{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1897 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1921<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/08/2023 tarihli ara karar <br>NUMARASI\t\t: 2023/640 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2023<br><br><br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA :<br>İhtiyati haciz talep eden vekili sunmuş olduğu dilekçesi ile ; müvekkili şirketin alacağı rehin gibi bir yolla  temin edilemediği için tehlike altında olduğu, borçlu şirketin  taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını kaçırma ve bu maksatla alacaklı müvekkilinin haklarını ihlal edebilecek hileli işlemlerde bulunduğu, şifahen öğrendildiği üzere davalı şirket aktiflerini azaltmakta ve başka bir şirket üzerinden işlemlerini devam ettirme yolunda adımlar attığı, müvekkili şirketin alacağının  davalı/ borçlu şirketin mevcut durumda meydana getirebileceği bir değişiklik nedeniyle elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelme ihtimali bulunduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümüne kadar gecikme sebebiyle bir sakıncanın veya ciddi bir zararın doğmaması, telafisi mümkün sonuçlar doğmaması  için mahkemece davalı şirketin yedinde, üçüncü şahısta olan  taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarının tespit edilerek  hakkında İzmir 6. İcra Müdürlüğü 2023/8318 Esas sayılı dosya üzerinden  ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...somut olayda; davacı şirketin fatura düzenlemiş olmasının tek başına alacağın varlığının göstergesi olarak kabul edilemeyeceği, faturalara istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu hususunda 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak  yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı, itirazında müvekkili şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ederek borca itiraz ettiğini, davalı/ borçlu her ne kadar itiraz dilekçesinde herhangi bir borcunun bulunmadığını iddia etmiş ise de, söz konusu icra takibinde yer alan takibe dayanak teşkil eden cari hesap dökümünden ve dosyaya sunulan dekont ve faturalardan anlaşılacağı üzere borcun varlığı sabit olup davalının itirazı haksız ve hukuki hiçbir gerekçeye dayanmadığından mesnetsiz olduğunu, zira davalı, icra takip dosyasına sunulan cari ekstre ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve ödeme belgesi de sunamamış olup sırf ilamsız icra takibini sürüncemede bırakmak amacıyla haksız itirazda bulunduğunu, davalı borçluya ait BA/BS formalarının dosyaya celbi halinde basit bir inceleme ile dahi davalı şirketin müvekkil şirkete olan borcunu ödemediği, müvekkil şirkete takipte belirtilen miktar kadar borcu olduğu açık ve net olarak ortaya çıkacağını, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptali ile ihtiyati haciz talebimizin kabulüne karar verilmesi gerek ileri sürerek mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktarın 13.915,45 TL olması nedeniyle 11/08/2023 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 269,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"27fadf944e9421fa","SID":"f90f76a0fb18b1bd"}}