{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/768 <br>KARAR NO\t: 2024/33<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>\t\t\t\t<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.01.2021<br>NUMARASI\t: 2019/1018 E.  2021/64 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikli Sözleşmeden Kaynaklanan<br>\t\tÖdenen Bedelin İadesi ve Cezai Şart İstemli)<br>KARAR TARİHİ\t: 10.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 10.01.2024<br><br>\tTaraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.01.2021 gün ve 2019/1018 E. 2021/64 K. sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için  üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, taraflar arasında okul binası devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davalı tarafça devredilecek okul karşılığında bedelin  375.000,00.-TL olarak belirlendiğini, okul içindeki demirbaş, tefrişat malzemeleri, ilkokul ve ortaokul öğrencisi dışında kalan şekli ile okul mülkiyetinin üçüncü şahsa ait olan sözleşme konusu binayı sözleşmenin beşinci maddesine göre 30/06/2019 tarihine kadar boşaltmadığı takdirde devredenin 30/06/2019 tarihine kadar aldığı toplam 350.000,00.-TL’yi  devralana iade edeceğini, bunun yanında 350.000,00.-TL cezai şartı da ödemeyi kabul ettiğinin kararlaştırıldığını, devir sözleşmesinin taliki şarta bağlı bir sözleşme olup T.B.K.’nın 170 ve 173.maddeleri uyarınca devrolunan okulun belirlenen tarihte kullanmaya salih bir şekilde devredilip devredilmediğinin irdelenmesi gerektiğini, somut olayda uyuşmazlığın taliki şartının gerçekleşmediğini ve 30/06/2019 tarihinde devir konusunun devir alan davacıya devredilmediğini, bununla ilgili düzenlenen tutanakta mülk sahibinin de imzasının bulunduğunu, davacının kendi imkanlarıyla okulu eğitim dönemine yetiştirmeye çalıştığını ve 18/02/2019 tarihinde mülk sahibi ile kira sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmede davalı ...'ün sözleşmenin 19. maddesinde eski kiracı sıfatıyla 30/06/2019 tarihinde okul binasını bu tarihte kullanmaya salih bir şekilde boşaltacağını aksine bir davranışta devralanın uğrayacağı her türlü zararı karşılayacağını kabul ve taahhüt ettiğini, belirtilen tarihte binanın devredilmemesi nedeniyle 16/07/2019 tarihli ihtarnamenin keşide edilerek sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa bildirildiğini, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmediğini, TBK.nun 77. maddesi gereğince davalıların sebepsiz olarak edindikleri 350.000,00-TL'yi iade etmelerinin zorunlu hale geldiğini, davacı tarafça ödenen 350.000,00-TL'nin davalı ...'ün şahsi hesabına havale edildiğini, bu nedenle ...'ün şahsi olarak sorumlu olduğunu, TBK’nun 179.maddesi gereğince belirlenen sürede devri yapmayan davalıların sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı ödemeleri gerektiğini, TBK'nun 180. maddesi uyarınca cezai şartın istenebilmesi için davacının zararının oluşmasının zorunlu olmadığını, iadesi gereken ödeme ile cezai şartın tahsili için yaptıkları icra takibine davalıların itiraz edip takibi durdurduklarını bildirmiş davalıların itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar vekili süresinden sonra ibraz ettiği dilekçesinde, davaya bakmaya yetkili mahkemenin davalıların ikametgahı nedeniyle Manisa Mahkemeleri olup itirazın vekil tarafından yapılmış olması nedeniyle dava dilekçesi ve eklerinin vekil yerine davalı asillere yapılması nedeniyle tebligatların usulsüz olarak yapıldığını, bu nedenle davada taraf teşkilinin sağlandığı sonucuna varılamayacağını, davacının müvekkili davalılara keşide ettiği ihtarnamelere karşı cevabi ihtarnamelerin gönderildiğini, okulun 30/06/2019 tarihinde boşaltıldığını, 02/07/2019 tarihinde gerekli işlemlerin başlatıldığının açıkça belirtildiğini, ayrıca davacı tarafın taşınmazın tahliye ve teslim edildiğine dair 30/06/2019 tarihli mailin gönderildiğini, tutanakta davalı şirkete ait imza ve kaşe bulunmadığını, davacı tarafın 02/07/2019 tarihinde okulu teslim alıp MEB, belediye ve benzeri yerlere başvurarak yasal bürokratik işlemleri başlattığını, mülk sahibinin de davacı ile 01/09/2019 tarihinde kira sözleşmesi yaptıklarını, ayrıca davacı tarafın taşınmazın boşaltılmadığına dair yasal bir tespitinin de bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça davalı şirket ile birlikte davalı şirketin yetkilisi ... hakkında dava dilekçesinde hasım gösterilerek dava açılmış ise de; davalı şirketin davalı ...'ten ayrı ticaret şirketi olması nedeniyle tüzel kişiliğinin olup davaya dayanak sözleşmenin davacı ve davalı şirketler arasında düzenlendiği, davalı ...'ün sözleşmenin tarafı, kefili olarak veya başka sıfatla sözleşmede imzasının bulunmadığı, sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak şirket adına imzaladığı, davacı tarafça yapılan davaya konu ödemelerin davalı ...'ün şahsi hesabına gönderilmiş olmasının adı geçen gerçek kişi davalıya bu dava için davalı sıfatı yüklemeyeceği, yine dava dilekçesine ekli adi yazılı belgelerde ve kira sözleşmesinde kefil sıfatıyla imzasının bulunmasının davanın konusu ve sonuç talebe göre davalı ...'ün davalı sıfatıyla davada yer almasını gerektirmediği, davalı ...'e dava konusu alacaklar yönünden husumet düşmediği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davacı ve davalı şirketler arasında akdedilen sözleşmede dava dışı şirkete ait okul binasının sözleşmede belirtilen demirbaş ve malzemeleri ile birlikte davalı şirket tarafından davacı şirkete devrinin kararlaştırıldığı, devir karşılığında devir bedelinin 375.000,00-TL olarak belirlendiği, davacı şirket tarafından 24/01/2019 tarihi ile başlayan 14/06/2019 tarihine kadar devam eden tarihlerde sekiz ayrı havale ile toplam 357.000,00-TL'nin davalı ... hesabına ödendiği, sözleşmenin 5.2 maddesinde devir edenin haziran 2019 ayı içinde davacı tarafa bırakılacak malzemeler dışındaki demirbaş ve tefrişatlarını yeni binasına taşımakla mükellef olduğunun, 30/06/2019'a kadar binayı boşaltacağının, aksi takdirde devir alandan aldığı devir bedeli ile 350.000,00-TL cezai şartı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğinin, davacı tarafın ancak mücbir sebepler ve mülk sahibi ile yeni kira sözleşmesi yapamaması halinde sözleşmeyi feshedebileceğinin, bunun dışında feshedemeyeceğinin, feshetmesi halinde yaptığı ödemeden vazgeçeceğinin kararlaştırıldığı, dava dilekçesine ekli olarak sunulan adi yazılı 02/07/2019 tarihli belge örneklerinde davalı şirket tarafından binanın boşaltılmadığına dair hiçbir ibareye yer verilmeyip yalnız binaya ilişkin eksiklerin belirlenip bu eksiklerin devreden davalı şirket tarafından giderilmesinin veya maddi karşılığının devralan davacı şirkete ödenmesinin, bu konuda anlaşmaya varılmasının kararlaştırılmasının yanında davacının eksiklerin giderilmesi ile ilgili gecikmeden bir zararının kaynaklanması halinde bu  zararın davalı şirket tarafından tazmin edileceğinin imza altına alındığı dikkate alındığında; adi yazılı belgelerde veya başkaca bir belge ya da resmi bir tespit tutanağı ile okulun sözleşmede belirtilen tarihte boşaltılmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı ve tarafların bu yönde bir iradelerinin bulunmadığı gibi  adi yazılı belgelerde davacı tarafın okulun boşaltılmaması nedeniyle yasal haklarını saklı tuttuğuna dair bir açıklamaya da yer verilmediği, bina ile ilgili eksikliklerin davacı veya davalı şirket tarafından giderilmesi ve bedellerinin davalı şirket tarafından davacı şirkete ödenmek ve davacı şirketin bu işlerinin yapılması nedeniyle ruhsat almasında gecikmesinden kaynaklanan zararlarının davalı şirket tarafından ödeneceği konusunda anlaştıkları göz önünde tutulduğunda davacı şirketin okulun boşaltılmadığına dair bir tespiti talep etmediği gibi sözleşmenin devamı iradesini de açıkça ortaya koyduğu, bizzat davacı tarafın dayandığı 02/07/2019 tarihli adi yazılı belgelerle okulun boşaltılıp yalnız birtakım eksikliklerin saptandığının imza altına alınmasına ilişkin belgeler ve davacı tarafın sözleşmenin devamı yönündeki iradesi karşısında duruşmada dinlenen davacı tanıklarının binanın geç teslim edildiğine dair beyanlarına değer verilmesinin mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın 30/06/2019 tarihinde devredilen okul binasının davalı tarafça boşaltılmadığına dair iddiasını kanıtlayamadığı gibi davacı tarafın sözleşmeyi feshettiğini bildirmesine rağmen sözleşmeyi ayakta tutarak devam iradesine uygun olarak 02/07/2019 tarihli tutanaktan önce 18/02/2019 tarihinde bina maliki dava dışı şirket ile 01/09/2019 başlangıç tarihli ve on yıl süreli kira sözleşmesini akdettiği, bunun yanında Milli Eğitim Bakanlığı'na  30/08/2019 tarihinde başvurarak eğitim ve öğretim faaliyetine başladığı, bir süre faaliyetine devam ettikten sonra yaklaşık bir yıl sonra 28/08/2020 tarihinde okulu kapatmak üzere başvuruda bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde 16/07/2019 tarihli ihtarnameler ile okulun 30/06/2019 tarihinde teslim edilmemesi nedenine dayalı olarak feshetmesinin 02/07/2019 tarih tutanaklar ile bu tarihten sonra yaşanan sürece göre haklı olmadığı gibi sözleşmenin 5.2 maddesine de uygun bulunmadığı, sözleşmenin 5.2 maddesinde dava ve takip konusu edilen ödeme ve cezai şartın talep edilmesi hakkını doğuracak sözleşmeye ilişkin yasal koşulların gerçekleşmediği, sözleşmede binanın eksiksiz anahtar teslimi olarak bu tarihte davalı şirket tarafından davacı şirkete teslim edileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, okulun belirlenen tarihte boşaltılmadığına dair taraflarca imzalanmış bir tutanak veya hiçbir resmi tutanak sunulmadığı gibi devredilen binaya ilişkin eksiklerin giderilmesi konusunda tarafların anlaşıp bundan doğacak zararların da davalı şirket tarafından davacı şirkete ödeneceğinin kararlaştırılması karşısında davacı şirketin sözleşmenin 5.2 maddesine dayanarak belirlenen tarihte okulun boşaltılmadığına ilişkin iddiasını kanıtlayamamakla birlikte bu iddiaya ilişkin haklılığının da bulunmadığı birlikte gözetildiğinde kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, yerel mahkemenin husumet değerlendirmesinde yanılgıya düştüğünü, ... hakkında açılan davada pasif husumet kararında çelişkili bir gerekçeye dayandırılmasının doğru olmadığını, davalı ...'ün davacının sözleşmeye dayalı bir parayı bankadan tahsil etmesinin sözleşmeye katılma biçiminde TBK 206.maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle verilen husumetten red kararının yerinde olmadığını, diğer davalı yönünden cezai şartın tahsiline yönelik istemin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2.maddesi gereği olduğunu, TBK'nun 179.maddesinin uygulanması gerektiğini, Milli Eğitim Bakanlığı'nın özel  okullara ilişkin yönetmeliklerinde bu okulların eğitime hazır olmasının süreye bağlı olması nedeniyle sözleşmede 30.06.2019 tarihinin kararlaştırıldığını, 02.07.2019 tarihli tutanağın mevcut olduğunu, ...'e 357.000,00 TL'nin ödendiğinin sabit olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı olarak 30.06.2019 tarihinde binayı boşaltmayarak ve davacıya teslim etmeyerek sözleşmeyi ihlal ettiği hususunun davalının kendi genel kurulunun 11.07.2019 tarihli ve 3 sayılı kararı ile 23.07.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ilanı ve Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yazısı ile 02.07.2019 tarihli tutanak ve tanık beyanlarıyla sabit olduğunu, davalı şirketin okulu boşaltarak gittiği adresteki açılış tarihinin de 30.08.2019 tarihi olmakla taşınmazı sözleşmeden sonraki tarihte teslim ettiğinin sabit olduğunu, Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gelen yazıdan davalı şirketin işlettiği ...  için verilen bilginin Mahkemece yanlış değerlendirildiğini, okulun teslimine ilişkin maddi vakıa yönünden dinlenilen tanık beyanlarının mahkemece nazara alınmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davacı ve davalı şirket arasında düzenlenen okul binası devir sözleşmesi gereğince sözleşmede belirlenen tarihte devri kararlaştırılan okul binasının davalı tarafça boşaltılarak teslim edilmemesine dayalı sözleşmenin 5.2 maddesi hükmü uyarınca davacı tarafça sözleşmenin feshedilmesine bağlı olarak davacı tarafça davalı şirkete ödenen bedel ile birlikte sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsili için yapılan icra takibinde davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket hakkında açılan davanın kanıtlanamaması nedeni ile reddine karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya dayanak teşkil eden İzmir 20. İcra Müdürlüğü'nün 2019/12213 Esas sayılı dosyasında, davacı tarafça davaya konu sözleşme gereğince davalı tarafa ödediği 347.000,00-TL ile 350.000,00-TL cezai şarttan oluşan toplam 715.700,00-TL alacağın tahsili için davalılar hakkında ilamsız icra yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalıların vekili tarafından borca ve ferilerine ilişkin itiraz dilekçesi sunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.<br>\tDosyaya sunulan devir eden ... Şirketi (...) ile devir alan .... Şti. (...) arasında akdedilen Okul Binası Devir Sözleşmesi'nin 5.2 maddesinde; sözleşmenin mücbir sebepler ve 15/02/2019 'a kadar devir alan ile mülk sahibi arasında yeni kira sözleşmesinin imzalanamaması dışında fesih edilemeyeceği, bunun dışında herhangi bir nedenle devir alanın 15/02/2019 'dan sonra sözleşmenin imzalanmasının ardından sözleşmeyi feshettiği takdirde 30/06/2019 'a kadar devir edene ödediği ve kıymetli evrakın karşılığı olan 350.000,00-TL'den vazgeçeceğini, devir edenin de bu şartlar dışında herhangi bir sebeple sözleşmeyi feshederse ayrıca 30/06/2019 'a kadar mevcut binayı boşaltmazsa 30/06/2019'a kadar devir alandan aldığı 350.000,00-TL 'lik nakit ve kıymetli evrakın veya bunların karşılığı olan meblağı iade etmeyi ve 350.000,00-TL tazminatı da cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği taraflarca imza altına alındığı, sözleşmeye dayalı olarak davacı tarafça davalılara 347.000,00 TL tutarında ödemede bulunulduğu, sözleşe koşullarında belirtilen 30.06.2019 tarihine kadar okul binası olarak kullanılan taşınmazın süresi içerisinde boşaltılmadığına yönelik olarak davalılardan ödenen bedelin iadesi ve sözleşmenin 5.2 maddesinde kararlaştırılan cezai şart bedeli yönünden davacı yanca takibe girişildiği, her ne kadar İDM tarafından davacının davalı şirket yönünden iddiasını kanıtlayamadığı ve davalı ... yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığına ilişkin red kararı verilmiş ise de davacı şirket tarafından sunulan delil listesinde taraflara ait ticari sicil kayıtları ve ticari defterlerine de dayanılmış olmakla birlikte sözleşmeye taraf şirketler yönünden ticari defter ve kayıtların incelenmeksizin karar verilmesi yerinde değildir.<br>\tBu açıklamalar ışığında mahkemece yapılacak iş, taraf delillerinin eksiksiz olarak dosyaya kazandırılmasından sonra, taraf şirketlere ait ticari defter ve kayıtlar da incelenmek suretiyle yanlar arasındaki Okul Binası Devir Sözleşmesi ve ekindeki belgeler de irdelenmek suretiyle SMMM ve şirketler mevzuatında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile gerekirse bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi de verilerek hükme esas almaya elverişli, taraf iddia ve savunmalarını, denetime açık bilirkişi raporu alınması gerekmektedir. Bu nedenle davacı tarafın istinaf istemleri yerindedir.<br>\tBu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE,<br>\t2-İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.01.2021 gün ve 2019/1018 E. 2021/64 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t5-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10.01.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2aeb96b04c3f1d6","SID":"38ac843715b933a5"}}