{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2021/1793 Esas 2023/1869  Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/1793 <br>KARAR NO\t: 2023/1869<br><br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/109 Esas 2021/430 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ve Protokolden Kaynkalanan) <br>DAVA TARİHİ\t: 21/02/2020<br>KARAR TARİHİ\t : 27/12/2023 <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 16/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, diğer taraftan davalının bölgesinde yapılan yatırımlara ilişkin olarak ... şehir şebekeleri projesi kredisine ilişkin TC. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı ile  Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş arasında imzalanan garanti protokolü, Dünya Bankası kredisi ödeme hesabı sözleşmesi, ... ile ... arasında protokol imzalandığını, Türkiye elektrik dağıtım şebekeleri ve rehabilitasyon projesi kapsamında dava dışı şirketle sözleşme imzalandığını, anılan şirketin gecikme nedeniyle genel giderlerden kaynaklanan zarar ve bakır fiyatlarındaki artıştan kaynaklanan zarar, sözleşme dışı malzeme, montaj, nakliye işlerine ilişkin müvekkili aleyhine alacak davası açıldığını, davanın davalıya ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne hükmedildiğini, kararın icra takibine konulması üzerine müvekkilinin icra dosyalarına yaptığı ödemeden akdedilen protokol ve işletme hakkı devir sözleşmesi hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu belirterek şimdilik 4.137.051,71 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, 370.031,38 Usd'nin ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bizzat kendisi tarafından yürütülen işlerle ilgili sorumluluğu müvekkiline yüklemeye çalıştığını, müvekkilinin sorumluluğundaki dağıtım bölgesi sınırları içerisinde dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak üçüncü kişilerden gelen taleplerin sorumluluğunun İHDS'nin imza tarihi öncesi ve sonrasına ilişkin olmak üzere farklılık arz ettiğini, müvekkilinin dağıtım bölgesine ilişkin proje sözleşmesinin İHDS tarihinden sonra davacı tarafından imzalandığını, dağıtım faaliyetinin yürütülmesine ilişkin yetkinin müvekkiline ait olduğunu, İHDS hükümlerinin davacı tarafından ihlal edildiğini, rücuya dayanak davanın davacı tarafından müvekkiline devredilmesine, anılan dosyada davacı olan ...şirketi ve diğer temlik alanların rıza göstermediğini, davacının kendi yürüttüğü bir sözleşme nedeniyle müvekkilinin elektrik piyasası mevzuatından kaynaklanan haklarını kullanmasına engel olduğunu, şebeke yatırımı yapan, kamu hizmeti veren, ancak yatırımlarının maliki olmayan dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından belirlenen hedef kayıp kaçak oranı ile gerçekleşen kayıp kaçak oranı arasındaki farklardan, EPDK tarafından tanımlanan şebeke işletim giderleri bütçesinden tasarruf edilen miktarlar ile yapılan yatırımlar sebebiyle elde edeceği kazançlardan gelir elde ettiğini, yatırımların mevzuata uygun şekilde belirlenen süreler içinde EPDK'ya raporlanması, bunların EPDK tarafından onaylanması gerektiğini, rehabilitasyon projeleri için şehir şebekeleri projelerinin finansmanını sağlamak üzere Avrupa Yatırım ve Dünya Bankasından kredi temin edildiğini, müvekkilinin mülkiyeti davacıya ait olan dağıtım varlığının finansmanını krediyi ödeyerek sağladığını, yaptığı yatırımın düzenlemeye esas yatırım harcaması sayılmadığını, davacının talep ettiği miktarın EPDK'ya raporlanmadığını, geçmişe dönük olması nedeniyle raporlanmasının mümkün bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan protokolde elektrik şebekesinin iyileştirilmesi işinin bedelinin müvekkilinin tarifelerden elde edeceği gelirden karşılanacağının düzenlendiğini, bunun için müvekkilinin yatırım harcaması kapsamında raporlanması, sözleşme kapsamında yaptırılmış olması gerektiğini, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceğini, davacının talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının TL'ye çevirerek ödediği tutarı müvekkilinden yabancı para olarak talep edemeyeceğini, talebin zaman aşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, rücuya dayanak davada her ne kadar sözleşme dışı ilave işler bedeli denilerek hüküm kurulmuş ise de bu ilama esas olan bilirkişi rapor içeriğinde sözleşme teklif cetvelinde yer almayan ancak tesisin yer tesliminde düzenlenen protokolde ayrıntılı olarak belirtilmiş olan, taraflarca itiraz edilmeyip kabul edilen iş kalemleri olduğunun ifade edildiği, kararın temyiz incelemesinde Yargıtay 15. Hukuk Dairesi tarafından ilamda hükmedilen alacağa sözleşmenin ödeme şartları ve yöntemleri bölümünün 1.5 alt maddesindeki akdi temerrüt faizi uygulanması gerektiği belirtilerek kararın bu yönü ile düzeltilerek onanmasına karar verildiği, ilama konu bedelin 05/01/2007 tarihli sözleşme kapsamı içinde değerlendirilmesi gereken işlerden olduğunun kabulü gerektiği, yanlar arasındaki protokolün 1. maddesi gereğince davalının faaliyet alanında gerçekleştirilecek şehir şebekeleri projeleri için kullanılacak tutara ilişkin ana para geri ödemeleri, faiz ve taahhüt ücreti ödemeleri ile tüm ferilerinden ...'ın sorumlu olacağının düzenlendiği, her iki yanın kabulünde olduğu üzere dava dışı ...A.Ş. ile imzalanan sözleşme konusu işler ile ilama konu ilave işlerin davalının faaliyet alanındaki şehir şebekeleri projesi kapsamındaki işlere ilişkin olduğu, hisse satış sözleşmesinin 9.12. maddesi de nazara alınarak davacının rücu talebinin haklı ve yerine bulunduğu, kesinleşmiş ilam gereğince ödemelerin TL cinsinden yapılmış olduğu, bilirkişi heyetince  alacak miktarının hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.367.386,83 TL'nin 1.315.777,70 TL'sine 06.07.2017 tarihinden itibaren, 2.403.263,91 TL'sine 07.07.2017 tarihinden itibaren, 740.793,75 TL'sine 10.07.2017 tarihinden itibaren, 805.367,31 TL'sine 26.07.2017 tarihinden itibaren, 75,50 TL'sine 03.08.2017 tarihinden itibaren, 101.384,55 TL'sine 07.08.2017 tarihinden itibaren, 724,11 TL'sine 03.10.2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; rapora ilişkin süresi içinde sunulan itirazların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkili tarafından dava dışı şirkete ve dava dışı şirketin alacağını devrettiği kişilere toplamda 4.137.051,71 TL ve 370.031,38 Usd ödeme yapıldığını, rücuya esas miktarın yapılan ödemelerin para cinsinden belirlenmesi gerektiğini, mahkemece müvekkili tarafından Usd cinsinden yapılan ödemeler için TL cinsinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dışı şirketin alacağını devrettiği şahıslara mahkeme ilamında belirtildiği üzere belirtilen miktarlarda TL cinsinden ödeme yapıldığını, bakiye kısmın ise dava dışı şirkete yine ilam gereğince ödeme günündeki TL karşılığı belirlenmek suretiyle Usd cinsinden ödendiğini, dava dilekçesizde yalnızca dava dışı şirkete yapılan ödemelerin Usd cinsinden talep edildiğini, Usd cinsinden talep edilen ödemelerin dayanağının mahkeme ilamı olduğunu, mahkeme ilamı ile Usd cinsinden hüküm kurulduğundan ödemenin ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden ödeme yapılması taleplerinin haklılığını etkilemeyeceğini, müvekkilinin mal varlığındaki azalmanın mahkeme ilamı gereği 370.031,38 Usd karşılığı olduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5620 sayılı icra dosyası ile Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2017/6333 sayılı icra dosyalarında da icra emrinin Usd cinsinden düzenlendiğini, müvekkili tarafından esasen mahkeme ilamında hükmedildiği şekilde 1.222.306,66 Usd ödendiğini, bu sebeple rücuya esas miktar belirlenirken ...A.Ş.'ye yapılan ödemelerin Usd cinsinden hesaplanması gerektiğini, ...A.Ş.'ye yapılan ödemeler yönünden müvekkilinin malvarlığında meydana gelen azalmanın 370.031,38 Usd olduğunu, dava dışı şirkete bu meblağın tam karşılığının ödendiğini, ödemenin TL cinsinden olmasının durumu değiştirmeyeceğini, müvekkili yönünden hak kaybı oluşmaması için talepleri doğrultusunda Usd cinsinden hüküm kurulması gerektiğini, mahkeme ilamında Usd cinsinden para borcunun ödeme günündeki TL karşılığı üzerinden ödenmesi şartıyla hüküm kurulduğunu, aynı zamanda kamu kurumu niteliğine haiz müvekkili tarafından da ödemenin bu şekilde yapıldığını, rücuya esas miktarın ...A.Ş.'ye ödenen kısmının talepleri doğrultusunda Usd cinsinden belirlenmesi gerekirken, tamamının TL cinsinden hesaplanarak hüküm kurulmasının hakkaniyetle örtüşmediğini, müvekkili tarafından icra dosyalarına yapılan şikayetler nedeniyle yapılan yargılama giderleri, şikayetin sonucunda verilen kararlar önemli olmaksızın rücuya esas miktar dahilinde olduğunu, bilirkişilerce bilirkişilik sıfatından uzaklaşılarak davalı lehine şahsi kanaat açıklamasında bulunulduğunu, mahkemece bu değerlendirmenin hükme esas alınmasının doğru olmadığını, anılan icra dosyalarına yapılan şikayetlerin hukuki çerçevede gerekli görüldüğü için yapıldığını, böylece bilirkişi raporunda belirtildiğinin aksine davalı şirketin sorumluluğunu arttırmadan ziyade davalı şirketin hak kaybına uğramamasının amaçlandığını ve sağlandığını, bu sebeple anılan şikayetler de dahil olmak üzere müvekkili tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinden sonucuna bakılmaksızın davalının sorumluluğunda olduğunu, rücuya esas miktarın hesaplamasına İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/536 Esas sayılı dosyasına müvekkili tarafından yapılan masrafların dahil edilmemesinin hatalı bulunduğunu, ödeme tarihinin müvekkili tarafından paranın ödendiği tarih olduğunu, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamada, ödeme tarihinin paranın icra dosyalarına girdiği tarih olarak kabul edildiğini, mahkemece rücuya esas miktara bu tarihlerden itibaren avans faizi işletilmesine karar verildiğini, bu şekilde yapılan hesaplamanın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalının sorumluluğunda olan ödemelerin, müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilin malvarlığındaki eksilmenin ödemelerin yapıldığı tarihte gerçekleştiğini, bu durumun sunulan dekontlarla sabit olduğunu, paranın icra dosyasına girdiği veya herhangi başka bir tarih üzerinden hesaplama yapılması ve rücuya esas miktara bu tarihlerden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; protokolün somut olayda uygulanma imkanını bulunmadığını, protokolde, protokol kapsamındaki projeler için yapılacak anapara ödemeleri ile ferilerinin dağıtım şirketi olan müvekkilinin elektrik dağıtım tarifesinden karşılanacağının ifade edildiğini, maliyetlerin dağıtım faaliyetlerinin yürütülmesi için yapılması zorunlu olan yatırım harcamaları ile yatırım harcaması niteliğindeki diğer harcamalardan oluştuğunu, EPDK tarafından belirlenen yatırım planları kapsamında kurulun önceden izni alınarak, dağıtım ve dağıtım alt faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan yatırımların geçici kabulünün yapılması ile düzenlemeye esas yatırım harcaması sayıldığını, bu yatırımların dağıtım şirketleri tarafından tamamen kendi finansmanlarıyla yapıldığını, yatırımın tarife yoluyla geri ödenmesinin on yılda gerçekleştiğini, elektrik dağıtım şirketlerinin kendisi tarafından finanse edilmiş bu yatırımların bedellerinin kendilerine ödenebilmesi için de bu yatırımların, ilgili mevzuata uygun şekilde ve belirlenen süreler içinde EPDK’ya raporlanması ve bunların EPDK tarafından onaylanması gerektiğini, bir an için dava konusu ilave işlerin protokolün kapsamına giren işlerden olduğu kabul edilse dahi, mahkeme hükmüne dayanak alınan protokol uyarınca dava konusu proje kapsamında davacı tarafından yapılan harcamaların müvekkiline EPDK tarafından tarife yoluyla ödenebilmesi için, bu harcamaların müvekkilince EPDK’ya raporlanmasına imkan sunulmuş olması gerektiğini, ancak davacının İHDS gereğince sözleşmedeki taraf sıfatını müvekkiline devretmeyerek bu imkanı ortadan kaldırdığını, bunun sonucunda dava konusu tutarların EPDK’ya raporlanamadığını, geçmişe dönük olması nedeniyle raporlanmasının da mümkün olmadığını, ilgili mevzuat çerçevesinde müvekkili tarafından yapılmış bir yatırım harcaması olarak kabul edilmeyeceğini, geri ödemesi tarife yoluyla sağlanamayacağını, bir an için dava konusu ilave işler için protokolün uygulama alanı bulunduğu kabul edilse dahi, söz konusu harcamaların müvekkilinin dağıtım tarifesinden elde edeceği gelirden karşılanması, davacının ihds gereğince kendi edimini ifa etmemesine bağlı olarak kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle imkansız hale geldiğini, protokolün somut olaya uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, bu harcamaların müvekkilinin dağıtım tarifesinin yansıtılıp yansıtılamayacağı, bunun hukuken mümkün olup olmadığı konusunda değerlendirme yapılmadığını, davacının kendi mülkiyetine geçecek bir yatırımın bedelini müvekkiline ödetmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, bu hususun bilirkişi raporunda da tespit edildiğini, sözleşme dışı işler neticesinde yapılan tüm tesislerin mülkiyetinin halen davacıya ait olduğunu, bu tesisler için müvekkilinin davacıya ödeme yapması halinde karşılığı tarifeden alınamayacağı için sebepsiz zenginleşme oluşturacağını,  dava konusu tutarların müvekkil şirket tarafından ödenebilmesi için iki şart bulunduğunu, müvekkilinin tarifelerden elde edeceği gelirden karşılanabilmesi için müvekkil şirket tarafından yatırım harcaması kapsamında raporlanmış olması, sözleşme kapsamında yaptırılmış olması gerektiğini, söz konusu tutarların müvekkili tarafından ödenebilmesi için ilk şart, işin müvekkili tarafından yatırım harcaması kapsamında raporlanabilmiş olması olduğunu, ancak davacının, kendisi tarafından yürütülen ve sözleşme bedelini aştığı için yüklenici firma ile ihtilafa düştüğünden buna imkan vermediğini, ...firması ile sözleşmeyi davacı yürüttüğünden ve raporlamaya ilişkin yatırım gerçekleşmeleri davacı tarafından takip edildiğinden, yatırım harcamasının yüklenici ile olan ihtilafa tekabül eden kısmının raporlanamadığını, davacının bizzat kendisinin sebebiyet verdiği ihtilaf nedeniyle oluşan zararını, üstelik sebepsiz zenginleşme teşkil edecek şekilde müvekkilinden talep etmesinin haksız olduğunu, protokolün uygulanması için talep edilen tutarların, protokolde belirtilen projelerde kullanılmış olması gerektiğini, dava konusu tutarların davacı ile ...AŞ. firması arasında imzalanmış bulunan sözleşme kapsamı dışında olan ilave işlerden kaynaklandığını, anılan protokolün kapsamına girmediğini, yapılan harcamaların müvekkilince tarifeden geri alınamayacak olması nedeniyle davacının müvekkilinin dağıtım bölgesindeki tüm dağıtım tesis ve varlıklarının maliki olduğu ve müvekkilinin sadece işletme hakkı sahibi olduğu dikkate alındığında malik sıfatına haiz davacı tarafından talep edilen tutarların müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, mahkemece dava konusu tutarlara ilişkin fazla yaptırılan işlerin protokol kapsamında olduğu değerlendirmesinin yapıldığını, mahkemenin Yargıtay ilamı ile mahkeme kararını yorumlayarak karar vermesinin bir hukuki dayanağı olmadığını, her iki kararın yorumlanmasından bu sonucun çıkmasının da mümkün olmadığını, bu iki kararın yorumlanması söz konusu olacak ise kararın ilam ile değişmediğinin sadece faiz yönünden bir karar verildiğinin dikkate alınması gerektiğini, davacı taraf dava konusu projeyi İHDS’ye aykırı şekilde yürüttüğünü, davacının davasını temelde İHDS’ye dayandırdığını, İHDS ile mülkiyeti davacıya ait olan dağıtım varlıklarının işletme hakkının müvekkiline bırakıldığını, İHDS tarihine kadar davacı tarafından yürütülen elektrik dağıtım faaliyetlerinin yürütümünün, İHDS tarihi itibariyle müvekkili tarafından üstlenildiğini, böylelikle yeni elektrik tesislerinin yapılması ve mevcut elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi de dahil olmak üzere dağıtım bölgesinde yürütülmesi gereken her türlü elektrik dağıtım faaliyetinin icrasının, İHDS tarihinde, müvekkilinin hak, yetki ve sorumluluğuna geçtiğini, ... Dağıtım Bölgesi ile ilgili devam etmekte olan bir yatırımın gerçekleştirilmesi amacıyla, davacı ile üçüncü kişiler arasında İHDS tarihinden sonraki bir dönemde sözleşme imzalanması halinde, davacının sözleşmedeki taraf sıfatını İHDS gereğince müvekkiline devretmesinin zorunlu olduğunu, sözleşmenin diğer tarafının bu devre rıza göstermemesi halinde ise, iş sahibi sıfatıyla doğan haklarını kullanabilmesi amacıyla davacının müvekkiline temsil yetkisi vermesinin mecburi olduğunu, sözleşmenin tamamen davacı tarafından yürütüldüğünü, sözleşme bedeli ve yapılacak işlerin ilk proje aşamasında davacı tarafından belirlendiğini, hakediş ödemeleri, geçici ve kesin kabul işlemlerinin davacı tarafından yapıldığını, ...firmasının sözleşmenin yürütümüne ilişkin her türlü talebinin muhatabının, sözleşme süresince davacı olduğunu, dava konusu tutarlar için davacının ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tarihler dikkate alındığında ödeme ile taraflarına yapılan bildirim arasında neredeyse iki yıl gibi uzun bir süre bulunduğunu, faiz talep edilmesi konusunda müvekkilini temerrüte düşürmeye yönelik bir ihtar veya bildirim de bulunmadığını, bir an için davacının faiz isteme hakkı olduğu kabul edilse bile, rücu etme hakkı olduğu halde bu yola başvurmaması nedeniyle oluşan faiz zararının müterafik kusura dayandığını, davacının faiz yönünden bir zararı söz konusu ise, buna kendisinin neden olduğunu, bu bakımdan, tüm imkanlar elinde olduğu halde bunu yapmaktan imtina ederek müvekkilini faiz yükü altına sokan davacının, faiz talebi yönünden de hukuken korunmasının mümkün olmadığını, davacının talepleri zamanaşımına uğradığını, mahkemece bu konuda karar verilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; işletme hakkı devir sözleşmesinden ve protokolden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t<br>\tAnkara (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/104 Esas 2014/248 Karar sayılı karar sureti, anılan dosyada ödenen harç ve gider avanslarına ilişkin sayman mutemet alındı belgeleri, davacı tarafından dava tarihinden önce davalıya gönderilen rücu talebi,  20/09/2007 tarihli protokol, Dünya Bankası kredi ödeme hesabı sözleşmesi, 20/12/2006 tarihli garanti protokolü, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/536 Esas 2018/492 Karar sayılı karar sureti, İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2277 sayılı takip dosyası sureti, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/517 Esas 2017/693 Karar sayılı karar sureti, İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2019/35637 sayılı takip dosyası sureti, İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2017/20694 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2017/6333 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5620 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5612 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5611 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5609 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5608 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5607 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5619 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5618 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5617 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5616 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5615 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5614 sayılı takip dosyası sureti, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5613 sayılı takip dosyası sureti, sözleşme anlaşması formu, ... Şehir Şebekesi tesisi kesin ve geçici kabul tutanakları, ihale ilanı, ödeme dekontları, yargılama aşamasında mali müşavir ve hesap bilirkişi heyetinden alınan 16/04/2021 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde yer almaktadır. <br>\tRücuya dayanak Ankara (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/104 Esas 2014/248 Karar sayılı dosyanın davacısı ... ... A.Ş., temlik alanlar ... vs., davalısı ... olup, 05/01/2007 tarihli sözleşme ile T. Elektrik Dağıtım Şebekeleri ve rehabilitasyon projesi birinci safha ikinci grup kapsamındaki paket 8 ... IV Elektrik Şebekesinin iyileştirilmesi işinin davalı ...'ın edimlerini aksatması nedeniyle 10 ay uzamasından kaynaklı zarardan davalının sorumlu olduğu iddiasıyla açılan davanın ...'a ihbar edildiği, yapılan yargılama sonunda kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı temyiz konun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/251 Esas 2017/2028 Karar sayılı kararıyla işleyecek faiz yönünden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği, anılan karara karşı karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin karar düzeltme başvurusunun reddi kararıyla mahkeme kararının 18/04/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>\tDavacı tarafından dava tarihinden önce davalıya gönderilen 26/07/2019 tarihli rücu talebi ile dava konusu kalemler bildirilerek ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesi talep edilmiştir. <br>\tTaraflar arasında akdedilen 20/09/2007 tarihli protokolün 1. maddesinde protokolün amaç ve kapsamının Türkiye elektrik dağıtım şebekeleri rehabilitasyon projesi kapsamında dağıtım bölgelerinde yapılacak şehir şebekeleri projelerinin finansmanının ... tarafından Dünya Bankasından temin edilecek 205.000.000,00 Euro tutarındaki krediden ... A.Ş.'nin faaliyet alanında gerçekleştirilecek şehir şebekeleri projeleri için kullanılacak tutara ilişkin ana para geri ödemeleri, faiz ve taahhüt ücret ödemeleriyle tüm fer'ilerinin ... A.Ş.'nin dağıtım tarifelerinden elde edeceği gelirlerden karşılanmasına ilişkin esasların belirlenmesi olduğu belirtilmiştir. <br>\tDünya Bankası kredi ödeme hesabı sözleşmesi 08/05/2007 tarihinde dava dışı Halkbank ile davacı ... arasında akdedilmiş olup, davacı adına hesap açılmasının amacının Türkiye elektrik dağıtım şebekeleri rehabilitasyon projesi için ... tarafından hazine geri ödeme garantisi altında sağlanmış olan dış kaynaklı kredi borcunun ... tarafından geri ödenmesi olduğu belirtildiği gibi, sözleşmenin 1. maddesinde de hesaba aktarılan gelirlerin yeterli olmaması halinde aradaki farkın ...'ın diğer gelirlerinden karşılanacağı, dağıtım şirketlerinin tarifelerinden elde edeceği gelirlerden geri ödeme planına uygun olarak bu hesaba yatırılacağı hükme bağlanmıştır. <br>\tDava dışı TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, ..., Özelleştirme İdaresi Başkanlığı arasında 20/12/2006 tarihli garanti protokolü imzalanmıştır. <br>\tİstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/536 Esas 2018/492 Karar sayılı dosyasının davacısı ..., davalısı ... A.Ş., İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2277 sayılı takip dosyasına ilişkin şikayete dair  yapılan yargılama sonunda şikayetin reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine de Yargıtay 12. Hukuk Dairesince de temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verildiği görülmüştür. <br>\tİstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2277 sayılı takip dosyasında, alacaklının ... A.Ş., borçlunun ... olup, toplam 511.271,21 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 07/08/2017 tarihinde 101.384,55 TL, 06/07/2017 tarihinde 600.000,00 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tİstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/517 Esas 2017/693 Karar sayılı dosyasının davacısı ..., davalısı ..., İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2017/20694 sayılı takip dosyasına ilişkin şikayete dair  yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. <br>\t İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2017/20694 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 789.259,78 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 05/07/2017 tarihinde 713.443,70 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tİstanbul 8. İcra Müdürlüğünün 2019/35637 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 389,48 TL alacağın tahsili talebiyle İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesinin ilamına dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 03/10/2019 tarihinde 724,11 TL ödediği görülmüştür. <br>\tBodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2017/6333 sayılı takip dosyasında, alacaklının ...A.Ş., borçlunun ... olup, toplam 207.037,74 Usd alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 26/07/2017 tarihinde 805.367,31 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5620 sayılı takip dosyasında, alacaklının ...A.Ş., borçlunun ... olup, toplam 151.601,19 Usd, 86.335,30 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 07/07/2017 tarihinde 725.270,86 TL ödediği görülmüştür. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5612 sayılı takip dosyasında, alacaklının ... ... Ltd. Şti., borçlunun ... olup, toplam 62.751,59 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 57.634,67 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5611 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 13.754,00 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 12.657,04 TL ödediği görülmüştür. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5609 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 175.815,18 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 159.998,08 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5608 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 87.161,57 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 79.952,53 TL ödediği görülmüştür.<br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5607 sayılı takip dosyasında, alacaklının ... ... Ltd. Şti., borçlunun ... olup, toplam 229.735,16 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 207.520,72 TL ödediği anlaşılmıştır.<br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5619 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 941.258,10 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 830.981,15 TL ödediği görülmüştür.<br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5618 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 755.166,66 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 668.760,77  TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5617 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 21.997,92 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 20.245,86 TL ödediği görülmüştür. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5616 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 69.902,51 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 64.169,35 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5615 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 11.156,46 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 10.267,98 TL ödediği görülmüştür. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5614 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 272.399,05 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 245.231,40 TL ödediği anlaşılmıştır. <br>\tBodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5613 sayılı takip dosyasında, alacaklının ..., borçlunun ... olup, toplam 49.856,13 TL alacağın tahsili talebiyle ilama dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davacının icra dosyasına 06/07/2017 tarihinde 45.844,36  TL ödediği görülmüştür.<br>\tDavacı ile dava dışı ... ... A.Ş. Arasında 05/01/2007 tarihinde Türkiye elektrik dağıtım şebekesi iyileştirme projesi birinci safha ikinci grup paket-8 ... IV (Mersin IV) konulu sözleşme anlaşması formu imzalanmıştır. <br>\tYargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan raporda, davacı tarafından Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi kararına istinaden icra dosyalarına ve dava dosyalarına toplam 5.505.415,07 TL ödendiği, ödenen miktarın 5.468.479,02 TL'lik kısmının talep edildiği, talep edilen kısmın da 4.134.085,92 TL ve 370.031,38 Usd'den oluştuğu, ödeme tarihinin davacının havale emri verdiği tarihi ödeme tarihi olarak kabul etmekte ise de, paranın icra dosyalarına girdiği tarihin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, vekalet ücretleri taraflara ait olduğundan davacı talebine göre hesaplama yapılarak yine ...Makine… A.Ş. için yapılan ödemelerde de vekalet ücreti faizi ile ilgili mahsup edilen ödeme miktarından (15.522,89 TL)  davalının sorumluluğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, rücuen alacak talebinin dayanağı olan ilamda, davalı sorumluluğunun açıkça ödeme günündeki TL karşılığı olarak tanımlandığı, rücuya esas miktarın ödeme günündeki TL karşılığı olacağı, davacının  ...Makine… A.Ş. için yaptığı TL karşılığı ödemeleri Usd olarak talep etmesine itibar edilmeyeceği, davacının icra takiplerine yaptığı şikayetlerden doğan yargılama giderlerini de talep ettiği, bunlardan ... takibinde yapılan şikayet kabul edildiğinden, davalı lehine olacak şekilde sorumluluğu azalttığından talep edilebileceği, ... ... A.Ş. takibinde yapılan şikayet ise reddedildiğinden davalı aleyhine olacak sorumluluğu arttırdığından talep edilemeyeceğinin düşünüldüğü, hesaplamanın bu kabul çerçevesinde yapıldığı, davacının davalıdan icra dosyaları ve ödeme belgeleri nedeniyle toplam 5.367.386,83 TL talep edebileceği yönünde kanaat bildirilmiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; rücuya dayanak davada yapılan yargılama sonunda alacak Usd cinsinden olmak üzere ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. <br>\tAnılan ilama dayalı olarak dava dışı ... ... A.Ş. tarafından başlatılan Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2017/6333 ve Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5620 sayılı takip dosyasında ödeme emrinde Usd cinsinden alacağın tahsili talep edilmiş, rücuya dayanak diğer icra dosyalarında ise alacağın TL olarak tahsili talep edilmiştir. <br>\tUsd cinsinden alacağın tahsili talep edilen Bodrum 1. İcra Müdürlüğünün 2017/6333 sayılı takip dosyasında davacı tarafından icra takip dosyasına 26/07/2017 tarihinde 805.367,31 TL, Bodrum 2. İcra Müdürlüğünün 2017/5620 sayılı takip dosyasında ise davacı tarafından 07/07/2017 tarihinde icra takip dosyasına 725.270,86 TL ödenmiştir. <br>\tYapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere Usd cinsinden alacağın tahsili talep edilen icra dosyalarında davacı tarafından TL cinsinden ödeme yapılmıştır. Davacı yan ödeme tarihinde Usd cinsinden olan mevduatını bozdurmak suretiyle TL cinsinden ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgede dosyaya ibraz etmemiştir. \t<br>\tBu durumda, mahkemece davacının Usd cinsinden alacağın tahsili talep edilen icra dosyalarına TL cinsinden ödeme yaptığı, davacının ödeme tarihinde Usd'yi bozdurarak icra dosyalarına TL karşılığını yatırdığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmediği, davacının mamelekindeki azalmanın TL cinsinden olduğu, icra dosyasına yatırdığı para cinsinden rücuen talepte bulunabileceği gözetilerek TL cinsinden hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacı tarafından İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2015/2277 sayılı takip dosyasına ilişkin şikayeti üzerine açılan İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/536 Esas sayılı davada yapılan yargılama sonunda verilen 2018/492 Karar sayılı kararla şikayetin reddine hükmedilmiştir. Anılan dosyada davacı tarafından peşin harç ve yargılama giderleri yapılmış, işbu davada da davacı yan diğer taleplerinin yanı sıra anılan dava dosyasında yapılan peşin harç ve yargılama giderlerinin de davalı ...'dan rücuen tahsilini talep etmiştir. <br>\tİstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan dava reddedilmiş olup, davacı tarafından yapılan şikayet davalı aleyhine olacak sonuç doğurduğundan davalı anılan davada davacı tarafından yapılan harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaktır. <br>\tYukarıda özetlenen her bir icra dosyasına ilişkin davacı tarafından yapılan ödemelerde tahsilat belgelerindeki ödeme tarihleri gözetilmiştir. Davacı tarafından hesabına ilişkin bankaya virman talimatının verildiği tarih değil, paranın icra dosyasına girdiği tarih ödeme tarihi olarak esas alınacaktır. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınıp, davacının mamelekindeki azalmanın TL cinsinden olduğu, davacının yaptığı şikayetin reddine ilişkin karar davalı aleyhine sonuç doğurduğundan davalının reddedilen davaya ilişkin harç ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı, ödeme tarihi olarak davacının yatırdığı paranın icra dosyasına girdiği tarihin esas alınacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tDavalı vekilinin istinaf itirazlarına gelindiğinde, taraflar arasında 20/09/2007 tarihli protokol akdedilmiş olup, anılan protokolde elektrik dağıtım şebekeleri rehabilitasyon projeleri kapsamında dağıtım bölgelerinde yapılacak şehir şebekeleri projelerinin finansmanı davacı tarafından Dünya Bankasından temin edilecek olan krediden karşılanacak ise de, davalının faaliyet alanında gerçekleştirilecek projeler için kullanılacak olan tutarın geri ödemesinden davalının sorumlu olduğu, bu miktarın davalının dağıtım tarifelerinden elde edeceği gelirlerden karşılanacağı hükme bağlanmıştır. <br>\tAnılan protokol kapsamında davacı ile dava dışı ...A.Ş. arasında, davalının faaliyet alanında şehir şebekeleri projesinin gerçekleştirilmesini konu alan eser sözleşmesi akdedilmiştir. İşbu davaya konu uyuşmazlık da ...A.Ş. ile akdedilen eser sözleşmesi kapsamında davacı ...'ın edimlerini aksatması nedeniyle işin uzamasından kaynaklı zararın tazmini için açılan davada verilen kısmen kabul kararının icraya konulması nedeniyle davacı tarafından ödenen miktarlardan kaynaklanmaktadır. <br>\tTaraflar arasında akdedilen protokol ve bu protokol uyarınca dava dışı ...A.Ş. ile akdedilen sözleşme ile gerçekleştirilen yatırım 24/07/2006 tarihli İHDS tarihinden sonraki tarihli olup, yeni bir yatırım niteliğindedir. Bu nedenle İHDS'nin 8. maddesinde yer alan devam etmekte olan yatırım olarak nitelendirilemeyeceğinden uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen 20/09/2007 tarihli protokol kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir. <br>\tAkdedilen protokolde de davalının faaliyet alanında gerçekleştirilecek projeler için kullanılacak kredi geri ödemesinden davalının sorumlu olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Davacı ile dava dışı ...A.Ş.arasında imzalanan sözleşme uyarınca gerçekleştirilen yatırımın davalının faaliyet alanında gerçekleştiği hususu taraflar arasında ihtilaf konusu değildir. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan talep edebileceği rücuen alacak miktarı tespit edilmiştir. Anılan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın 20/09/2007 tarihli protokol hükümleri kapsamında çözümlenmesi gerektiği, anılan protokol gereğince davalının faaliyet alanında gerçekleştirilen yatırım için Dünya Bankasından temin edilip kullanılan kredinin geri ödemesinden davalının sorumlu olduğu, davacının dayanak davada verilen ilamın icra takibine konulması nedeniyle icra dosyalarına ödediği bedelden davalının sorumlu olduğu, bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tÖte yandan, davacı rücuya dayanak davada davayı davalı ...'a ihbar etmiş, davalı ihbar edilen sıfatıyla beyanda bulunmuştur. Dayanak davada davalı, davalı tarafın  taraf sıfatının değiştirilmesi talebinde bulunmuş ise de, bu talep davacının muvafakati olmadığından gerçekleştirilememiştir. <br>\tDavacı ...'ın dayanak davadaki projeyi İHDS'ye aykırı şekilde yürüttüğü davalı tarafından savunulmuş ise de, yukarıda açıklandığı üzere davacı, dayanak davada davayı davalıya ihbar ederek davalı taraf sıfatının değiştirilmesini talep etmiş ise de dava dışı ... ... A.Ş. ve temlik alan davacılar taraf sıfatının değiştirilmesine muvafakat etmemiştir. <br>\tBu durum karşısında davacının projeyi İHDS hükümlerine aykırı olarak yürüttüğü, sözleşmeyi ve davayı davalıya devretmediği ileri sürülemeyecektir. <br>\tDavalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan protokole dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.<br>\tDavalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalıdan alınması gerekli olan 366.646,19 TL istinaf karar harcından peşin alınan 64.360,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 302.286,19 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023<br><br><br>Başkan -         Üye -                  Üye -                Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e796c3b3a6c8c4f","SID":"1032390929ff62ee"}}