{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2034 <br>KARAR NO\t: 2023/1136<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/791 Esas 2021/469 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.12.2017 tarihinde, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen olayda ... plakalı araçta yolcu olan davacının eşi ...’ın ağır yaralandığını, kazadan sonra uzun süre tedavi gördüğünü, 8 ay sonra da vefat ettiğini, davacı ...’ın eşi ...’ın ölümü sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradığını, uğranılan maddi zararların tazmini için 28.09.2018 tarihinde davalı ... AŞ’ye başvuruda bulunulduğunu, sigorta şirketinin talep ettiği bir kısım bilgi ve belgelerinde 17.10.2018 tarihinde gönderildiğini ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak ve talep artırım hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 84.869,93TL’ye yükseltmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru ile birlikte gerekli evrakların ibraz edilmediğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracı, davalı şirket nezdinde 07.02.2017 / 2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 0001-0210-19540543 no’lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden kaynaklanan sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 hayat tablosu ve 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %75, müteveffanın yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Adli Tıp Kurumundan alınan rapor sonucu dava konusu kazada davacının eşi ...’ın yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının olduğunun anlaşıldığı, davacının destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüerya raporu alındığı, kaza sonrası müteveffanın ameliyat olması için yakınlarının muvafakat vermemiş olması az olsa ameliyatla tedavi ve şifa bulma ihtimali karşısında TBK’nın 52. Maddesi uyarınca aktüerya raporunda belirlenen zarar dikkate alınarak talep edilen tazminatla bağlı kalınıp %20 oranında indirim yapılmasının uygun görüldüğü gerekçesi ile ıslah dilekçesi ile talep edilen toplam 84.869,93TL tazminattan TBK 52.maddesi gereğince takdiren %20 indirim yapılarak 67.895,94 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin indirim sebebiyle reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza sonrası müteveffanın götürüldüğü ilk hastanede ameliyat edilmesi gerektiğine yönelik hastanenin talebinin başka bir hastaneye götürülmek istenmesi nedeniyle kabul edilmediğini, götürüldüğü hastanede ise ameliyat edilmesi gerektiğine yönelik bir tespit bulunmadığını, müteveffa yakınlarının her tür tedavi için ellerinden geleni yaptıklarını, bu nedenle hesaplanan zarardan indirim yapılmasının doğru olmadığını, adli tıp raporları için taraflarınca yapılan masrafların yargılama giderleri kısmında hüküm altına alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müteveffanın kazadan önce sertivikal dar kanal hastalığının olduğunun anlaşıldığını, müteveffa yakınlarının ameliyata izin vermediğini, bu nedenle kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının kesildiğini, aktüerya raporunda %1.8 teknik faiz yerine progresif rant yönteminin kullanılmasının hatalı olduğunu, zararın dava tarihinde muaccel hale geldiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fazla olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Davacı vekili, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın, davacının eşi ...’ın yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucu vefatına neden olduğunu belirterek davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir.<br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, mağdurun müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması, zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması ve buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Yargıtay tarafından müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerektiği kabul edilmektedir.<br>Somut olayda, dava konusu kaza sonrası davacının eşi olan destek ...’ın yaralı olarak Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildiği, epikrizinde, şikayetinin trafik kazası, hikayesinin servikal dar kanal, servikal spondilotik myelopati olarak belirtildiği, spinal şok tedavisi başlandığı, acil cerrahi işlem yapılmak istendiği ancak hasta yakınlarının desteğin bu hastanede ameliyat edilmesini istemediklerini bildirmeleri üzerine desteğin Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edildiği, burada bir süre palyatif tedavi gördüğü, 07.02.2018 tarihinde tekrar Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildiği ve yatışının yapıldığı, epikriz raporunda, 6 hafta önce beyin cerrahi operasyonun düşünüldüğü, hasta yakınlarının kabul etmediğinin, tekrar danışıldığının, operasyon düşünülmediğinin belirtildiği, desteğin Necmettin Erbakan Üniversitesi Merap Tıp Fakültesinde uzun süre tedavi gördükten sonra Başkent Üniversitesi Konya Uygulama ve Araştırma Merkezine yatırıldığı buradaki tedavisi sonuç vermeyerek 15.08.2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. <br>Mahkemece, dava konusu trafik kazası ile desteğin ölümü arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulundan alınan raporda, desteğin dava konusu kazada yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu ancak kişinin ölüm olayında yaralanma öncesi kendisinde mevcut olan doğumsal kaynaklı dar kanal hastalığının (boyun bölgesinde omuriliğin geçtiği kanalın dar olması) ve olay sonrası götürüldüğü hastanede ameliyat önerilmesine rağmen hasta ve hasta yakınları tarafından ameliyatın reddedilmesinin de etkisi ve katkısı olduğunun kabulü gerektiğinin mütalaa edildiği, davacı vekilinin rapora itirazı üzerine bir kez de Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan raporda, kişinin geçirdiği trafik kazası ile sonrasında tanıları konulan “Servikal kompresif miyelopati\" ve bu sebeple gelişen komplikasyonlar, paraziler ve ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, ancak ilk götürüldüğü Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat önerilmiş olduğu, hasta ve hasta yakınları tarafından ameliyatın reddedilmesi durumunun da kişide meydana gelen arızalar üzerinde katkısı olduğunun mütalaa edildiği görülmüş olup alınan raporlarla desteğin ölümü ile dava konusu trafik kazasındaki yaralanması arasındaki illiyet bağının kurulduğu ancak desteğin kendisinde mevcut olan doğumsal kaynaklı hastalığın ve kaza sonrası ameliyat önerisinin reddedilmesinin de desteğin ölümünde etkili olduğu anlaşıldığından aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/15021 Esas 2023/8159 Karar sayılı ilamı). <br>Kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi için alınan ve hükme esas teşkil eden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, dosyadaki bilgi ve belgelere uygun, kaza tespit tutanağı ve kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin kusur oranına yönelik istinaf itirazına itibar edilmemiştir. <br>Hükme esas alınan aktüerya raporunda, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında, davalı ... şirketine dava açılmadan önce davacı tarafça başvuru yapılmış olması gözetilerek temerrüt tarihinin başvuru tarihi esas alınarak belirlenmesinde, davalıya sigortalı aracın ticari nitelikteki servis otobüsü olması nedeniyle hükmedilen tazminata avans faiz uygulanmasına karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>Mahkemece, kusur oranının belirlenmesi için Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor için davacı tarafça ödenen 723,00 TL, kaza ile ölüm arasındaki illiyet bağının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinden alınan rapor için ödenen 550,00 TL ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairelerinden alınan rapor için ödenen 562,00 TL’nin yargılama giderine dahil edilerek hüküm altına alınmaması hatalı olduğundan davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmüştür.<br>Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun, yargılama gideri yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davacı vekilinin sair, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>II–Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin esastan reddine, <br> HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>1)Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, <br>    Dava ve ıslah dilekçesi ile talep edilen toplam 84.869,93 TL tazminattan TBK 52.maddesi gereğince takdiren %20 indirim yapılarak 67.895,94 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, <br>Fazlaya ilişkin indirim sebebiyle REDDİNE, <br>2) Dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 272,80 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 308,70 TL harcın alınması gereken 4.637,97 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 4.329,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3) (a) Dava açılışında alınan 35,90 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 272,80 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 308,70 TL harcın yargılama gideri olarak kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>(b) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 35,90 TL başvurma harcı, 1.450,00 TL aktüer ve doktor bilirkişi ücreti, 1.835,00 TL Adli Tıp Kurumu raporları için yapılan ödeme, 413,80 TL posta gideri, olmak üzere toplam 3.734,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 9.626,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,<br>III - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br> 2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 26,50 TL tebligat ve posta masrafı ile 162,10 TL istinaf başvurma harcı olmak üzere toplam 188,60 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  <br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalıdan alınması gereken 4.637,97 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.082,50 TL harcın mahsubu ile 3,555,47 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,\t\t<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 27.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br> * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır..<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7267a49681e8d99a","SID":"a4628dc43c8eb9f4"}}