{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2139 <br>KARAR NO: 2023/1796<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/175 <br>KARAR NO: 2019/1062<br>KARAR TARİHİ: 26/11/2019<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23-27 Ekim 2017 tarihleri arasında yapılacak 122. Çin İthal ve İhraç Ürünleri Fuarı’na katılmak için davalı tarafından davacıya başvuru yapıldığını,  neticede taraflar arasında 12/09/2017 tarihinde anlaşma sağlandığını ve davalı adına uçak biletleri, konaklama ve transfer hizmetleri satın alındığını, bu hizmetler karşılığında davacı tarafından davalıya 15/09/2017 tarihli ve 16.411,13.-TL bedelli bir fatura düzenlendiğini, ancak davalı tarafından 16/09/2017 tarihinde gönderilen mail ile söz konusu fuara katılamayacaklarını beyan ettiklerini, ancak taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bu iptalin geçersiz olduğunu, bu nedenle davacı tarafından düzenlenen faturaya dayalı olarak davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itirazları üzerine icra takibinin durduğunu, davalı itirazlarının haksız olduğunu beyanla neticeten fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2. maddesi kapsamında, davacının işlemlere başlaması için öncelikle davalı tarafından %50 oranında bir peşinat ödenmesinin gerektiğini, bu ödemenin yapılmaması durumunda sözleşme gereğince söz konusu tur organizasyonunun iptal edilmiş sayılacağını, ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadan davacı tarafından işlemlere başlanıldığını, ayrıca davacı tarafından 15/09/2017 tarihinde ücretin tamamının talep edildiğini ve bu nedenle davalı tarafından sözleşmeden cayma hakkının kullanıldığını, bu durumun ayrıca 16/09/2017 tarihinde mail ile, 18/09/2017 tarihinde ise ihtarname ile davacıya bildirildiğini, bu nedenle davacının gerek sözleşme maddelerine ve gerekse Türsab Yönetmeliği’ne uygun davranmadığını beyanla neticeten davanın reddi ile icra takibinin iptaline, müvekkili lehine %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... taraflar arasında Çin'de yapılacak olan fuara katılma amacıyla 12/09/2017 tarihinde anlaşma sağlandığı, davalı tarafınan tur kayıt formu doldurulduğu ve davalı tarafından imzalandığı, bunun karşılığında davacının uçak gidiş-dönüş, konaklama, transfer hizmetleri satın aldığı, sözleşmeye göre 15/09/2017 tarihinden sonra yapılan iptaller de geri ödeme yapılamacağının belirtildiği, fuar tarihinin 23-27 Ekim 2017 olduğu, müvekkili tarafından buna uygun 16.411,13 TL ( 3980 Euro ) bedelli faturanın tanzim edildiği, ancak davalının 16/09/2017 tarihinde e- posta yoluyla fuar ziyaretini iptal ettiği yönünde mail gönderdiği, fatura alacağının tahsili yönünde yapılan takibe de itira ederek borcunu ödemediğini savunduğu, davalının TÜRSAB Paket Tur sözleşmeleri yönetmeliğinin 16. maddesi gereğince fuar tarihinden 30 gün önce yapılan iptaller için ödeme yapılmayacağının savunulduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının sözkonusu rezervasyon nedeniyle 8.370,26 TL uçak bilet masrafı, 4.209,13 TL otel konaklama masrafı, 82,51 TL sağlık sigortası masrafı yaptığı, paket tur yönetmeliğinin 16/2 maddesine göre davalının hizmetin başlamasından en az 30 gün önce yapılan fesih bildirimlerinde ödemesi zorunlu vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerinden doğan masraflar hariç olmak üzere alınan bedelin iadesinden bahsedildiği, davacının mağduriyetinin önlenmesi ve tarafların hak ve menfaatlerinin dengelenmesi açısından otel ve uçak rezervasyonları ve sigorta gideri gibi zorunlu olarak yapılan giderlerin tahsiline karar verilmesi gerektiği, hizmet bedeli giderinin bu giderlerden olmadığı kabul edilmek suretiyle davanın 12.682,90 TL üzerinden kabulü\" ne dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; fazlaya dair isteminin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, reddedilen rehberlik bedeli ve hizmet bedeli talebinin hukuki niteliği yönünden davaya konu turun özelliklerinin irdelenmesinin önem arz ettiği ve alacağın likid olduğu belirtilmiştir.2-Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; TÜRSAB Paket Tur Yönetmeliğinin göz önünde bulundurulmadığı, yönetmeliğin 16. maddesinin emredici olduğu ve davacının zorunlu ödemelerden sayılamayacak uçak, otel masrafları, rehberlik bedeli ve sağlık sigortası adı altında masrafları talep etmesi mümkün bulunmadığı, bilirkişi tarafından masraflar hesaplanırken tur şirketiyle uçak firması ve otel arasındaki sözleşme hükümlerinin dikkate alınarak firmadan ve otelden herhangi bir iade olup/olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, paket tur sözleşmesinden kaynaklı olarak düzenlenen fatura bedelinin davalıdan tahsilini talep ile başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Taraflar arasında 12.09.2017 tarihli dava dışı ... ve ... adına 23 -27.10.2017 tarihlerinde yapılacak 122. Çin İthal ve İhraç Ürünleri Fuar'ına katılmak için mutabakat düzenlendiği anlaşılmaktadır. İş bu paket tur kayıt formu ile davacının davalı adına gidiş-dönüş uçak, konaklama ve transfer hizmeti satın aldığı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık davalı tarafın 12.09.2017 tarihinde tur kaydını yaptırarak turu satın alması sonrasında davacı tarafça düzenlenen 15.09.2017 tarih ve ... seri numaralı, 16.411,13 TL bedelli fatura bedelinin, davalı tarafça cayma hakkını kullandığını belirterek ödememesinden kaynaklanmaktadır.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiş ve taraf vekillerince ayrı ayrı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.HMK'nin 355. maddesi uyarınca inceleme: Tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde, taraflar arasındaki esasa ilişkin uyuşmazlığın çözümünden önce, davada HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle re'sen dikkate alınması gereken usule ilişkin aykırılıkların mevcut olup olmadığının tespiti gereklidir. Usule ilişkin aykırılıklar konusunda da öncelikli olarak ve mahkemece re'sen dikkate alınması gereken husus ise, mahkemenin görevli olup olmadığı sorunudur. Zira görev, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınabileceği gibi, taraflarca da davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davacı şirket ile davalı arasında paket tur sözleşmesi yapıldığı sabittir. TKHK'nin paket tur sözleşmeleri başlıklı 51/9. maddesinde yer alan \"Ticari veya mesleki faaliyetleri çerçevesinde paket tur hizmetinden faydalanan kişiler de tüketici olarak kabul edilir.\" düzenlemesi ile paket turdan yararlanan gerçek kişi tüketici dışındaki kişiler de tüketici olarak kabul edilmiştir. Paket tur katılımcısının ticari veya mesleki faaliyeti çerçevesinde hareket etmesi halinde dahi, bu tür kişilerin de tüketicilere sağlanan haklardan faydalanacağı yasal olarak düzenlenmiştir.  TKHK'nın tüketici mahkemeleri başlıklı 73/1-4. maddesinde ise, \"Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir\". \"Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür\" düzenlemesi bulunmaktadır.Paket tur sözleşmesinin tarafı olan davalı şirket tüketici olarak kabul edildiğine göre, taraflar arasında paket tur satışından kaynaklanan hukuki işlemin tüketici işlemi niteliğinde (TKHK md. 3) olması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesi'ne aittir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin HMK 353/1.a.3, 355 maddeleri uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair istinaf sebepler incelenmeksizin KABULÜ ile tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.3 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, 3-Taraflarca yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.a.3 ve 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f366a282a6b8c923","SID":"05f0622c344edcea"}}