{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2319 <br>KARAR NO: 2023/1866<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/10/2020<br>ESAS NO: 2018/1196 <br>KARAR NO: 2020/673<br>DAVA İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 07/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br> 6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; müvekkili kooperatifin 3000'in üzerinde üyesi bulunan toplu işyeri ve yapı kooperatifi olduğunu, kooperatifin ... nolu  ortağı olan davalı hakkında ödenmeyen aidat borçları nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, borçlunun icra dairesinin takip konusu borca ve fer'ilerine haksız itirazı üzerine  takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin deva- mını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı asil cevap dilekçesinde özetle; ticari dava niteliği bulunmayan davanın  Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini,  davacının aidat toplama yet- kisinin bulunmadığını, genel kurul kararlarının iptal edildiğini, davacının  kasıtlı olarak bu iptal kararlarını ticaret sicilinde yayınlanmadığını ve ağır suç işlediğini,  takip konusu yapılan borcun yasal da- yanağının bulunmadığını, takibin haksız itirazın ise yerinde olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davalı vekili, ıslah dilekçesi ile zamanaşımı itirazında bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI  Mahkemece \"Dava, İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Her ne kadar davalı,  mahkememizin görevi yönünden itirazda bulunmuş ise de,  kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşıdığı, ticaret mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görev itirazının reddine karar verilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık; davalının davacı kooperatifin üyesi olup olmadığı, takip tarihi itibariyle davacının davalı taraftan ödenmeyen aidat borcu  nedeniyle  alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarı ile icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı  hususunda toplanmaktadır.... davalı Tekstilkent kooperatifinin 25/05/2013 tarihinde yapılan 2012 hesap yılı genel kurulunun 6 nolu gündem maddesine geçilmeden evvel seçiminde toplantı salonunda yeterli toplantı nisabının bulunmaması nedeniyle toplantıya son verildiği, bu nedenle diğer gündem maddelerinin görüşülememesi nedeniyle üyelerden tahsil edilecek aidat tutarlarının bu genel kurulca kararlaştırılmadığı, 2012 yılı genel kurulunda ortaklardan site işletme aidatının tahsil edilmesi yönünde alınan bir genel kurul kararı bulunmadığından üyelerden bu hesap döneminde site işletme aidat tahsilatı yapılamayacağı, davacı kooperatifin davaya konu icra takibinde 2013 Ekim- 2018 Ekim dönemi arasındaki aidatların tahsilini talep ettiği, ortaklardan site işletme aidatının tahsil edilmesi yönünde alınan bir genel kurul kararı bulunmadığından,  bu yıllara ilişkin aidat alacaklarının  davalıdan istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.Kooperatif Uzmanı ... ile SMMM ... tarafından davacının ihtilaf konusu döneme ilişkin defter ve kayıtlar ile dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda; genel kurullarda aidat kararı alınmaması nedeniyle genel kurulca kararlaştırılmayan aidatların üyelerden tahsil edilemeyeceği, davacı kooperatifin 1.060.00.TL asıl alacak + 53,53TL gecikme faizi olmak üzere toplam 1.113.53 TL'nin tahsilini talep edebileceği hususu belirtilmiştir. Davacının davalı aleyhine 15.999,83 TL alacağın tahsili talebiyle takibe giriştiği,  davalı/ borçlunun alacağın tamamına itiraz ettiği, toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonucunda davacının takip tarihi itibariyle davalı taraftan 1.113,53 TL alacaklı olduğu, davalının bu miktardaki likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği, fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla'' gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne davalı/borçlunun Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 15.999,83 TL'lik borcun 1.113,53 TL'lik kısmına vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Takip konusu  asıl alacağa - davacının talebi aşılmamak üzere- takip tarihinden itibaren aylık % 1,50 oranında faiz  uygulanmasına, Likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/ borçlunun hüküm altına alınan alacağın % 20'si oranında icra-inkar tazminatı ile mahkumiyetine, Fazlaya ilişkin talebin reddine şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın  28/11/2014 tarihli yazısında aidatlara ilişkin alınan genel kurul kararında son uygulama tarihi açıkça belirlenmemiş ise sonraki dönemlerde de uygulanabileceğini belirtir. Buna göre; Kooperatifin 22.02.2014 tarihli Genel Kurulunda: \"01.03.2014 tarihine kadar, eski aidat miktarı üzerinden devam edilmesine ve 01.03.2014 tarihinden itibaren aidat miktarının %25 düşürülerek ödenmesine oybirliği ile karar verildi.\" denilerek, işbu Genel Kurulda; üyelerden alınması kararlaştırılan aidatlar bakımından yeni bir tarih sınırlaması getirilmemiştir.  Dolayısıyla 01.03.2014 tarihinden itibaren  aidata ilişkin yeni bir karar alınmadıkça gelecek yıllarda da AYNEN uygulanmaya devam edilmesi gerekmektedir. Nitekim daha sonraki yıllarda (2015, 2016, 2017, 2018) işbu aidat bedeli yani genel kurul tarafından belirlenen miktar AYNEN tahsil edilmeye devam edilmiştir. 2014 tarihli genel kurulda alınan aidata ilişkin kararda 01/03/2014 tarihine kadar eski aidat miktarı üzerinden devam edilmesine ilişkin alınan karar ile kooperatif adına bu tarihten önce alınan aidatlara kooperatifin en yetkili organı olan Genel Kurul tarafından icazet verilmiştir. Aidatlar üyelere sağlanan hizmetlere ilişkin olduğundan, gerek Kooperatifin gerekse hizmetlerin devamlılığı açısından işbu aidatların tahsili hayati öneme sahip olup, Genel Kurulun toplanamadığı yıl, üyelerden aidat da tahsil edilemeyeceği mantığı hukuka ve hakkaniyete aykırıdır. Zira;  2012 yılından sonra yapılan ilk Genel Kurulda da geçmişe dönük olarak derhal üyelerden icazet alınmış ve Genel Kurul tarafından aidatların tahsili konusunda icazet verilmiştir. Kooperatif üyelerinin bu husustaki farkındalığına rağmen, bilirkişilerce düzenlenen rapor hukuken zorlama bir yoruma dayandırıldığı gibi, yerel mahkeme tarafından da bu raporların hükme esas alınması hatalı olmuştur. 06.06.2015 ve 03.04.2016 tarihli Genel Kurul kararlarında aidat alınmamasına dair bir karar olmadığı gibi, devam eden aidatların iptaline ilişkin bir karar da yoktur. Bu nedenle, işbu yıllarda da bir önceki yıllarda belirlenen aidat bedelleri AYNEN devam etmiştir. Yani dosyada inceleme yapan bilirkişinin raporlarında ısrarla ileri sürdüğü gibi herhangi bir Genel Kurul kararına dayanmayan aidatlar söz konusu değil tam aksine Genel Kurul kararları ile tespit edilmiş olan aidat bedellerine bağlı kalınarak üyelerden aidat tahsili yapılmaktadır. Bu nedenle kararın bu yönden de bozulması/kaldırılması gerekmektedir. Kısmi ödemeler öncelikle faiz ve masraflardan mahsup edilir (TBK m.100). Yerel Mahkemece hüküm kurulurken bu hususa itibar edilmemiştir. Zira, dosyada bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalarda\" davalı yanca ödeme belgesi ibraz edilmemiş ise de davacı Kooperatifin ticari defter ve kayıtlarıyla tespit edildiği üzere davalının dönem adı belirtmek suretiyle 2014-2015-2016 yılına ilişkin adına isabet eden aidat ödemelerini Kooperatife yapmış olduğunun kabul edilmesi gerekeceği\" ni baz alarak somut bir hesaplama yapmadığı gibi; bu ödemelerin neye istinaden bu şekilde kabul edilmesi gerektiğini bile izah etmemiştir. Nitekim bilirkişi kök raporunda da \"davalının dönem belirterek Kooperatife ödeme yaptığı düşünülmektedir.\" denilerek kanaatten öteye gitmeyen hatalı bir tespitte bulunulmuştur. Davalı yanca yapılan işbu ödemelerin asıl alacaktan mahsup edilmesi ve Mahkeme tarfından buna göre karar verilmesi hatalı olmuştur. Öyle ki; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu`nun 100 ( 818 Sayılı B.K`nun 84. )maddesinde kısmi ödemelerin öncelikle faizden ve masraftan mahsup edileceği hükmüne yer verilmiştir. Başka bir anlatımla kısmi ödemelerin öncelikle fer`i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır. '' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının tet- kikinde ; davacının 2013 Ekim ayı 179,77TL aidat, 2013-11. Aydan 2014-2. Aya kadar( 2. Ay dahil) 223'er TL aidatı, 2014-3. Aydan 2018-10. Aya kadar (10.ay dahil) 175'er TL aidat, olmak üzere asıl alacak ve her aidat için faiz işletilerek toplam  15.999,83 TL alacak için  26/10/2018 tarihinde ödeme emri düzenlendiği, davalının süresinde itiraz ettiği ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı görülmektedir. Mahkemece kooperatif uzmanı ve smmm den oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Genel kurul kararları olmadan yönetim kurulu kararı ile ortaklardan para toplanamayacağı gibi, genel kurulun 1163 sayılı kanunun 42. maddesiyle belirlenen bu yetkisini yönetim kuruluna devredemeyeceği, yönetim kurulu kararı ile ortaklardan ne nam altında olursa olsun para toplanamayacağı, takip konusu alacaklarından olan, 25/5/2013, 06/06/2015,03/04/2016,21/06/2017 tarihinde yapılan genel kurul dönemi içinde genel kurul kararı alınmadığı gibi, bu dönem içinde tahsili istenen alacakların da istisna niteliğindeki kooperatif ortaklarından yönetim kurulu kararı ile istenebilecek kalemlerden(borçlardan) bulunmadığı, davacı kooperatif tarafından tahsili istenen alacakların bu kalemlerden bulunduğunun da davacı kooperatif tarafından ispatlanmaması karşısında; davacı kooperatifin ancak genel kurul kararları ile kararlaştırılan yıllara ilişkin alacakların tahsilini davalıdan talep edebileceği, genel kurulca kararlaştırılmayan yıllara ait site işletme aidat alacaklarının davalıdan tahsilinin istenemeyeceği, Davacı kooperatifin yasal defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı kooperatifin icra takibi ile 2013 yılı Ekim- 2018 yılı Ekim arasındaki işletme aidatlarından kaynaklı olarak 10.911,77 TL'nin (asıl alacak) tahsili için icra takibi başlattığı, Kooperatif ticari defterlerinde, icra takip tarihinde gerçekten davacının davalıdan 10.911,77 TL alacaklı gözüktüğü, Ancak; bu alacağın 6.594.00.TL sinin 2009-2010-2011-2012-2013 yıllarından, 233,00 TL sinin 2014/Ocak döneminden, 2.100,00 TL sinin 2017 Yılından, 1.750,00 TL sinin 2018 yılı 10 Aylık döneminden ve 234,77 TL “sinin de 2016 yılında icra, masraf vs. bedellerinden gelmek suretiyle 10.911,77 TL lik borç tutarına ulaşıldığı, ancak davacı yanın icra takibinde 2013 EKİM ayından sonra, sıralı olarak 2018 yılı ekim ayına kadar olan aidat alacaklarını talep etmiştir. Dolayısıyla davacı kooperatifin icra takibine dayanak aldığı (yıl ve dönem) dönemler ile davalının gerçekte borçlu olduğu yıl ve dönem) dönemler uyuşmamaktadır. Taleple bağlılık esası gereğince, davacının talep edebileceği dönem ve bedeller aşağıdaki gibidir; 2013 yılı 3 aylık 699,00 TL 2014 Ocakayı — 233,00TL 2017 yılı 2.100,00 TL 2018 yılı 1.750,00 TL olmak üzere, toplam 4.782,00 TL'dir. Burada önemle belirtmek gerekirse, davacının alacaklı olduğu bedelin son dönemlerden geriye dönük olarak tespit edilmesi mümkün değildir. Çünkü davacı ticari defterlerinde açıkça tahsilatın hangi dönemlere ilişkin alındığı yazmaktadır. Davalının ödemelerine ilişkin dekontlar ibraz edilmediğinden dekontların üzerinden hangi dönemler yazdığı tespit edilemedi ise de, davacı kooperatif ticari defterlerinde davalı yan ödemelerine ilişkin açıkça dönem yazılı olduğundan, davalının dönem belirterek kooperatife ödeme yaptığı düşünülmektedir.İptale konu olmayan kesinleşmiş genel kurul kararları gereğince a1 tipi işyerine sahip davalıdan tahsili talep edilebilecek alacak tutarı hesabinin ise Davacı kooperatifin 22.02.2014 tarihinde yapılan 2013 hesap yılı genel kurulunun 9 nolu kararı ve 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016,2017 hesap yılı genel kurulunun 8/a nolu kararı doğrultusunda; 2014 yılı Ocak 233.00.TL, 2014 yılı Şubat 233.00.TL ,2014 yılı Mart 175.00.TL, 2014 yılı Nisan 175.00.TL, 2014 yılı Mayıs 175.00.TL, 2014 yılı Haziran 175.00.TL, 2014 yılı Temmuz 175.00.TL, 2014 yılı Ağustos 175.00.TL, 2014 yılı Eylül 175.00.TL, 2014 yılı Ekim 175.00.TL, 2014 yılı Kasim 175.00.TL, 2014 yılı Aralık 175.00.TL ayları toplamı olan 2.216.00.TL ile 2018 yılı Mart 175.00.TL, Nisan 175.00.TL, Mayıs 175.00.TL,Haziran 175.00.TL, Temmuz, Ağustos 175.00.TL, Eylül 175.00.TL,Ekim 175.00.TL ayları toplamı 1.400.00.TL olmak üzere toplamda  3.616.00.TL nin tahsilinin talep edilebileceği, Ancak kooperatif defter ve kayıtlarıyla da tespit edildiği üzere davalı yanca dönem belirtmek suretiyle kooperatife gecikme faizleri de dahil olmak üzere 774.00.TL+ 175.00.TL + 175.00.TL+ 899.00.TL +533,00.TL toplam 2.556.00.TL nin ödendiği tespit edilmiş olması karşısında davalının genel kurul kararlarıyla kararlaştırılan (3.616.00.TL — 2.556.00-) 1.060.00.TL tutarında borcunun bulunduğu ,yönünde sonuç ve kanaate ulaşıldığı, 1.DURUM : Kooperatif ticari defter kayıtları ve icra takibindeki taleple bağlı kalınarak Genel kurullarda Aidat kararı alınmasa bile, aidatın ÜYELERDEN TAHSİL EDİLEBİLECEĞİNİN SAYIN MAHKEMECE kabul edilmesi durumunda (ticari defter kayıtları ve talebe bağlılık ilkesi gereği) ; Davacı İşletme Aidatı Alacağı : 4.782,00 TL, Davacı Faiz Alacağı : 1.485,95 TL,TOPLAM 6.267,95 TL nin tahsilini takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (aylık %1,5) gecikme faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, 2.DURUM : Kooperatif ticari defter kayıtları ve icra takibindeki taleple bağlı kalınarak Genel kurullarda aidat kararı alınmaması nedeniyle, genel kurulca kararlaştırılmayan aidatların ÜYELERDEN TAHSİL EDİLEMEYECEĞİNİN SAYIN MAHKEMECE kabul edilmesi durumun da ;Davacı İşletme Aidatı Alacağı : 1.060.00.TL Davacı İşletme Faiz Alacağı : — 53,53TL, TOPLAM * 1.113,53 TL nin tahsilini takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (aylık %1,5) gecikme faizi ile birlikte talep edebileceği'' şeklinde mütalaa olunduğu görülmektedir.<br>Ek raporda; davalının iptal edildiğini belirttiği genel kurul kararlarının bu dosya alacaklarına ilişkin dönemle uyuşmadığında bir etkisi olmadığı belirtilmiştir.Mahkemece, genel kurullarda aidat kararı alınmaması nedeniyle genel kurulca kararlaştırılmayan aidatların üyelerden tahsil edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosyada mevcut genel kurul kararlarının incelenmesinde;-29.09.2012 tarihli Genel Kurulda 01.07.2012 - 30.06.2013 tarihleri  aralığı için 1,285 TL / m2 ödenmesine ve aylık % 2 faiz işletilmesine,-25.05.2013 tarihli Genel Kurulda yeterli nisap olmadığından maddelerin görüşülmediği,-01.03.2014 tarihli Genel Kurulda 01.03.2014 tarihine kadar eski aidat miktarı, sonrasında % 25 düşürülmesine karar verildiği tespit edildiği,-06.06.2015 tarihli genel  kurulun 5 nolu gündem maddesinde Üyelerden aidatların tahsiline dair 2015 yılı bütçesinin görüşüldüğü 5 nolu gündem maddesinde yeterli karar nisabının bulunmaması nedeniyle tahmini bütçenin kabul edilmediği, bir diğer değişle nisap yokluğu nedeniyle ortaklardan tahsil edilecek ödemelerin genel kurulca kararlaştırılamadığı,-03.04.2016 tarihinde yapılan 2015 hesap yılı genel kurulunda Davacı kooperatifin 03.04.2016 tarihinde yapıları 2015 hesap yılı genel kurulunda ortakları aidat veya site işletme aidatının tahsil edilmesine yönelik karar alınmadığı,-21.06.2017 tarihinde yapılan 2016 hesap yılı genel kurulunda Davacı kooperatifin 21.06.2017 tarihlnde yapılan 2016 hesap yılı genel kurulunda 3127 ortaklı kooperatifin genel kurulunu yapmak için yeterli nisabı kalmadığının Bakanlık temsilcilerince açıklanması üzerine genel kurul toplantısının yapılamadığı 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 hesap yilı genel kurulunda Davacı kooperatifin 31.03.2018 tarihinde yapılan 2016 ve 2017 hesap yıllarına ait genel kurulunun 8 nolu gündem maddesinde görüşülen 2018 yılı tahmini bütçesinde mevcut aidatların aynen devam etmek üzere aylık m2 birim fiyatının 0.964.TL/m2 olarak ödeme yapılmasına, bu kapsamda ayrıca 2017 yılında nisabın oluşmaması nedeniyle genel kurul yapılamadığından karar alınmayan ve aynı miktarda ödemeleri devam eden ödemelerin uygulandığı şekli ile kabulüne, ödemelerin zamanında yapılmaması halinde aylık %1.5 gecikme faizinin uygulanmasına 14 red oyuna karşılık 848 kabul oyu ile oy çokluğu ile karar verildiği anlaşılmaktadır.İstinaf itirazlarının incelenmesi;Kooperatif üyelerinden tahsil edilecek ödemelerin, kooperatif genel kurul kararı ile kararlaştırılması gerekir. Genel Kurullarda alınan kararlar sözleşme niteliğinde olup toplantıya katılsın yada katılmasın tüm üyeleri bağlar.Kooperatif üyesi olan davalının, üyeliğinin devam ettiği sürece kooperatif genel kurul kararları ile belirlenen aidat ve diğer ödeme yükümlülükleri devam ettiği, davalının iptal edildiğini ileri sürdüğü genel kurul kararlarının bilirkişi ek raporunda da belirtildiği gibi bu dosya alacaklarına ilişkin dönemle uyuşmadığı,  davalının, icra takibine talep ettiği aidatların dönemine ilişkin ilgili genel kurul kararlarının  iptal edildiği yada iptali için davaların açıldığı yönünde başkaca bir belge ve beyan olmadığından, iş bu kararlar çerçevesinde üyelerden aidat talep edilebilir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin Esas no: 2013/1003 Karar no: 2013/1712 sayılı kararı ''Dava,  kooperatif aidat alacağının tahsili başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.... genel kurulda alınan aidata ilişkin kararların bir sonraki genel kurulda kaldırılmadığı ya da değiştirilmediği sürece aynı şekilde devam edeceği gözardı edilerek... yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilmesi doğru olmamıştır.''şeklindedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin emsal kararı gereği; Mahkemece hesaplama dışında bırakılan dönemlerde de önceki genel kurullarda alınan aidat kararlarının devam edeceğinin kabulü gerekmektedir. Mahkemece; tüm genel kurul kararları ve davacının ticari defterleri incelenerek; genel kurul kararlarında hangi döneme ilişkin ne kadar aidat belirlendiği, yukarıda belirtildiği gibi karar alınmayan dönem için önceki genel kurullarda alınan aidat kararları esas alınarak, ilgili genel kurul kararlarının iptal edilip edilmediği tekrar araştırılarak ve davalının yaptığı tüm ödemeler tespit edierek, TBK 100. Maddesi gereği mahsup edilerek davacının icra takibinde talep ettiği döneme ilişkin alacağının tespiti için kooperatif uzmanı ve mali müşavir bilirkişisinden oluşan yeni bir heyetten rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf sebeplerinin kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının yukarıda yazılı gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 33. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1196 E. 2020/673 K. Sayılı 19/10/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan  istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2023  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12e8cf07a203a01c","SID":"13a3ad9c85f318e9"}}