{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/2508 <br>KARAR NO: 2023/2376<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 22/06/2021<br>NUMARASI: 2021/216 Esas - 2021/527 Karar<br>DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07/08/2015 tarihinde Malatya Devlet Hastanesi mevkiinde otopark girişinde davalı ... Sigorta Şirketi tarafında ZMMS poliçesi ile teminatı bulunan ... plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeyken müvekkiline çarparak yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada müvekkilinin vücudunda kalıcı şekilde sakatlıkların oluştuğunu bildirerek fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili ... için 2.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde;  davacının kaza sonrası müvekkili şirkete müracaat üzerine hasar dosyası açıldığını, maluliyet tazminatı olarak 20.180,80 TL hesaplandığını ve kabul edilmiş olması üzerine belirlenen bu tazminat rakamının davacıya 22.04.2016 tarihinde ödendiğini, yapılan hesaplama ve ödemenin usul ve yasaya göre uygun olarak yapılmış olduğunu, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun KTK'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel Şartları 1. maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu  belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacının davasının kabulüne, 19.995,94 TL nın 22/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Bozma gerekçesinde belirtildiği üzere yeniden bilirkişi raporu aldırıldığını, bu bilirkişi raporunda miktarın müvekkilinin lehine 54.218,77 TL olarak belirlendiğini, HMK ilgili maddesi gereğince 54.218,77 TL üzerinden ıslah dilekçesini yerel mahkemeye 13/04/2021 tarihinde sunulduğunu, Yerel mahkemenin ise bozma sonrası ikinci ıslah dilekçesini dikkate almadan 19.995,94 TL üzerinden hüküm kurduğunu, resen tespit edilecek sebeplerle 54.218,77 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23/02/2021 tarih, 2018/3418 Esas ve 2021/301 Karar sayılı kararı ile \"... tazminatın hesaplanmasında TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılması gerektiğinden bu yöne değinen istinaf talebi yerindedir. Mahkemece aktürya bilirkişisinden  TRH yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak  tazminatın hesaplanması için ek rapor alarak sonucuna göre karar verilmelidir... \" gerekçesi ile   kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı bozma ilamında özetle; Mahkemece verilen ilk hüküm davacı tarafından temyiz edilmemiş, davalılardan ... Sigorta A.Ş.’nin temyiz istemi üzerine karar maluliyet yönünden eksik inceleme yapıldığı gerekçesiyle anılan davalı yararına bozulmuştur. Bozmadan sonra yürütülen yargılamada alınan 09/03/2020 tarihli aktüer raporunda; rapor tarihindeki güncel (2020) verilere göre hesaplama yapıldığı; mahkemenin bu raporda belirlenen miktar üzerinden hüküm tesis ettiği görülmektedir. Dairenin önceki bozma ilamı dikkate alındığında, mahkemenin anılan bu kabulü yerinde değildir. Şöyle ki ilk hükmün sadece, davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından temyiz edildiği, bozma ilamının kapsamında belirtilen yön dışında 01/12/2014 tarihli raporda hesaplamaya esas alınan veriler yönünden anılan davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır. İlk hükmü temyiz etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artış esas alınarak, yeniden hesap yaptırılıp tazminatın belirlenmesi, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edecektir.\" şeklinde karar verilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafından mahkemece verilen ilk hüküm istinaf edilmemiş, davalı istinafı üzerine karar tazminat hesabı yönünden Dairemi z 23/02/2021 tarih, 2018/3418 Esas ve 2021/301 Karar sayılı kararı ile kaldırılmıştır. Daire kararımız sonrasında mahkemece aldırılan aktüerya bilirkişi raporunda güncel verilere göre hesaplama yapıldığı, davacı tarafından ıslap dilekçesi sunulduğu, mahkemece ilk hükümdeki tazminat miktarlarına göre karar verildiği görülmektedir. Mahkemece Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2021 tarih, 2021/2403 Esas 2021/4658 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği gibi  ilk hükmün sadece, davalılar tarafından istinaf edildiği, dairemiz ilamının kapsamında belirtilen yön dışında ilk kararda hükmedilen tazminat miktarı yönünden  davalı taraf lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece usuli kazanılmış haklar gözetilerek ilk karardaki tazminat miktarlarına hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından  tazminat miktarına yönelik istinaf itirazı  yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9358ac6b213448cf","SID":"c56b1210326c1bca"}}