{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2022/638 <br>KARAR NO: 2023/1282<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20.02.2020<br>NUMARASI: 2018/97 Esas, 2020/111 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20.12.2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; ...'nin 07.05.2015 tarihinde ihale edilen ve davalı ...inşaat  A.Ş uhtesinde kalan \"Avrupa 1. bölge 2014 yılı 2. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal inşaatı\" işi sözleşmesinin 09.09.2015 tarihinde imzalandığını ve 01.10.2015 tarihinde yer teslimi yapılarak işe başladığını ve işin bitim tarihinin ise 13.01.2019 olarak kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre Küçükçekmece Ataköy hattında inşaatların yapılacağını , bu işler nedeni ile davalı firmadan 2.500.000.-TL teminat mektubu alındığını, davalı tarafından taahhütler yerine getirilmediğinden ve taahhütlerin sözleşme hükümlerine uygun yerine getirilemeyeceği kanaati hasıl olmakla sözleşmenin feshedildiğini ve kesin teminatların gelir kaydedilmesine karar verildiğini, ancak sözleşmeye göre 03.01.2017 tarihi itibarıyla 509.242,87 TL teminat güncelleme farkının doğduğunu beyanla,  fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile 509.242,87 TL teminatın güncelleme farkının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili; vekiledeni ile davacı şirket arasında, ihale ile söz konusu  Avrupa 1. bölge 2014 yılı 2. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal inşaatı\" işinin sözleşmesinin 09.09.2015 tarihinde imzalandığını, sözleşmenin fesih sebebinin iş programının gerisinde kalınması olarak gösterildiğini, ancak iş programının gerisinde kalmanın doğrudan doğruya fesih gerekçesi olamayacağını, feshin haksız olduğunu, kalan sürede işin bitirilip bitirilmeyeceğinin uzman bilirkişilerce saptanması gerektiğini, ayrıca haksız fesih ve diğer haksız işlemler nedeni ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtıklarını,  davanın kesinlikle yerinde olmadığını beyanla sektör bilirkişilerine inceleme yaptırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece;  davacı tarafından davalı aleyhine, taraflar arasında akdedilen  ''Avrupa 1. bölge 2014 yılı 2. Kısım Müteferrik Atıksu ve Yağmursuyu Kanal İnşaatı\" na dair 09.09.2015 tarihli sözleşmenin  davalının sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle feshi nedeni ile sözleşmenin 26. maddesi gereği teminat ve ek teminatların fesih tarihine göre 509.242,87 TL güncelleme bedelinin davalıdan tahsili istemli davanın açıldığı ve mahkeme tarafından yapılan yargılama sırasında alınan hükme dayanak teşkil etmeye elverişli bilirkişi raporunda teminat güncelleme farkının talep edilebileceğinin rapor edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 509.242,87-TL'nin 05/01/2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili istinafında; feshin haksız olduğuna dair dosyaları hakkında inceleme yapılmadan karar verildiğini, işin süresinde bitirilmemesi, gerisinde kalındığı iddiasının doğru olmadığını, kalan sürede de işin tamamlanacağı mücbir sebeplerin olduğunu,  açılan davaların olduğununu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Davacı iş sahibi davalı ile yapılan 09.09.2015 tarihli sözleşmenin, davalının sözleşmesel yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle feshi nedeni ile sözleşmenin 26. maddesi gereği teminat ve ek teminatların fesih tarihine göre 509.242,87 TL güncelleme bedelinin  tahsilini talep etmiş, davalı yüklenici, feshin haksız olduğunun tespitine dair dava açtığını bu dosyanın beklenilmesi gerektiğini iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece, talebin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir. Davalı yüklenicinin açtığı ve en son İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesi’ne  2020/196 Esas sayısına kaydı yapılan dosyada , davacı idare tarafından yapılan feshin haksız olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir. Görülmekte olan davada ise; davacı iş sahibi sözleşmenin haklı olarak feshedilmesi sebebiyle teminatların güncelleme bedellerinin tahsilini talep etmiştir. Her iki davada da sözleşmenin haklı/haksız olarak feshedilip edilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. HMK'nın 166/4. maddesine göre, davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı varsayılır. Yukarıda her iki davaya ilişkin yapılan açıklamalar göz önünde  bulundurulduğunda, iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerlerini de etkileyeceğinden, davaların birlikte görülmesinde, gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece, bu davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması için,  HMK'nın 166. maddesi uyarınca, her iki dosyanın açılış tarihleri de dikkate alınarak, dosyaların birleştirilmesi ve davanın esası hakkında bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE, 2-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.02.2020 tarih, 2018/97 Esas, 2020/111 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"153c1495005bcdad","SID":"0e919b45e5bee2f1"}}