{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1982 Esas<br>KARAR NO: 2023/1600<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 05/12/2019<br>NUMARASI: 2018/346 E. - 2019/421 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1987 yılından bu yana otomotiv sektörü ve bilgisayar-yazılım sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin ise 2002 yılında kurulduğunu ve internet sitelerinden alınan bilgiye göre mağaza tasarımı alanında faaliyet gösterdiğini, “...” ibareli markanın 7. ve 9. sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, 35 ve 42. sınıflara ilişkin kullanımların ise müvekkilinin kuruluşundan bu yana tescilsiz “...” markası ve ticaret unvanı altında sürdürüldüğünü, davalı tarafında da “...” ibareli markaların bulunduğunu, ancak müvekkilinin “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın yedekleme amacı güden kötü niyetli tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin “...” markasını meşhur ve maruf hale getirdiğini, davalı şirket adına tescil edilen bu markaların çok büyük bir kısmının davalının faaliyet alanının kapsamı dışında olduğunu, müvekkili faaliyet alanına girdiğini iddia ederek, davalı şirketin ... ve ... kod numaralı “...” ibareli markalarının 35. ve 42. sınıflar bakımından hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... tescil numaralı markasının 35. Sınıfta “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” şeklinde ifade edilen tek bir hizmet kaleminde tescilli olduğunu, davacı tarafın belirtilen hizmet üzerinde “...” markasının gerçek hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini, Türk Patent tarafından sınıflandırma listesinin 2011 yılında revize edildiğini, müvekkillerinin tescili kapsamında yer aldığı şekilde genel tanımlı hizmet uygulamasının terk edildiğini, 35. sınıfta ilgili hizmeti içeren tescil taleplerinin özel mal tanımlı olarak kabul edilmeye başlandığını, davacının ... tescil numaralı markasının 42. sınıfta tüm hizmetler bakımından hükümsüzlüğünü talep ettiğini, ancak sadece belirli hizmetler bakımından eskiye dayalı kullanım iddiasında bulunduğunu, önceki tarihli bir ticaret unvanının, tescilli bir markanın hükümsüzlüğünü sağlayabilmesi için ancak markasal anlamda kullanılmış olmasının gerektiğini, sadece faturalarda, reklam ve tanıtım malzemeleri üzerinde ticaret unvanının kullanılmış olmasının markasal anlamda kullanım olmadığını, gerçek hak sahipliği ilkesine dayalı hükümsüzlük talebinde bulanan davacının, hükümsüzlük talebine konu 35 ve 42. sınıf hizmetlerinin her biri üzerinde ve dava konusu tescil taleplerinden de önce marka hukukuna özgü şekilde “...” ibaresini kullandığını ispatlaması gerektiğini, ancak davacının bu bakımdan davasını ispat edemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...davacının davalı adına tescilli ... tescil nolu marka yönünden davalının kötü niyeti ispatlanamadığından 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği ve sessiz kalma yoluyla itiraz hakkını kaybettiği anlaşılmakla davacının bu markaya yönelik davasının reddi gerekmiştir. Davacının dava konusu davalı adına tescilli ... tescil numaralı markasına yönelik davasına gelince; ... kod numaralı markanın sağladığı müktesep haklar nedeni ile ... kod numaralı markanın tescilli olduğu 35. Sınıf bakımından hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı,  her ne kadar bilirkişi raporunda  42. Sınıfta tescilli olduğu raporda belirtilen hizmetler açısından hükümsüzlüğünün talep edebileceği, belirtilmiş ise de raporda belirtilen önceki kullanım olarak kabul edilen belge ve faturalar bu emtialara ilişkin olmayıp öncelik hakkı sağlayan nitelik ve sayıda olmadığı münferit sadece bir iki adet faturanın öncelik hakkı sağlanmayacağı anlaşılmakla bilirkişi raporu taktiri delil olup mahkemenin tüm delilleri serbestçe taktir etmesi mümkün olduğundan davacının dava konusu ... tescil numaralı markaya yönelik davasının da reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  -Davalı şirket'in ... ve ... no'lu tescillerinin açıkça kötüniyetli olduğunu, özellikle ... sayılı marka tescilinin, öncelikle hem kapsam ve zamanlama itibariyle, hem de yedekleme amacı gütmesi sebebiyle açıkça kötü niyetli olduğunu, hükümsüzlük taleplerine konu 15.01.2013 tarihli, 2013/03720 sayılı marka başvurusundan önce, Müvekkili Şirket'in 12.10.2012 tarihinde \"...\" ibareli marka için 35 ve 37'nci sınıflara yönelik yaptığı ... no'lu başvuruya 27.12.2012 tarihinde itiraz ettiğini, Davalı Şirketin, Müvekkili Şirket'in ... sayılı marka başvurusuna itiraz ettikten 19 gün sonra, 15.01.2013 tarihinde ... tescil sayılı marka için toplam 39 marka sınıfı için başvuruda bulunduğunu, Davalı Şirketin bu başvuru sonucunda, 01 / 02 / 04 / 06 / 08 / 09 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 45 / sınıflarının dahil olduğu otuz dokuz (39) sınıfta \"...\" ibareli marka için tescil elde ettiğini, yedekleme amacı güttüğünü, başkasının markasından haksız olarak yararlanma amacıyla gerçekleştirilen veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme amacına yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edildiğini, davalı Şirketin, \"son derece hızlı gelişen ticari hayatta, birbirinden bağımsız alanlarda faaliyette bulunması mümkün olduğundan, ancak bu gelişmeler de zaman içinde gerçekleşebileceğinden\" toplam 39 adet marka sınıfında tescil elde edilmesinin olağan olduğunu iddia ederek, \"yedekleme\" amacıyla marka tescili elde ettiğini ikrar ettiğini, Davalı Şirket'in gerçekten \"...\" markası ile Müvekkili Şirket'in faaliyet alanlarında bir ticari faaliyete girişme niyeti bulunmakta ise, bu durumda esas amacın ve hedefin hızlı gelişen ticari hayata uyum sağlamak olmadığını, Müvekkili Şirket'in ilgili marka için 1987 yılından bu yana yaptığı yatırımlardan haksız olarak yararlanmak niyetinde olduğunu,-\"...\" ibaresinin, Davalı Şirket tarafından, Müvekkili Şirket'in faaliyet alanlarında kullanılması ihtimalinde, bu hususun ayrıca tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açacağını, Davalı Şirket'in, ... sayılı başvurusu öncesinde Müvekkili Şirket'in varlığından ve faaliyet alanlarından haberdar olduğunu, Davalı Şirket'in, ... sayılı başvurunun, Müvekkili Şirket'in ... sayılı başvurusuna itiraz ettikten hemen sonra gerçekleştirildiğini,  bilirkişi raporunda söz konusu hususların tek tek ele alınıp, birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirildiğini, Müvekkili Şirketin, eldeki dava ile Davalı Şirket lehine tescilli markanın tüm sınıflar yönünden değil; yalnızca kendi faaliyet alanlarını kapsayan 35 ve 42'nci sınıflar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiğini, \"...\" ibaresinin Müvekkili Şirket'in önce tescilli ticaret unvanı olup, SMK'nın 6 ve 25'nci madde hükümleri uyarınca, bu hususun tek başına hükümsüzlük sebebi olduğunu ancak bilirkişi ve Mahkemenin bunu değerlendirmeye almadığını, 15 yıl önce ticaret unvanı olarak kullanıldığını, ...  yönünden \"önce tescilli ticaret unvanı\" olan, ancak Davalı Şirket adına 35 ve 42'nci sınıflarda tescil edilen \"...\" markasının, hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerektiğini,  davacı şirketin 1987 yılında ticaret unvanı olarak kullandığını, davalı şirketin ise aynı ibareyi 2001 yılında kullanmaya başladığını, Yerel Mahkeme'nin 42'nci sınıfta tescilli \"...\" markası yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına yönelik kanaatinin hatalı olduğunu, \"Yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık, bilgisayar donanımlarının kiralanması hizmetleri\" kapsamında, sistem güncellemelerine ilişkin hizmet bedellerine yönelik faturalar ile bilgisayar donanımlarına ilişkin faturalar dikkate alındığında bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri gibi konularda hizmetler verdiğini, \"...\" markası altında verdiği bayiliklerde, bayilerinin faaliyet göstereceği istasyonların ve istasyonlarda kullanılacak görsellerin tasarımlarını sağladığını, Müvekkili Şirket'in hem 35 hem de 42'nci sınıflar yönünden önceye dayalı hak sahipliğinin, dosyaya sunulan pek çok fatura, sözleşme, katalog ve görsel çerçevesinde ispat edildiğini, bilirkişi raporunda da Müvekkili Şirket'in ilgili sınıflar yönünden üstün hak sahibi olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiğini, -... tescil numaralı marka'nın ... tescil numaralı marka'nın tescilli olduğu 35. sınıfın tamamı bakımından müktesep hak sağlamasının mümkün olmadığını, müvekkili Şirket'in hem 35 hem de 42'nci sınıfta \"...\" ibaresi yönünden üstün hak sahibi olduğunu, 2011 yılında mevzuatta yapılan değişiklik sonrasında tescile elverişli hale gelen alt gruplar yönünden davalı lehine tescilli ... kod numaralı önceki markanın; ... kod numaralı marka tescili kapsamında yer alan ve 35'nci sınıf altında belirtilen tüm ürün grupları yönünden Davalı Şirket'e müktesep hak kazandırmasının mümkün olmadığını,  Yargıtay yerleşik kararları ışığında Davalı Şirket'in ... sayılı tescili kapsamında yer alan 35'nci marka sınıfının, ... sayılı marka kapsamındaki 35'nci sınıf yönünden müktesep hak teşkil edip etmediğinin; yahut 35'nci sınıfa dahil edilmiş olan mal gruplarının hangileri yönünden müktesep hak teşkil ettiğinin gerçek hak sahipliği ilkesi temelinde incelenmesi ve bu yönde yapılacak incelemeler sonucunda tespitte bulunulması gerektiğini, Davalı Şirketin, Müvekkili Şirket'in 35'nci marka sınıfını da içeren ... sayılı başvurusuna itiraz ettikten hemen sonra 2013/03720 sayılı marka başvurusuna  7. ve 9. sınıflarda sayılan mal gruplarını da dahil ettiğini,  -Davalı Şirketin 35. marka sınıfında yer alan mağazacılık hizmetlerine ilişkin markasını hangi ürün gruplarında kullandığına veya kullanıma yönelik ciddi girişimlerde bulunduğuna dair hiçbir delil de sunmadığını, Davalı Şirket'in ... sayılı tescilinin ... sayılı tescil kapsamında bulunan 35'nci sınıfın tamamı yönünden müktesep hak teşkil ettiğinin kabul edilmesi, Müvekkili Şirket'in, hem gerçek hak sahibi olduğu hem de marka tescilleri bulunan pek çok ürün yönünden kendi markası ve ticaret unvanı altında bu ürünlerin bir araya getirilmesi hizmetlerini sunamaması sonucunu doğuracağını, davalı Şirket'in ... ve ... sayılı marka tescillerinin 35 ve 42'nci sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay, \"tek başına tanınmış markanın benzerinin ya da aynısının tescil ettirilmesi kötü niyetli marka tescili olarak yorumlanamaz\" görüşünde olduğunu, kötüniyetli tescil vakıasının somutlaşabilmesi için, davalı müvekkilinin davacı şirketin marka haklarını ve ticaretini engelleme saikiyle hareket etmesi gerektiğini, davacı tarafın Türk Patent nezdinde mevcut olan marka kayıtları incelendiğinde, ... a.ş. markasının ilk defa 22.12.1995 tarih ve ... no ile 07 ve 09. sınıfta yer alan bir kısım mallarda tescil edildiği, akabinde 21.12.2005 tarih ve ... sayı ile ... şekil markasının 07, 08, 09, 10, 12, 21 ve 28. sınıflarda tescil edildiğini, ticaret unvanının salt daha önceki tarihte tescil edilmiş olmasının hükümsüzlük sonucunu doğurmayacağını, sözleşme ve faturaların, davacıya 42. sınıfta yer alan hizmetler üzerinde öncelik hakkı sağlamadığını, Mahkemenin sunulan sözleşme ve faturalara ilişkin, bilirkişi raporunun bu kısımda yaptığı incelemeyi hükme esas almamasının yerinde bir değerlendirme olduğunu, Davacı davanın gerçek hak sahipliği iddiasından kaynaklanan hükümsüzlük davası olduğunu ve kök bilirkişi raporunda ... tescil sayılı ... markası yönünden 5 yıllık hak düşürücü dava açma süresinin geçirilmiş olduğu yönünde yapılan tespiti göz ardı ederek istinaf talebinde ... tescil sayılı ... markasının koruma kapsamında yer alan 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden müktesep hak teşkil ettiği yönündeki iddiası ile 2013 03720 sayılı ... markasının 35. sınıfta kullanıldığı mal veya mal gruplarının ispatlanmadan karar oluşturulduğunu belirttiğini ancak davacının bu yöndeki istinaf talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına ... ve ... sayılı markaların, 35 ve 42. Sınıflar bakımından hükümsüzlüğü ve sicilden terkin taleplidir. İlk derece mahkemesince  marka hükümsüzlüğü yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, marka hükümsüzlüğüne yönelik kabul kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı tarafın Türk Patent nezdinde mevcut olan marka kayıtları incelendiğinde, ... A.Ş. Markasının  22.12.1995 tarih ve ... no ile 07 ve 09. sınıfta yer alan bir kısım mallarda tescil edildiği, 21.12.2005 tarih ve ... sayı ile ... Şekil markasının 07, 08, 09, 10, 12, 21 ve 28. sınıflarda tescil edildiği görülmektedir.  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı markanın tescil kayıtlarının getirtilmediği, bu marka tescil kaydı yerine davanın taraflarına ait olmayan ... başvuru numaralı marka kaydının getirtildiği anlaşılmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın teknik bilgi gerektirdiği kanaatiyle bilirkişi görüşüne başvurulup rapor alındıktan sonra, rapordaki görüşün benimsenmediği, konusunda uzman yeni bir heyetten  rapor alınması gerekirken, teknik inceleme gerektiren bir konuda inceleme yaptırılmaksızın aksi yönde karar verilmesinin  de usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davaya konu hükümsüzlüğü istenen ... başvuru numaralı marka tescil kayıtları getirtilerek, konusunda uzman, davalı markalarının hükümsüzlüğü istenen sınıflarda sektörel bilgisi bulunan bilirkişinin de bulunduğu heyetten, taraf delilleri ve kullanımları da incelenerek, ... tescil numaralı marka'nın ... tescil numaralı marka'nın tescilli olduğu 35. sınıfın tamamı bakımından öncelik hakkı sağlayıp sağlamadığı, hangi sınıflarda müktesep hak teşkil ettiği, davacının \"...\" ibaresi yönünden 35 ve 42. Sınıflarda üstün hak sahibi olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alındıktan ve davacının kötüniyet iddiası konusunda değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine, davalının istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/12/2019 tarih, 2018/346 E. 2019/421 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Davalının istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"032bc7e1cbde3838","SID":"8bda5cd6d44dca47"}}