{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2142 <br>KARAR NO: 2024/46<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/11/2021<br>NUMARASI: 2018/1104 Esas -  2021/1139 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde;  05.09.2017 tarihinde davacı ...in çalıştığı şirket olan davacı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ... Tic. A.Ş'den \"...\"seri numarası ... marka laptop (dizüstü bilgisayar) satın alındığını, aynı gün, bilgisayarın tüm kurulumlarının yapıldığını, davacı   ... kişisel bilgileri, kişisel dosyaları ile diğer davacı olan ... ait şirketin resmi kayıtları, verileri ve ticari sır niteliğindeki veri ve datalarının  bilgisayara yüklendiğini,  ancak davacılardan ...  çok kısa sürede anılan bilgisayarın çok yavaş çalıştığını, bilgisayardan istediği verimi alamadığını fark ettiğini ve davalı ... başvurduğunu  ve uzmanlarca da bilgisayarın diskinde sorun olduğununun  kendisine ifade edildiğini, bilgisayarın bu sebeple teknik servise teslim edildiğini, teknik servisin  raporuyla  da sabit olduğunu, davacıların  konuyu derhal ...  Kadıköy şubesine bildirdiğini,  ancak davacılara  makul bir süre içerisinde herhangi bir dönüş olmadığını, , 06.09.2017, 07,09.2017, 08.09.2017 tarihlerinde Müvekkillerin yoğun uğraşları sonucu  ... Kadıköy Şubesi, cihazı ilgili marka ...'nun teknik servisine iletildiğini, teknik servis tarafına davacılara format atılarak bilgisayarın içindeki bilgi ve belgelerin tamamen silindiğini ve arızanın giderilmeye çalışıldığının bilgisinin  verildiğini, ancak uzunca bir süre cihaz serviste kalmasına rağmen teknik arızanın giderilmediğini,  davacılar  açısından bu durumun  iş ve zaman kaybına sebep olduğundan, arızası makul sürede giderilmeyen bu bilgisayarı istemediklerini ... bildirdiklerini, nihai olarak 09.09.2017 tarihinde, ... malın ayıplı olduğunu ve ürünü iade almayı kabul ettiğini, aynı gün içerisinde arızalı bilgisayarın iade işleminin gerçekleştiğini  ve bu bilgisayar yerine davacıların yaşadığı mağduriyetten ötürü ve tekrar aynı sorunları yaşamaması adma ... \"ssd kartlı bir üst model\" olan bir dizüstü bilgisayarı davacılara teslim ettiğini, ... iade edilen arızalı bilgisayar ile ilgili olarak da işlemcisinde sorun olduğundan, ilgili bilgisayarın ... iade edileceğini ve orada tekrar imha işlemlerine başlayacaklarını davacılara bildirdiğini,  davacıların da hiçbir sorun kalmadığını düşünerek iş hayatlarına yeni bilgisayar ile devam ettiklerini,  ancak 15.01.2018 tarihinde davacı ...'i bilmediği bir cep telefonu numarasının aradığını, ... adındaki şahsın, davacı  ...  adını soyadını belirtip ...  olup olmadığını, daha önce nerelerde çalıştığını, hangi bankalarla çalışıp hesaplarının nerede olduğunu, özel hayatıyla ilgili çocuklarının okulundaki yemek listesine, birtakım özel fotoğraflara, resmi ofis belgelerinin içeriği, hangi firmalarla ne iş yapıldığı, faturalar ve şirketin özel dokümanlarına kadar detaylı bilgiyi bir çırpıda verdiğini,  davacı ...   oldukça korktuğunu , telaşlandığını  ve ne yapacağını şaşırdığını,  ...'un '...' alışveriş sitesi üzerinden diğer davalı '... Bilişim, ... firmasından; davacı tarafından aylar önce ...  ayıplı,problemli,sorunlu olarak iade edilen dizüstü bilgisayar) \"... \" bilgisayarı satın aldığını söylediğini,  ... davacının  satın aldığı bu bilgisayarın yeni eline geçtiğini bilgisayara yüklemeler yapılırken bir anda \"d sürücüsünün\" geri yüklendiğini ve bu sürücünün içinin oldukça dolu olduğunu fark ettiğini, bilgisayarı açtığında içinde olan bilgi, dosya ve resmi /şahsi / dokümanların açıldığını, özellikle de banka bilgileri olduğundan ötürü huzursuz olduğunu ve yanlış/kötü niyetli şahısların eline geçtiğinde neler olabileceğinden endişe duyduğunu ve davacı ...  şahsına zarar gelmemesi için, kayıtlı olan adres ve telefon bilgilerinden davacı ...'e ulaşıp durumdan haberdar etmek istediğini söylediğini,  davalı ... Kadıköy şubesinin davacılardan 09.09.2017 tarihinde iade aldığı dizüstü bilgisayarı tehşir ürünü olarak mağazaya koyduğunu, içerisinde müştekilerin en özel ve gizli bilgilerinin bulunduğu bilgisayarın  başka birine satılıncaya kadar geçen 5 ay süresince teşhir ürünü olarak sergilendiğini,  sonrasında da ...'e ilgili bilgisayarın satışının gerçekleştiğini, teşhir ürün olarak mağazada bulunan bilgisayarda davacı ...'in kendi kişisel verilerinin yanında, çalışmakta olduğu diğer davacı ...  şirketinin ticari sır niteliğindeki bilgi ve belgelerinin de bulunduğunu,  bu kişisel ve ticari sır niteliğinde olan bilgi ve belgeler, iade alınmış bulunan bilgisayarın teşhirde sergilendiği 5 aylık zaman zarfı içinde birçok kişinin erişimine açık tutulduğunu  ve tüm verilerin 3. Şahısların ellerine geçtiğini, davacının  mecburiyetten tekrar satın aldıkları bilgisayarı açıp kontrol ettiklerinde dahi halen davacılara ait bilgi, belge ve banka kayıtlarının bulunduğunu, tüm bu sebeplerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile sayın mahkemece tespit edilecek kusur oranları doğrultusunda davalılardan müteselsilen ve müştereken;Şimdilik 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini  talep etmiştir.  Davalı  ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresi ... Mah. ... Cad. No:... Zeytinburnu/İstanbul olup işbu uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin Bakırköy Mahkemeleri olduğu, bu sebeple yetki itirazlarının olduğu, dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmesini talep ettikleri, davacılar tarafından sunulan faturalardan da anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu bilgisayarın davalı şirket tarafından davalılardan ... Tic. Ltd. Şti.'ye satıldığı, satış sözleşmesi satıcı konumunda olan davalı şirket ile alıcı konumunda bulunan ... arasında akdedildiğinden  diğer davacı ...'in bu sözleşme kaynaklı olarak taleplerini ileri sürmesi mümkün olmadığı, ... davasının husumet yokluğundan  reddi gerektiği, dava dilekçesindeki benzeri ifadelerin davacının davasını ve iddialarını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini göstermekte, HMK'nın 119.maddesi gereğince dava dilekçesinin kabul edilmemesi, eksikliklerin tamamlanması için gereğinin yapılması ve eksiklikler tamamlanmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, iade alınan ürüne teknik serviste birden fazla kere format atıldığından bilgisayar içindeki tüm bilgilerin silindiği bilgisinin davacı taraflara bildirildiği, silinen verilerin paylaşılması mantıken söz konusu olmadığı gibi davacı tarafların kişisel verilerinin davalı şirket tarafından paylaşıldığını iddia etmişler ancak bu hususu ispatlayıcı deliller sunmadıklarını, dava dilekçesinde bilgisayarın içeriğinin 0 (sıfır) olarak teslim edildiği davacılar tarafından ikrar edildiği, bu bakımdan davacılar esasen bilgisayarı yetkili servise iletmek üzere davalı şirkete teslim ettiklerinde içeriğinde herhangi bir veri bulunmadığını kabul ettiklerini, davalı şirketin zarar verici bir fiilin bulunmadığını, davacıların iddialarını kabul etmemekle birlikte, eğer bir zarar varsa dahi, davacılardan ... kişisel bilgisayarın olmayan bir bilgisayara banka hesaplarından çocuklarının okul yemek listelerine, özel fotoğraflardan geçmiş iş yaşantısına dair bilgilerini kaydetmesi davacı ... özensiz davranışını ve kusurunu gösterdiği, bu durumda davacı ... maddi ve manevi tazminat talepleri kötü niyet içerdiği, diğer davacı ... ise manevi tazminat açısından  aleyhe kabul ve beyan anlamına gelmemek kaydıyla, iş gücü kaybına dair herhangi bir somut zarar bildirilmediği, ticari şirketlerin manevi tazminat talep edebilmeleri belli istisnai haller dışında mümkün olmadığı, açıklanan sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve haklarının saklı kalması kaydıyla; haksız davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini talep etmiştir. ... Limited Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk Derece Mahkemesince; \"...Davacı alıcı şirket ile davalı satıcı şirket arasındaki satış sözleşmesinde satılanın ayıplı çıkması sebebiyle malın misliyle değiştirilmesi hakkı kullanılmış, davacı ve davacı çalışanı tarafından bir süre kullanılan bilgisayar davacı satıcıya iade edilmiş, davacı taraf iade edilen bilgisayarın içinde hem kendisine hem de çalışanına ait bilgilerin olduğundan, bu bilgilerin üçüncü kişilerin eline geçtiği iddiası ile davacı şirket yönünden çalışanının iş gücü ve mesai kaybına sebep olunduğu iddiasıyla 2.621,00 TL ve satıcıya iade edilen bilgisayarın tanık ... yeniden alınması sebebiyle 2.379,00 TL olmak üzere toplam 5.000,00 TL maddi ve şirkete ait ticari sırların ifşa olması ve dolandırıcılık tehdidi ile karşı karşıya kalması sebebiyle 15.000,00 TL manevi tazminat, diğer davacı ... yönünden ise özel hayatının ifşa olması ve şahsi fotoğraflarının 3. kişilerin eline geçmesi sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000,00 TL tazminat talep etmiş olup davacı şirketin davaya konu bilgisayarı yeniden satın almak zorunda kalması sebebiyle maddi tazminat talebinin bu kısım yönünden kabulüne ancak şirketin bilgisayar hala elinde olup yararlandığı, ayrıca basiretli davranması gereken davacı şirketin de olayda müterafik kusurunun olduğu değerlendirilerek tazminatta indirim yapılması gerektiği, davacı şirketin çalışanının iş gücü ve mesai kaybına sebep olunduğu iddiasını ispatlayamadığı bu talebin reddinin gerektiği, davacı şirketin manevi zarar talebini ticari sırlarının ifşa edilmesi ve dolandırıcılık tehdidi altında olduğuna ilişkin iddialarını delillerle destekler şekilde ortaya koyamadığı, dolayısıyla dosya kapsamında davacı şirketin manevi zararının oluştuğunun değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından manevi tazminat talebinin de reddinin gerekeceği, diğer davacı ... şahsına ve ailesine ait fotoğrafların, bilgilerin tanık anlatımında da beyan edildiği şekilde 3. kişilerin eline geçtiği, bu hususun özel hayatın gizliliğini ihlal niteliğinde olduğu, davacının bu durumdan duyduğu üzüntü ve elem sebebiyle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve kusurları da gözönüne alınarak takdirin aşağıda belirtilen tutarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiş davalıların sorumlu olup olmadıkları bakımından ise taraflar arasındaki sözleşme sona ermiş olsa da, taraflardan birinin kusurlu davranışı sözleşmeye aykırılık oluşturduğundan davalı satıcı ... A.Ş şirketiin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi bitmiş olsa da davacı şirkete ve çalışanına karşı sözleşmeye aykırılık sebebiyle sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği, diğer davalı ... şirketi yönünden ise içinde bilgiler olan bilgisayarı üçüncü kişilere kontrol dahi etmeden satmak suretiyle basiretli bir tacirden beklenen dikkat ve özeni göstermediği eyleminden haksız fiil hükümlerine gereğince diğer davalı şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen  sorumlu olması gerektiği kanaatiyle ...1-Davacı şirketin maddi tazminat talebi bakımından; -Davacı şirketin yeniden ödemek zorunda kaldığı bilgisayar ücreti yönünden 1.784,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-Manevi tazminat talepleri bakımından; -Davacı ...  manevi tazminat talebinin KISMEN KABÜLÜ İLE 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine; -Davacı şirketin manevi tazminat talebinin ispatlanamadığından REDDİNE; ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı ve davalılar vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkillerinin satın alınan dava konusu bilgisayar sebebiyle maddi ve manevi kayıpları olduğunu, davalıların sorumlu olması sebebiyle tüm taleplerinin kabulü gerekirken kısmen kabul kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Davacıların, dava konusu bilgisayarı kişisel veriden arındırdığını taahhüt ettiği servis formu ile kendilerini akdi bir yükümlülük altına soktuğunu,  Müvekkilin satışı ile davacıların iddia etmiş oldukları kişisel bilgiler arasında illiyet bağı bulunmadığını, Yerel Mahkemenin, ceza yargılaması sonrası kesinleşmiş olan beraat kararı hakkında gerekçeli kararda değerlendirme yapmadığını,  davacıların kişisel verileri 3. Kişilerin eline geçmiş olsa dahi taahhüt gereğince kusurun davacılara ait olduğunu, Yerel Mahkemenin davacı şahıs yönünden 5000 TL Manevi tazminata, Müvekkili şirkete ise 5100 TL vekalet ücretine hükmedilerek asıl alacaktan daha fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, müvekkili şirket lehine hükmedilen vekalet ücretinin, reddedilen kısımlar yönünden ayrı ayrı olması gerektiğini, davacıların maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri mevcut olduğundan her iki talep için de reddedilen tutar üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Yalnızca davacı ...  hükmedilen manevi tazminata ilişkin kısmen kabul kararının ve davacı şirketin yeniden ödemek zorunda kaldığı bilgisayar ücretine ilişkin karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu, Müvekkili şirketçe servise gönderilecek ürünlerin müşteriden alınırken müşteriye imzalatılan servis formunda teslim edilen ürünün içerisindeki tüm kişisel verilerin silinerek ürünün içi boş bir şekilde teslim edilmesi gerektiğinin açıkça yazdığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu sistem dosyası oluşturma tarihi, dosyanın sabit sürücüde oluşturulduğu zaman değil, ... tarafından oluşturulduğu tarih gözüktüğünün, dolayısıyla bilirkişinin belirtmiş olduğu \"System Volume Information\" dosyasının bilgisayara format atılıp atılmadığını belirtecek mahiyette bir dosya olmadığını, ancak yerel mahkeme tarafından işbu itirazlarının dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, müvekkili şirket personellerinin sanık olarak yer aldığı, İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesi'nde 2018/797 E. Sayılı ceza davasında müvekkili şirket personellerinin ayrı ayrı beraatlerine karar verildiğini, bunun üzerine beraat kararının kaldırılması için dosyada katılan olan bu davanın davacıları tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, İstanbul Bölge Adliyesi 17. Ceza Dairesi'nin 2019/4044E. 2021/167K. Sayılı dosyasında verdiği karar ile karşı yanın başvurusunun esastan reddine karar verildiğinden müvekkili şirkete de söz konusu olay bakımından maddi ve manevi tazminat ve kusur yöneltilemeyeceğini, diğer davalı ... ile eşit oranda olmaksızın yalnızca müvekkil şirket lehine iki vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hukuka aykırı olarak tek vekalet ücretine hükmedilmesi sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Maddi tazminat yönünden yapılan istinaf istemine göre;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, taraf vekillerinin istinaf talebine konu kabul edilen miktar 1.784.25 ve reddedilen miktar 3.215,75  TL olup,  miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Manevi tazminat yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.  Madde 50 gereğince  zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53. maddesi) gereğince hukuk hakimi, zarar verinin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ile ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi  ceza mahkemesinin beraat kararı ile de  bağlı değildir. Bununla birlikte hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir (Aynı  doğrultuda Yargıtay 4.HD-2016/7403 E., 2018/4296K. Sayılı ilamı). Dava konusu olayla ilgili olarak; İstanbul Anadolu 52. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/797 E. Sayılı Kişisel Verileri, Hukuka Aykırı Olarak Ele Geçirmek veya Yaymak suçundan davacıların katılan olduğu dosyasından  kasten işlenmesi gereken bu eylem açısından sanıkların suç işleme kastı bulunmadığı anlaşıldığından müsnet suçdan CMK 223/2-c maddesi gereği ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşıldığından mahkemece manevi tazminat talebinin tümden reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeplerle davalılar vekillerinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin bu yöne dair istinaf talebinin incelenmesine hukuken gerek duyulmamıştır. Maddi tazminat talebine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın  kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacılar  vekilinin manevi tazminat talebine yönelik istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına, davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesi kararının manevi tazminat yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat  davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının ise reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacılar vekilinin manevi tazminata yönelik istinaf talebinin incelenmesine yer olmadığına,2-Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçelerinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,3-Davalılar vekillerinin manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/11/2021 tarih, 2018/1104 Esas - 2021/1139 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 4/a- Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, 1.784,25 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacı ... Ltd Şti'ne verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,4/b- Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının REDDİNE, 5- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 513,00 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 85,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacılara iadesine, 5/b-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, keşif harcı bilirkişi ücreti ile müzekkere posta ve tebligat gideri 2.204,30 TL olmak üzere toplam 2.681,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 170,18 TL'sinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,  bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5/c-Davalı ...Limited Şirketi tarafından yapılan  6,40 TL, 11,50 TL ve 25,60 TL vekalet harcı toplamı 43,50 TL'nin davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 40,91 TL' sinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle bu davalıya verilmesine, bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,  5/d-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan  5,20 TL, 7,80 TL ve 11,50 TL vekalet harcı ile 120,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 164,00 TL' nin davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 154,24 TL' sinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle bu davalıya verilmesine,  bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına, 5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1). maddesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 1.784,25 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-2). maddesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 1.784,25 TL nispi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalılara verilmesine, 5/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 10/(2). ve 13/(2). maddelerine göre reddedilen manevi tazminat talebi yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalılara verilmesine, 6- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılarca yatırılan istinaf harçlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendilerine iadesine, 6/b-İstinaf talebi incelenmediğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 50,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 220,70 TL yargılama giderinin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalı ... Anonim Şirketi'ne verilmesine, 6/d-İstinaf yargılaması için davalı  ...Limited Şirketi tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalı ... Limited Şirketi'ne verilmesine, 6/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 10/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"24d40878051a2b36","SID":"689fbf10f7c24d10"}}