{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/2103 <br>KARAR NO: 2023/2267<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/04/2023<br>NUMARASI: 2021/831 Esas -  2023/392 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Nedeniyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30.06.2009 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni, ZMM ve Kasko sigortacısı olduğu ... plaka sayılı aracın, yolu karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkillerinin oğlu ...'a çarpması sonucu yaralanmasına neden olduğunu, davayı HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 800 TL tedavi masrafı ve 200 TL yol, bakım gideri alacaklarının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile müvekkili ...'a verilmesini, manevi olarak da müvekkili ... için 20,000 TL, müvekkili ... için 10.000 TL ve müvekkili ... için 10.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;1-Maddi tazminat taleplerinin reddine,  2-Manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 1.500,00 TL, ... için 750,00 TL, ... için 750,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/06/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birliket davalı ... ve ...'dan  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, verilen kararın davacılar vekili tarafından istinafı üzerine dairemizin 30/09/2021 tarih ve 1019/2857 esas 2021/1393 karar sayılı kararı ile ve; \"Mahkemece, hükme esas alınan Diş Doktoru bilirkişinin katılımı ile düzenlenen 14/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının diş tedavisine ilişkin zararının SUT hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmıştır. Ancak SUT'a ilişkin hükümlerin Danıştay tarafından iptal edilmesi üzerine uygulama imkanı bulunmamaktadır. Ayrıca 6111 sayılı yasa uyarınca belgeye dayalı tedavi giderlerinden SGK sorumludur. Bu durumda Diş Doktoru bilirkişiden ek rapor alınarak davacının ileriye doğru gerçek tedavi gideri zararının belirlenmesi, bu zarar ile davacının daha önce tedavi sırasında yaptığı ve bilirkişi raporu ile belirlenen 200-TL yol gideri zararı ile belgelenmeyen tedavi giderleri zararları yönünden TBK 50/2 maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, talebin tümden reddedilmesinin hatalı olduğu\" görüşünden hareketle; bu yönlere ilişkin davacı vekilinin delillerinin toplanmamış bulunduğu gözönünde tutulduğunda davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, diğer istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına karar verilerek dosya mahkemesine iade edilmiştir. İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası yeniden esasa kaydedilen dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; \"zarar görenin, ... Hastanesinin 11/9/2009 tarih ve Op.Dr. ... imzalı yazısına istinaden acil servislerinde ilk müdahalesinin yapılmış olduğu, burada KBB ve Diş muayenelerinin istenmiş olduğu, KBB ve Dış Hastalıkları polikliniğine yönlendirilen hastanın hastanede muayene olmadığı, hastanın aynı gün ayaktan tedavi edilmiş ve ertesi gün polikliniğe müracaatı önerilmiş olduğu ancak ilgili polikliniklerde muayene kaydının bulunmadığı görülmüş olup, davacı ...’a ait teşhis ve tedavi evrakları incelenmesi sonucunda, 200 TL belgelendirilmiş ve 800 TL belgesiz tedavi giderleri olmak üzere toplam 1000 TL tedavi gideri bakımından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş diğer maddi tazminat kalemlerinin ise maluliyet oluşmadığından hesaplanamamış olması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiştir.\" gerekçesi ile; Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacının maddi tazminat taleplerinin Kısmen Kabulü ile, 200 TL yol gideri, 800 TL belgesiz tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin tashih talebi üzerine ilk derece mahkemesince 17/03/2023 tarihli tashih şerhi ile; Mahkememizin 2021/831 Esas 2023/392 sayılı kararında her ne kadar ; \"7-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 9.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş ise de hükmün;\"7- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2 maddesi uyarınca hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, \"şeklinde TASHİHİNE,  İş bu tashih kararının mahkememiz kararının eki sayılmasına karar verilmiş, verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  Davacılar vekilinin istinaf başvuru sebepleri;  Dava dilekçesinde kusur ve zarar ile orantılı biçimde küçük ... için 20.000,00-TL, diğer müvekkiller için 10.000’er TL manevi tazminat talep edildiği, manevi tazminat talepleri somut olay koşullarına göre haklı ve hukuka uygun olup taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, “fazlaya ilişkin talebin reddine” denilmek suretiyle manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dosyaya sunulan 16.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile 26.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporunun iyileşme süresi yönünden çelişki arz ettiği, bu çelişki giderilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, 26.01.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda diş hekimi bilirkişi tarafından küçük ...'ın dava konusu kaza sebebiyle hangi dişlerinde, ne tür zararlar olduğu ve bu zararların giderilmesi için ne miktarda bir maliyet gerektiği hesaplaması yapılmadığı, eksik incelemeye dayalı karar verilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.  Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.  Dosyada yapılan incelemede; Davacılar vekili tarafından dava açan dilekçede, müvekkili ... için 20.000,00-TL, müvekkili ... için 10.000,00-TL ve müvekkili ... için 10.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesince maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile ... için 1.500,00-TL, ... için 750,00-TL, ... için 750,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30/06/2009 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verildiği, verilen kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizin 30/09/2021 tarih ve 1019/2857 esas 2021/1393 karar sayılı kararı ile maddi tazminat yönünden kararın kaldırılmasına, davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının ise bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verildiği, kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacıların maddi tazminat talepleri ile ilgili hüküm kurulmasına rağmen davacıların manevi tazminat talebine ilişkin olarak herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca da; davacıların manevi tazminat istemleri hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Bundan ayrı; davanın devamında reşit olması nedeniyle davasını bizzat takip etmesi yada bizzat verdiği vekaletname ile temsil edilmesi gereken davacı ...'ın, reşit olduğunun gözden kaçırılması ve açıklanan usuli noksanlık giderilmeksizin yargılamaya devam edilerek karar verilmesi de hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, diğer istinaf taleplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle  KABULÜ ile,  Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/04/2023 tarih ve 2021/831 Esas 2023/392 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2-Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacılara İADESİNE, 4-İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-İstinaf yasa yoluna başvuran     tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30db9b139ced1ca6","SID":"753945e6c73477a7"}}