{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1746 Esas<br>KARAR NO: 2024/24<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/527 Esas <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; verilen ihtiyati haciz kararının usule aykırı olduğunu, müvekkilinin gerek takip alacaklısına gerekse de diğer cirantalara bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket ile davalılardan ... Elektronik Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.  arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı tarafından müvekkile bilgileri dilekçede yazılı çeklerin teslim edildiğini, daha sonra davalı ...A.Ş çalışanlardan ... ve ...'nün çekleri ödemekte zorlandıklarını ve ticari ilişkilerinin bozulmaması amacıyla Nisan ayındaki çeklerin kendisine iade edilmesini istediğini, davalıyı mağdur etmek istemeyen müvekkilin davaya konu çekleri  adı geçen kişilere belge karşılığında teslim ettiğini, bu çeklere karşılık olarak da vade tarihleri Mayıs ve Haziran ayına ait yeni çeklerin müvekkiline teslim edildiğini, kısa bir süre sonra davalı ... San. ve Tic. A.Ş. ve ... hakkında konkordatoya başvurulduğunu, müvekkili tarafından iyi niyetle teslim edilen çek asıllarının arka sayfasında müvekkilinin cirosu bulunduğunu ve taleplerine rağmen ciro işleminin iptal edilmediğini, söz konusu çek üzerinde haksız ve mesnetsiz yere ihtiyati haciz kararı alındığını, davaya konu edilen ve tahrifat yapılan çek ile ilgili olarak  İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/187757 Sor. dosyasında şikâyette bulunulduğunu, ihtiyati haciz neticesinde müvekkilinin daha fazla zarara uğramaması amacıyla öncelikle teminatsız, mahkemece aksi kanaat hasıl olacak ise uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ihtiyati haciz dosyasına konu edilen müvekkili şirket üzerine kayıtlı olan tüm menkul ve gayrimenkullerin üzerindeki hacizlerin ve yakalamaların, banka hesapları üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini ve dava konusu çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.   <br>İHTİYATİ TEDBİR KARARI:  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesiİstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/08/2023 tarih ve 2023/527 Esas sayılı ara kararıyla; \"... işbu davanın icra takibinden sonra açılmış olması ve verilebilecek tedbirlerin İİK m.72'de düzenlenmiş olması sebebiyle davacı vekilinin \"ihtiyati haciz neticesinde müvekkil şirket üzerine kayıtlı olan tüm taşınır, menkul, gayrimenkulleri ve banka hesapları üzerindeki hacizler ile ilgili olarak icra işlemlerinin, yakalamalarının, satışların durdurulması,  İhtiyati Haciz dosyasından 16.08.2023 tarihinde konulan mahrumiyet ve yakalama kayıtlarının kaldırılması\" şeklindeki taleplerinin yasal koşulların oluşmaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş olup ayrıca davaya konu edilen ... Bankası İdealtepe Maltepe / İstanbul Şubesine ait, ... Seri Numaralı, Keşide Yeri İstanbul, Keşide Tarihi 28.04.2023, keşidecisi ... A.Ş. Olan, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti lehine keşide edilmiş olan 750.000,00-TL bedelli çek ile keşide tarihi 08.06.2023 olarak takibe konuşan çekin aynı çek olduğunundan bahsedilmesine rağmen işbu 28.04.2023 keşide tarihli çek yönünden ayrıca takibe geçilmemesinin talep edilmiş olmasının çelişkili olduğu, nitekim UYAP sisteminden yapılan kontrolde dahi icra takibine geçilen çek suretinde paraf atılarak keşide tarihinin  08.06.2023 olarak düzeltilmiş olduğu, işbu hali ile 2 farklı çekin bulunmadığı anlaşılmakla tahrifat iddiasının yargılama esnasında değerlendirilecek olması ve mevcut bir icra takibinin bulunması sebebiyle davacının icra takibinden önce işbu çek bakımından takibin durdurulması- takibe konu edilmemesi yönündeki talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davası icra takibini kendiliğinden durdurmayacağı gibi mahkemece ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. Ancak davacı/borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15’nden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir karar verilebilir. İşbu sebeple eldeki davada İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından yapılacak yargılama sonuçlanıncaya kadar davacıdan tahsil edilen yahut tahsil edilecek olan paraların aalcaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyat tedbir talebinin kabulüne\" karar verilmiştir.<br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZ: İhtiyati hacze itiraz eden davacı vekili  İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verdiği 17/08/2023 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin hacze dayanak çekten dolayı borçlu olmadığını, müvekkili şirket ile davalılardan ... Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili alacağına karşılık dilekçede bilgileri yazılı hacze dayanak çekin de içinde bulunduğu çeklerin alındığını, müvekkili şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı  ... A.Ş.'nin tahsilat yapamamasından kaynaklı ödeme güçlüğü çekmesi nedeniyle, aradaki ilişkinin de bozulmaması amacıyla çeklerin iade edildiğini ve buna ilişkin teslim belgesi alındığını ancak, davalı  ... A.Ş. tarafından alınan çeklerden müvekkili cirosunun iptal edilmediğini, hacze dayanak çekin üzerinde tahrifat yapılarak vade tarihinin değiştirildiğini, üzerine atılı imzanın sahte olduğunu, paravan şirketlerle çeklerin ciro edildiğini ileri sürerek 15/08/2023 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ HACZE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih ve 2023/527 Esas sayılı ara kararıyla; \"...Somut olayda, ihtiyati haciz kararının; rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş (muaccel) olan, yasal unsurları taşıyan kambiyo senedinden kaynaklı borç için görevli ve yetkili mahkemece alacaklının talebi doğrultusunda verildiği, yasa gereği gerekli teminatın da alındığı ve ileri sürülen itiraz nedenlerinin yasada sayılan nedenlerden hiçbirine uymadığı; itiraz dilekçesinde ileri sürülen tahrifat ve imza itirazının, ihtiyati hacze itirazlarda değerlendirilemeyeceği; diğer yandan, eldeki menfi tespit davasında ihtiyati haciz kararına dayanak çek yönünden başlatılan takipten dolayı İİK'nın 72/3.md gereğince ihtiyati tedbir kararının da verildiği; dolayısıyla itirazın yerinde ve yasal olmadığı kanaatine varıldığından reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirket aleyhine uygulanan ihtiyati haciz işleminin yerinde olmadığını, bu sebeple ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerekirken bu yöndeki itirazlarımızın reddi   kararın usule aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, İhtiyati haciz kararına konu olan çek ile ilgili olarak yapmış olduğumuz imza ve tahrifat itirazlarının (özellikle vade tarihinde meydana gelen tahrifatın, müvekkil şirketin imzasından sonra olması da gözetildiğinde) dikkate alındığında  ihtiyati hacze konu olan çekin müvekkil şirket nezdinde kambiyo vasfını yitirmiş olması sebebi ile, müvekkil şirket nezdinde kambiyo vasfını yitirmiş olan bu çeke dayanarak verilen ihtiyati haciz kararının usule aykırı olduğunu,Somut olayda çek incelendiğinde; ibraz tarihi 28/04/2023 iken tahrifat yapılarak 08/06/2023 tarihi olarak değiştirildiğini, ibraz tarihi olarak yazan kısımda da banka kaşesinde 19/06/2023 olarak yazdığını, ibraz tarihi ve keşide tarihi bir arada değerlendirildiğinde ibraz sürelerinin geçtiğini ve bu nedenle de kambiyo vasfını yitirdiğini, Senedin keşide tarihindeki değişiklik tahrifat olarak kabul edilmese dahi, bu değişiklikten yine müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün olmayacağını, değiştirmeden sonra bonoya imza koyanlar değişmiş metne; değişmeden önce imza koyanlar ise eski metne göre sorumlu tutulacağını; tarih değişikliklerinde ise değişiklikten önce imza koyanlara karşı ileri sürülecek talepler ve bu bakımdan yapılması gereken işlemler (ibraz, protesto çekilmesi/keşidesi gibi) eski tarihe göre; değişiklikten sonra imza koyanlara karşı ileri sürülecek talep ve bu bakımdan yapılması gereken işlemler ise yeni (değişik) tarihe göre olacağını, Müvekkil şirketin kaşe ve imzasını attığında çek üzerindeki keşide tarihi 28/04/2023 olup, çek üzerinde tahrifat yapılarak 08/06/2023 olarak değiştirilmesinin müvekkil şirketin  imzasından sonra olması nedeniyle bu değişiklikten müvekkil şirketin sorumluluğunun olmadığını, Çekin ibraz edildiğine dair banka kaşesi ile 19/06/2023 olarak yazılı olup, \"ibraz tarihi 08/06/2023\" olarak yazılan kısım da hiç bir imza dahi içermeyen alelade el yazısı ile yazılmış bir kısım olduğunu, bu hali ile çekin gerçek ibraz tarihinin 19/06/2023 olduğunu, iki farklı tarih  olması nedeniyle bu tarihlerden hangisinin gerçek olduğu konusunda bankaya yazı yazılması gerekirken, durum netleştirilmeden ihtiyati haciz kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İhtiyati tedbir kararının, ihtiyati haciz ile konulan hacizleri ve bunun etkilerini ortadan kaldırmadığını, bu sebeple de ihtiyati tedbir kararı verilmesinin ihtiyati haciz kararına itiraz edilmesine engel teşkil etmediğini, kaldı ki mahkemece verilen tedbir kararının icra takibinin durdurulmasına yönelik olmayıp, yalnızca yatan paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin olduğunu, Müvekkil şirket tarafından işbu çeke dayalı herhangi bir borcun bulunmadığını, bu hususun ve çekin verilme nedeninin dava dilekçesinde ayrıntılı olarak izah edildiğini, İstanbul Anadolu Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2023/187757 E. sayılı soruşturma dosyası ile ileri sürdüğümüz üzere tahrifata uğratıldığının sabit olduğunu, Müvekkil şirketin davaya konu edilen çekte tahrifat yapılarak piyasaya sunulması her ne kadar haksız ve mesnetsiz ise de; ilk vade tarihinden sonra işlenen ciroların TTK m.690 gereğince sadece alacağın temliki hükümlerini doğuracağını, dolayısıyla çekin kambiyo senedi vasfını kaybettiğini ve olsa olsa alacağın temliki hükümlerine göre yasal yollara başvurulabileceğini, Kötü niyetli 3. kişiler tarafından ele geçirilen çek  kambiyo vasfını yitirmesine rağmen haksız  yere müvekkile ait taşınır/taşınmaz ve bankalarda bulunan menkullerine haciz tesis edildiğini ve ticari itibarının sarsıldığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair kararın istinaf istemidir. İbraz edilen çeklere dayalı olarak İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/291 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verilmiş, davacı borçlu  vekilinin itirazı üzerine (menfi tespit davası açılmış olması nedeniyle)  İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda itirazın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili tarafından ihtiyati haciz kararına itirazın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istemiyle istinaf dilekçesi verilmiş ise de; davacı vekilinin 17/11/2023 tarihli dilekçesi ile; \"Davaya ve ihtiyati haciz kararına konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasından feragat edildiğini ve takip dosyasının 15/11/2023 tarihinde kapatıldığını, eldeki davanın konusuz kaldığını.\" beyan ettiği, davalı ... Ltd. Şti. vekilinin de 17/11/2023 tarihli dilekçesi ile \"İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasındaki takipten feragat edildiğini, eldeki davanın konusuz kaldığını.\" bildirmiş olmaları karşısında davanın ve işbu istinaf isteminin konusuz kaldığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin konusuz kaldığı anlaşılmakla, istinaf talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Peşin harcın talebi halinde davacıya iadesine,  3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d634e79370b7d100","SID":"06b4f7309bf71128"}}