{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2284 <br>KARAR NO\t\t: 2024/5<br>KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/138 Esas ve 2023/734 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>BAM KARAR TARİHİ\t: 02/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/01/2024<br><br><br>Davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA : <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 05/11/2018 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı Menderes ışıklı kavşağı istikametinden İzmir istikametine seyir  halinde iken ... plakalı aracının ön kısmı ile minibüsün arka kasasına ile  çarpması sonucu çift taraflı ölümlü yaralamalı maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı K.T.K 58 maddesi gereği aksine bir işaret bulunmadıkça araçların gidiş yönlerine göre yolun en sağ kenarında durmamak, yolcuların iniş ve binişlerini sağ taraftan yaptırmamak kusurlarını işlediği kaza tespit tutanağı altına alındığını, kaza sonucu müvekkilinin ilk Gaziemir Devlet Hastanesine sevk edildiğini, rapor düzenlendiğini, daha sonra Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Acil Tıp Kliniğince rapor düzenlendiğini, müvekkili ...'nın kazanın meydana geldiği öğrenim yılında lise son öğrencisi olduğunu, Menderes'teki lisesinden Gaziemir'deki evine gelmek için bindiği Menderes-Gaziemir minibüste yolculuk yapmakta iken kazaya maruz kaldığını, lisede iyi bir dereceye sahip olduğunu, yaklaşık 45 gün yoğun bakımda kaldığını, babasının mahalle terzisi olduğunu, ailesinin kıt kanaat geçinmekte olduğunu,  müvekkili davacının üniversite tahsili yapıp hayatını kazanmasından başka şansı yok iken iş bu kaza hem davacının hem tüm ailenin gelecek planlarını alt üst ettiğini iddia ederek 20.000,00 TL sürekli iş görememezlik tazminatı bedelinin 5.000,00 TL maddi tazminatı, müvekkil davacı için 200.000,00 TL manevi tazminat, babası ... için 30.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için 30.000,00 TL manevi tazminat, abi ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05.00.2018 'den işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. <br>CEVAP : <br>Davalı  ... Sigorta vekili cevap dilekçesi ile, Müvekkili şirketin ticari merkezi itibariyle söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerinin olduğunu, davacı yanın manevi tazminat talepleri yönünden  gerek Karayolları Trafik Kanunu kapsamında gerekse zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereğince sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile dava konusu bakımından idarenin herhangi bir kusuru veya sorumluluğunun bulunmadığını, davalılardan ...'ın kazanın oluşumunda ağır kusurunun bulunduğunu, meydana gelen kazadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat talepleri karşısında hukuken İdarenin herhangi bir sebeple tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak haksız fiilin unsurları olan hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı şartları gerçekleşmediğinden davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Mahkemece; \"...Somut olayımızda ise, 05/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı ticari minibüste yolcu olan davacı ...'nın  yaralandığı ve bedensel zarara uğradığı  gerekçesi ile geçici iş göremezlik zararı ve kalıcı iş göremezlik zararı ile tedavi giderlerinin tazmini istemi ile  iş bu davanın açıldığı, ayrıca davacı ... ile, davacılar ..., ... ve .... 'nın davacı ...'nın yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradıkları iddiasında bulundukları görülmüştür.Davacılar ..., ... ve .... 'nın davacı ...'nın yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradıkları iddiasında bulundukları görülmekle , bu davacıların iddia ettiği zararın dava konusu kaza nedeniyle doğduğunun iddia edildiği, davacılara ilişkin davanın iş bu davada toplanacak maddi delillere bağlı olarak incelenmesi ve yargılamanın birlikte devamının usul ekonomisi yönünden ve usul ilkeleri gereği bu istemlerinde birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı ...'nın yolcu olarak bulunduğu ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı araç maliki ve işleteni arasında taşıma ilişkisinden kaynaklı hukuki bir ilişki bulunduğu,  davacının ticari veya mesleki bir amaçla hareket etmediği, bu hali ile işlemin tüketici işlemi ,6502 Sayılı Kanuna göre davacının tüketici olarak kabul edilmesi gerektiği, bu haliyle Tüketici Mahkemesinin söz konusu uyuşmazlıkta görevli olduğu, davalı ... şirketlerinin kazaya karışan araçların sigorta poliçelerini düzenledikleri ve davanın diğer davalılar birlikte sigorta şirketleri aleyhine açıldığı, sigorta şirketlerinin de davalılar ile birlikte sorumluluk durumlarının tespiti gerekeceği ve daha özel nitelikte Tüketici Mahkemesi tarafından uyuşmazlığın incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır. HMK md 114/1-c hükmüne göre, görev hususunun dava şartları içinde sayıldığı, görevin, yargılamanın her aşamasında gerek taraflarca ileri sürülebileceği gibi gerekse mahkemece resen dikkate alınması gerektiği,  bu haliyle İzmir Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü gerektiği sonuç itibariyle davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur...\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF NEDENLERİ : <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece zarar görenin minibüste yolcu olması hasebiyle taşıma akdinden kaynaklı bir iş olduğunu düşünerek yetkisizlik ile dosyayı Tüketici Mahkemesine göndermiş ise de; bu yorumun yanlış olduğunu, zira dava konusu olay bir trafik kazası ve zarar olayı olup, ihtilaf konusu yolcuların minibüs yolcusu olup olmamaları olmadığını, ihtilaf konusu yolcuların zarar görmesi olduğunu, kaldı ki yolculara zarar veren araç; arkadan çarpan kamyon olduğunu, dolayısıyla ihtilaf konusu olan mevzu cismani zarar olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulü ile usulden ve esas yönünden mahkeme kararının kaldırılmasını ve tüm masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME,<br>DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmalıdır.<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismanı zararın sebebiyle yolcu davacılar tarafından açılan tazminat istemine ilişkindir.<br>Her ne kadar taşıma sözleşmesi TTK'da düzenlenmişse de, 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde \"Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi\" tüketici, 3/ı bendinde ise \"Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem\" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir.<br>HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği düzenlenmiştir.<br>Somut olayda da davanın açıldığı 20/02/2020 tarihi itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, işleten, malik ve sürücü olan davalılara birlikte açılan dava yönünden yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. <br>Davalı ... şirketi yönünden ise davalı ... şirketleri ile davacı arasında bir sigorta sözleşmesi ilişki olmadığından bu davalılar yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan ve sürücü olan davalılara karşı birlikte açıldığı, bu durumda davalar arasında bağlantı olduğu, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı ... şirketleri hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir. <br>O halde mahkemece, yukarıda belirtilen hususlar nazara alınarak, dava konusu uyuşmazlıkta tüm davalılar yönünden tüketici mahkemesinin görevli olduğu, dolayısıyla istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20, 355 ve 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/138 esas, 2023/734 karar sayılı kararına davalı ... vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-a-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından önceden alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına,<br>b-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının üzerinde bırakılmasına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-c maddesi gereğince  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5295080e8e025692","SID":"2c16a865197dfbce"}}