{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/143 <br>KARAR NO: 2024/122<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2023<br>ESAS NO: 2023/964 Esas<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 19/01/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 20/11/2023  tarih ve 2023/964 Esas sayılı ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkil iki gözü de görmeyen engelli bir şahıs olduğunu, bu nedenle okuma yazması olmadığını, imzası olmadığını, resmi evraklarını parmak izi ile yürüttüğünü, buna rağmen müvekkil hakkında  Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibine girişildiğini, takip dayanağı evrak ise senet olduğunu, söz konusu senet 15.04.2018 tanzim 15.08.2018 vade tarihli ve 200.000,00 TL bedelli olduğunu, senedin dikkatle incelendiğinde görüleceği üzere sadece 2 adet imza başka şahıs ve başka kalemle, diğer kalan tüm bilgiler ise bir başka şahıs tarafından bir başka kalemle doldurulduğunu, ilk olarak müvekkil ile davalı alacaklı arasında hiç bir ticari ilişki, alacak - verecek ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin davalı alacaklıya borcu olmadığını,  davalı alacaklı tarafından yapılan kambiyo takibi kesinleştiğini ve müvekkilin hisseli malına haciz konulduğunu, ayrıca icra dosyasında alınan yetki ile Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/867 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, belirtildiği üzere müvekkilin gözlerinin görmediğini, imza atamadığını, parmak izi kullandığını, dolayısıyla takibe konu senette müvekkile ait olduğu iddia edilen senet geçersiz olduğunu, müvekkili bağlaması için parmak izinin alınması gerektiğini, yargılama sırasında resmi kurumlardan toplanacak evraklarda da müvekkilin sürekli parmak izi kullandığı görüleceğini, müvekkil bilerek ve isteyerek imza atmadığını, gözleri görmeyen engelli birey olarak imza atamadığını, senet ile borçlanması da hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalı alacaklı tarafça ya başkasına imza attırıldığını veya müvekkilin engelli halinden faydalanılarak, şurayı karala diye hile ile imza alındığını, ancak olayın nasıl olduğu müvekkil tarafından bilinmediğini, durumun yargılama sırasında anlaşılacağını, kesin olan şey müvekkilin imza kullanmadığı, parmak izi kullandığını, hal böyle olunca müvekkilin iradesinin sakatlandığı ortada olduğunu, hal böyle olunca müvekkilin davalı alacaklıya borcu bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin borçlu olmadığı bilinmesine rağmen müvekkil borçlu gösterilerek hakkında takip yapıldığını, haciz işlemi uygulandığını ve izaleyi şuyu davası açıldığını, bu nedenle söz konusu takibin açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkil engelli olduğundan düzenli geliri bulunmadığını, yargılama masraflarını karşılayacak ekonomik gücü olmadığını, ancak haksız icara tehdidi ve satış tehdidi altında olduğunu, bu nedenlerle, müvekkilin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında tamamen borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyetli davalı alacaklının tazminata mahkumiyetini sağlamak için adli yardım ve tedbir talepli olarak mahkemenize başvurma gereği hasıl olduğunu,  davacı müvekkil engelli olup, ekonomik geliri olmadığından adli yardım talebinin kabulüne,  Adli yardım durumu da dikkate alınarak teminatsız olarak, Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyasında müvekkil yönünden takibin durdurulmasına olmadığı takdirde satış bedelinin alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama sonunda, müvekkilin Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyasındaki senet nedeiyle takip asıl ve ferilerini de kapsayacak şekilde davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"Somut talep nedeniyle ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı, dava dosyası içerisinde bu konuda bir delil olmadığı, davacının gözle ilgili ameliyat tarihinin bononun keşide tarihinden sonra oluşu ve dava dilekçesinde başka bir delil olmadığından, konunun yargılamayı gerektirdiği dikkate alındığında davacı vekilinin müvekkil yönünden takibin durdurulması ve satış bedelinin alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir konulması talebinin dosya kapsamına göre bu aşamada reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. KARAR : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1)Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Bu ara karara karşı davacı  vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkil aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibine girişildiğini ve takip kesinleşmiş ise de, müvekkilin takip alacaklısına böyle bir borcu bulunmaması sebebiyle Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/964 E sayılı dosyasında Menfi Tespit ( Kambiyo senetlerinden Kaynaklanan ) davası açıldığını, davada mağdur olan müvekkil iki gözü de görmeyen engelli bir şahıs olduğunu, bu nedenle okuma yazması olmadığını, imzası da olmadığını, resmi evraklarını parmak izi ile yürüttüğünü, buna rağmen müvekkil hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ...  Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine özgü ilamsız icra takibine girişildiğini, takip dayanağı evrak ise senet olduğunu, söz konusu senet 15.04.2018 tanzim 15.08.2018 vade tarihli ve 200.000,00 TL bedelli olduğunu, senet dikkatle incelendiğinde görüleceği üzere sadece 2 adet imza başka şahıs ve başka kalemle, diğer kalan tüm bilgiler ise bir başka şahıs tarafından bir başka kalemle doldurulduğunu,  müvekkil ile davalı alacaklı arasında hiç bir ticari ilişki, alacak - verecek ilişkisi bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilin davalı alacaklıya borcu olmadığını, ancak davalı alacaklı tarafından yapılan kambiyo takibi kesinleşmiş ve müvekkilin hisseli malına haciz konulduğunu, ayrıca icra dosyasında alınan yetki ile Kayseri 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/867 Esas sayılı dosyası üzerinden ortaklığın giderilmesi davası açılmış olup, dosyanın halen derdest olduğunu, ikinci olarak, yukarıda da belirtildiği üzere müvekkilin gözleri görmediğini, atamadığını, parmak izi kullandığını, dolayısıyla takibe konu senette müvekkile ait olduğu iddia edilen senedin geçersiz olduğunu, müvekkili bağlaması için parmak izinin alınması gerektiğini, yargılama sırasında resmi kurumlardan toplanacak evraklarda da müvekkilin sürekli parmak izi kullandığı görüleceğini, müvekkilin bilerek ve isteyerek imza atmadığını, gözleri görmeyen engelli birey olarak imza atamadığını, senet ile borçlanması da hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalı alacaklı tarafça ya başkasına imza attırılmış veya müvekkilin engelli halinden faydalanılarak, şurayı karala diye hile ile imza alındığını, ancak olayın nasıl olduğu müvekkil tarafından bilinmediğini ,durum yargılama sırasında anlaşılacağını, müvekkilin Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında tamamen borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyetli davalı alacaklının tazminata mahkumiyetini sağlamak için  Yerel Mahkeme tarafından verilen İhtiyati Tedbir'in  reddine dair kararın istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.Derdest dava, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası yönünden borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.Davacı, dava dilekçesi ile dava konusu icra takibinin ihtiyati tedbiren durdurulmasını, olmadığı takdirde satış bedelinin alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.Mahkeme, 20/11/2023 tarihli gerekçeli ara kararı ile HMK 389. Vd maddesi gereğince aranan yaklaşık ispata yeterli koşulları bulmadığından bahisle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiş , davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.HMK 389. Maddesine göre \"(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır\" altına alınmıştır.İİK 72.maddesine göre \"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. (1) Bu fıkrada yer alan “kararı temyiz eden” ibaresi, 2/3/2005 tarihli ve 5311 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle “karara karşı istinaf yoluna başvuran” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir. (2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 14 üncü maddesiyle, bu fıkrada yer alan “yüzde kırkından” ibaresi “yüzde yirmisinden” şeklinde değiştirilmiştir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.\" şeklinde hüküm altına alınmıştır.İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece  verilmiş ve istinaf edilmiş olan gerekçeli ara kararda yazılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Derdest davanın, bonoya dayalı başlatılmış icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olması, İİK 72/3 maddesine göre , icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyecek olması , icra dosyasındaki satış parasının yani icra veznesindeki paranın alacaklıya tedbiren verilmemesine yönelik tedbir talebi yönünden de gerek HMK 389  vd gerekse İİK 72. maddesi gereğince aranan gerekli ve ayrıca yaklaşık ispata dair yeterli koşulların , bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmaması nedeniyle söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de  , istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu  ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda yazılı açıklamalar , yasal sebep ve gerekçeler de birlikte gözetildiğinde, istinaf edilen ara kararda usul , yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik  ve aykırılığın bulunmadığı, ara kararının hukuka uygun olduğu bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 20/11/2023 tarih ve 2023/964 E sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Alınması gerekli olan  427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 157,75  TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dağerlendirilmesine, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile  HMK 362/1-f ile 391/3  bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.17/01/2024<br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4a4f8a9430122e64","SID":"a07f1944c4773920"}}