{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2004 <br>KARAR NO\t\t: 2023/1920<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/236 Esas ve 2023/236 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İhtiyati Haciz<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 31/10/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2023<br><br><br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:<br>DAVA :<br>Talep eden haciz dilekçesinde özetle; müvekkili ...  tarafından borçlu şirkete mal teslim edildiğini, borçlu hemen ödeme yapacağını söylemesi ile de e-arşiv fatura kesildiğini, borçlu tarafından işbu faturalara ve faturaların içeriklerine itiraz edilmeyerek müvekkilinin alacağının kesinleştiğini, nitekim borçlu tarafından kısmi ödeme yapılmış ancak borcun tamamen ödenmediğini, müvekkili tarafından teslim edilen malların tamamı fatura karşılığında teslim edildiğini, 4.048,13 TL bedelli 22.09.2022 tarihli CFA2022000001277 nolu e-arşiv fatura, 2.217,17 TL bedelli 22.09.2022 tarihli CFA2022000001278 nolu e-arşiv fatura, 1.772,22 TL bedelli 01.11.2022 tarihli CFA2022000001581 nolu e-arşiv fatura, 23.952,91 TL bedelli 01.11.2022 tarihli CFA2022000001582 nolu e-arşiv  fatura kesildiğini, faturalar toplamı olan 31.990,43 TL borcun 16.990,43 TL meblağı ödenmediğini, borçlu ile alacaklı arasında 18.01.2023 tarihinde hesap mutabakatı imzalandığını, bu tarihte borcun 21.990,43 TL olduğu hususunda mutabık kalındığını, sonrasında borçlu tarafından 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, güncel bakiye borcun 16.990,43 TL olduğunu, borçlunun mallarını kaçırma ve ödemelerini tatil etme ihtimali bulunduğunu, borçlu ile yapılan sözlü görüşmeler sonuçsuz kaldığını, borcunu ödememe hususunda direndiğini, dolayısıyla borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...somut olayda; davacı şirketin fatura düzenlemiş olmasının tek başına alacağın varlığının göstergesi olarak kabul edilemeyeceği, faturalara istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olup olmadığının ancak yargılama sonucu anlaşılabileceği, davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu hususunda 2004 sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince talep eden yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği dikkate alınarak  yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme reddin gerekçesi olarak İİK.md.258 hükmüne uygun şekilde yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğini ve yalnızca faturanın yeterli olmadığını ifade ettiğini ancak, dava dilekçesinin eklerinde yalnızca faturalar değil taraflar arasında gerçekleştirilen hesap mutabakatı da bulunduğunu, mutabakatın da karşı tarafça kaşelenmiş ve yetkilisi tarafından imzalandığını, hesap mutabakatının İİK.m.258 hükmüne uygun ve yaklaşık ispat için yeterli bir belge olduğu yerleşik yargıtay içtihatları ile de sabit olduğunu ileri sürerek mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep ve istinaf etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dairemizce HMK'nın 355 maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830,00 Türk Lirasıdır. İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinafa konu ettiği miktarın 16.990,43 TL olması nedeniyle 21/07/2023 tarihli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının taraflardan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE,<br>2-Davacının yatırmış olduğu 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 269,85 TL istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,<br>3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9ec8db1296d1376","SID":"79b04284904e1b6c"}}