{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/509 <br>KARAR NO: 2023/1272<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/09/2020<br>NUMARASI: 2018/359 Esas, 2020/424 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalı şirketin hastane inşaatı ince işçiliğinin yapımı hususunda anlaşıldığını ve müvekkilinin, davalı şirket ile belirlenen standartlar çerçevesinde çalışmalarını yaptığını, davalının inşaat nedeniyle bir takım ödemeler yaptığını ancak 174.000,00 TL kalan bakiyenin ödenmediğini, iş bu nedenle alacağın tahsili amacıyla Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin haksız ve dayanaksız olarak itiraz ederek icra takibini durduğunu, davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında müvekkiline ait özel hastanede duvar örüm işleri, çatı yapım işi, izolasyon yapım işleri ve iç yapım işleri için sözleşmeler akdedildiğini, sözleşme uyarınca davacı tarafından yapılan işlerin karşılığında hesaplanan hak ediş bedellerinin 21/02/2017 tarihinde davacının hesabına ödendiğini, davacının sözleşmeler kapsamında tamamlaması gereken işleri yarım ve eksik bıraktığından müvekkil tarafından başka firmalara yaptırıldığını, müvekkil şirket  tarafından davalı tarafa faturaların çok üzerinde ödeme yapıldığını bu nedenle davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile usulüne uygun olarak alınan bilirkişi heyet raporları, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, bu kapsamda davacı tarafça bir kısım işlerin yapıldığı, davalı tarafça da bir kısım ödemelerin yapıldığı, tarafların sundukları deliller kapsamında bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu bilirkişi rapor ve ek raporuna göre, davacı tarafın takip alacağının en fazla 42.141,00-TL olabileceğinin tespit edildiği, tarafların diğer iddia ve savunmalarının ispata muhtaç olduğu ve tek taraflı işlemlerin sonuç doğurmayacağı, bilirkişi ek raporuyla tespit olunan 42.141,00-TL üzerinden davanın kısmen kabulü gerektiği, davalı tarafça likit ve bilinebilir borca itiraz edildiğinden bahisle icra inkar tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle, davanın Kısmen Kabulü ile, davalının Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 42.141,00 TL asıl alacak üzerinden aynen devamına, Asıl alacak 42.141,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE, karar verilmiş karara karşı, davalı vekili istinafa başvurmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacı ile davalı müvekkili arasında müvekkiline ait ... Özel Hastanesi’nin duvar örüm işleri, çatı yapım işi, izolasyon yapım işleri ve iç yapım işleri için sözleşmeler akdedildiğini, söz konusu sözleşmeler uyarınca davacı tarafından yapılan işlerin karşılığında hesaplanan hak ediş bedellerinin 21.02.2017 tarihli davacının imzasını içeren hak ediş  listesinde  yer aldığını, davacının boya badana ve alçıpan işlerinin  bir kısmı için dava dışı ...  isimli başka bir kişiyle anlaştığını, davacı ve ... arasında akdedilen 27.02.2017 tarihli sözleşme örneğini dilekçe ekinde mahkemeye sunduklarını, davacının söz konusu işler için anlaştığı ...'a akdetmiş oldukları sözleşme kapsamında ödemelerini yapmadığını, ödemelerin müvekkili şirket tarafından yapıldığını ve işlerin tamamlatıldığını, müvekkili tarafından ...'a yapılan ödemelere ilişkin dekont ve makbuzların mahkemeye sunulduğunu, davacının yerine getirmediği ve eksik bıraktığı bir kısım alçıpan işlerinin dava dışı ... tarafından yapıldığını ve ödemelerin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili tarafından dava dışı ...'a ödeme yapıldığını gösterir muhasebe fişlerinin de mahkemeye  sunulduğunu, davacı tarafından müvekkili adına faturalar düzenlendiğini, müvekkili tarafından davacının düzenlemiş olduğu faturaların çok daha üzerinde davacı tarafa ödeme yapıldığını, davacının sözleşmeler kapsamında taahhüt etmiş olduğu pek çok işi de eksik yaptığını, bunlarında müvekkili tarafından başka şirket ve kişilere tamamlatıldığını, davacı tarafından müvekkili şirket adına düzenlenen 01.03.2017 tarihli 92.571,00 TL tutarlı faturaya istinaden müvekkili tarafından 18.05.2017 tarihli iade faturası düzenlendiğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, mahkeme gerekçeli kararında kısmen kabul kararı verildikten sonra asıl alacağa işleyecek faiz başlangıcı ve oranının belirtilmediğini bu hususunda usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dava eser sözleşmelerinden kaynaklı bakiye iş bedeli alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirkete ait hastanenin ince işlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, müvekkilinin edimini yerine getirip faturaları davalıya gönderdiğini, davalının kısmi ödeme yaptığını, bakiye alacakları için yaptıkları takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiş, davalı ise davacının işi yarım bıraktığını, kalan işleri 3. Kişilere tamamlattırdıklarını, davacının yaptığı iş bedelinden fazla ödemeleri bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında tarihsiz yazılı bir takım eser sözleşmeleri bulunmakta ise de bu sözleşmelerde yapılacak işlerin bedeli belirlenmiş ancak işin miktarı net olarak belirtilmemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı iade faturasından kaynaklanmaktadır. Davalı iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Kural olarak işin yapıldığını ispat külfeti yüklenicide bedelin ödendiğini ispat külfeti ise iş sahibindedir. Eser sözleşmelerinde kural olarak işin yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Bunun aksi her türlü delille ispatlanabilir. Davalı her ne kadar davacı yüklenicinin işi yarım bıraktığını, işin 3. Kişilere tamamlatıldığını savunmuş ise de, dosyada bu hususta yapılan bir tespit ve ihtar bulunmadığından davalı yüklenicinin iş yarım bıraktığını ispatlayamamıştır. Davacı faturaları davalı ticari defterlerinde kayıtlıdır. Davalı bir kısım işleri 3. Kişilere yaptırdıklarını bedellerini 3. Kişilere ödediklerini savunarak bir kısım ödeme makbuzu ve faturalar dosyaya sunmuş ise de bu ödeme makbuzu ve faturaların davaya konu işe ilişkin olduğunu ispatlayamamıştır. Davalı vekili, sözleşmeler kapsamında yapılan işe ilişkin 21/02/2017 tarihli hak ediş düzenlendiğini, bu hak edişte yapılan iş bedelinin yazılı olduğunu savunmuş olup söz konusu hak ediş olduğu belirtilen belgenin fotokopisi dosyaya sunulmuştur. Bilirkişiler raporlarında söz konusu hak edişte taraf imzalarının bulunmadığı bu nedenle söz konusu belgenin dikkate alınmadığını belirtilmiştir, mahkemece de bunun üzerine söz konusu belge incelenmeden bilirkişi raporu doğrultusunda karar vermiştir. Ancak davalının sunduğu fotokopi belgede  imza bulunmakta olup, her ne kadar belgede tek imza bulunmakta ise de davalı imzanın davacıya ait olduğunu savunduğundan ve belge davalı tarafça sunulduğundan bu fotokopi belgenin davalıdan aslı istenerek, sunulması halinde anılan belgedeki imzanın davacıya ait olup olmadığı konusunda davacı asil isticvap edilerek, davacının imzayı inkar etmesi halinde usulüne uygun imza incelemesi yaptırılarak belgede atılı imzanın davacı eli ürünü olup olmadığının araştırılması, davacı eli ürünü olduğunun tespiti halinde anılan belgede değerlendirilmek suretiyle bilirkişiler aracılığı ile taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında yapılan iş ve ispatlanan davalı ödemeleri değerlendirilerek iş nedeniyle davacı alacağının olup olmadığının tespiti gerekirken, davalı tarafça dosyaya usulüne uygun olarak sunulan ve taraflar arasında yapılan işe ilişkin hak ediş belgesi olduğu ve davacı tarafça imzalandığı belirtilen bu belge ve davalının bu savunması değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi ile kaldırılmasına ve davalının savunmasında belirttiği hak ediş olduğu belirtilen belgede bulunan  imzanın davacıya ait olup olmadığı usulüne uygun şekilde araştırılarak sonrasında oluşacak sonucu göre karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/09/2020 tarih, 2018/359 Esas, 2020/424 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd8f53db9a23ab7b","SID":"d8849bb917bedc16"}}