{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/499 <br>KARAR NO: 2023/1294<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 21/01/2020<br>NUMARASI: 2015/944 Esas, 2020/29 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 26/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kafe işletmesinde kullanılmak üzere, endistriyel ürünler alım satımı konusunda anlaşma olduğunu, iş bu anlaşma gereğince, 37.000 Euro ve 2 adet çekle 15.000 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafça yapılan işlemin kurum sonrasında yapılan incelemede ve kullanma sonucunda ayıplı olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yapıldığını, zararın tanzim edilmesi için davalı aleyhine takip başlatıldığını, ancak iş bu takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu belirtilerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının öncelikle davalı şirketten herhangi bir servis talebinde bulunulmadığını, kullanım ve dış etkenlerden kaynaklı zararların garanti kapsamında olmadığını, tespiti yapan mahkemeden ek rapor tanzim edilmesinin istenildiğini, davacının derhal fesih yüklümlülüğünü yerine getirmediğini, bilirkişilerin tespitleri yerinde olsa dahi, bunların basit servis hizmetiyle giderilebilecek hatalar olduğunu belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında endürstriyel mutfak malzeme ve ekipmanlarının alınmasıyla ilgili olarak, gerek bilirkişi heyetince düzenlenen raporlar ve gerekse, dosyada mevcut Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin D. İş dosyası nazara alındığında, satın alınan ve sorunlu ürünlerin karşılaştırılması sonucunda ürünlere ait yerinde incelemenin, ürünlerin tarafların elinden çıkmış olması nedeniyle yapılamadığı, ancak fotoğraflar ve raporlar irdelendiğinde, paslanmaz gövde ve aksanlarda kararmalar oluştuğu, dolap kapaklarının montaj yerlerinden çıktığı, soğutma dolabının çalışmadığı, ocak ateşleme çakmağının yerinden çıktığı, soğutma dolabının çalışmadığı, ızgara döküm tablasında hatalı ısınma sebebiyle ürünlerin yandığı gibi, ayıpların oluştuğu, iş bu ayıplar nedeniyle, toplamda her ürün için ayrı ayrı yapılan inceleme sonucunda 6.065,02 TL alacağın oluştuğu, bu hesaplama yapılırken, dava dilekçesine ekli teklif formununda incelendiği ve Bakırköy ... Noterliği vasıtasıyla 05/12/2014 tarih ve ... sayılı ihtarnamenin davalı tarafa 09/10/2014 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle iş bu tarihte davalının temerrüde düştüğü, icra takibinin başlatıldığı 24/02/2015 tarihine kadar ki dönem nazara alındığında, işlemiş faizin 142, 82 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında 6.065,02 TL. anapara, 142,82 TL. işlemiş faiz olmak üzere toplamda 6207,84 TL. alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmek suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş karara karşı, taraf vekilleri istinafa başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, mahkeme kararıın esasen somut bir gerekçe içermemediğini, mahkeme kararının gerekçesinde yalnızca hükme esas alınan raporlardaki sonuçlara yer verildiğini, taraf iddiaları ve beyanlarının tartışılmadığını, hangi delile yahut beyana, hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı, son raporun hangi gerekçe ile hükme esas alındığı, raporlara yönelik beyan ve itirazlara neden itibar edilmediğinin açıklanmadığını, dava dosyasında alınan bir çok rapor bulunduğunu, aldırılan raporlarda eksik ve hatalı tespitler söz konusu olduğunda bu raporlara itiraz edildiğini, mahkeme tarafından 02.05.2019 tarihli heyet raporu doğrultusunda karar verilmişse de, hükme esas alınan raporun da eksik ve hatalı değerlendirmeye dayalı olduğunu, tüm raporlarda; davalı tarafından teslim edilen ürünlerde ayıplar bulunduğunun açıkça tespit edildiğini, ancak yapılan hesaplamaların eksik ve hatalı olduğunu, taraflarınca sunulan delil tespit dosyasında, keşif yapıldığını ve ürünlerin yerinde görülerek, oluşan zarar miktarına yönelik, davaya konu ürünlerdeki değişim ve hasar giderim bedelinin 21.000-TL olduğunun tespit edildiğini, işbu rapor kapsamında davaya konu icra takibi yapıldığını, delil tespit raporunda belirlenen bedelin makul ve yerinde olduğunu davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik ve hatalı raporlara istinaden kısmen kabul kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, hükme esas alınan 02/05/2019 tarihli raporun içeriğinin çelişkili ve hatalı birtakım tespitler barındırdığını, bilirkişi tarafından ürünlerde meydana gelen bazı ayıplara yönelik, somut ve bilimsel bir gerekçe sunulmaksızın, tamamen şahsi yorumlama yoluyla kullanıcı hatası olduğunun belirtildiğini ve bu ayıplara yönelik hesaplama yapılmadığını, dolap kapaklarının montaj yerinden çıkması, ocak ateşleme çakmağının yerinden çıkması, pizza fırınındaki tuğlanın simetrik olmaması, ızgaranın döküm tablasında yeknesaklık olmayıp hatalı ısınma nedeniyle ürünlerin yanmasına neden olması gibi durumların kullanıcı hatasından kaynaklanmasının mümkün olmadığını, daha önce alınan raporlarda bu durumun davalının kusurundan kaynaklandığının da açıklandığını, belirtilen bir kısım ayıpların montaj ve imalat hatası olmasının yanı sıra, davalı tarafından müvekkiline verilen bir kullanım kılavuzu ve aydınlatma metni de söz konusu olmadığından bu durumun da yine davalının kusurunu oluşturduğunu, bilirkişi tarafından aksi düşünülse dahi hesaplama yapılarak, bu hususta takdirin mahkemeye bırakılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle, mahkemece son rapor doğrultusunda hüküm tesis edilecekse de, yukarıda izah edildiği üzere, raporda yer alan 6.207,84-TL ile birlikte, raporda kullanıcı hatası olduğu iddiasıyla hesaplanmayan ancak davalının kusuru ile meydana geldiği sabit olan diğer ayıplar yönünden daha evvel hesaplanan 1.550,00-TL’nin de dikkate alınması gerektiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verildiğini ancak bu kararın gerekçesinin de açıklanmadığını, oysa davaya konu alacağın likit olduğunu ve davalının kötü niyetle takibe itiraz ettiğini, buna rağmen, yalnızca şartları oluşmadığından bahisle icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacının, müvekkiline herhangi bir bildirim yapmadan İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/119 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, işbu tespite belirtilen eksikliklerin kullanım yada üretim hatasından kaynaklı olup olmadığının araştırılmadığını belirtilerek itiraz ettiklerini ve tekrar rapor alınmasını talep ettiklerini, ancak yeni rapor tanzim edilmediğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/13-26 E.ve 2010/73 K. sayılı 10.02.2010 tarihli”… Karşı taraf, delil tespiti yolu ile alınmış olan bilirkişi raporuna itiraz ederse, delil tespitini yapmış olan mahkemenin aynı bilirkişiden ek rapor istemesi gerekir. Aksi halde, itiraza uğramış olan bilirkişi raporu, davada delil olarak kullanılamaz. Bu sebeple teknik olarak yetersiz olan rapor hukuken de delil vasfında olmadığından işbu raporu dayanak gösterilerek hüküm tesisi hatalıdır.\" kararı bulunduğunu, mahkemece 2 no'lu celsede keşif kararı vermesine rağmen davacı tarafın dava konusu ürünleri keşif tarihinde hazır etmediğinden iddialarını ispat edemediğini, davacının iddialarını ispat etmek amacıyla keşif deliline dayandığını, davacının ürünlerin satıldığını belirterek ürünlerin incelenmemesi için keşif delilinden kaçındığını, davacının, şirket olmasına rağmen ihtilaflı ürünlerin satışını yaptığı firmayı bildirmediği gibi ısrarla talep etmelerine rağmen satış faturası da ibraz etmediğini, davacının satış faturalarını sunması için yaptıkları itirazında mahkeme tarafından da dikkate alınmadığını, ihtilaflı ürünler keşif günü hazır edilmediğinden dosyadaki tüm incelemelerin fotoğraflar üzerinden yapıldığını, örneğin bilirkişilerin paslanmazlar üzerindeki kararmayı siyah-beyaz fotoğraflar üzerinden tespit ettiklerini, dolap kapağının yerinden sökülmesi, dolapların soğutmaması veya çakmağın yerinden çıkmasını da fotoğraflarla tespit ettiklerini, bu kapağın davacının müdahalesi ile söküldüğü veya çakmağın davacı tarafından veya kusuru ile yerinden çıkarılıp çıkarılmadığının fotoğraflardan anlaşılmasının mümkün olmadığını, davacı iddialarını ispat edememesine rağmen mahkemenin hatalı olarak hüküm tesis ettiğini, delileri arasında sunulan montaj raporlarından ürünlerin eksiksiz ve çalışır vaziyette teslim edildiğinin anlaşıldığını, iddia edilen eksiklikler için davacının herhangi bir servis başvurusu yapmadığını, delil tespitine ilişkin raporun öğrenilmesinden hemen sonra davacı adresine servis gönderildiğini ancak davacının yetkili servise hiçbir işlem yaptırmadığını, davacının 01.08.2014 tarihinde özel servis çağırmak suretiyle sorunlarını tespit ettikten yaklaşık 4,5 ay sonra ihtarname ile bildirimde bulunduğunu, davacının müvekkilinden aldığı ürünlerdeki iddia ettiği eksiklikleri BK. 223. maddeye göre derhal ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava eser sözleşmesi kapsamında ayıp nedeniyle giderim bedelinin tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı iş sahibi davalı yüklenicidir. Davacı vekili, taraflar arasında teklif formu kapsamında endüstriyel mutfak ekipmanlarının satın alınması ve montajı konusunda anlaşıldığını, davalı yüklenici tarafından satılan ve montajı yapılan ürünlerde zamanla ayıplar ortaya çıktığını, ayıpların mahkeme aracılığı ile tespitini yaptırdıklarını, ayıpların giderim bedellerinin tahsili için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasında teklif formu ile endüstriyel mutfak ekipmanlarının satım ve montajı konusunda anlaşma yapıldığı, ürünlerin bir kısmının özel üretim olduğu, ürünlerin davalı yüklenici tarafından montajının yapıldığı, montaj sonrası çalışır vaziyette tutanakla teslim edildiği, montaj formunda ürünlerin işçilik ve üretim hatalarına karşı 1 yıl garantili olduğunun belirtildiği, davacı iş sahibi tarafından ürünlerde ayıp olduğundan bahisle İstanbul Anadolu 10 SHM'nin 2014/119 D. İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığı, delil tespitinde ürünlerin renkli fotoğraflarının da çekildiği ve bilirkişi raporu alındığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yerinde bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılmasına karar verilmiş ise de davacının, işletmesini kapatığı bu nedenle ürünleri satmak zorunda kaldığını belirtmesi üzerine keşif yapılamamış, ürünler bilirkişilerce görülmeden, dosyada bulunan delil tespit davasında alınan bilirkişi raporu ve fotoğraflar incelenerek rapor düzenlenmiştir. Davaya konu ürünler işçilik ve üretim hatalarına karşı 1 yıl garantili olduğundan davalının süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki itirazı yerinde değildir. Mahkemece iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, ikinci bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmiştir. Her iki bilirkişi raporu da delil tespit dosyasında yapılan tespit ve fotoğraflar üzerinden oluşturulmuştur. Delil tespit dosyasında yapılan inceleme ile ürünlerde bulunan ayıplar tespit edilmiş olup, bilirkişi raporlarındaki fark bu ayıplardan bir kısmının kullanımdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında çıkmaktadır. Mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda bir kısım tanımlanan ayıpların kullanım hatasından kaynaklanabileceği, ürünlerin görülemediği için bu ayıpların üretim veya montajdan mı yoksa kullanımdan mı kaynaklandığının tespit edilemediği belirtilerek, ispat külfeti davacı da olduğu için bu ayıpların üretim veya montajdan kaynaklandığının ispat edilemediğinden kullanımdan kaynaklandığı belirtilerek bunlar için bir ayıp giderim bedeli belirlenmemiştir. Bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bir kısım ayıpların montajdan kaynaklandığını bunlardan davalının sorumlu olduğunu davacı ispatlayamamıştır. Diğer ayıplar ise üretim ve montaj kaynaklı olup, bilirkişiler raporlarında bunun gerekçesini açıklamıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu  yeterli bilimsel açıklamaya ve denetime elverişli olması ve taraf vekillerinin rapora karşı itirazlarının ek rapor ile karşılanmış olması nedeniyle mahkemece bu rapora itibar edilerek karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin  istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 21/01/2020 tarih ve 2015/944 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 424,05 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 106,01 TL harcın mahsubu ile bakiye 318,04‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Alınması gereken  269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"096e799efb5fd29f","SID":"67d54cd881a99e3c"}}