{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1140 <br>KARAR NO\t\t: 2024/55<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.05.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/19 Esas 2023/358 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 11.01.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.01.2024<br><br>\tİzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2023 tarih 2023/19 Esas 2023/358 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davacının davalı sigorta şirketinin acentesi olduğunu, davalının acentelik sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, haksız fesih nedeniyle davacı acentenin maddi zarara uğradığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, sözleşmenin üretim düşüklüğü (verimsizlik) ve hasar/prim oranın yüksekliği gözetilerek haklı nedenle sürelere uyularak fesh edildiğini, davacı tarafa fesih tarihi itibariyle hak ettiği tüm komisyonlarının ödendiğini, fesihten sonra her hangi bir portföy devrinin olmadığını, fesih itibariyle bir çok poliçenin vadelerinin dolduğunu, yenileme yapılmadığını, davalının önemli bir menfaat elde etmediğini, beliretek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflarlar arasında belirsiz süreli olarak imzalanmış olan 01/07/2009 tarihli sözleşmenin fesih sebebinin haklı sebep olmadığı, davacı acentenin kusurunun bulunmadığı, tramer kayıtlarına göre davacının önemli kazanç kaybı yaşaması nedeniyle portföy kaybının oluşacağı, beş yıllık ortalamanın tazminat olarak hesaplanmasının yasal mevzuat ile uyumlu olduğu, belirtilerek; davacının davasının kabulüne  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tDAİREMİZİN 29.12.2022 TARİH VE 2020/542 E. - 2022/1937 K. SAYILI KALDIRMA KARARI ÖZETİ : İDM tarafından tarafların iddia, savunma ve delilleri kapsamında, dosyanın sigorta hesap uzmanından oluşacak bilirkişi kuruluna tevdi ile gerekiyorsa tarafların kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, acentenin aracılık ettiği müşteriler dolayısıyla davalının, acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam edip etmediği, etmiş ise bu sözleşmelerin sayısı, süresi ve sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarına göre önemli menfaat sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi ile tazminat talep edilip edilemeyeceği, denkleştirme tazminatı ödenmesinin adil bir sonuç olup olmayacağı, bu minvalde taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, acentenin tek firma-çok firma acentesi olup olmadığı, davacı acentenin portföyündeki poliçelerini acentelik sözleşmesinin son bulmasından önce başka sigorta şirketlerine kaydırıp kaydırmadığı gibi hususları içerecek şekilde bilirkişi kurulundan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, belirtilerek; kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>\tKALDIRMA KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında belirsiz süreli olarak imzalanmış olan sözleşmenin fesih sebebinin haklı olmadığı, fesih işleminde davacı acentenin kusurunun bulunmadığı, davacı talebinin yerinde görüldüğünden son 5 yıllık faaliyet sonucu alınan komisyon ve diğer ödemelerin ortalamasını hesaplanan tazminat miktarı aşamayacağı, toplam gelirin ortalama miktarının 36.766,25-TL olduğu, davacının bu gelirlerden mahrum kaldığı, istinaf ilamından önceki aşamada verilen karara yönelik davacının istinaf talebi olmadığından önceki kararda verilen miktarın davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturduğu, davalının 30/04/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, belirtierek; davanın kabulü ile portföy tazminatı olarak belirlenen 36.756,55-TL'nin 30/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı  davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, davanın ıspatlanmadığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, yasal sürelere uyulduğunu, davacı taraf aracılığı ile tanzim edilen sigorta poliçeleri ile ilgili olarak tahakkuk eden tüm acentelik komisyonlarının fesih tarihi itibariyle ödendiğini, poliçelerin tamamına yakınının vadesi sona erdiğini, denkleştirme tazminatı şartlarının gerçekleşmediğini, davalının farkllı şirketlerini acenteciliğin yapayp yapmadığının ararştırılmadığını, eksik inceleme yapıldığını, acentenin feshinden sonraki 1 yıl içinde sadece acentenin müşterilerinden ne kadar yenileme yapıldığı ve bunların branşının ne olduğunun araştırılması gerektiğini, portföy tazminatı hesabında, poliçe türlerinin önemli olduğunu, davacı acentenin  aracılık ettiği poliçelerin trafik, kasko, konut, işyeri gibi kısa süreli poliçeler olduğunu, davacı acentenin portföyündeki poliçeleri dava dışı başka sigorta şirketlerine kaydırmadığının tartışılmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen sigorta acenteliği sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı portföy tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, taraflar arasında düzenlenenen acentecilik sözleşmenin davalı tarafından haklı neden olmaksızın fesih edilmesine, kaldırma kararında belirlenen ilke ve esaslar çerçevesinde yapılan incelemede davacının tazimata hak kazandığının tespit edilmesine, denkleştirme / portföt tazminatı ödenmesinin hakkaniyete uygun düşmesine,  tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 2.510,84 TL'den peşin alınan 627,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.883,34 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,\t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"188824593de7b697","SID":"a9a58592ac4cc917"}}