin özellikle yurt dışında bir çok tanınmış modacı tarafından kamuya ve piyasaya sunulduğunu gösteren delillerinin dosyada bulunduğunu, huzurdaki ihtilafta davacı yanın hoşgörü süresini aşan şekilde hareket ettiğinin açıkça görüldüğünü, moda sektöründe kreasyonların bir sene önceden tanıtıldığını, 2018 yılında piyasaya sürülecek olan ürünlerin, 2017 yılında düzenlenen moda haftalarında ve defilelerde tüketiciye sunulduğunu, dolayısıyla, davacı her ne kadar kendi tasarımını 8 Haziran 2018'de sosyal medya hesapları aracılığıyla kamuya sunduğunu ve itiraza dayanak gösterdikleri görsellerin kendi paylaşımından 52 gün sonraki tarihli olduğunu iddia etse de, yukarıda yer verdikleri açıklamalarımı doğrultusunda işbu iddiaların geçersiz olduğunu, ...'ye ait tasarımın, 2018 ...'a ait olup, 2017 yılından itibaren kamuya sunulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusuna konu tasarımın, davacı tarafından ilk olarak 08.06.2018 tarihinde kamuya sunulduğu, bu tarih ile dava konusu başvurunun yapıldığı 27.02.2019 tarihi arasında bir yıllık sürenin geçmediği, redde mesnet alınan tasarımların ise 08.06.2018 tarihinden sonraki tarihli olduğu, dolayısıyla dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde dikkate alınamayacakları, her ne kadar davalı Şirket tarafından, moda sektöründeki kreasyonların bir sonraki sezon için hazırlandığı, dolayısıyla  30.07.2018 tarihli paylaşımlara konu görsellerin önceden hazırlandığının kabulü gerektiği savunulmuş ise de böyle bir kabulden hareketle dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıklarının kabul edilemeyecekleri, yine SMK'nın 68. maddesi kapsamında davalı Kurumun, davacının açıklamasına mesnet görselleri talep edebileceği anlaşılmakla, davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı şirket vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,\t<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davalı şirket ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı şirket ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br> <br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9045207e8a40f69","SID":"8a959b0034b705cf"}}