{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1686 <br>KARAR NO\t: 2023/1662<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 17/10/2019<br>NUMARASI\t: 2018/820 E. - 2019/770 K.<br>DAVANIN KONUSU Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalılardan yaptığı alışverişe karşılık imzaladığı tip sözleşmenin altındaki imzalı kısımlarının kesilerek sonradan üzerinin doldurulduğunu ve senet haline getirilen belge ile müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, ödeme emri ellerine geçtiği gün icra takibine karşı borca ve imzaya itiraz ettiklerini, İstanbul 17. İcra Mahkemesi 2017/10264 E. ve 2018/399 E. sayılı dosyasında dava açtıklarını davalıların sadece müvekkiline karşı değil aynı zamanda dava dışı ... isimli bir tüketiciye karşı da aynı şekilde işlem yaptığını, İstanbul 3. Ağır Ceza Mah. 2017/341 E. sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, ACM'den alınan raporda örnek olarak ibraz edilen belgenin alt tarafındaki boş bulunan matbu senedin koparılarak sonradan doldurulmasıyla hazırlanmış olduğu kanaatine varıldığının belirtildiğini, takip konusu senet incelendiğinde müvekkilinin imzalamış olduğu sözleşmenin altındaki senedin sonradan üstünün doldurularak tutarı \"#\" işareti ile sonlandırdıkları halde sonradan para birimini Kuveyt Dinarına çevirdiklerini, sözleşme altını keserek oluşturulan senet mukabilinde müvekkil aleyhine takip başlatıldığını, bu konu hakkında İstanbul CBS'nin 2018/83657 sr. no'lu dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini belirterek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle icra takibine konu senet nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespitine, davalıların kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkiline 30/03/2015 vade tarihli, 144.350 Kuveyt Dinarı bedelli bonodan dolayı borçlu olduğunu, davacının borcunu ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını, müvekkilinin eşi ... ile davacı taraf arasında hatıra dayalı birçok iş ve işlem gerçekleştirildiğini, davaya konu bononun da, davacıya nakit olarak verilen borca karşılık alındığını, müvekkilinin davacıdan olan alacağının, müvekkilinin eşi diğer davalı ile davacı taraf arasındaki ticari ve her ne şekilde olursa olsun alacak ve borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, söz konusu bononun kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğini ve yasal unsurlarının tam olduğunu, davacı taraf iddialarının gerçek dışı olduğunu ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile geçmişte ticari ilişkilerinin bulunduğunu, kendisinin davacıdan güvene dayalı olarak devretmiş olduğu ve tarafına iade olmayan dairelerden dolayı alacaklı olduğunu, işbu menfi tespit davasında taraf sıfatının bulunmadığını, davanın dayanağı icra takibinde de taraf sıfatının bulunmadığını ileri sürerek davanın husumetten reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; \"Davalı ... yönünden yapılan yargılama sonrasında; adı geçen davalının incelenen takip dosyasında ve takibe dayanak bonoda taraf sıfatı ve alacak iddiası bulunmadığına göre adı geçene yönelik borçlu olunmadığının tespiti de istenemeyeceği anlaşıldığından, bu davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Diğer davalı ... yönünden yapılan yargılama sonrasında; davaya dayanak yapılan takip konusu bononun iddia edildiği gibi davalı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmelerde bulunan davacı taraf imzasının üzerinin hileli işlemler ile doldurulduğu kanıt yükü kendisinde olan davacı tarafça kanıtlanamamıştır. Davacı takip borçlusu, imzaladığını kabul ettiği boş sözleşme veya bono metninin aradaki anlaşmaya aykırı olarak alacaklı tarafça doldurulup tedavüle çıkartıldığını yazılı belgeyle kanıtlamak zorundadır. Diğer yandan iddianın ileri sürülüş biçimine göre, bu konudaki ceza mahkemelerinden verilecek bir mahkumiyet kararının da, ceza ve hukuk yargılama hukuku kurallarının ve kanıt araçlarının farklılığı göz önüne alındığında eldeki somut uyuşmazlık açısından sonuca etkili olmayacağı kuşkusuzdur. Bu durumda kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içeren, yasal unsurları tam olan takip ve dava konusu bonodan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığından söz edilemeyeceği, ayrıca davacının iddiasının ispatı yönünden yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından,\" davacı tarafça HMK 200 ve izleyen maddeleri hükümleri uyarınca yasal delillerle  kanıtlanamayan bu davalıya yönelik açılan davanın ve takip durdurulmadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalı ...'ın tazminat isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinafa konu davanın davalı ... ve eşi ... tarafından sahte olarak düzenlenmiş, tanzim tarihi 25.03.2014 olan, ödeme tarihi 30.03.2015 ve ödeme tutarı 144.350 Kuveyt Dinarı olan, bono görünümlü sahte evrakın İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını ve takibe konu evrakın sahte olduğunu, dava dilekçelerinde bunu belirtmelerine rağmen davacının 144.350 Kuveyt Dinarı'nı elden ve nakden borç olarak verdiğini beyan ettiğini, davalı ... ve eşinin 02.04.2019 tarihinde CBS dosyasına verilen ifadelerinde bütün cevap dilekçelerinde defalarca zikredilen 144.350 Kuveyt Dinarı teslim edildiğine dair iddialarından vazgeçip söylemlerini değiştirerek bu kez de müvekkile USD verdiklerini iddia ettiklerini, savcı tarafından haklarında kamu davası açılması için dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildiğini, savcılık aşamasında yapılan bilirkişi incelemesinde takip dayanağı evrakın 7 değişik kalem ve 7 farklı el yazısı ile doldurulduğunun tespit edildiğini, davalı ve eşi tarafından verilen ifadede davalı tarafa ait mobilya mağazasında bulunan ve müvekkilce taksitle ürün alırken satış sözleşmesidir diye imzaladığı evraktan koparıldığı ve sonradan davalı ve eşi tarafından doldurulduğu hususunun belirlendiğini, bu durumda davalarının ve borçlu olmadıklarının ispatlandığını, dosyaya sunulan davalının...@hotmail.com ve müvekkilinin ...@...i.com mail adresi arasındaki ileti örneğinin müvekkilin borcu olmadığına ve takibe konu evrakın takip başlamadan hemen önce sahte olarak düzenlendiğine dair tek başına delil olduğunu, ileti tarihinin 08.12.2016 tarihi olduğunu ve şikayete konu evrak üzerinden belirlenen ödeme tarihi üzerinden 21 ay geçtiğini, bu mailde vadesi geçmiş bir ödemeden bahsedilmediğini, davalının amacının üzerinde ipotek ve takipleri bulunan bu sebeple 150/C şerhi konulan tapu üzerinde hiçbir işlem yapılması mümkün olmayan dairelerinin geri istemek olduğunu, müvekkile 3.000,00 TL borcu olduğunu, tapu işlemleri için de 2.000,00 TL avukatlık ücreti borcu olduğunu ikrar ettiğini, bunu yazan birinin alacağı olmasının mümkün olmadığını, evrak sahte düzenlendiğinden ve böyle bir borç olmadığından huzurdaki davayı haberdar oldukları anda açabildiklerini, davalı taraf ve özellikle eşinin müşterilerine satış sözleşmesi görünümlü bir bölüme imza attırdığını, müşterilerinin taksit ödemeleri tamamlandığında bu imzaların iptal edilmediğini, müşterilere imzalatılan bu boş evrakların biriktirilerek kötü niyetle saklandığını, davalı tarafın ilk olarak 2011 yılında elinde tuttuğu bu evraklardan İbrahim Bulut imzalı olanı üzerindeki ana gövdeden yırtarak bağımsız bir kambiyo senedi haline getirdiğini, üzerini 25.000,00 TL olarak doldurarak daha sonra yukarıda unvanı yazılı kendi şirketinin cirosunu ekleyip kendisine hiçbir borcu bulunmayan eski müşterisine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve ... İstanbul CBS'ye 21.05.2012 tarihinde 2012/33543 soruşturma no'lu dosya ile suç duyurusunda bulunduğunu, neticesinde 2012/1668 no'lu iddianame hazırlanarak İstanbul 3. ACM'de 2012/286 Esas sayılı dosya ile Yargıtay aşaması sonrası verilen 2017/341 Esas sayılı dosya üzerinden yargılanması tamamlandığını ve 2018/397 No'lu kararla hakkında mahkumiyete hükmedildiğini, 2012 yılında davalının işlerinin iyice bozulduğunu, 2013 yılında temerrüde düşen davalı hakkında icra takipleri başlatıldığını, yani savcılık şikayetine konu sahte senet üzerindeki tanzim tarihinden yaklaşık 3 ay önce davalının rakamsal olarak yüksek bir borç altında olduğunu, davalı ve aile bireylerinin icralık olup icralardan kaçmak için mallarını müvekkile devretmişken müvekkile sırf komşudur diye borç verdiğini iddia etmesinin makul ve iyi niyetli bir davranış olmadığını, davalı vekilinin menfi tespit davasına verdiği cevap dilekçesinde gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davalı tarafından kullanılan adres bilinmesine rağmen kasten kullanmadıkları adresin tercih edilerek tebligatın muhtara tebliğ edildiğini, olası bir kaçırma durumundan istifade edilmesinin planlandığını, davalının muhtara bırakılan tebligatın süresi geçmeden alınıp alınmadığını sürekli takip ettiğiğni, son gün muhtarlığı arayıp kendisini ... olarak tanıtarak kendisi adına bir evrak olup olmadığını sorduğunu, ... ile hiçbir alışveriş veya borç alacak ilişkisi içinde olmadıklarını, ... - İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas nolu icra dosyası İstanbul 8. İcra Mahkemesi 2018/1126 Esas nolu itiraz davası İstanbul 5. Asliye Ticaret Mah. 2018/ 1061 Esas nolu Menfi Tespit Davası G.O.Paşa Cumhuriyet B. Savcılığı 2019/98 Soruşturma numaralı dosya, ... – İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... Esas nolu icra dosyası İstanbul Cumhuriyet B. Savcılığı 2018/211501 Soruşturma numaralı dosya 3. ... - İstanbul 13. Asliye Ticaret Mah. 2017/ 299 Esas nolu Menfi Tespit Davası İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2017/341 Esas Sayılı Kararlı Dosya, ... – İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1236 Esas sayılı dosya İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1237 Esas sayılı dosya numaralarında da aynı şekilde davalılar tarafından mağdur edilen şahıslarca benzer davalar ikame edildiğini, sahtecilik iddiasına ilişkin ceza davasının bekletici mesele bile yapılmadan ve iddia ve beyanları gözetilmeden davalarının reddine karar verilmesinin usul ve yasa ile yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu beyan ederek istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72. maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlu ... aleyhine 25.03.2014 keşide tarihli, 30.03.2015 vade tarihli 144.350,00 KVO Kuveyt Dinarı bedelli bonoya istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.İstanbul 9. ACM'nin 2019/230 E. 2019/503 K. sayılı dosyasında müştekinin ..., sanıkların ... ve ... olduğu, takip konusu bonoya istinaden şikayetçi olunduğu mahkemece sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı kamu kurumunun aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri sabit görülmekle cezalandırılmalarına, sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçu sabit görülmekle cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, sanık ...'ın resmi belgede sahtecilik suçu sabit görülmekle cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.İstanbul 9. ACM'nin 13/12/2022 gün, 2022/184 E. 2022/516 K. sayılı dosyasında müştekinin ..., sanıkların ... ve ... olduğu,mahkemece  Sanık ...'ın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçundan dolayı beraatine,dolandırıcılık suçundan dolayı cezalandırılmasına, Sanıklardan ...   ın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun imzanın kötüye kullanılması suç tipine uyduğu anlaşılmakla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.... yönünden verilen,  İstanbul 9. ACM'nin 2019/230 E. 2019/503 K.resmi evrakta sahtecilik suçuna ilişkin HAGB kararının 13/02/2020 tarihinde kesinleştiği,İstanbul 9. ACM'nin 13/12/2022 gün, 2022/184 E. 2022/516 K. Açığa imzanın kötüye kullanılması neticesinde verilen  HAGB ilişkin kararın 13/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.ACM'ye ait kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2020/683 E. 2022/763 K. sayılı bozma ilamında sanık ...'ın istinaf incelemesine konu resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davası nedeniyle beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi nedenleriyle sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ve ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bozulmasına kesin olmak üzere karar verilmiştir. İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2020/322E. 2022/648  K. sayılı kararında sanıklardan ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan verilen HAGB hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına kesin olmak üzere, sanıklardan ... hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafi ve katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde mahkemece verilen beraat hükmünün usul ve yasaya uygun olması sebebiyle başvurusunun esastan reddine CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere karar verildiği, dosyaya İstanbul BAM CBS'nin itirazı sonrası itirazın Dairece kabul edilerek dosyanın  2023/1879 E.yeni esas numarasını aldığı ve duruşma gününün 15.11.2023 tarihine bırakıldığı görülmüştür. İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2020/1879E. 2023/2476  K. Sayılı kararında,,İstanbul 9. ACM'nin 13/12/2022 gün, 2022/184 E. 2022/516 K. Sayılı dosyasında sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına  ve bu sanığın beraatine kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.İstanbul BAM Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu'nun 2023/62 E. 2023/62 K. sayılı kararında İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2023/322 E. 2023/648 K. sayılı hükmün bozulması gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurul Kararının ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğu kanaatine varılarak CBS'nin itirazının kabulüne İstanbul BAM 21. Ceza Dairesi'nin 2023/322 E. 2023/648 K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı tarafından takip konusu bononun sözleşme imzalatılırken bilmeden imzaladığı tip sözleşme altındaki imzalı kısmın kesilerek senet haline getirildiği, senedin para biriminin Kuveyt Dinarı'na çevrildiğini, senedin üstünün sonradan doldurulduğunu ileri sürerek menfi tespit davasının kabulünü talep ve dava etmiştir.Davacı tarafından takibe konu senetlerin sözleşme imzalanırken sözleşme metninden kesilerek çıkartıldığı, bononun üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğu ileri sürülmüş ise de bonodaki yazıların sonradan doldurulduğuna dair iddianın yazılı belge ile ispatlanması gerekir. Yazılı belge ibraz edilmediğinden davacı taraf  ispat yükümlülüğünü yerine getirememiştir. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacağından, ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı yada yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (Hukuk Genel Kurulunun 11.10.1989 tarihli ve 1989/11-373 E., 1989/472 K.; 27.04.2011 tarihli ve 2011/17-50 E., 2011/231 K.; 09.04.2014 tarihli ve 2013/4-1008 E., 2014/490 K. sayılı kararları).Ceza mahkemesinde her iki davalı hakkında da kamu davası açıldığı, ... yönünden resmi belgede sahtecilik suçundan verilen HAGB kararının 13.02.2020 tarihinde, Açığa imzanın kötüye kullanılması neticesinde verilen  HAGB kararının 13/12/2022 tarihinde kesinleşmiş ise de HAGB kararları hukuk hakimini bağlamaz. Kaldı ki aynı eylemden diğer sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.Takibe konu bonoda diğer davalı ... senette ismi yer almadığından, takipte alacaklı sıfatı bulunmadığından mahkemece bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetlidir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun  İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/10/2019 tarih ve 2018/820 E., 2019/770 K.  sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 225,45 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023\t\t<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1801012f252dff1c","SID":"701cfbc7676c43c0"}}