{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/332 - 2024/79<br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/332  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/79<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/561 Esas-2022/616 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t:   <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser  Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/01/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan  Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında  mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tİDDİA : <br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 01.09.2019 tarihinde imzalanan elektrik işleri sözleşmesi ile davacının, davalının ... numaralı parsellerindeki konut inşaatında elektrik işlerini yapmayı üstlendiğini, ancak 26.08.2018, 27.08.2018 ve 28.08.2018 tarihlerinde arka arkaya olmak üzere şantiyede 3 defa hırsızlık olayı meydana geldiğini, ilk olayda müvekkili şirkete ait 7 top 1X10 (700 m) elektrik kablosu, 1500 m 1x10 mm ... ibareli yanmaz kablo, 400 m 4x10 mm ... ibareli yanmaz kablo, 400 m 4x6 mm ... ibareli yanmaz  kablo, 2000 m 3x1,5 mm ... ibareli yanmaz kablo ile 200 kg ağırlığında hurda elektrik kablosunun çalındığını, ikinci olayda yine 7 top 1x10(700 m) elektrik kablosu, üçüncü olayda ise  ... model 1.000TV kablosu, 100 metre ... yanmaz kablo çalındığını, söz konusu hırsızlık olayları sebebiyle davacı şirketin 95.000,00-TL ve 34.650,00-TL olmak üzere toplamda 129.650,00-TL zararının meydana geldiğini, çalınan 200 kg hurdanın, 2.000mt 3x2,5 ... kabloya denk geldiğini, 6.126,00-TL tutarında ayrıca bir hasar miktarı oluştuğunu, hasarın bilirkişi tarafından yapılacak inceleme ile ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin oluşan zararı sebebiyle arabuluculuk süreci başlatıldığını, ancak süreç sonucunda anlaşılamadığını, işveren tarafından sözleşme ile kabul edilen sorumluluğun yerine getirilmediğini, bunun sonucunda müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili  şirketin hırsızlık olayından önce, davalı işveren tarafından kendisine verilen depolama alanına tüm malzemeleri yerleştirdiğini ve mevcut asma kilidi de kilitlediğini, davalı şirketin gerekli önlemleri almaması sebebiyle hırsızlık olayı meydana geldiğini ve hırsızlık olayı neticesinde müvekkili şirketin zararının doğduğunu, taraflar arasında akdedilen Elektrik İşleri Ek Özel Sözleşmesinde çevre güvenliğinin sağlanmasına ilişkin sorumluluğun işveren tarafta olduğunun kararlaştırılmasının yanında, hayatın olağan şartları içerisinde de bu sorumluluğun işverende olduğunu, nitekim şantiyenin sadece elektrik işlerini yapmakla yükümlü olan müvekkil şirketin, iki parsele yayılmış büyük bir şantiyenin tüm güvenliğinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek malzemelerin tutulması için kendisine verilen depolama alanına malzemeleri yerleştirdiğini ve kilitlediğini, ancak söz konusu hırsızlık olayının arka arkaya 3 defa meydana gelmesinin davalı şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğinin en büyük göstergesi olup, şantiye alanının güvenliğini sağlamakla yükümlü olan davalı şirketin bu sebeple müvekkil şirkette meydana gelen zararın tazmininden de sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL üzerinden açılan davada, yargılama sırasında verilen 17.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 65.001,00 TL alacağın olay tarihi olan  28.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tSAVUNMA :<br>\tDavalı vekili; zararın olduğu hırsızlık olaylarının 2018 tarihinde gerçekleştiğini, davacının bu tarihte meydana geldiğini ileri sürdüğü olaylara dair taleplerinin 23.09.2021 dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığını, yüklenici-davacı yan ile davalı şirket arasında hakediş ve kesin kabul yapıldığını, kesin kabul tutanağı imzalandığında davacı tarafın müvekkili şirketi ibra ettiğini, ibranamedeki borç tutarının banka kanalıyla eksiksiz şekilde davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafından hak ve alacakların sona erdiğine yönelik ibranameye rağmen dava ikame edilmesinin davacı tarafa herhangi bir yarar sağlamayacağını, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, tarafların tacir olması ve dava konusuna uygulanacak sözleşmelerin güven ölçüsünün diğer sözleşmelere göre yüksek olduğunu, meydana gelen olaylardan dolayı müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin inşaat sırasında pek çok farklı yüklenici ile çalıştığını, ancak davacı dışında şantiyede  hiçbir yüklenicinin malzemesinin hırsızlık sonucu zayi olması durumu yaşanmadığını, müvekkili şirket yükümlülüğünün İSG yükümlülüklerine uymak, çevre güvenliğini almak, davacı tarafın yükümlülüğünün ise yüklendiği işlerin yanında  malzemelerin, araç-gereçlerin, yüklenici tarafından yapılan işlerin ve tesisin güvenliğinin sağlanması ile kurulan deponun kurulum, yönetim ve korunması olduğunu, şantiyede kameraların bulunduğunu, şantiyenin üç metre yükseklikte duvar, panel çit ve tel ile çevrili olduğunu, alarmların bulunduğunu, bekçi kulübelerinde düzenli bir biçimde iki bekçi istihdamının gerçekleştirildiğini, davacı şirketin sigortaya yönelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, müvekkili şirketin sorumluluklarını yerine getirdiğini, ancak davacı yanın ilgili sorumluluklarını yerine getirmediğini savunarak, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"taraflar arasında davacı şirketin yüklenici, davalı şirketin iş sahibi olduğu konusu ... numaralı parsellerdeki Konut İnşaatı İşi Sözleşmesi kapsamında elektrik işlerinin birim fiyat usulü ile yapılması olan 28.03.2018 tarihli sözleşmenin imzalandığı, ancak 26.08.2018, 27.08.2018 ve 28.08.2018 tarihlerinde arka arkaya olmak üzere <br>şantiyede 3 defa hırsızlık olayının meydana geldiği ve bu hırsızlık olayları nedeniyle davacı şirkete ait malzemelerin çalındığı, hırsızlık nedeniyle davacının uğradığı zarardan şantiyenin güvenliğinden sorumlu olduğu iddia edilen davalı iş sahibinin sorumlu bulunduğunun iddia edildiği, taraflar arasında imzalanan Elektrik İşleri Ek Özel Sözleşmenin \"İşverenin <br>Yükümlülükleri” başlıklı 3. Maddesinin c bendinde; \"İş güvenliği mevzuatına uygun olarak firmamız <br>gerekli önlemleri alacak, çevre güvenliğinin sağlanması işverene ait olacaktır.” denilmek suretiyle <br>güvenliğin sağlanmasında sorumluluğun davalı işverene ait olduğunun belirtildiği, ancak meydana gelen hırsızlık olaylarından sonra davacı yüklenicinin işine devam ettiği, taraflar arasında hak ediş ve kesin kabulün yapılarak, 01.06.2020 <br>tarihinde taraflar arasında yapılan ibranamede; davacının teminat alacağı dışında tüm alacaklarını aldığını, davalı şirketten doğmuş ve doğacak hiçbir alacağının bulunmadığını, davalı şirketi ibra ettiğini belirtmiş olup, davacının meydana gelen hırsızlık olaylarından sonra işe devam etmesi, sözleşme konusu işin <br>%100 oranında gerçekleştirilmesi, sözleşme bedelinin ödenmesi, işin kesin kabulünün yapılarak, davacı yüklenici şirket tarafından kesin kabul tarihi itibariyle iş sahibi olan davalı şirketin <br>ibra edilmesi hususları gözetildiğinde, davacının üstlendiği iş ile ilgili olarak davalıyı ibra edip, doğmuş ve doğacak hiçbir alacağının bulunmadığını belirttikten sonra aralarındaki bu hesaplaşma ve ibralaşmaya rağmen, geriye dönüp geçmişte meydana gelen hırsızlık olayları sonucu uğradığı zararı davalıdan tazmin talebi ile işbu davayı açmasının hukuken yerinde olmadığı gibi davaya konu sözleşme konusu şantiye sahasının içinde 26.08.2018, 27.08.2018 ve 28.08.2018 <br>tarihlerinde yüklenici şirkete ait muhtelif elektrik kablolarının çalınması şeklinde meydana gelen hırsızlık olaylarında, iş sahibi olan davalı şirketin bir kusurunun da tespit <br>edilemediği, sözleşmenin iş <br>güvenliği ile ilgili hükümlerinde, yüklenicinin iş yerinde her türlü makine, araç, <br>malzeme, ihzarat, iş ve hizmet makineleri, taşıtlar vb. ile yüklenici sözleşmesi konusu <br>yapım ve hizmet işlerinin kesin kabul yapılıncaya kadar korunmasından sorumlu <br>olduğunun düzenlendiği görülmekle, davacının meydana gelen hırsızlık olaylarında bir kusuru tespit edilemeyen davalıdan talepte bulunması yerinde olmadığı gibi davalının sözleşme hükümleri uyarınca şantiyenin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu, bu nedenle kusuru olmasa da sorumlu olacağının kabul edilmesi halinde ise bu kez de davacının meydana gelen hırsızlık olaylarından sonra işe devam edip, işini bitirdiği ve davalıyı ibra ettiği göz önüne alındığında davacının talebinin bu kez de mevcut ibraname kapsamında yerinde olmadığı, bu nedenlerle davacının uğradığı zararın davalıdan tazminine ilişkin taleplerinin hukuken dayanağının bulunmadığı\" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında elektrik işleri sözleşmesinin imzalandığını, şantiyede yaşanan hırsızlık olayları nedeni ile müvekkilinin zarara uğradığını, bu zarara ilişkin faturaların dosya kapsamına sunulduğunu, yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarında bu zararın fahiş derecede düşük tespit edildiğini, şirketler arasında ibraname imzalandığını, ve müvekkili şirketin bu nedenle hiçbir talepte bulunamayacağını iddia ettiğini, bu hususun kabul edilemez olduğunu, müvekkilinin hırsızlık olayları neticesinde meydana gelen hasarlar yönünden davalı şirketi ibra etmediğini, ibranamede böyle bir hususun bulunmadığını, söz konusu ibranamenin yalnızca sözleşme bedeli olan hakedişler yönünden düzenlendiğini, ayrıca olağanüstü zararların ibraname kapsamında değerlendirilemeyeceğini, yerel mahkemece ibranameye ilişkin bir araştırma yapılmadan davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tGEREKÇE :<br>\tDava,  Eser Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili  istemine ilişkindir. Davacı taşeron davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;                       <br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından  yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların  yatıran tarafa iadesine,<br>\t4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebc450afad7f0baf","SID":"a906a19b708337e1"}}