{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO 2022/1675 <br>KARAR NO: 2023/1791<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/874 <br>KARAR NO: 2022/519<br>KARAR TARİHİ 30/06/2022<br>DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hisse devir sözleşmesi imzalandığını, bir kısım ödemelerin yapılmadığını, davalı hakkında iflas yoluyla takibe geçildiğini, davalının takibe itiraz etmediğini, belirterek davalının iflasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  Mahkemece ''... İİK m.156 hükmü çerçevesinde ödeme emrindeki müddet içerisinde borçlu tarafından gerekli itirazın yapılıp yapılmadığı, gerçekten dava tarihi itibariyle kesinleşmiş bir iflas takibinin ele alınması gerekmektedir. Öncelikle ifade etmek gerekir ki dava ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde mahkememizde açılmıştır. Yargılama aşamasında davayı inkar eden konumunda olan davalı vekili iflas ödeme emrinin tebliğinin usulsüz olarak gerçekleştiği, konuyla ilgili İst.14. İcra Mahkemesinin 2018/892E. 2020/78K.sayılı dosyasına istinaden dava açıldığı, bu çerçevede adı geçen dosyanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Davacının kesinleşen takibe dayalı iflas davası açmış olması karşısında iflas ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği beklenilmiştir. Nitekim yargılama aşamasında ilgili dosyaya istinaden verilen karar Yargıtay 12. HD 212/3505E. 5689K:sayılı ve 17 sayılı ilamına istinaden 17/05/2022 tarihi itibariyle kesinleşmiş, kesinleşen ilam uyarınca ise ilk derece mahkemesinin kararında belirtmiş olduğu üzere dosyamızdaki davalı şirketin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyadan yapılan ödeme emri tebliğ işleminin iptaline, ödeme emrinin tebliğ tarihinin ise öğrenme tarihi olarak beyan olunan 30/10/2018 olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Kesinleşen mahkeme ilamı dikkate alındığında davalı şirket aleyhine iflas yoluyla başlatılan takibe konu ödeme emrine itiraz olunmadığı iddiasıyla dava açılmış ise de davanın açıldığı tarih olan 26/09/2018 tarihi itibariyle henüz davalı hakkında kesinleşmiş bir iflas takibi bulunmadığı, bu durumda davacının dava tarihi itibariyle dava açmakta hukuken haklı olmadığı, kesinleşen mahkeme ilamında yapılan açıklamalar ve tebligat şerhi ile bu durumun açıkça anlaşıldığı gerçeği karşısında davacının açmış olduğu iflas davasının reddolunması\"na dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili tarafından sunulan süre tutum dilekçesinde gerekçeli istinaf başvuru dilekçesi sunulacağı belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE  HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;  Dava, İİK 156. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin iflasının istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf itirazında bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzenine aykırılık bulunması halinde bunu re'sen gözeteceği düzenlemesine yer vermiştir. Aynı Kanun'un 352. maddesinde de, başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmediği tespit edilen dosyalar hakkında gerekli kararın verileceği hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddeler birlikte değerlendirildiğinde, istinaf başvuru dilekçesinde istinaf nedenlerinin gösterilmediği hallerde Bölge Adliye Mahkemesinin kamu düzeni ile sınırlı olarak inceleme yapması gerekir.Somut olayda, davalı vekiline gerekçeli karar 30/07/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 13/07/2020 tarihli beyanında; dosyayı istinaf ettiklerini, ek dilekçe sunacaklarını beyan etmiş ancak istinaf başvuru gerekçeleri sunulmamıştır. Bu durumda; kamu düzeni ile sınırlı inceleme yapılmış, kamu düzeni yönünden de dava dosyası ve verilen kararda bir eksiklik bulunmadığı görülmekle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352/1.d bendi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis dilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.d maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4-İstinaf yargılaması için davacı tarafça yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nin 361/1. fıkrası ve 2004 sayılı İİK'nın 181.maddesi yollaması ile İİK'nın 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ae169b669923270f","SID":"edf11f93f5be1927"}}