{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1962 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2149<br>KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/07/2023 (ARA KARAR)<br>NUMARASI\t\t: 2023/524 Esas <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 22/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/11/2023<br> <br>Taraflar arasında görülen İtirazın İptali davasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara kararına karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili  sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıya ait bir takım mallara ilişkin -18 derecede özel hava depolarında depolama hizmeti verdiğini, müvekkilince muhafaza edilen depolarda her ay yüksek miktarda elektrik faturasının mevcut olduğunu ve iş bu malların depolardan çekilmediği her an müvekkili aleyhine yüksek elektrik maliyetleri ortaya çıktığını, muhafaza edilen malların gıda ürünü olduğunu, bozulma riski olduğunu ve bozulma durumunda yine müvekkili aleyhine ciddi maliyetlere sebebiyet vereceğini, davalı yan aleyhine oluşan depolama maliyetleri,  yükleme, boşaltma bedelleri ile palet bedellerine ilişkin olarak ...2022000003297 numaralı 54.162,00 TL bedelli, ...2023000000411 numaralı 48.375,00 USD bedelli ve ...2023000000412 numaralı 600,00 USD bedelli fatura düzenlendiğini, davalı yana gönderildiğini ve fatura bedellerinin ödenmesi için davalıya pek çok defa ihtar ve ihbar gönderildiğini, davalı yanca iş bu faturaların ödenmesinden imtina edildiğini, bunun üzerine davalı yan aleyhine Tire İcra Müdürlüğü'nün 2023/346 Esas numaralı icra takibi açıldığını, bu takibe davalı yanca itiraz edildiğini, bu nedenlerle müvekkili aleyhine ortaya çıkabilecek zararların önlenmesi amacıyla depolamak için müvekkiline teslim edilen mallar üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurutulmuş meyve ve sebze üretimi yapan bir firma olduğunu, şirketin işlenmek üzere Mısır'dan dondurulmuş 6 konteyner olmak üzere toplam 144.000,00 kg dondurulmuş çilek ithalatı yaptığını, ithalat işlemlerinin tamamlanması, çileklerin millileştirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasına istinaden dondurulmuş çileklerin 21.06.2022 tarihinde ... Antreposuna çekildiğini, müvekkili şirket tarafından ithal edilen 48.000,00 kg çileğin 05.07.2022 tarihinde, 24.000,00 kg çileğin 09.08.2022 tarihinde ithalat işlemleri tamamlanarak antrepodan çekildiğini, ... A.Ş.'ye ait antrepoda toplam 3 konteyner olmak üzere şu an 72.000,00 kg dondurulmuş çilek bulunduğunu, müvekkili şirketin antrepoda bulunan çileklerin işlenmesi ve nihai tüketicilerine ulaştırılmasına yönelik olarak gerekli çalışmalarını yürütmekte ve anlaşmalarını tamamladığını, ancak ... A.Ş. tarafından müvekkili şirkete fahiş miktarda antrepo ücreti fatura edildiğini ve edilmeye devam edildiğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşme kurulmadığını, usulüne uygun icap ve kabul gerçekleşmediğini, ilgili antrepo ücretinin tarifeye göre belirlenmediğini, icra takibine konu fatura içeriklerinden ne de dava dilekçesi içeriği ve eklerinden davacı yanın depolama ücretini ne şekilde ve hangi kritere göre belirlediğine ilişkin bir açıklık bulunmadığını, antrepo ücretinin günlük ne kadar olduğuna ilişkin dahi bir belirleme mevcut olmadığını, bu nedenle ilgili ücretin müvekkili şirketçe kabulünün mümkün olmadığını, ilgili malların ithal edildiği tarih itibari ile başkaca bir depo bulunmadığından davacının deposuna çekilmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin zor durumunun davacı yan tarafından kötüniyetli bir şekilde kullanıldığını ve davacı yan tarafından müvekkili şirkete fahiş bir depolama ücreti faturası tanzim edildiğini, bunun yanı sıra davacı yan tarafından malın tarafımıza teslimi kötüniyetli olarak gerçekleştirilmediğinden malların ithalat işlemleri tamamlanarak malların millileştirilmesi ve nihai tüketicilere ulaştırılması engellendiğini, davacı tarafın depolama hizmetinin -18 derece soğuk hava deposunda verildiğini, yüksek elektrik maliyetinin söz konusu olduğunu beyan etmiş ise de davalı yan antrepo hizmeti sunan bir anonim şirket olduğunu, dolayısıyla yetkililerinin de basiretli birer tacir olduklarını,  dava konusu icra takibinde 54.162,00-TL bedelli palet faturasının mevcut olduğunun görüldüğünü, ancak anılı paletler ile ilgili müvekkili şirketin herhangi bir talebinin söz konusu olmadığını, işbu nedenle anılı palet bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, dava konusu olan 600,00-USD bedelli \"Tahliye Edilirken Mesai Bedeli\" açıklaması ile fatura tanzim edildiğini, ancak malların tahliyesi gibi bir hususu söz konusu olmadığını, kaldı ki ürünlerin dondurulmuş durumda olup tahliye edilmelerin de malların bozulma durumu söz konusu olduğundan mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini, müvekkil şirket lehine takibin %20'sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan uhdesinde bırakılmasını istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi incelenmiştir.<br>Dava dilekçesi ve ekinde sunulan belgeler ile tüm dosya kapsamının incelenmesinde, davamızın konusunun takibe konu fatura bedelleri olduğu ve bir miktar alacağa ilişkin olduğu, tedbir talebine konu malların davanın konusu olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı tarafça başlattıkları icra takibine haksız itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açtıklarını, dava açılışında ihtiyati tedbir kararı talep ettiklerini, mahkemece taleplerinin reddedildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki depolama hizmeti sebebi ile müvekkili şirketin davalının ürünlerini depolarında muhafaza ettiklerini, bu depolarda her ay yüksek meblağlarda elektrik maliyeti çıktığını, bozulan malların imha sürecinin de yine kendileri aleyhine ciddi maliyetlere sebep olduğunu, davalı tarafa ...2022000003297 numaralı 54.162,00- TL bedelli fatura, ...2023000000411 numaralı 48.375,00- USD bedelli fatura, ...2023000000412 numaralı 600,00- USD bedelli faturaların gönderildiğini, ihtarlara ve ihbarlara rağmen ödeme yapılmadığını, sonrasında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz etmesi üzerine taraflarınca açılan itirazın iptali davasında talep edilen ve mahkemece reddedilen ilgili mallar üzerine konulması istenen ihtiyati tedbir talebinin kabulünün önem arz ettiğini, davalının, müvekkilinin depolarında muhafaza edilen gıda ürünü malların depolama ve diğer maliyetlerinin ödemesinden kaçınılması nedeniyle yüksek elektrik faturası ortaya çıktığını ve bu durumun müvekkili şirketi zor durumda bıraktığını, gıda ürünü olması sebebiyle bozulma riski taşıyan malların bozulması durumda ise çok ciddi imha masraflarının ortaya çıkacağını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüş ve ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararının reddine ilişkin kararının kaldırılarak depolamak için müvekkiline teslim edilen depodaki mallar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Talep,  İlk Derece Mahkemesince verilen 26/07/2023 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararın  kaldırılması ve dava dilekçesinde talep edildiği şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. <br> HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.   <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; dava dilekçesinde  belirtilen nedenlerle talep edildiği şekilde davalı hakkında ihtiyati tedbir karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince   davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.<br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.  <br> HMK'nın \"ihtiyati tedbir şartları\" başlıklı 389/1. maddesine göre \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\"  <br>HMK'nın \"ihtiyati tedbir talebi\" başlıklı 390/3 maddesine göre de \" tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" <br>HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.<br>Dava konusu somut olayda; İhtiyati tedbir talep eden Davacı vekili taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya ait gıda ürünü niteliğindeki malların davacı şirket tarafından depolanması hizmeti karşılığından, yükleme, boşaltma ve depolama maliyetlerinden dolayı davalı adına düzenlenen fatura tutarlarının ödenmediği iddia edilmiş olup davalı tarafça da, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin kurulmadığı,ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça   düzenlenen davaya konu faturaların  fahiş olarak düzenlendiği savunulmuştur. Bu kapsamda ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça dava dilekçesi ekinde sunulan deliller  ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafça, aleyhine ihtiyati tedbir talep edelen davalıya verilen  depolama hizmetinden kaynaklandığı iddia olunan davaya konu faturalar içeriği tutarlar kadar takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan muaccel hale gelmiş alacağının bulunduğu konusunda sunulan deliller kapsamında    HMK'nın  390/3 maddesi gereğince yaklaşık ıspat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talep eden  davacı tarafın  tedbir isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  göre ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2023 Tarih ve 2023/524 Esas sayılı ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen ara karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,  <br>5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 22/11/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0bd9a8b71da78272","SID":"c1a6ce0ccdd75ee2"}}