{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1617 <br>KARAR NO: 2023/1340<br>KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/01/2020<br>NUMARASI: 2016/752 Esas -  2020/56 Karar<br>DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Taraflar arasındaki Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi ve eklerine göre davalı şirketin distribütörü sıfatıyla ticari faaliyete başlandığını, istenen satış seviyesine ulaşılamayınca Şubat 2016'da yapılan görüşmeler doğrultusunda takip eden dönemde ürün iadelerinin gerçekleştirilmesi suretiyle distribütörlük ilişkisinin tasfiye edilmesi kararı alındığını, davacı şirketin sözleşmeyi %3 oranındaki iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle imzaladığını ve çalıştığı sürece bu primleri almadığını, ortak alınan karara istinaden davalı şirket ile görüşülerek iade edilecek ürün listeleri ve iade raporları oluşturulduğunu, peyder pey ürün iadesine başlandığını, iade işlemleri tamamlanmakta iken davalı şirket tarafından keşide edilen ihtarname ile tebliğden itibaren ürün iadesinin kabul edilmeyeceğinin beyan edildiğini, cevabi ihtarnamede sözleşmenin 16. Maddesinde yer alan iade mallar ile ilgili hükümlere ek olarak son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesinin de yapılabileceği hükümlerine istinaden iadenin kabul edilmesi gerektiği belirtildiği halde iade alınmama konusunda ısrar edildiğini, 21.489,26-TL tutarındaki ürünün iade alındığı halde kalanın alınmamasının hukuki değerinin olmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, iade alınmayan ürün bedeli 140.965,79-TL(davalı şirketten satın alma bedeli) nin 29/04/2016 temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı şirketin sattığı ürünleri geri alacağını yazılı veya sözlü olarak hiçbir zaman kabul etmediğini, atıf yapılan çalışma şartları başlıklı ticari satış sözleşmesinde veya distribütörlük ilişkisinde ayıpsız malın iadesi diye bir hak olmadığını, davacı şirketin 23/01/2016 tarihinden beri ürün satın almadığını, hatta 24/03/2015 tarihinden bu yana ürünleri piyasaya sürmeden elinde tuttuğunu, raf ömrünün dolmasını beklemenin açık bir kötü niyet olduğunu öne sürerek davanın yetkisizlikten ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"..her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında bir distribütörlük sözleşmesinin varlığı iddia edilip davacı tarafça bu sözleşmenin imzalı suretleri dosyamıza sunulamamış, imzasız bir sözleşme örneği dosyamıza ibraz edilmiş, bu sözleşme örneğinin imzalı suretleri Mahkememizce de temin edilememiş, davalı vekilince cevap dilekçesinde de böyle bir sözleşmenin olmadığı belirtilip devamında da kullanım tarihi geçen ürünlerin iade alınabileceğinin davalı şirket yazışmalarıyla davacı tarafa bildirildiğinin belirtilmesi karşısında, taraflar arasında yazılı ve imzalı bir distribütörlük sözleşmesinin olduğu, ancak imzalı sözleşme metninin taraflarca dosyaya sunulamadığı veya sunulmadığı, davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere kullanım ömrü geçen ürünlerin iadesinin kabul edileceğine ilişkin beyan, davacı tarafça dosyaya sunulan imzasız yazılı distribütörlük sözleşmesi ve bu sözleşmenin 16. Maddesi ile bu maddeye eklenen bila tarihli, son kullanma tarihi geçen ürünlerin iadesine ilişkin yazılı ancak imzasız ek sözleşme, iadeye ilişkin davacı tarafın Ankara  1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/52 Değişik İş sayılı dosyasında yaptırdığı tespit, bu dosyada kullanım ömrü geçen ürün oranının tespit edilmesi, Mahkememizce alınan 11.06.2019 tarihli bilirkişi raporunun da bu doğrultuda dosya kapsamıyla uyumlu ve denetime elverişli olması, davalı tarafa gönderilen Ankara ... Noterliğinin 26.04.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamede ise açık bir temerrüte düşürme iradesinin olmaması sebebiyle, davalının, dava açılmakla birlikte dava tarihinden itibaren temerrüde düşürüldüğü sonucuna varılmakla faiz başlangıç yönünden davacının talebinin kısmen reddiyle birlikte, bilirkişi raporunda hesaplanan bedel üzerinden davacının davasının kısmen kabulüne ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket satılmamış ürünlerin iade alınacağına ilişkin bir taahhütte bulunmamış olup “tarihi geçen ürünlerin iade alınabileceğinin davalı şirket yazışmalarıyla” bildirildiği şeklinde gerekçeye konu edilen hususun gerçeğe aykırı olup, dosya kapsamında bu minvalde bir yazışma olmadığını, müvekkili şirket nezdinde ikame olunan hiçbir dilekçe ve hiçbir evrakta geri alım taahhüdünün kullanım süresinin dolmuş ürünleri kapsadığı yönünde bir beyanda bulunulmamış olup, bilirkişi heyeti tarafından bu minvalde yapılan tespit ve ilk derece Mahkemesi’nin bu tespiti dikkate alarak hüküm kurmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini,gerekçeli karar uyarınca bilirkişi raporunun sonuç kısmının 4 nolu hükmünde atıf yapılan delil tespitinin itirazları gereği hükme esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının, dava konusu ürünleri piyasaya sürmediğini, tüketim tarihinin geçmesini beklemiş olduğundan oluştuğunu iddia ettiği zarar bakımından mütefarik kusuru bulunduğunu, davacı vekilinin iddialarına karşı itirazları doğrultusunda mahkeme tarafından tesis edilen karara karşı istinaf taleplerinin kabulüne, Mahkeme’nin esasa ilişkin kararının hukuka aykırılıkların bulunması nedeniyle kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme tarafından Müvekkili Şirket’in sorumluluğunun bulunduğu yönünde kanaat oluşması halinde (hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek üzere) ürünlerin satılması için yeterince çaba ve özen göstermeyen, satabileceği ürün düzeninden daha fazla ürün sipariş veren davacı ...’in mütefarik kusuru nedeniyle belirlenen alacak bedelinden indirim yapılmasına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak davadan önce davalı şirket aleyhine yaptırılan delil tespiti nedeniyle Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/52 D. İş sayılı dosyasından sarf edilen 677,20 TL tutarındaki tespit gideri ile dava devam etmekte iken vaki talep üzerine yaptırılan delil tespiti nedeniyle Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/244 D. İş sayılı dosyasından sarf edilen 987,20 TL olmak üzere toplam 1.664 TL tutarındaki tespit giderine ilişkin belgelerin dava dosyasına katılmasına ve dava ile ilgili olduğu için mahkemece de tespit dosyaları uyap ortamında celp edilen delil tespitine ilişkin harcamaların yargılama giderleri hesabında dikkate alınmamış olmasında usul ve yasaya uygunluk bulunmadığını, kararının yargılama giderlerine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurularının ve itirazlarının kabulü ile yapılacak yargılama/inceleme neticesinde hükmün 4. bendindeki sadece asıl davanın görüldüğü mahkemece sarf edilen 4.836,45 TL tutarındaki yargılama giderine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davadan önce ve dava sırasında mahkemece yapılan delil tespiti gideri olarak müvekkil şirketçe sarf edilen 1.664 TL'nin de yargılama gideri hesabında dikkate alınması suretiyle toplam 6.500,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava; davacı tarafa gönderilen ürünlerin davalı tarafça iade alınmaması nedeniyle ürün bedellerinin tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, faiz başlangıç yönünden davacının talebinin kısmen reddiyle esasen davanın kabulüne  karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri tarafından yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı, taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu, iadesizlik priminden vazgeçmek suretiyle  elinde bulunan ürünleri herhangi bir kayıt ve şart ileri sürmeksizin iade edebileceğini, iade alınmaması halinde davalı şirketten satın alma bedellerinin ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi bulunmadığını, davacının elinde bulunan ürünleri  iade edemeyeceğini veya bedellerini talep edemeyeceğini savunmuştur.Dosyaya sunulan distribütörlük sözleşmesinde  distribütor olarak davacı şirket isminin yer almadığı, sözleşmenin 'iade mallar' başlıklı 16. maddesinde ambalajı patlamış, kutusu çatlamış veya imalat hatalı olan malların distribütör tarafından iade edilebileceğinin, bu neviden mallar dışında hiçbir malın iade alınmayacağının yazılı olduğu, elektronik ortamda gönderildiği belirtilen 'çalışma şartları' hakkındaki belgede davacının % 3 iadesizlik primi almadan çalışacağı ve sözleşmenin 16.maddesinde yer alan iade mallar ile hükümlere ek olarak son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesini de yapabileceği, daha sonraki dönemde bu hakkı ile alakalı tekrar görüşüleceği hususlarının bulunduğu,distribütörlük sözleşmesinin ve  'çalışma şartları' hakkındaki belgenin imzasız ve tarihsiz  olduğu anlaşılmaktadır. Distribütörlük sözleşmesi, üretici ile dağıtıcı (distribütör) arasında yapılan ve sözleşmeye konu ürünlerin satış şartlarının belirlendiği bir sözleşme olup, davacı tarafça taraflar arasında bu kapsamda yazılı bir sözleşme bulunduğu  iddia edilmiş ise de bu hususun davalı tarafça kabul edilmemesi ve dosyaya sunulan sözleşmenin imzasız olması karşısında ispat yükü üzerinde olan davacı, taraflar arasında yazılı bir distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu ispatlayamamıştır. Keza son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin iadesinin yapabileceğine ilişkin düzenleme bulunduğu belirtilen  'çalışma şartları' hakkındaki imzasız belge de davalı tarafça kabul edilmediğinden davacı, distribütörlük sözleşmesindeki ve çalışma şartları hakkındaki belgedeki düzenlemeye dayanarak ürünlerin iade alınmasını talep edemez. Taraflar arasında yazılı bir distribütörlük sözleşmesi bulunmamakla birlikte davalı tarafça  fatura düzenlenmesi  taraflar arasında satım ilişkisinin kurulduğunu gösterir. Ancak davalı şirket tarafından keşide edilen Beyoğlu ... Noterliği'nin 20.04.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile  21.489,26 TL tutarındaki ürünün iade alınmasından sonra hiçbir iade talebinin kabul edilmeyeceği davacıya bildirilmiş olup, davalının, son kullanma tarihi geçen ürünlerin ve davacının iade etmek istediği diğer ürünlerin iade alınacağına ilişkin açık bir beyanı bulunmamaktadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi bulunduğunu kabul anlamına gelmemesi kaydıyla yaptığı açıklamalar, davacının uhdesinde bulunan tüm ürünlerin iade alınabileceğine ilişkin ikrar niteliğinde olmayıp, Mahkemece cevap dilekçesindeki beyanlara dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; mahkemece davanın kabulüne  karar verilmesi doğru olmadığından  davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca davanın kabulüne ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi nedeniyle kaldırma sebebine göre davacı vekilinin delil tespiti giderlerinin yargılama giderlerine eklenmesine ilişkin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)-b-2 maddesi uyarınca KABULÜ ile; istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 2.407,35 TL harcın, alınması gerekli olan 269,85TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.137,50 TL'nin karar kesin olduğundan istem halinde davacıya iadesine,3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden dairemiz hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 22.554,53 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesin olduğundan   kullanılmayan gider avansının taraflara iadesine,6-İstinaf yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları;a-İstinaf karar harcı davacı vekili tarafından başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına  b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı vekilince yatırılan 2.407,35 TL istinaf karar harcının karar kesin olduğundan  istemi halinde kendisine iadesine,d-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97c56139219a409a","SID":"9ee7a837e9650ea7"}}