{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1934 - 2023/1715<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1934 <br>KARAR NO\t: 2023/1715<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/319 E.  -  2021/258 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü  <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/06/2021 tarih ve 2020/319 Esas - 2021/258 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili şirkete ait 2017/86623 sayılı \"...\" ibareli markanın olduğunu, davalı Şirketin ise 2019/100844 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkili tarafından bu başvuruya yapılan itirazın, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen yerinde görüldüğünü ve karıştırılma tehlikesi nedeniyle 35/5. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markasının tescilli olduğu 41. sınıfta yer alan \"eğlence hizmetleri\" ile 43. sınıfta yer alan tüm hizmetlerin benzer hizmet niteliğinde olduğunu, markaların halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı Şirketin, müvekkilinin söz konusu markayı eskiden beri kullandığından haberdar olduğunu, buna rağmen 2019-2020 yıllarında ...’de davalının işlettiği eğlence mekanlarında müvekkili şirketin \"...\" ibareli markasını kullanmaya başladığını, izinsiz kullanımın durdurulması amacıyla davalı Şirkete noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, ... 1. FSHHM'nin 2020/26 D.İş ve 2020/132 D.İş sayılı dosyalarında davalının, müvekkili markasına tecavüzünün tespit edildiğini, 2020/132 D. İş sayılı dosyada ihtiyati tedbir kararı da verildiğini, tedbir kararından sonra davalı Şirket aleyhine ... 2. FSHHM 2020/318 E. sayılı dosyası ile markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, kaldırılması ve önlenmesi talepli dava açıldığını, tedbir kararının İcra Müdürlüğü marifetiyle zorla uygulatıldığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin davalı marka başvurusundan yaklaşık iki buçuk yıl öncesinden dava konusu markayı yeme-içme ve otelcilik hizmetlerinde kullandığını ve markayı maruf hale getirdiğini, müvekkili şirketin eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğunu, davalı Şirketin tescil talebinin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalı Şirketin kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığını ve herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, markaların benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, benzer ihtiyaçları giderdiğini, benzer tüketici profillerine ve hedef kitlesine sahip olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2020-M-8114 sayılı kararının iptaline, 2019/100844 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan hizmetlerin, davacının itirazına mesnet markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadığını, dolayısıyla başvuru kapsamındaki hizmetler yönünden karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı Şirket vekili, müvekkili Şirketin işletmesinde kullanılmak üzere 2017/78692 sayılı \"...\" ibareli markasından ayrı olarak 2 ayrı başvuru yapıldığını, davaya konu 2019/100844 sayılı marka başvurusunun, davacının itirazının reddi üzerine 35. ve 43. sınıflar yönünden kabul edildiğini, davacı şirkete ait tescilli markanın 21, 41 ve 44. sınıflarda tescilli olduğunu, davacı tarafın münhasır hak sahibi olduğu markasının mal hizmet kapsamının müvekkili şirket başvurusu kapsamının dışında kaldığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirket markasının, davacı markasına nazaran daha yüksek tanınmışlık düzeyine sahip olduğunu, davacı şirketin markasını tescile uygun olarak kullanmadığını, müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil nolu marka kapsamında yer alan 43. sınıfta markayı kullanan davacı şirket aleyhine ... 2. FSHHM 2020/318 E. sayılı dosyasında tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i talepli karşı dava açıldığını, davacı adına tescilli “...” markası ile müvekkili şirkete ait “... ...” ibareli markaların görsel ve bütüncül izleniminde farklı olduğunu, markalar arasında mal/hizmet yönünden benzerlik bulunmadığını, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, aksine davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın eskiye dayalı kullanımdan doğan hakka sahip olduğu iddiasının müvekkili şirkete ait 2017/78692 tescil nolu “...” markası dikkate alındığında yersiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2019/100844 sayılı  marka kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin, davacıya ait 2017/86623 sayılı markada aynen yer almamakla birlikte,  dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile davacıya ait markada yer alan 41. sınıftaki \"Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.\" ile ilişkilendirilebilir nitelikte olduğu, bilirkişi raporunda belirtilmemişse de, dava konusu 2019/100844 sayılı marka kapsamında yer alan 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" ile davacıya ait 2017/86623 sayılı marka kapsamında yer alan \"Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).\" hizmetleri arasında da benzerlik bulunduğu, nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih 2018/4060 E., 2020/1278 K. sayılı emsal kararında da, geçici konaklama hizmetlerinin günümüzdeki kompleks yapısı, uygulamada geçici konaklama hizmetleri ile birlikte sunulan hizmetler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacı başvurusunda bulunan \"eğitim ve öğretim hizmetleri, sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri\" sınıfları ile iltibas yaratacağının benimsendiği, emsal kararda olmayan ancak dava konusu marka başvurusunda yer alan \"geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetlerinin\", geçici konaklama hizmetleri kapsamında yer verilen hizmetler olduğu, sonuç olarak dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıf \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\", 43. sınıf \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" ile davacıya ait itiraza mesnet marka kapsamında yer alan bir kısım hizmetler arasında benzerlik bulunduğu, her iki markanın da esas unsurunun \"...\" ibaresi olduğu, bu nedenle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu, benzer olduğu tespit edilen dava konusu hizmetler bakımından, davacı markası ile davalı şirkete ait marka arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacının dosyaya sunduğu belgelerin büyük bir kısmının 2017 tarihine ait olduğu, bu belgeler incelendiğinde, davacının \"...\" markası ile yiyecek-içecek hizmeti sunan bir işletme açtığının tespit edildiği, bu eylemin 43. sınıf \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" alt grubuna dahil hizmet olduğu, davacının \"...\" ibaresi üzerinde ve 43.sınıfta yer alan yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri üzerinde, önceki tarihli kullanımının belirli bir bilinirlik düzeyine ulaştığı ve bu hizmetler bakımından davacının önceye dayalı hak üstünlüğü bulunduğu, dava konusu \"Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri\" bakımından, SMK m.6/3 hükmü uyarınca, davacının, davalı marka başvurusuna itiraz edebileceği, bu hizmetler bakımından tescilli markanın hükümsüzlüğünü talep edebileceği, davaya konu sair emtia bakımından, davacının SMK m.6/3 hükmünden kaynaklı üstün hakkı bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının, dosya kapsamındaki delillerle ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı, davalı şirketin, engelleme, spekülasyon, şantaj, tuzak vb.gibi ticari dürüstlük kurallarına bağdaşmayacak şekilde dava konusu marka başvurusunda bulunduğuna yönelik somut delil bulunmadığından, davacı vekilinin ileri sürdüğü kötü niyet iddiası yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 35. sınıf \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" bakımından 2020-M-8114 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2019/100844 sayılı markanın  35. sınıftaki \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir. <br>        <br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, ilk derece mahkemesi kararının aksine müvekkiline ait \"...\" ibareli markanın tanınmış marka olduğunu ve bu hususun dosyaya sunulan delillerle ispat edildiğini, aksi yöndeki mahkeme kararının hatalı olduğunu, dolayısıyla müvekkili markasının tanınmış marka olduğunun kabulü ile buna göre karar verilmesi gerektiğini, davalı Şirket başvurusunun kötü niyetli olduğunu, bu yönden de ilk derece mahkemesi kararının hatalı bulunduğunu, nitekim Yargıtay içtihatlarına göre birbiriyle ilişkili, birbirini tamamlayan mal ve hizmetlerin tescilini talep etmenin, hakkın kötüye kullanımını niteliğinde olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini  istemiştir.  <br>\tDavalı ... vekili, taraf markalarının kapsamlarındaki mallar ve hizmetler, aynı ya da benzer olmadıklarından, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, mahkeme kararındaki gerekçenin aksine 35. sınıftaki \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" bakımından da emtia benzerliği koşulunun oluşmadığı, dolayısıyla sayılan hizmetler yönünden markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini  istemiştir.     <br>\tDavalı Şirket vekili, her ne kadar taraf markalarında \"...\" ibaresi ortak olarak yer almakta ise de, hem mal ve hizmet yönünden hem de marka işaretleri yönünden görsel ve bütüncül izleniminde benzerlik bulunmadığından, markaların karıştırılmayacağını,  davacı markası 41. sınıfta tescilli olmasına rağmen tescile aykırı biçimde 43. sınıf restoran hizmetlerinde kullanıldığını, bu durumun müvekkili adına tescilli markaya tecavüz oluşturduğunu, mahkemenin emtia benzerliğine ilişkin değerlendirmesinin yerinde olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile markalar arasında yüksek düzeyde bir benzerlik nedeniyle tüketiciler fiilen yanılıyor ise dahi bu yanılgıya, müvekkilinin mevcut tescillerinin ve fiili kullanımlarının değil, davacının markasının 41. sınıfta tescilli olduğu halde müvekkili markasına tecavüz edecek şekilde 43. sınıfta kullanılmasının yol açtığını, ileri sürdükleri kullanmama definin dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.     <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"... ...\" ibareli başvuru ile redde mesnet \"...\" ibareli marka arasında, başvuru kapsamındaki 35. sınıfta yer alan \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile 43. sınıfta yer alan \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin, dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen \"...\" ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıftaki \"Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri.\" ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki \"Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.\" ve başvuru kapsamında yer alan 43. sınıftaki \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.\" ile davacıya ait marka kapsamında yer alan 41. sınıftaki \"Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil).\" arasında da SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ilişki olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.02.2020 tarih, 2018/4060 E., 2020/1278 K. sayılı kararının da bu yönde bulunduğu, dosya kapsamındaki delillerle davacı markasının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, yine dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı, davacının, \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden, SMK'nın 6/3 maddesi anlamında hak sahipliğinin olduğu, esasen bu durumun sonuca da etkisinin olmadığı, çünkü anılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının da gerçekleştiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflar  tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 210,55 TL bakiye harcın davacı, davalı şirket ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.  \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8c1ffef986ce5774","SID":"7d05f8f4393f56d7"}}