{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2030 <br>KARAR NO: 2023/1561<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİH: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2018/901 Esas -  2020/604 Karar<br>DAVA İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirketin yürütmekte olduğu ticari iş gereği, davalının müvekkili şirkete olan 80.000,00 TL borcunun olduğunu, davalı ile defalarca görüşüldüğünü, ödemelerin yapılması gerektiğinin belirtilmesine rağmen hiçbir sonuç alınamadığını, işbu borcu müvekkili şirkete ödenmediğini, bu nedenle Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından takibe, ödeme emrine, borca, faize ve tüm fer'ilerine karşı itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu ileri sürerek, davalıların menkul, gayrimenkul ve 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanını kabulüne, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, borcun ticari avans faiziyle birlikte ödenmesine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil piyasasında faaliyet gösterdiğini, kumaş üretimi gerçekleştirdiğini, müvekkilinin kumaş üretimini yaptığını, davacı tarafça bildirilen adrese üretmiş olduğu kumaşları teslim ederek edimini yerine getirdiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davanın ... isimli şahsa ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine, davacı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Davalı borçlu her ne kadar fatura içeriği ürünlerin ...'a teslim olduğunu ve buna dayanak olarak Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/876 Esas sayılı dosyasını göstermişse de dosyanın Uyap kayıtları incelendiğinde; uyuşmazlığın dosyamız davacısının davalının ... olduğu, manavgat ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki çekten dolayı davalıya  boçlu olmadığının tespitine ilişkin olup eldeki dava ile ilgisi olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre icra takibine konu alacağın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının mal tesliminin dava dışı ...'a yapılması yönünde talimatın olmaması da dikkate alınarak davacının alacağını ispatladığı kanaatine varılmış davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacak likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Davacının işlemiş faiz talebinin ise davalıya gönderilen ihtarname nedeniyle 12/04/2018 tarihinde temerrüde düştüğünden HMK 26 gereği 3.526,02 TL üzerinden talebin kabulüne, ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kendi ticari sorunları nedeniyle uğradığı zararı kötü niyetli bir şekilde davalı şirketten tahsil etmeye çalıştığını, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/876 E. sayılı dosyasında ... şirketinin müvekkili şirket tarafından üretilen kumaşların anlaşma gereğince ...'a teslim edilmesini istediğini ve teslim edildiğini bildiğini yine açıkça ikrar ettiğini, mahkemece ihbar talebinin göz ardı edilerek ihbar edilen şirketin beyanını almadan dosyada yasaya aykırı karar verildiğini, davalı şirketin yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve belirlenen kumaşları teslim ettiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, avans ödemesi karşılığında ürünlerin teslim edilmediği iddiasıyla ödenen paranın istirdatı davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalının avans ödemesine karşılık ürünleri teslim edip etmediği, davacının ürünlerin üçüncü kişiye teslim edilmesi yönünde talimatı bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"önceden ödemesi yapılan malların teslim edilmemesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi\" sebebine dayalı olarak 80.000,00 TL asıl alacağın 3.526,02 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 25/07/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 80.000,00 TL alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, takip tarihi itibariyle davacıya borcu görünmemektedir.Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 2 adet toplam 79.999,92 TL tutarlı faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Davalı yan, davacı ile yapılan sözlü anlaşma çerçevesinde, davacının talep ettiği kumaşların üretilerek yine davacının talebi ile hazır giyim ürünü haline getirilmek üzere dava dışı ... adlı firmaya teslim edildiğini savunmuştur. Bununla ilgili olarak ise Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/876 Esas sayılı dosyasına dayanılmış, mahkemece bu dosya incelenerek  uyuşmazlığın davalının ... olduğu, Manavgat .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki çekten dolayı davalıya  boçlu olmadığının tespitine ilişkin olup eldeki dava ile ilgisi olmadığı tespit edilmiştir. Davacı taraf Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/876 Esas sayılı dosyasına sunduğu 27/12/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, \"yine deliller kısmında belirtilen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası da davalının önerisi sonucu ... diye bir firmaya kumaşın parası ödenmesine rağmen kumaşın teslim edilmemesi nedeniyle görülen bir davadır. Müvekkil şirket aynı şekilde davalının önerisi sonrası ödeme yapmış ancak malları teslim alamamıştır. bu davada davalı şirket zaten kumaşı müvekkil şirkete teslim etmediğini beyan etmektedir. Kumaşların dosyamız davalısına dikimi yapılmak üzere gönderildiğini iddia etmektedir. Davalı buradan da parasını ödemiş olduğumuz kumaşları almış ve dikimi yapıp teslim etmemiştir. Davalı teslim aldığı mallara sanki teslim alamamış gibi dava açıyormuş izlenimi yaratılmaya çalışılmıştır.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.  Davalı yan, davacının bu beyanlarının kumaşların anlaşma gereğince ...'a teslim edilmesini istediği ve teslim edildiğini bildiğinin ikrar edildiğini gösterdiğini ileri sürmüş ise de, anılan beyanda açıkça kumaşların teslim edilmediği beyan edilmekte olup, kumaşların dava dışı ...'a teslim edilmesine yönelik bir talimattan ise bahsedilmemektedir. Dava dışı ... Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/876 Esas sayılı dosyasındaki beyanlarının ise bu dosya yönünden davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre davalı teslimle ilgili iddialarını ispatlayamamış olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı, mahkemenin ihbar talebini göz ardı ederek ihbar edilen şirketin beyanını almadan dosyada yasaya aykırı karar verdiğini ileri sürmektedir.  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 61/1. Maddesine göre, taraflardan biri davayı kaybettiği takdirde, üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. Dava dışı ... adlı firmanın beyanı söz konusu malların teslim edilip edilmediği ve ödemenin ne amaçla gerçekleştirildiği noktasında bilgisi olan söz konusu şirket yargılamanın da seyrini etkileyebilecek değerde bir delil olarak öne sürülmüş ise de, dava ihbar edilmiş olsa dahi üçüncü kişinin beyanı eldeki dava yönünden delil niteliğinde olmadığından davalının anılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.426,41 TL harcın, alınması gerekli olan 5.705,66 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.279,25‬ TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"11082fc54fe5c7e1","SID":"c3baa046e7776c32"}}