{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1927 - 2023/1727<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2021/1927 <br>KARAR NO\t: 2023/1727<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/771 E.  -  2021/87 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Maddi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/02/2021 tarih ve 2017/771 Esas - 2021/87 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:  Davacı vekili,  müvekkilinin  PS oyun konsollarının, oyunlarının alış ve satışı ile iştigal ettiğini, davalı ile 04/04/2017 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığını, 11/05/2017 tarihinde davalının ... şubesine Manisa'da bulunan alıcıların ev ve iş yeri adresine taşınmak  üzere 6 adet kargonun teslim edildiğini, bunlardan birinin 10.570,00 TL fatura karşılığında ... adına, diğer beşinin ise 20.499,96 TL fatura karşılığında ... Ticaret Ltd. Şti.'ye gönderildiğini, ancak davalının ... şubesinde ... adına gönderilen kargoyu ... isimli bir şahsa, ... Ticaret Ltd Şti  adına gönderilen kargonun ise ... isimli sahte bir kişiye teslim edildiğini, bu şekilde müvekkilini zarara uğratan davalının taleplerine rağmen zararlarını tazmin etmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini 31.069,96 TL olarak ıslah etmiştir.<br><br>                     Davalı vekili, davacının dava konusu kargo içeriklerini ispatlaması gerektiğini,  müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının kusursuz sorumluluk hallerinin mevcut olup olmadığının araştırılmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraflar arasında taşıma sözleşmesi olduğu ve davacı tarafından gönderilen 6 adet kargonun davalı tarafından alıcılarına teslim edilmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın, kargonun yanlış kişiye tesliminde kusurun kimde olduğu, davalının yasal sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı, zararın miktarı ve davalının sorumlu olduğu miktar hususlarında olduğu, ceza dosyası kapsamı ile emtianın tam ziyai sübut bulmakla davalının TTK'nun 875 maddesi uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu, her ne kadar davalı kargo içeriğinin belirlenebilir olmadığını savunmuş ise de, itibar edilen son bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının beyanları, emtianın satış sözleşmesinin ifası amacıyla gönderilmesi ve davacının faaliyet alanı da gözetilerek TTK'nun 880/3 maddesi uyarınca davacı tarafça düzenlenen fatura bedellerinin emtianın ziyaı tarihindeki rayiç bedeli olduğunun kabulü gerektiği, Manisa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/667 esas sayılı dosyasından anlaşıldığı üzere, ... adına gönderilen kargonun ... ismini kullanan bir şahsa, şirket adına gönderilen kargonun ise ... isimli sahte bir kişiye teslim edildiği, alınan son bilirkişi raporunda, her ne kadar kargoların ikisinin de aynı kişiye teslim edildiği kabul edilmiş ise de, ceza dosyasında, kargonun iki ayrı kişiye teslim edildiği, ... şirketine gönderilen paketlerin teslim edildiği şahsa ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı, ... şirketi adına gönderilen 20.499,96 TL fatura bedelli kargo yönünden, davalının kimlik kontrolü yapmaması ve hatta mahkemece talep edilmesine rağmen şubede/adreste teslime ilişkin davacı iddiasının aksine belge sunamadığından şubede teslim nedeni ile de kusurlu olduğu ancak kargoyu teslim alan kişinin sahte kaşe ile teslimi sağladığı, davacının anılan gönderiyi aslında başka birisine sattığı, ancak alıcıya güvenmedikleri için tanıdıkları alıcı şirkete ürünleri gönderdiği, davacının kargonun gönderildiği bilgisini ve kargo bilgilerini malları sattığı alıcıya bildirdiği, böylelikle malı telim alan kişinin hazırlık faaliyeti yaparak sahte kaşe hazırladığı ve paketleri teslim aldığı gözetildiğinde davalının ağır kusurunun olmadığı, ancak sorumluluktan kurtulma koşullarının da gerçekleşmediği, bu hali ile davalı  TTK'nun 882 maddesine göre sınır  sorumlu olup, davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarının  50 kg olan kargonun karar tarihinde Merkez Bankası'nın belirlediği SDR bedeli olan 10.1564 TL üzerinden  hesaplanan 507,82 TL olduğu, ... adına gönderilen 10.570,00 TL fatura bedelli kargo yönünden ise, davalı personelinin kimlik kontrolü yapmaması, imzanın dahi davalı personeli tarafından atılması, mahkemece talep edilmesine rağmen  şubede/adreste teslime ilişkin davacı iddiasının aksine belge sunamadığından şubede teslim nedeni ile de ağır kusurlu olduğu, ancak ceza dosyasından anlaşıldığı üzere, davacının kargonun gönderildiği bilgisini ve kargo bilgilerini alıcıya bildirdiği gözetildiğinde davacının da müterafik kusuru bulunduğu  Yargıtay uygulamaları gözetilerek 10.570,00 TL fatura bedelinden %20 indirim yapılarak 7.927,50 TL zararın davalının sorumluluğunda olduğunun kabul edildiği, her ne kadar davalı bilirkişi raporundan sonra ve ıslaha ilişkin zaman aşımı savunmasında bulunmuş ise de, davalı ağır kusurlu kabul edildiğinden, sözleşmeye ilişkin genel zaman aşımına tabii olacağından bu yöndeki savunmanın yerinde olmadığı, davalıya gönderilen Ankara 13. Noterliği'nin 22756 yevmiye numaralı 11/08/2017 tarihli ihtarnameye göre davalının  22/08/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, taraflar tacir olduğundan, avans faiz isteminin de yerinde bulunduğu gerekçesiyle  davanın kısmen kabulü ile 7.927,50 TL’nin ve 507,82 TL’nin temerrüt tarihi olan 22/08/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin dolandırılmamak için elinde geleni yaptığını, emtiaları tanıdığı alıcılara gönderdiğini, müvekkilinin alıcılarının dolandırıcı olduğunu bilmeyeceğini, müvekkilinin dolandıran kişilerin sahte kaşe yaptırmasından dolayı davalının sorumluluktan kurtulmayacağını, dava konusu gönderilerin alıcı adreslerine teslim edilmesi gerekirken şubede teslim edildiğini, bundan müvekkilinin haberdar edilmediğini, ticaret unvanı ve yetkilisi olduğunu ispat edemeyen kişiye teslimat yapıldığını, davalının kendisine teslim edilen kargoları kimlik dahi sormadan başka kişilere teslim ettiğini, açıklanan nedenlerle ağır kusurlu olduğunu, davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağını, mahkemece kararının kendi içinde çelişkili olduğunu, müvekkilinin kargo bilgilerini alıcıyla paylaşmasının doğal olduğunu, alıcının dolandırıcı olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, mahkemece alınan tüm kök ve ek bilirkişi raporlarının da müvekkilinin kusurlu olmadığının açıklandığını  ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>                           Davalı vekili, müvekkilinin alıcı ... olan gönderiyi alıcının talimatı ile Şubede alıcının yetkilendirildiği ...'ye kimlik kontrolü yapıp teslim ettiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, diğer kargo içeriğinin alıcının kaşesini taşıyan ve yetkili bulunan ...'ya teslim edildiğini, teslim sırasında kuruma ait kaşenin basılmasının yeterli bulunduğunu, kurumların kaşelerini korumak zorunda oldukları, açıklanan nedenlerle dava konusu kargo içeriklerinin usulüne uygun teslim edildiğini, diğer yandan davacının dava konusu gönderi içeriklerini taşıma senedi ile ispat etmekte zorunda olduğunu, ancak gönderi içeriklerinin davacı tarafça ispatlanmadığını, müvekkiline dava konusu kargo içeriklerinin bildirilmediğini, alıcısı ... olan gönderi yönünde de müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı bulunduğu ileri sürerek, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyanından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır.<br> Somut olayda, davacının Manisa'daki alıcılarına teslim edilmek üzere iki ayrı kargo içeriğinde yer alan eşyaları davalıya teslim ettiği, davalı taşıyıcının geçerli bir kimlik belgesi kontrolü yapmadan adrese teslim olarak gönderilen alıcısı dava dışı ... Ltd Şti olan kargoyu ... isimli şahsa, alıcısı ... olan gönderinin de ... isimli bir şahsa teslim edildiği dosya kapsamında bulunan bilgi, belge ve ceza dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcı, kargoların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle kusurlu olup, davacının bu nedenle oluşan gerçek zararından sorumludur.  İlk derece mahkemesince de davalının açıklanan nedenlerle kusurlu olduğu kabul edilmekle birlikte alıcısı ... Ltd Şti olan gönderi bakımından, davacının kargo bilgilerini paylaşması böylelikle gönderiyi teslim alan ...'ın alıcı olarak belirtilen şirketin sahte kaşesini hazırlayarak gönderiyi teslim alması nedeniyle davalı taşıyıcının sorululuğunun TTK'nın 882 maddesi uyarınca sınırlı olduğu, diğer gönderi yönünden de yine davacının kargo bilgilerini paylaşması nedeniyle müterafik kusurlu bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir.<br>Ancak, davalı taşıyıcı tarafından düzenlenen teslim belgelerinden alıcısı ... Ltd Şti olan gönderinin alıcı şirketin kaşesi basılarak, ... imzasına şubede teslim edildiği anlaşılmakta olup bu gönderiyi gerçekte teslim alan kişinin ... olduğu aynı olay sebebiyle açılan ceza dava dosyası kapsamı ile sabittir. Bu duruma göre  davalı taşıyıcının adrese teslim olan bahsi geçen gönderiyi geçerli kimlik belgesi kontrolü yapmadan  şubeye gelen ... adlı kişiye teslim ettiği, böylelikle gönderinin zayiine neden olduğu anlaşıldığından, davalı taşıyıcının ağır kusurlu olduğu ve davacının bu nedenle oluşan gerçek zararının tamamından sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar anılan gönderiyi teslim alan ... alıcı şirketin kaşesinin basmak suretiyle gönderiyi teslim almışsa da davalı tarafça geçerli  kimlik kontrolü yapılsaydı, gönderiyi teslim alanın, alıcı olarak imzası bulunan ... olmadığı anlaşılacağından, sahte kaşe ile malın teslim alınmasının, davalı taşıyıcının ağırlı kusurlu olduğu sonucunu değiştiren bir husus olarak kabulü mümkün değildir.<br>Diğer gönderi yönünden de, ilk derece mahkemesinin davacının müterafik kusurlu olduğu yönündeki kabulü yerinde değildir. Zira yine davalı taşıyıcı tarafından düzenlenen teslim belgelerinden  alıcısı ... olan  gönderinin şubede ... isimli şahsa teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davalı taşıyıcının adrese teslim olan bahsi geçen gönderiyi geçerli kimlik belgesi kontrolü yapmadan alıcı dışında başka birine teslim etmesi nedeniyle gönderi içeriğinin zayiine sebebiyet verdiği, kimlik kontrolü yapılsaydı teslim alan kişinin alıcı olmadığının anlaşılabilecek olması karşısında davacının kargo bilgilerini paylaşması nedeniyle müterafik kusur olduğunun kabulü de mümkün değildir. Bu itibarla bu gönderi bakımından da davalının davacının oluşan gerçek zararının tamamından sorumludur. Her ne kadar davalı tarafça bu gönderinin, alıcının yetkilendirdiği ...'ye kimlik kontrolü yapılarak teslim edildiği savunulmuşsa da alıcısı ... Ltd Şti olan gönderi ile ilgi olan ceza davası kapsamında her iki gönderiyi teslim eden davalı Şirket çalışanları beyanından her iki gönderinin de teslimi sırasında kimlik kontrolünün yapılmadığının anlaşılması ve gönderiyi teslim alan ...'nin alıcı tarafından yetkilendirildiği hususunun ispatlanmaması nedeniyle davalı tarafın bu savunmalarına itibar edilmiştir. Nitekim mahkemece alınan bilirkişi raporlarında her iki gönderi yönünden aynı tespitlere yer verilmiştir.<br>Davacı tarafından davalıya teslim edilen dava konusu gönderi içeriklerine ilişkin teslim belgelerinden gönderi içeriğinde ne olduğuna ilişkin bir bilgi bulunmamakla birlikte, davacı tarafın iştigal alanı, dosya kapsamına sunulan faturalar ve ceza dosyası kapsamından alıcısı ... Ltd Şti olan gönderi içeriğinin  20.499,96 TL değerinde 13 adet ... oyun konsolu, alıcısı ... olan gönderi içeriğinin de 10.570,00TL tutarında ... oyun set aksesuarının bulunduğu kanaatine varıldığından, ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, davacının ıslahı da gözetilerek zayi olan emtia bedeli olan toplam 31.069,96 TL maddi tazminat olarak hüküm altına alınmış, ilk derece mahkemesince hükmedilen faiz yönünden tarafların istinaf itirazı bulunmadığından, Dairemizce hüküm altına alınan 31.069,96 TL'ye, ilk derece mahkemesi gibi, 22/08/2017 tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.<br>Her ne kadar davalı tarafça ıslaha karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuşsa da yukarıda açıklandığı üzere davaya konu zarar davalının pervasızca hareketinden kaynaklandığından, bu halde uygulanacak zaman aşımı süresinin TTK.'nın 855/5. maddesi uyarınca 3 yıl olduğundan ve ıslah tarihi itibariyle 3 yıllık zaman aşımı süresi dolmadığından, davalının zaman aşımı itirazı yerinde görülmemiştir.<br><br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurunun ise kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair  aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/02/2021 gün ve 2017/771 Esas - 2021/87 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KABULÜ ile 31.069,96-TL'nin 22/08/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.122,38-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı olarak alınan 531,39-TL harcın mahsubu ile kalan 1.590,99-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.950,00-TL bilirkişi ücreti, 228,10-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan  91,00-TL tebligat ve posta ücreti, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.431,20-TL yargılama giderine, 531,39-TL peşin ve ıslah harcı, 31,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.993,99-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, <br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t10- Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gerekli 2.122,38-TL nispi karar ve ilam harcından istinaf başvurusunda peşin olarak alınan 203,35-TL harcın mahsubu ile kalan 1.919,03-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>                         12-Kaldırma kararının neden ve içeriğine göre davalıdan icranın geri bırakılması için alınan  23.055,00-TL tutarında teminat mektubunun iadesine YER OLMADIĞINA<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/12/2023 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2024 <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac051f909c1cc7ee","SID":"970397b666e4fdde"}}