{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2199 <br>KARAR NO: 2023/1253<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2020<br>NUMARASI: 2019/640 Esas -  2020/590 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin davalıya sattığı mallara ilişkin fatura örneklerini dava dilekçesi ekinde sunduğunu, davalı şirketin müvekkilinden satın aldığı malların bedellerini ödemediğini, davalının müvekkilinin tüm taleplerine rağmen borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının icra takibine haksız ve mesnetsiz itirazı sebebi ile işbu davanın açıldığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında düzenlenen ve dilekçe ekinde sunulan 05/09/2018 tarihli hesap mutabakatı bulunduğunu, bu formda tarafların son işlem tarihinin 10/04/2018 olduğunu ve müvekkilinin davalıdan 60.309,04 TL alacağının bulunduğu hususlarında mutabık kalındığını, ayrıca müvekkilinin ve davalının ticari defter ve kayıtlarında ilgili dönemlere ait BA - BS formlarının incelenmesi halinde davalının müvekkiline olan borcunu ödemediğinin belirleneceğini belirterek itirazın iptalini icra inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davalı şirketin davacıya, icra takibine konu edilen faturalardan veya başka bir sebepten kaynaklanan herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle icra takibine konu edilen faturaları, içeriklerini ve borcu ile tüm ferilerini kabul etmediğini, itiraz ettiğini, taraflar arasında imzalandığı iddia idelen 05/09/2018 tarihli hesap mutabakatındaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle bahse konu belgenin müvekkili açısından hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını, davacının müvekkili davacının müvekkili şirkete kestiği faturalara konu hizmetlerin, davacı tarafından gerektiği gibi yerine getirilmediğini, ayrıca bahsi geçen faturaların bir çoğunun kaşesiz ve imzasız halde olduğunu, bir kısımının ise sadece paraflanmış halde olduğunu, malların teslim edilip edilmediği veya kim tarafından teslim alındığının belli olmadığını, davacı tarafından alacaklılık iddiası ile takibe ve işbu davaya konu edilen tüm hususların delil yaratma çabası ile yapıldığını belirterek davanın reddini kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Dosyanın yapılan incelemesi ve değerlendirilmesi sonucunda; davacı vekilinin dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının davalıya mal sattığını, buna ilişkin  2017 ve 2018 tarihli faturalar düzenlendiğini, davalının satın aldığı malların bedelini ödemediğini, bu nedenle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlattıklarını, taraflar arasında cari hesap ilişkisi kapsamında düzenlenen  hesap mutabakatı bulunduğunu, davacının ve davalının ticari defterleri ile  BA-BS formlarının incelenmesi ile davalının borcunu ödemediğinin belirleneceğini takibe yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde; müvekkili davalının  davacıya borcu olmadığını, taraflar arasında imzalandığı iddia edilen 5.9.2018 tarihli hesap mutabakatındaki imzanın  davalı şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle bu belgenin davalı şirket açısından bağlayıcılığının bulunmadığını, davacı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında üzerine düşen  edimleri gerektiği gibi yerine getirmediğini, hizmet verdiğini iddia eden tarafın bu hususu ispatla mükellef olduğunu, davanın reddini kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, tarafların BA ve BS formların, icra dosyasının dosyaya celp edildiği, mali müşavir bilirkişiden rapor alındığı, raporun hükme ve denetime elverişli olduğu,  davacının  ve davalının 2017- 2018 yılı ticari defterlerinin incelendiği, her iki tarafın ticari defterlerinin lehlerine delil niteliklerinin bulunduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde  borç ve alacak miktarlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalının davacıya 60.309,04 TL borcunun bulunduğu, davacı ve davalının icra dosyasına konu faturaları  2017-2018 yılı ticari defterlerine kaydettikleri gibi BA- BS bildirimlerini de vergi  dairesine yaptıkları, faturadan kaynaklanan cari hesap alacağında davacının faturalarda belirtilen malları davalıya teslim ettiğini ispatlaması halinde alacak talebinde bulunabileceği, davacı tarafça sunulan faturalara davalı tarafça yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği, cari hesabın dayanağını oluşturan faturaların ticari defterlere işlenerek, BA –BS formları ile vergi dairesine bildirmesi ile davacı tarafın teslim iddiasını ispatladığının kabul edildiği, bu nedenle davalının aksi yönde savunmasına itibar edilmediği, işlemiş faize ilişkin olarak davacı vekilinin 21.10.2020 tarihli celsede faiz istemine ilişkin talebinden feragat ettiği, icra inkar tazminatı yasal şartlarının oluştuğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında üzerine düşen edimleri gerektiği gibi ifa etmeyen davacı tarafından fatura düzenlenmesi ve bu faturaların ticari defterlere işlenmesinin, fatura konusu malın/hizmetin teslim edildiği/gerektiği gibi yerine getirildiği ve davacının alacaklı olduğu anlamına gelemeyeceğini, dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesinin salt tarafların ticari defterleri üzerinde yapıldığını, söz konusu kayıtların incelenmesi ile faturalara konu hizmetin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği hususunun incelenmediğini ve ispatlanmadığını, bu nedenle öncelikle dosya kapsamından alınan bilirkişi raporu, devamında ise verilen mahkeme kararı ile davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğu yönünde yapılan tespitin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte süresi içinde faturaya itiraz edilmemiş olsa dahi uyuşmazlığın söz konusu olduğu takdirde sözleşmenin varlığını, malın teslim edildiğini, hizmetin gereği gibi verildiğinin ispat yükünün TMK madde 6 ve HMK madde 190 hükümleri uyarınca bu hususları iddia eden faturayı düzenleyip gönderen taraf yani davacı taraf üzerinde olduğunu, bu yönde yaptıkları itiraz ve konuya ilişkin sundukları güncel tarihli Yargıtay kararlarının davanın esasına ilişkin verilen karar sırasında mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu olay itibariyle faturalara konu hizmetin davacı tarafından eksik yerine getirildiğini, satılan ham maddenin müvekkili şirketin ürünlerinin hatalı üretilmesine ve bu nedenle ürünlerin zarar görmesine, buna bağlı olarak ürün kalitesinin de düşmesine neden olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin faturalara konu mallar itibariyle beklediği faydayı göremediğini, hatta fazladan zarara uğradığını, bu nedenle davacının üstlendiği edimi yerine getirmediği ortada olduğundan, söz konusu eksik hizmetten kaynaklı alacak hakkının da oluşmadığının açık olduğunu, davanın tümden reddinin gerektiğini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken işbu taleplerinin mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dosyasına sundukları muhtelif tarihli dilekçeleri ile işbu istinaf dilekçesi kapsamında yaptıkları açıklamalar doğrultusunda davacının davasını ispat edemediğini ve davaya konu icra takibini başlatmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davanın tümden reddi gerektiği dikkate alınarak davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerekirken işbu taleplerinin mahkemece reddedilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilinin üzerine düşen edimleri gerektiği gibi yerine getirmediğine yönelik iddialarının hayal mahsulü olduğunu, davalı tarafın dosyaya bu iddiasını doğrulayacak herhangi bir delil sunamadığını, soyut iddialara itibar edilmesinin mümkün olamayacağını, davalı tarafın müvekkiline dava ve takip konusu yapılan faturalarda belirtilen malların eksik, hatalı veya ayıplı olduğuna dair herhangi bir ihtarname göndermediğini, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmenin kendi yüklediği yükümlülükleri yerine getirmemiş olsaydı davalı şirketin bu hususta ihtarname göndereceğini, TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz süresinin 8 gün olduğunu, bu süre içinde itiraz edilemeyen faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, müvekkiline ait faturaları BA bildirimleri ile vergi dairesine bildirerek ve ticari defterlerine kaydederek fatura konusu malları aldığını kabul eden davalının artık sadece fatura bedellerini ödediğini ispat ederek borçtan kurtulabileceğini, BA bildirimleri ile fatura konusu malları aldığını kabul eden davalının malları almadığı şeklindeki savunmasının dinlenme imkanı bulunmadığını, açıklanan husususun yerleşik Yargıtay kararlarında da ifade edildiğini, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan  açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının dava konusu açık hesaptan kaynaklı takip miktarı kadar alacağı bulunup bulunmadığı  noktasındadır.Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"10/02/2018 tarihli 60.309,04 TL tutarında cari hesap alacağı\" açıklamasıyla ve takip talebine cari hesap ekstresi eklenerek 60.309,04 TL asıl alacak, 10.432,23 TL işlemiş faiz olamak üzere toplam 70.746,27 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süreside itirazın iptaline ilişkin işbu davanın açıldığı görülmektedir.  Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih,  2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı).  Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğine haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta; tarafların ticari defterlerinin birbirine mutabık olduğu, her iki tarafın ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıya takip tarihi itibarıyla 60.309,04 TL borcunun bulunduğu, her iki tarafın açık hesaba işlenen faturaları BA ve BS formları ile vergi dairesine bildirdikleri anlaşılmakla faturaya konu malların davalı tarafa teslim edildiğinin kabulü  gerekmektedir. Davalı tarafça da ödeme itirazında bulunmadığı anlaşılmakla takip tarihi itibarıyla davacının takipte talep edilen asıl alacak miktarı kadar alacağı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağından feragat etmesi nedeniyle reddine karar verildiği, bu kısım yönünden; davacı tarafın takibinde ve itirazın iptali davası açmasında kötü niyeti ispat edilmediğinden davalı yararına kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 4.119,71 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 975,52 TL nispi ve 54,40 maktu olmak üzere toplam 1.030,12‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 3.089,59 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c84d61dd99c7bae","SID":"ec1686b0f9166115"}}