{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2031 <br>KARAR NO: 2023/1363<br>KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2018/720 Esas -  2020/282 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, vekiledeni şirkete muhtelif zamanlarda gönderici olarak taşıttırdığı kargo veya ücret alıcı olarak kabul ettiği kargo bedellerinden oluşan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ...  İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takibe girişildiğini ,davalının iş bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyanla, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dosyasında da yetkiye itirazları olduğunu, öncelikle davanın yetki yönünden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, talep edilen avans faizinin haksız bir faiz olduğunu, faiz oranına itiraz ettiklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" davacı tarafından faturadan kaynaklı 5.457,76-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça borca itiraz edildiği, davacı tarafından mahkememizde iş bu itirazın iptali davası açıldığı ve mahkememiz tarafından yapılan yargıla sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli 15.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu ve takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.300.12-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı yanın ticari defter ve belgelerini sunmadığı, TTK 83, HMK 220 ve 222. maddeleri uyarınca davacı tarafın kayıtlarının esas alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki itirazının 1.300,12 TL üzerinden iptali ile takibin 1.300,12 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %9.75 oranında avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazla talebin reddine, alacağın likid olması nedeniyle davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davaya konu kargo gönderilerinin teslim edilmediğine yönelik cevap dilekçesi, icra takibine itiraz dilekçesi ya da beyanlarında hiçbir iddiası ve talebi olmadığı halde talebi de aşar şekilde bilirkişi gönderilerin teslim edilip edilmediği ciheti araştırmasına girişmiş, alacağının eksik hesaplanmış olup, oysa alacağın sebebinin faturalar olduğunu, bu faturalar davaya konu icra müdürlüğü dosyası içeriğinden de görüleceği üzere karşı tarafa imzalarını havi ve kaşeli olarak teslim edildiğini, karşı tarafın süresi içinde itiraz etmediğini ve faturaya dayalı alacağının davacı şirket defterlerinde işli olduğunu, yani alacağa dair faturaların karşı tarafa usulü dairesinde teslim edilmiş olup karşı tarafın itiraz etmediğini, bu yüzden dava sürecinde de kargoların teslim edilmediği hususuna girilemeyeceğini, kaldı ki davalının kargoların teslim edilmediği yönünde beyanı olmadığını, bilirkişi iddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi yasağını aşacak şekilde kargoların teslimi hususları ile sonuca gitmeye çalışmış alacağın eksik hesaplamış olup ve ne yazık ki mahkeme de iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı bu durumu irdelemeden karar verdiğini, dolayısı ile ekte yeniden sunulan fatura teslim tutanakları ile faturaların karşı yana tebliği bu kadar sarihken ve yine fatura tebliğinden itibaren yasal süresi içinde itiraz olmamış iken yani faturaların uhdede sayılması davalı ikrarında iken ve yine dava sürecinde kargoların teslim edilmemesi ile ilgili cevap dilekçesinde iddia dahi yok iken, tüm raporun kargo teslimine dayalı bir iddia varmış gibi oluşturulması hukuksuz olup, faturaya dayalı alacağın muhasebesel defterlerde açıkça belli olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava taşıma ücreti alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"ihtarname ekli listedeki fatura alacakları\" sebebine dayalı olarak 5.457,76 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 08/02/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı taraf, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 1.300,12 TL yönünden iptali ile, takibin bu miktar üzerinden devamına karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 341/2. Maddesine göre, miktar ve değeri 2020 yılı için 5.390,00 Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ayrıca anılan maddenin dördüncü fıkrasında da alacağın tamamının dava edildiği durumlarda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü istinaf sınırının altında kalan tarafın istinaf yoluna başvuramayacağı düzenlenmiştir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince, karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesi de sonuca etkili değildir. Mahkemece, istinaf eden davacı aleyhine karar verilen kısım ise 4.157,64 TL'dir. Bu haliyle, davacı tarafça istinafa konu edilen kısım miktar itibariyle kesindir.Her ne kadar İlk derece Mahkemesince davacının aleyhine verilen red kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ise de; miktar itibariyle hüküm tarihinde geçerli olan istinaf sınırını geçmeyen bu karara karşı HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından davacının istinaf dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. Maddesi uyarınca REDDİNE,2-İstinaf yoluna başvuru sırasında alınan istinaf karar harcı ile istinaf başvuru harcının istemi halinde davacıya iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan ön inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere,  oy birliği ile karar verildi. 07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fb7d22d7d97d2798","SID":"0259d4504643080b"}}