{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/1353 <br>KARAR NO\t: 2023/1101<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/03/2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/685 Esas 2021/262 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 22/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, Hava Kuvvetleri Karargah Destek Kıtalar Grup Komutanlığı tarafından sigorta ettirilen 29771350 sayılı poliçe ile davalı ... şirketine sigortalı bulunan ... plakalı otobüsün 17.02.2016 tarihinde gerçekleşen Ankara Merasim Sokak bombalı terör saldırısı neticesinde yandığını, otobüste yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını,  davalı ... şirketine bedeni zararının ödenmesi ihtarında bulunulduğunu, başvurunun 17.02.2017 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, başvurudan sonra davalı ... şirketi ile pek çok kez sözlü görüşme yapıldığını, davalı şirket yetkililerinin isteğiyle elektronik ortamda birden fazla kez başvurular yapıldığını, davalı şirketin hiç bir işlem yapmadığını, davacının uğradığı terör saldırısı nedeniyle beden gücü kayıp oranının Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu'nun 07.10.2016 gün ve 12327 sayılı raporu ile %40 olarak belirlendiğini, davacının Hacettepe Hastanesi'nde çeşitli tedaviler gördüğünü, davacıda oluşan tüm bu bedeni zararın, patlamaya uğrayan aracı teminat altına alan sigorta firmasının 29771350 nolu poliçesinin ek teminat altına alındığı terör saldırısından kaynaklandığını belirterek oluşan bedensel maddi zararın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'sine ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 28.05.2018 tarihli talep açıklama dilekçesiyle, davalı ... şirketi ile Hava Kuvvetleri Karargah Destek Kıtalar Grup Komutanlığı arasında yapılan 20.01.2016 tarihli ve 29771350 poliçe no'lu kasko poliçesi kapsamında, anılan poliçenin bölüm 4 teminatlar başlığında düzenlenen kasko ek teminatlar alt başlığındaki terör teminatı ile poliçede teminat altına alınan sürekli sakatlık haline karşılık davacıda oluşan geçici iş göremezlik ve sürekli iş gücü kaybı maddi zararlarının bilirkişiye hesaplattırılarak karşılanmasını talep ettiklerini, davalının teminat altında aldığı başkaca bir poliçe ibrazı halinde varsa o poliçe kapsamındaki haklarını da saklı tuttuklarını beyan etmiş, 07.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 1.172.563,39 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının, poliçedeki sürekli sakatlık teminatı üst baremi olan 620.000,00 TL'lik kısmını talep ettiklerini beyan etmiştir.<br>\tDavalı vekili, 17.02.2016 tarihinde, Ankara Merasim sokakta ... plakalı (... sahte plaka takılı) ... marka, bomba yüklü aracın patlatılmasıyla gerçekleşen vahim terör olayında 4 adet otobüsün, çevredeki binaların ve araçların hasara uğradığını, 29 vatandaşın vefat ettiğini ve bir çok vatandaşın yaralandığını, davacı şahsın olayda hasar gören otobüste yolcu konumunda olduğunu, olay nedeniyle yaralandığını, davalı şirketin maddi olay kapsamında 600264 Hava Kuvvetleri Karargah Destek Kıtalar Grup Komutanlığı Kan. Başk. ile 29771350 poliçe numaralı Kasko Filo Plus Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe kapsamında ihtiyati mali mesuliyeti araç başı teminatı 100.000,00 TL ve ferdi kaza sürekli sakatlık teminatının 20.000,00 TL olarak belirlendiğini, ilgili sigorta poliçesi nedeniyle davacı tarafından işbu dava ikame edilerek terör olayı sebebiyle uğradığı bedensel zararının davalıya gönderdiği ihtarname tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte tazmini talep edildiğini, dava dilekçesinde hangi teminat kapsamında hangi zararların talep edildiğinin açık bir şekilde belirtilmediğini, talep sonucunun netleştirilmesi gerektiğini, ihtiyari mali mesuliyet teminatı yönünden sakatlık oranının net şekilde belirlenmesi için bilirkişi raporu alınmasını,  ferdi kaza teminatı yönünden terör olaylarının kapsam dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın cismani zarara bağlı olarak İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı'nın 29.05.2018, 11.06.2019 ve bila tarihli raporda, davacının, çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %62 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğunun bildirildiği, davalı ... şirketine ait 29771350 poliçe numaralı, 20.01.2016-2017 vadelerini kapsar, Kasko Filo poliçesinin incelenmesinde; Hava Kuvvetleri Karargah Destek Kıtalar Grup Komutanlığı'nın sigortalı olarak bulunduğu, davalı ... şirketi tarafından düzenlendiği, araç tipinin otobüs olduğu, bölüm 4 incelendiğinde, iş bu poliçe ile verilen teminatın Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel şartları, Motorlu Kara Taşıtları, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları, Hukuksal Koruma Sigortası Genel Şartları ve poliçe üzerinde verilen teminatlara istinaden belirtilen klozlar / özelşartlar / notlar çerçevesinde verilmiş olduğu, poliçe üzerinde belirtilen risklerin dışındaki sebeplerden dolayı oluşabilecek hasarların teminat dışı olarak belirlendiği, alınan 18.02.2020 tarihli bilirkişi raporunda, davacının yaralanmadan kaynaklı oluşan maluliyetine ilişkin maddi tazminat talep etmekte olduğunu, öncelikle yanan aracın ZMMS poliçesine başvurulması gerektiğini, ZMMS poliçesi teminatını aşan miktar için davalı ... şirketinin ihtiyari mali mesuliyet limitine müracaat edilmesi gerektiğini, her halükarda davacının talep ettiği tazminatın hesaplandığını, davacı lehine 1.172.563,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplandığını,  17.04.2020 tarihli ek raporda ise; terör eylemlerinden kaynaklı zararların ZMMS poliçesi kapsamı dışında kalması nedeni ile talebin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunun bildirildiği, Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından 29771350 sayılı poliçe ile ... Sigorta AŞ'ne sigorta ettirilen ... marka otobüsün 17.02.2016 tarihinde gerçekleşen bombalı terör saldırısı neticesinde kullanılmaz hale geldiği, sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacı cismani zarara uğramış olup, alınan raporda  çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %62 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğunun tespit edildiği, davalı vekili davaya konu zararın bir terör saldırısı sonucunda gerçekleştiğini bu nedenle zararın poliçede teminat kapsamı dışında olduğunu, davanın reddine karar verilmesini istediği, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının \"Sigorta Teminatının Kapsamı\" başlıklı 1 inci maddesinde \"Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafik Kanununa ve umumi hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. îşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin eder.\"; \"Ek Sözleşmeyle Teminat Kapsamına Alınabilecek Hal ve Teminat Dışında Kalan Haller\" başlıklı 3üncü maddesinde belirtildiği,  manevi tazminat taleplerinin ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabileceği belirtilmiş, aynı maddenin J bendinde ise terörle mücadele kanununda belirtilen terör eylemlerinden doğan zararların teminat kapsamında olmadığının belirtildiği,  davacı vekili 28.05.2018 tarihli dilekçede; tazminat taleplerinin Kasko Poliçesi Bölüm 4 \"Kasko Ek Teminatlar\" alt başlığındaki Terör teminatı ile poliçede teminat altına alınan \"sürekli sakatlık\" teminatı kapsamında talep ettiklerini bildirdiği, kasko poliçesi kapsamında gerçekleşen araç zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığı, sürekli sakatlık teminatına bağlı zararın terör olayı sonucu oluştuğu, yukarıda açıklanan nedenlerle terör olayının genel şartlarda teminat dışı haller arasında sayıldığı ve ek sözleşme ile teminat altına alınacak hallerden olmadığı bilirkişi raporlarında açıklanan kanaatin de bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının 17.02.2016 tarihinde gerçekleşen Ankara Merasim Sokak bombalı terör saldırısı neticesinde, davalı ... şirketine sigortalı bulunan araçta yaralandığını,  cismani zararının tazmini için davalı şirket ve Hava Kuvvetleri Karargah Destek Kıtalar Grup Komutanlığı arasında akdedilen poliçeye dayanılarak bu davanın açıldığını, mahkemece kasko poliçesi kapsamında gerçekleşen araç zararının sigorta şirketi tarafından karşılandığı, sürekli sakatlık teminatına bağlı zararın terör olayı sonucu oluştuğu, yukarıda açıklanan nedenlerle terör olayının genel şartlarda teminat dışı haller arasında sayıldığı ve ek sözleşme ile teminat altına alınacak hallerden olmadığı bilirkişi raporlarında açıklanan kanaatin de bu yönde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, Bakanlık tarafından düzenlenen Genel Şartların Anayasaya ve kanuna aykırı olduğunu, hukuk düzeni gereği, sigorta sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlıklarda Bakanlık tarafından düzenlenen tebliğ niteliğindeki Genel Şartların değil normlar hiyerarşisinde daha üstte yer alan Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanununun uygulanması gerektiğini, sigorta sözleşmelerine uygulanacak hükümlerin Türk Ticaret Kanununun Altıncı Kitabında düzenlendiğini, Türk Ticaret Kanunu 1451. maddesinin \"Bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır\" hükmü gereğince de, ikincil nitelikte uygulanacak hükümlerin Borçlar Kanunu hükümleri olduğunu, Sigorta Genel Şartlarının ise Borçlar Kanunu’nda düzenlenen genel işlem şartları niteliğinde olduğunu, Borçlar Kanunu’nun 20. maddesi 4.fıkrasında genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruşların hazırladıkları sözleşmelere de niteliklerine bakılmaksızın uygulanacağının ifade edildiğini, genel işlem koşulları hükümleri ile de genel işlem niteliğinde olan genel şartları birlikte düşünüldüğünde genel şartların Borçlar Kanununa aykırı olan hükümlerinin yazılmamış sayılacağının kabul edilmesi gerektiğini, sigorta poliçelerinde sigortalı aleyhine olmamak ve genel şartların hükümlerini daraltmamak kaydıyla özel şartların yer alabileceği, dolayısıyla sigorta şirketleri genel şartların yanında özel şartlar belirleyerek, ek teminatları özel şartlara dahil ederek sözleşmeler akdettiklerini, dava devam ederken  Anayasa Mahkemesinin 13/10/1983 tarihli  kararında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 14.04.2016 tarihli 6704 Sayılı Kanun'un 3. maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan \"...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline ikinci cümlede yer alan \"...ve genel şartlarda...\" ibaresinin  idare tarafından her zaman değiştirilebilir nitelikte olduğu belirtilerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığından Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline, 92. maddesine 6704 sayılı Kanun'un 4. Maddesiyle eklenen (i) bendinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiğini, dolayısıyla iptal edilen ibarelerden sonra sigorta poliçeleriyle ilgili bir uyuşmazlıkta genel şartlara değil kanuna ve poliçeye başvurulacağını, Genel Şartlarda terör olayları teminat dışı bırakılsa da davalı şirket ve sigortalı arasında düzenlenen poliçede, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Şirketi'nin poliçede  üstlendiği riziko içinde açıkça terör klozunun olduğunu, bahsi geçen poliçede '' ... 3713 sayılı terörle mücadele kanununda belirtilen terör eylemleri ve bu eylemlerden doğan sabotaj ile bunları önlemek ve etkileri azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucunda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde meydana gelen zararlar teminata dahil edilmiştir.'' ifadesinin mevcut olduğunu, bilirkişinin mahkemece verilen görev sınırları dışına çıkarak hukuki değerlendirmede bulunduğuna dair itirazlarına rağmen ve bu itirazları tartışılmadan, başka bir bilirkişiden görüş alınması talepleri de değerlendirilmeden, mahkeme tek ve sabit bir bilirkişinin raporunun, görev sınırı dışındaki hukuki değerlendirmesine dayanarak hüküm tesis ettiğini, Türk Ticaret Kanununun ‘içerik’ başlıklı 1425. maddesinde sigorta poliçesinin, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerecek şekilde, rahat ve kolay okunacak biçimde düzenlenmesi gerektiğinin belirtildiğini, sigorta şirketlerinin daha güçlü konumda olması sebebiyle bahsi geçen sözleşmelerin açık ve anlaşılır olması gerektiği hüküm altına alındığını, yine TTK’nun 1409. maddesinin 2. fıkrası “Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.’’ hükmü gereğince davalı ... şirketinin terör klozunun bedensel zararlar için öngörülmediğini, sadece kasko için terör klozuna yer verildiğini kanıtlaması gerektiğini, fakat sözleşmede böyle bir hüküm, açıklama vs. bulunmamakla birlikte davalı şirketin de bu iddiasını kanıtlayamadığını, dava maddi tazminat davası olup, tamamen reddedildiğinden davacı aleyhine hükmedilecek olan karşı vekalet ücreti nispi vekalet ücreti değil, maktu vekalet ücreti olduğunu, mahkemenin davacı aleyhine hükmettiği nispi vekalet ücreti AAÜT’ne aykırı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDavacı vekili, 17.02.2016 tarihinde gerçekleşen bombalı terör saldırısı neticesinde davalı ... şirketine ihtiyari mali mesuliyet sigortası ile sigortalı otobüsün içinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat davası açmış,  mahkemece  ihtiyari mai sorumluluk sigortasının sürekli sakatlık teminatına bağlı zararın terör olayı sonucu oluştuğu, terör olayının genel şartlarda teminat dışı haller arasında sayıldığı ve ek sözleşme ile teminat altına alınacak hallerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. <br>\tMotorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının sigorta teminatının kapsamı başlıklı 1.maddesinde  sigortacı aracın işletenine yükletilebilecek hukuki sorumluluğu poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin edeceği düzenlenmiştir. İhtiyari mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası türü olup sorumluluk sigortaları sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu, ödemekle yükümlü olacağı tazminatların güvence altına alındığı sigortalardır. Başka bir deyişle sorumluluk sigortası sigorta ettirene sorumluluk hukuku hükümlerinden doğan tazminat taleplerine karşı koruma sağlar. <br>Sorumluluk sigortalarının düzenlendiği TTK.nın 1473. maddesinde “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” Şeklinde belirtilmiştir.  <br>Bu düzenleme ile sorumluluk sigortalarının süre ve miktar olarak sınırları belirlenmiştir. Sigortacının zarar daha sonra doğsa dahi sigorta poliçesinde belirtilen başlangıç ve bitiş süreleri içinde meydana gelen olaylardan kaynaklanan zararlardan sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar ödeyeceği hükme bağlanmıştır. Sorumluluk sigortalarında özellikleri itibariyle sigortalının değil üçüncü kişilerin zararları teminat altına alınmıştır ve  kural olarak kusursuz sorumluluk ilkesi kabul edilmiştir. Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında ise  kusursuz sorumluluğun ağırlaştırılmış bir türü olan tehlike sorumluluğu esas alınmıştır. Sorumluluk sigortalarında sigorta poliçesinde; bir sigorta veya değeri belirtilmeden sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olduğu zarar miktarının üst limitleri belirtilmiştir ve sigortacı üçüncü kişilerin gerçek zararından sorumludur.  <br> \tSorumluluk sigortalarında sigorta şirketinin zarar görenin zararından sorumlu tutulabilmesi için öncelikle zarardan sorumlu sigorta ettirenin zarar görene karşı sorumluluğunun doğmuş olması, sigorta sözleşmesinin bulunması, talep edilen tazminatı ödeme yükümlülüğünün olması gerekir. Bu halde sigortacı zarar görene karşı sigorta bedeline kadar sorumlu olur. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin  üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.<br>Sorumluluk sigortaları ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde sigorta ettirenin sorumluluk hukuku ilkelerine göre zarar görenlerin zararının karşılanması için yapılan sigorta türüdür. <br>Sigorta şirketi sorumluluktan kurtulmak ya da sorumluluğunu azaltmak için isteğe bağlı sigortalarda sigortacı sigortalısına karşı ileri sürebileceği savunmalar ile  kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan savunmaları  zarar görene karşı da ileri sürebilir.<br> Sigortacı  sigortalının zarar görene karşı sorumluluğunun doğmadığını, zararın   sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınmadığını ileri sürebilir.<br>TTK.nın 1485. Maddesi ile sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler arasında genel hükümlerinde uygulanacağına dair düzenlemenin atfıyla TTK.nın 1409. Maddesi gereğince sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur ve  sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.  Başka bir deyişle sigortacı zararın poliçe teminatı kapsamında olmadığını , sigorta ettiren ile yapılan sigorta sözleşmesi ile talep edilen zararı üstlenmediğini iddia etmesi halinde bu hususu ispat etmesi gerekir. Sigortacı sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenen teminat dışı haller gibi diğer sözleşme hükümlerini  zarar görene karşı ileri sürülebilir. <br>\t Olay tarihinde geçerli İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 3. Bendinde  sigorta teminatı dışında kalan haller sayılmış,<br>a)Sigortalının kendisinin uğrayacağı zararlar,<br>b) Aracı sevk ve idare edenin, aracı sevk ve idare ederken uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler,<br>c) İşletenin veya aracı sevkedenin eşinin, usul ve füruunun (kendisi ile evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların) ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin uğrayacağı zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler,<br>d) Araç sahibi ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlar dolayısıyla ileri sürülen talepler,<br> e) Poliçede gösterilen aracın ve bu araç ile taşınan malların (yolcu bagajı ve benzeri eşya teminat dahilindedir) veya çekilen şeylerin bozulması zarar ve ziyaa uğraması yüzünden ileri sürülen talepler,<br>f) Çalınan veya gaspedilen aracın sebep olduğu ve Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın çalındığını ve/veya gaspedildiğini bilerek binen yolcuların zarara uğramaları nedeniyle ileri sürülen talepler,<br>g) Sürat yarışlarına iştirak ve yarış güzergahında yapılan antremanlar sırasında meydana gelebilecek zarar ve ziyan nedeniyle ileri sürülen talepler,<br>h) Aracın gözetim, onarım, bakım, alım-satım, araçta değişiklik yapılması amacı ile veya benzeri bir amaçla faaliyette bulunan teşebbüslere bırakılmasından sonra aracın sebep olduğu zararlara ilişkin her türlü talepler,<br>i) Patlayıcı ve parlayıcı maddeler taşınması (yedek akaryakıt hariç) sebebiyle meydana gelen zarar ve ziyanlardan dolayı ileri sürülen talepler,<br>j) 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin zarara uğramaları nedeniyle ileri sürecekleri talepler, aracı terör ve buna bağlı sabotaj eylemlerinde kullanan kişilerin taleplerinin teminat kapsamında olmadığı belirtilmiştir.<br>\tAçıklanan tüm bu hususular gözetildiğinde yapılması isteğe bağlı sigorta türlerinden olan ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı, sigorta ettiren ile yapılan sigorta sözleşmesi ile talep edilen zararı üstlenmediğini, sigortacı sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenen teminat dışı haller gibi diğer sözleşme hükümlerini  zarar görene karşı ileri sürülebileceğinden poliçe genel ve özel şartları değerlendirildiğinde ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartlarının teminat dışında kalan haller bölümünün 3/j bendinde 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda belirtilen terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar teminat dışı bırakıldığından  davacıların zararından davalının ihtiyari mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında dava konusu davacının yaralanmasına neden olan olayın terör saldırısı sonucu meydana geldiğinin anlaşılmasına göre sorumlu olmaması nedeniyle davacı tarafından açılan  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tMahkemece davacının sürekli iş göremezlik tazminat davasının reddine karar verildiğine göre yargılamada vekil ile temsil edilen davalı ... şirketi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesinde “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesi gereğince mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi tazminatın reddedilen miktarı üzerinden belirlenen vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi ile vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti düzeltilerek kesinleşen yönler korunarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>\tI-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre; <br>\t1-Davanın reddine,\t<br>\t2-Alınması gerekli 59,30 TL harcın, 68,31 TL peşin harç ve 2.050,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam  2.118,31 TL harçtan düşümü ile fazla alınan 2.059,01 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra istek halinde yatırana iadesine,<br>\t3-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t4-Arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde  yatırana iadesine,<br>\t5-Davalı taraf yargılamada vekil ile temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi gereğince 4.080,00  TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile  davalı tarafa ödenmesine,<br>\tII-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN;<br>\t1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>\t2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL başvuru harcı ve 42,23 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>\t3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısım var ise HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 22.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"954da1e7a91c429d","SID":"13309e2f2a5c7fb4"}}