{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.                                                                                       <br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>18. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/3197 <br>KARAR NO: 2023/2371                       <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/12/2022<br>NUMARASI: 2022/419 Esas, 2022/885 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Fesih İstemli<br>KARAR TARİHİ:  20/12/2023<br>Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı usulden reddine yönelik verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Üye Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede de ön inceleme ve usule ilişkin eksikliğin bulunmadığının anlaşılması üzerine, işin esasına geçilmek suretiyle dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.05.2021 tarihinde talepte bulunarak pazarlık usulü satışta teklifte bulunabilmek için geminin bulunduğu Kamerun ülkesinin Doubla limanındaki borçlarının listesi talep edilmesine rağmen cevap verilmediğini, İflas İdaresinin 20.05.2021 tarihli pazarlıkla satış sonuç tutanağında, satış bedelinden Doualadaki tüm borçların ödenerek alıcıya borçlarından ari olarak teslim edileceğinin belirtildiğini, bu önemli husus satış şartnamesinde belirtilmediğini, satış şartnanesinde Douala limanında borçların iflas idaresince ödeneceği açıkça belirtilmeden satış işlemin Douala limanındaki borçların kendilerine ait olacak şekilde satış yapılması satış şartnamesine aykırı bir işlem olup, satışın iptali sebebi ve haksız bir satış şartları oluşmasına sebep olduğunu, müvekkili firma sözlü olarak Doula limanındaki borçlar kendilerine ait olmak üzere USD 1.600.00 teklif etmiş ve bu pazarlık satış sonuç tutanağında belirtildiğini, iflas idaresince düzenlenen pazarlık satış sonuç tutanağında gemiyi, Doula limanındaki tüm borçlar iflas idaresince ödenip borçtan ari olarak teslim etmek kaydıyla ... Tic. A.Ş.firmasının USD 2.580.000 lık teklifi kabul edildiğini, müvekkilinin teklifi ise Doula liman masraflarının kendilerine ait olmak üzere verildiğini, bu teklifi Doula limanında tüm borçlar İflas İdaresine ait olmak üzere hesaplandığında müvekkilinin teklifi USD 3.231.271 olduğunu, bu durumda müvekkilinin teklifinin en iyi teklif olup, geminin müvekkiline verilmesi gerekirken farklı ve yanlış hesaplama ile gemi USD 2.580.000 fiyat teklifi veren ... Tic. A.Ş.firmasına satıldığını, iflas idaresinin bu satış şeklinde hatalı bir işlem yapmış olup, daha düşük teklif ile geminin ...Tic. A.Ş.firmasına satılması satışın iptali sebebi olduğunu, iflas idaresi ve İcra Müdürlüğünün kendisinin ele geçirmediği gemiyi İİK. Hükümlerine göre satması kanunen mümkün olmadığını, kaldı ki Kamerun ilkesinin Douala limanında zaten hiçbir şekilde satış yetkisi de mevcut olmadığından kendi yetki çevresi dışında yapılan bu satışın yok hükmünde olduğuna karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan kıymet taktiri raporu da Hollanda da bulunan bir ekspertiz firmasına yaptırıldığını, yabancı bir ekspertiz firmasınca yaptırılan kıymet taktiri raporu zaten İcra ve İflas hükümlerine göre kabul edilemeyeceğini, icra müdürlüğünün bilirkişi listesinde adı bulunan bir uzmana kıymet taktiri yaptırılması kanunen gerekli olduğunu, ayrıca icra müdürlüğü kıymet taktiri yapılabilmesi için de öncelikle gemiyi ele geçirmesi gerektiğini, satış işlemlerine devam edilebilmesi için rehinli takiplerde malı icra müdürlüğünün ele geçirmesi ve muhafaza altına alınması gerektiğini, icra müdürlüğü gemi muhafaza altına alınmadan İİK 103. Maddesi uyarınca muhafaza tutanağı düzenlenmeden satış işlemine devam edilemeyeceğini ileri sürerek İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas İdaresi tarafından pazarlık usulü ile Kamerun Ülkesi Doula Limanında bulunan \"...\" gemisinin satışının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Tasfiye işlemleri İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası ile devam eden müflis ... A.Ş. iflas masasına ait “...” isimli geminin pazarlıkla satışının iptali için bu davanın açıldığını 25.05.2021 tarihinde davacı vekilinin iflas dosyasına göndermiş olduğu talep dilekçesi vasıtasıyla öğrendiklerini, HMK 119/1-ç ve d ile 120. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca davanın açılışında, dava türü, husumetin yöneltildiği taraf, davaya esas değer ve yatırılan harç miktarı bakımından usule aykırılıklar mevcut olduğundan davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, ... AŞ hakkında İstanbul Anadolu 3. ASTM’nin 2013/272 esas sayılı dosyasından 19.10.2016 günü saat 18:46’dan itibaren iflas kararı verildiğini, iflas tasfiye işlemlerinin İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ... İflas sayılı dosyasından devam ettiğini, müflis hakkında yürütülen tasfiye şeklinin adi tasfiye olup müflis şirketi temsil yetkisinin iflas idaresine ait olduğunu, bu sebeple öncelikle bu davada İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü değil ayrı ayrı her bir iflas idaresi memurunun taraf olarak gösterilmesi ve husumetin İflas İdaresine yöneltilmesinin yasal zorunluluk olduğunu, davanın İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğüne karşı açılmış olması yasanın amir hükümlerine aykırı olduğunu, davada taraf olarak iflas idaresi gösterilmemiş olmakla birlikte her ne kadar tevzi formunda dava türü olarak “Ticari Şirket (Fesih İstemli)” olarak belirtilmiş ise de davacı vekilinin iflas müdürlüğüne sunmuş olduğu talepten müflis şirketin malvarlığında bulunan “...” isimli geminin pazarlıkla satışının iptal edilmesinin talep edildiği anlaşıldığı, pazarlıkla satış bedelinin davacı tarafından açıkça bilinmesine rağmen davanın dava esas değeri belirtilmeksizin maktu harç üzerinden davanın ikame edildiğini, dava konusu geminin pazarlıkla satış bedeli 2.580.000,00 USD olduğunu, davanın açıldığı 25.05.2021 günkü kura göre TL karşılığı üzerinden nisbi harcın tamamlattırılmasını aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın niteliği gereği bir ticari dava olmadığını, iflas tasfiyesi sırasında yapılan pazarlıkla satışın iptaline ilişkin bir dava olduğundan Yargıtay tarafından da içtihat haline getirildiği üzere bu tür davalara bakmakta genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğunu, davacı şirketin bu davayı tüm usul kurallarına aykırı olarak ikame etmesinin yanında kötü niyetli hareket ederek müflis şirket iflas masasını dolayısıyla şirketin tüm alacaklılarını zor duruma düşürmek ve tasfiyenin tamamlanmasını engellemek niyetinde olduğunu, hiçbir şekilde taraf sıfatı bulunmadığı halde bu davayı ikame ettiğini, İİK 184. maddesinde yer alan “İflas açıldığı zamanda müflisin haczi kabil bütün malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur. İflasın kapanmasına kadar müflisin uhdesine geçen mallar masaya girer.” düzenlemesi gereğince müflis şirketin Kamerun’da bulunan gemisinin de iflas masasına girdiğini, masanın malvarlığında olduğunu, müflisin maliki bulunduğu Kamerun’un Duala limanında bağlı bulunan ... gemisinin satış şeklinin belirlenmesi için 19.02.2021 tarihinde, saat 15:00’de İstanbul Anadolu Adliyesi E Blok, Zemin Kat, 13 Nolu Seminer Salonunda yapılan Olağanüstü Alacaklılar Toplantısında, rehin alacaklısı olan ... Bankasının yaptıracağı kıymet takdirinden düşük olmamak kaydı ile geminin pazarlıkla satışının yapılmasına ve bu işlemleri yapmak üzere İflas idare Memurlarına yetki verilmesine oy çokluğu ile karar verildiğini, alacaklılarla yapılan toplantıya davacı şirketle bağı olduğu açık olan  ... da bizzat katıldığını, hatta toplantıda söz alarak katılımcılara hitaben bir konuşma da yaptığını, ipotek alacaklısının talebi ve 19.02.2021 tarihli Olağanüstü Alacaklılar toplantısında alınan karar doğrultusunda Kamerun’un Duala limanında bağlı bulunan ... gemisinin pazarlıkla satışının yapılması ile ilgili işlemlerin başlatıldığını, İflas İdaresince hazırlanan satış ilanı ve şartnamesi hazırlanarak 07.05.2021 tarihinde Sözcü gazetesinde ilan edildiğini, geminin satışı ile ilgili ilan açık olduğunu, pazarlıkla satış işlemi ancak 18.05.2021 tarihine taliplilerin İflas Müdürlüğüne sunacakları yazılı teklifler üzerinden, bu tarihe kadar talipliler ve İflas İdaresi Memurları arasında yapılacak görüşme ve pazarlıklar neticesinde gerçekleştirileceğini, İflas idaresince düzenlenen 20.05.2021 tarihli Pazarlıkla Satış Sonuç Tutanağında da açıkça belirtildiği üzere 14.05.2021 tarihinde davacı .... vekili Av. ... tarafından İflas Müdürlüğü’ne verilen dilekçe ile teklif verebilmek için bir takım bilgilerin verilmesini talep edilmiş ise de 18.05.2021 tarihinde şirket yetkilisi olduğunu belirten ..., ismini açıklamayan uzun boylu bir kişi ve vekilleri olarak Av. ..., İflas İdare memuru ...’in ofisinde iflas idaresi memurları ile yüz yüze pazarlık ile satış görüşmesi yapıldığını, görüşmede kendilerinin satış bedeli olarak 1.600.000,00 USD ödeyebileceklerini, ancak İflas masasına satış bedelini yatırmadan önce satışa konu geminin mülkiyetinin adlarına tescilini, Kamerun’daki borçları temizledikten sonra ise satış bedelini İflas masasına ödeyeceklerini sözlü olarak belirtmişlerse de İflas İdaresi olarak net bir teklif verilmesi ve yazılı olması gerektiği bildirildiğinde avukatına dönerek “ben bu şekilde gemiyi satın alamam dediğinde”, avukatı tekliflerini UYAP üzerinden sunacaklarını ifade ettiklerini, ancak yazılı olarak tekliflerini 18.05.2021 tarihi itibari ile İflas Müdürlüğü’ne sunmadıkları anlaşıldığı gibi bir daha iflas idaresi ile telefonla veya yüz yüze görüşme yapmadıklarını, dava dilekçesinden davacı şirketin yetkilisinin ... değil  ... olduğu anlaşılıyor ise de görüşmeye ... ile ismini açıklamayan uzun boylu bir erkeğin avukat ... ile birlikte katıldığını ve tüm konuşmaları ...'ın yaptığını, Ticaret Sicil kayıtları incelendiğinde; Davacı şirket ....’nın yetkilisi olan ... aynı zamanda  ...’ın ortak olduğu ve İflas İdaresi kararlarına karşı dava açan ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ortaklarından biri olduğu tespit edildiğini, davacı şirket adına pazarlığa gelen ..., hem İflas İdaresi hem de İflas Müdürlüğü tarafından şahsen bilinen ve sürekli İflas Müdürlüğüne gelip dava konusu gemi satışı için yapılan tüm işlemleri takip eden, İflas idaresi memurlarını telefonla sürekli arayan, hatta Kamerun’a gidip dava konusu gemi ile ilgili yetkili olduğunu, gemiyi satın aldığını söyleyen bir şahıs olduğunu, bu nedenlerle şu anki tek amaçlarının geminin İflas Müdürlüğü kanalı ile satışının engellenmesi olduğunu, davacı şirketin daha önce de ... Ltd. Şti. vasıtasıyla satışa ilişkin iflas idaresi kararlarının iptali için dava açtıklarını ancak açılan davaların reddedildiğini, bu itibarla satış ilanında yer alan yazılı teklif şartını dahi sağlamamış olan davacı şirketin bu davada taraf sıfatının olmasın mümkün olmayacağı gibi davayı açmakta hukuki yararının bulunduğundan da söz edilemeyeceğini, Müflis İflas Masası defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere satışı yapılan geminin 6 yıldan fazla bir süredir Kamerun’un Duala Limanında bağlı olduğunu, denizde tehlike arz ettiğinden İflas Müdürlüğüne yazılar yazıldığını, son olarak Kamerun Dışişleri Bakanlığınca, Türk Büyükelçiliği'ne gönderilen 12.02.2021 tarihli yazıda, satışa konu geminin deniz trafiği ve deniz güvenliği açısından tehlike arz ettiğini, 3 ay içinde gemi ile ilgili tüm işlemlerin resmi olarak tamamlanması, aksi takdirde geminin \"hurda\" statüsüne döndürüleceğinin ihtar edildiğini, geminin hurdaya çıkarılması demek geriye dönüşü imkansız şekilde seferden men edilmesi anlamına geleceğini, davacının amacının da geminin hurdaya çıkması ve hurda fiyatına satın almak olduğunu, gemi hurda fiyatına satıldığında iflas masası veya rehin alacaklısı tek kuruş para alamayacağı gibi geminin bağlı kalmasından kaynaklı doğmuş olan tüm borçların da iflas masasının borcu olacağını, masaya gelecek borçlar masa borcu niteliğinde olacağından işçilerin alacağının dahi önünde geçeceğini, tüm bu hususlar nedeni ile müflis masasında alacaklı bulunanların olağanüstü alacaklılar toplantısına çağırıldığını, tüm bu hususlar açıklanarak davacı şirketin vekilinin de kabul oyu ile pazarlıkla satış yetkisinin alındığını,  satış ilanında geminin tam satış bedeli, teslim şekli, masraflar vs. talipliler ve İflas İdaresi arasında yapılacak pazarlıkta belirleneceğinin açıkça yazdığını ve yapılan pazarlıklarda taliplilerin de satın aldıkları gemiyi Kamerun’dan kendilerinin teslim almayı kabul ederek aldıklarını, Kamerun’da bağlı bulunan geminin çalışır vaziyette olmadığı konusunda ihtilaf olmadığını, İflas masasının çalışır vaziyette olmayan gemiyi ülkemize getirmesi için ortalama 1.000.000,00 USD'a ihtiyacı bulunduğundan geminin rehin alacaklısı olan ... Bankasının onayı ve talebi doğrultusunda satıldığını, geminin limanda bağlı kaldığı her gün değerinin kaybolduğunu, bağlı olduğu limana olan borçlarının arttığını, ayrıca gemi sahipsiz bir şekilde bağlı olduğundan hırsızlıklara karşıda korunamadığını, geminin fırtınada sürüklenmesi halinde ise hem maddi hem de manevi telafisi asla mümkün olmayacak zararlar meydana geleceğini, bu nedenlerle her bir adımı yasalara uygun ve müflis şirket alacaklılarının onayından geçmiş olan satış işleminin ivedilikle tamamlanması gerektiğini,  satışın mevcut haliyle tamamlanması halinde hem gemi satış bedelinin masa malvarlığına dahil olarak rehinli alacaklının borçlarının ödenmesinde kullanılacağı gibi hem de masaya 10.000.000,00TL civarında borç yükü binmesinin önleneceğini, bu nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesince;\"...1-Davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunmadığından HMK'nun 114/1-d maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ...\" karar verilmiştir. Karar süresinde davacı vekilince istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın İstanbul Anadolu .... İcra ve İflas İdaresi tarafından pazarlık usulü ile Kamerun Ülkesi Doula Limanında bulunan \"...\" gemisinin iflas idaresince pazarlık suretiyle yapılan satışının işleminin usulsüz olması nedeni ile pazarlıkla satışın iptalinin istendiğini, usulsüzlüğün gemiye ait Kamerun'daki borçlarının tespit edilmeden pazarlıkla satışın sonuçlandırılması olduğunu,  somut olaydaki satışta Kamerun'daki gemiye ait borçlar da taraflarınca pazarlık konusu yapıldığını,   geminin Kamerun ülkesinde yer alan borçları eklendiğinde sundukları teklifin daha yüksek olacağı ortaya çıkacağını, ancak  gemi üzerindeki borçların açıkça ortaya konulmadığını, bu durumun iflas masasının zarara uğramasına neden olduğunu, tekliflere ilişkin gerekli araştırmalar yapılmadan taraflarınca ileri sürülen bilgiler celp edilmedensatışın yapılması nedeniyle satışının iptalini gerektiğini, Kaldı ki; iflas idaresi, bütün ihale katılımcılarıyla telefonla veya yüz yüze sözlü teklif almak suretiyle teklif aldıklarını, avukat olarak taraflarının satış ihalesine katılmaya yönelik yetkinin vekaletnamede bulunmadığı ifade edildiğini, ancak Yargıtay Kararlarında avukatın vekaletnamesini daha sonra sunmak üzere ihaleye katılabileceği düzenlendiğini, somut olayda avukat olarak taraflarınca pazarlık yoluyla ihaleye katılınıldığını, dolayısı ile yerel mahkemece ihalede vekaletname aranması hatalı olduğunu, şirket yetkilisi ... sözlü pazarlık sırasında görüşmede bulunmadığı ifade edilse de söz konusu görüşmede Av. ..., ... ve ... (Tutanaklarda ve karşı tarafın da belirttiği üzere uzun boylu şahıs olarak ifade edilmiştir.) katıldığını, bu nedenle sözlü teklifin sunulması nedeniyle  aktif dava ehliyeti bulunduğunu, taraflarınca gemiye ilişkin bir takım bilgiler celp edilmemesi nedeni ile (dolayısı ile gemiye ilişkin borçlar bilinememesi nedeni ile) yazılı teklif vermenin mümkün olmadığını, ancak davalının da ikrarı üzerine tarafımızca sözlü de olsa teklif sunulduğunun olduğu açık olduğunu, kaldı ki kanunlarımızda satışın iptalinin talep edilebilmesi için yazılı bir teklif verme zarureti bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iptalini talep ettiği pazarlık usulü satışa ilişkin, iflas idaresi tarafından hazırlanan ve 07 Mayıs 2021 tarihli ... Gazetesinden ilan edilen ve ayrıca İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi tarafından yapılan ilanda yer alan satış şartnamesinde; \"...  gemisinin 19.09.2021 tarihli Olağanüstü Alacaklılar Toplantısı'nda alınan Pazarlıkla Satış Kararı ve bu yönde İflas İdaresince verilen yetki doğrultusunda ipotek alacaklısı tarafından belirlenen 1.590.720,00 USD bedel (fiili ödeme gününde TL karşılığının ödenmesi) altında olmamak ve tam satış bedeliyle satış koşullarının İflas İdaresi memurları ve talepte bulunanlar arasında en geç 18.05.2021 tarihine kadar iflas müdürlüğü'ne sunacakları yazılı tekliflerle ilgili bu tarihi kadar yapılacak pazarlıkla belirlenmek üzere pazarlıkla satışın yapılacağı, İflas İdaresi memurları ile iletişime geçilebileceği....\" hususlarının ilan edildiği tartışmasız bir gerçek olduğunu, davacı tarafın İflas İdaresine herhangi bir yazılı teklifte bulunmadığı da sabit olduğunu, Satış şartnamesinde \"YAZILI TEKLİF\" verilmesini zorunlu kıldığından, davacı tarafın, bir takım yorumlarla kendisinin de teklif verdiğinin kabul edilmesi gerektiği yönündeki tümevarımı tamamiyle hatalı olup, İlk Derece Mahkemesinin kararı bu yönüyle isabetli olduğunu, kaldı ki davacı tarafın sözlü teklifinde  “kendilerinin satış bedeli olarak 1.600.000,00 USD / Bir Milyon Altı Yüz Bin Amerikan Doları) ödeyebileceklerini, ancak İflas masasına satış bedelini yatırmadan önce satışa konu geminin mülkiyetinin adlarına tescilini, Kamerun’daki borçları temizledikten sonra ise satış bedelini İflas masasına ödeyeceklerini sözlü belirtmiş ise de” iflas idaresi olarak net bir teklif verilmesi ve yazılı olması gerektiği bildirildiğinde avukatına dönerek “ben bu şekilde gemiyi satın alamam dediğinde”, avukatı tekliflerini uyap üzerinden sunacaklarını ifade etmiş ancak yazılı olarak tekliflerini 18.05.2021 tarihi itibari ile iflas müdürlüğü’ne sunmadıkları anlaşıldığı gibi bir daha iflas idaresi ile telefonla veya yüz yüze görüşme yapılmadığını, İflas İdaresinin, davacının bu gayrıciddi teklifini kabul etmesi zaten düşünülemeyeceğini, İflas İdaresinin, geminin satış bedelini tahsil etmeden, yazılı teklifte dahi bulunmayan, Türkiye'de kurulu olmayan, yabancı firmanın üzerine tescil etmesi düşünülemeyecek bir husus olduğunu, dolayısıyla davacının tüm istinaf nedenlerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas İdaresi tarafından pazarlık usulü ile Kamerun Ülkesi Doula Limanında bulunan \"... \" gemisinin iflas idaresince pazarlık suretiyle yapılan satışının iptaline karar verilmesi talebini içermektedir.Davacı  taraf,  \"...\" gemisinin iflas idaresince pazarlık suretiyle satışına ilişkin 14.05.2021 tarihinde teklifte bulunabilmek için geminin bulunduğu Kamerun ülkesinin Doubla limanındaki borçlarının listesi talep edilmesine rağmen cevap verilmediğini, İflas İdaresinin 20.05.2021 tarihli pazarlıkla satış sonuç tutanağında, satış bedelinden Douala'daki tüm borçların ödenerek alıcıya borçlarından ari olarak teslim edileceğinin belirtildiğini, bu önemli hususun satış şartnamesinde belirtilmediğini, satış şartnamesinde Douala limanında borçların iflas idaresince ödeneceğinin açıkça belirtilmeden satış işlemin Douala limanındaki borçların kendilerine ait olacak şekilde satış yapılmasının satış şartnamesine aykırı bir işlem olup, satışın iptaline ve haksız bir satış şartları oluşmasına sebep olduğunu, müvekkili firmanın sözlü olarak Doula limanındaki borçlar kendilerine ait olmak üzere 1.600.000,00 USD teklif ettiğini ve bu pazarlığın satış sonuç tutanağında belirtildiğini, iflas idaresince düzenlenen pazarlık satış sonuç tutanağında gemiyi, Doula limanındaki tüm borçlar iflas idaresince ödenip borçtan ari olarak teslim etmek kaydıyla ... Tic. A.Ş. firmasının 2.580.000,00 USD'lık teklifinin kabul edildiğini, müvekkilinin teklifinin ise Doula liman masraflarının kendilerine ait olmak üzere verildiğini, bu teklifi Doula limanında tüm borçlar İflas İdaresine ait olmak üzere hesaplandığında müvekkilinin teklifinin 3.231.271,00 USD olduğunu, bu durumda müvekkilinin teklifinin en iyi teklif olup, geminin müvekkiline verilmesi gerekirken farklı ve yanlış hesaplama ile geminin 2.580.000,00 USD fiyat teklifi veren .... A.Ş. firmasına satıldığını, iflas idaresinin bu satış şeklinde hatalı bir işlem yaptığını, daha düşük teklif ile geminin ... Tic. A.Ş. firmasına satılmasının satışın iptali sebebi olduğunu, iflas idaresi ve İcra Müdürlüğünün kendisinin ele geçirmediği gemiyi İİK. hükümlerine göre satmasının kanunen mümkün olmadığını iddia ederek  İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas İdaresi tarafından pazarlık usulü ile Kamerun Ülkesi Doula Limanında bulunan \" ...\" gemisinin satışının iptaline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı ise davacı şirketin daha önce de ...Ticaret Ltd. Şti. vasıtasıyla satışa ilişkin iflas idaresi kararlarının iptali için dava açtıklarını ancak açılan davaların reddedildiğini, satış ilanında yer alan yazılı teklif şartını dahi sağlamamış olan davacı şirketin bu davada taraf sıfatının olmasın mümkün olmayacağı gibi davayı açmakta hukuki yararının bulunduğundan  söz edilemeyeceğini,  geminin 6 yıldan fazla bir süredir Kamerun’un Duala Limanında bağlı olduğunu, denizde tehlike arz ettiğinden İflas Müdürlüğüne yazılar yazıldığını, son olarak Kamerun Dışişleri Bakanlığınca, Türk Büyükelçiliği'ne gönderilen 12.02.2021 tarihli yazıda, satışa konu geminin deniz trafiği ve deniz güvenliği açısından tehlike arz ettiğini, 3 ay içinde gemi ile ilgili tüm işlemlerin resmi olarak tamamlanması, aksi takdirde geminin \"hurda\" statüsüne döndürüleceğinin ihtar edildiğini, geminin hurdaya çıkarılması demek geriye dönüşü imkansız şekilde seferden men edilmesi anlamına geleceğini, davacının amacının da geminin hurdaya çıkması ve hurda fiyatına satın almak olduğunu, gemi hurda fiyatına satıldığında iflas masası veya rehin alacaklısı tek kuruş para alamayacağı gibi geminin bağlı kalmasından kaynaklı doğmuş olan tüm borçların da iflas masasının borcu olacağını, masaya gelecek borçlar masa borcu niteliğinde olacağından işçilerin alacağının dahi önünde geçeceğini, tüm bu hususlar nedeni ile müflis masasında alacaklı bulunanların olağanüstü alacaklılar toplantısına çağırıldığını, tüm bu hususlar açıklanarak davacı şirketin vekilinin de kabul oyu ile pazarlıkla satış yetkisinin alındığını,  satış ilanında geminin tam satış bedeli, teslim şekli, masraflar vs. talipliler ve İflas İdaresi arasında yapılacak pazarlıkta belirleneceğinin açıkça yazdığını ve yapılan pazarlıklarda taliplilerin de satın aldıkları gemiyi Kamerun’dan kendilerinin teslim almayı kabul ederek aldıklarını savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece Mahkemesince''... İflas idaresinin 20.05.2021 tarihli kararında dava konusu geminin İflas İdaresince hazırlanan satış ilanı ve şartnamesinin 07.05.2021 tarihinde Sözcü gazetesinde ilan edildiği, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nce yapılan ilanda, ... gemisinin 19.09.2021 tarihli Olağanüstü Alacaklılar Toplantısı'nda alınan Pazarlıkla Satış Kararı ve bu yönde İflas İdaresince verilen yetki doğrultusunda ipotek alacaklısı tarafından belirlenen 1.590.720,00 USD bedel (fiili ödeme gününde TL karşılığının ödenmesi) altında olmamak ve tam satış bedeliyle satış koşullarının İflas İdaresi memurları ve talepte bulunanlar arasında en geç 18.05.2021 tarihine kadar iflas müdürlüğü'ne sunacakları yazılı tekliflerle ilgili bu tarihi kadar yapılacak pazarlıkla belirlenmek üzere pazarlıkla satışın yapılacağı, İflas İdaresi memurları ile iletişime geçilebileceği hususlarının ilan edildiği, fakat yukarıda da açıklandığı üzere davacıların iflas idaresine yönelik herhangi bir yazılı teklifte bulunmadıkları, satış tutanağında belirtildiği şekilde 18.05.2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi olduğunu belirten ... ile birlikte Av. ...'ın İflas İdare Memuru ...'in ofisinde iflas idare memurları ile yüzyüze pazarlık ve satış görüşmesi yapıldığı, görüşmede kendilerinin satış bedeli olarak 1.600.000,00 USD + Kamerun'daki borçların da kendilerine ait olmak üzere sözlü teklifte bulundukları ve tekliflerini UYAPtan sunacaklarını ifade ettikleri, fakat iflas idaresine herhangi bir yazılı teklifte bulunmadıkları ve bunun tutanak altına alındığı, bu tutanağın aksinin davacılar tarafından herhangi bir delil ile kanıtlanamadığı, öte yandan davacı vekilinin vekaletnamesinde davacı şirket yetkilisinin ... olarak gösterildiği, sözlü görüşmede bulunduğu belirtilen ... şirket yetkilisi olduğuna dair dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, sözlü görüşmede bulunan ve davacı şirketi vekil olarak temsil eden Av. ...'ın dosyaya sunulan vekaletnamesinde dava konusu geminin satış ihalesine katılmaya yönelik bir yetkinin bulunmadığı, bu şekilde yapılan görüşmenin usulüne uygun olarak yapılmış bir görüşme ve sunulmuş bir teklif olarak kabul edilemeyeceği, sonuç olarak davacı şirketin satışın tarafı olmadığı, pazarlıkla satış görüşmelerine katılmanın ön koşulu olan yazılı teklif sunmadığı, bu durumda davada satışın iptalini isteme noktasında açılan bu davada taraf sıfatına haiz olmadığı, satışın iptalini ancak pazarlıkla satış sonuç tutanağında usulüne uygun teklif veren taliplilerin dava açma hakkına sahip olduğu.İflas idaresinin 20.05.2021 tarihli kararında dava konusu geminin İflas İdaresince hazırlanan satış ilanı ve şartnamesinin 07.05.2021 tarihinde Sözcü gazetesinde ilan edildiği, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nce yapılan ilanda, ... gemisinin 19.09.2021 tarihli Olağanüstü Alacaklılar Toplantısı'nda alınan Pazarlıkla Satış Kararı ve bu yönde İflas İdaresince verilen yetki doğrultusunda ipotek alacaklısı tarafından belirlenen 1.590.720,00 USD bedel (fiili ödeme gününde TL karşılığının ödenmesi) altında olmamak ve tam satış bedeliyle satış koşullarının İflas İdaresi memurları ve talepte bulunanlar arasında en geç 18.05.2021 tarihine kadar iflas müdürlüğü'ne sunacakları yazılı tekliflerle ilgili bu tarihi kadar yapılacak pazarlıkla belirlenmek üzere pazarlıkla satışın yapılacağı, İflas İdaresi memurları ile iletişime geçilebileceği hususlarının ilan edildiği, fakat yukarıda da açıklandığı üzere davacıların iflas idaresine yönelik herhangi bir yazılı teklifte bulunmadıkları, satış tutanağında belirtildiği şekilde 18.05.2021 tarihinde davacı şirket yetkilisi olduğunu belirten ... ile birlikte Av. ...'ın İflas İdare Memuru ...'in ofisinde iflas idare memurları ile yüzyüze pazarlık ve satış görüşmesi yapıldığı, görüşmede kendilerinin satış bedeli olarak 1.600.000,00 USD + Kamerun'daki borçların da kendilerine ait olmak üzere sözlü teklifte bulundukları ve tekliflerini UYAPtan sunacaklarını ifade ettikleri, fakat iflas idaresine herhangi bir yazılı teklifte bulunmadıkları ve bunun tutanak altına alındığı, bu tutanağın aksinin davacılar tarafından herhangi bir delil ile kanıtlanamadığı, öte yandan davacı vekilinin vekaletnamesinde davacı şirket yetkilisinin  ... olarak gösterildiği, sözlü görüşmede bulunduğu belirtilen  ... şirket yetkilisi olduğuna dair dosyada herhangi bir belgenin bulunmadığı, sözlü görüşmede bulunan ve davacı şirketi vekil olarak temsil eden Av. ...'ın dosyaya sunulan vekaletnamesinde dava konusu geminin satış ihalesine katılmaya yönelik bir yetkinin bulunmadığı, bu şekilde yapılan görüşmenin usulüne uygun olarak yapılmış bir görüşme ve sunulmuş bir teklif olarak kabul edilemeyeceği, sonuç olarak davacı şirketin satışın tarafı olmadığı, pazarlıkla satış görüşmelerine katılmanın ön koşulu olan yazılı teklif sunmadığı, bu durumda davada satışın iptalini isteme noktasında açılan bu davada taraf sıfatına haiz olmadığı, satışın iptalini ancak pazarlıkla satış sonuç tutanağında usulüne uygun teklif veren taliplilerin dava açma hakkına sahip olduğu....'' gerekçeleriyle   davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 6100 s. HMK.nun 114,m.sinde dava şartları; \"(1) Dava şartları şunlardır:a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması.b) Yargı yolunun caiz olması.c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması.   d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması.g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması.ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi.h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması.ı) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması.i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması.(2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.\" şeklinde düzenlenmiştir. 6100 s.HMK:nun 115.m.sinde  dava şartlarının incelenmesi; \"(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.  (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.  (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.\" şeklinde düzenlenmiştir.Taraf ehliyeti; davada taraf olabilme, usuli hukuki ilişkinin sujesi olabilme yeteneğidir. Medeni (maddî) hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekil olan taraf ehliyetini haiz olup olunmadığı hususu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na (TMK) göre belirlenir. Buna göre medeni haklardan istifade ehliyeti bulunan her gerçek (TMK md. 8) ve tüzel (TMK md. 46) kişi davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir (HMK md. 50). Her gerçek kişi sağ doğmakla, yaşadığı sürece taraf ehliyetine sahip olur. Tüzel kişiliğin ve buna bağlı olarak taraf ehliyetinin ne zaman kazanılacağı ise maddi hukuk normlarıyla belirlenir. Gerçek veya tüzel kişiliği olmayan kuruluş yahut toplulukların taraf ehliyeti de bulunmamaktadır.Dava ehliyeti ise; HMK’nın 51 inci maddesinde açıkça düzenlenmiş olup kişinin kendisi veya yetkili kılacağı bir temsilci aracılığı ile bir davayı takip etme ve usul işlemlerini yapma ehliyetini ifade eder. Dava ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK’nın 9 uncu maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre; medeni hakları kullanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi dava ehliyetine sahip kabul edilmelidir.  Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun  114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere taraf ve dava ehliyeti dava şartlarındandır. Bu düzenlemeye göre husumet ya da başka bir anlatımla taraf sıfatı dava şartları arasında sayılmamıştır. Taraf sıfatının özelliği, tıpkı dava şartı gibi davanın esastan görülüp karara bağlanabilmesi için, varlığı ya da yokluğu Hâkim tarafından davanın her aşamasında re’sen (kendiliğinden) gözetilen ve taraflarca noksanlığı davanın her aşamasında ileri sürülen nitelikte olmasıdır. Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddi hukuka göre tespit edilir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir. Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur (Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarihli ve 2020/(15)6-609 Esas,  2022/1424 Karar sayılı kararı). 6102 s.TTK.nun 1350.msinde Gemiler ile ilgili cebri icraya ilişkin özel hükümler;\"- (1) Bir geminin ihtiyaten veya icraen haczi, cebrî icra yoluyla satışı ve mülkiyetin intikali de dâhil olmak üzere bu satışın sonuçları ve cebrî icraya ilişkin diğer bütün işlem ve tasarruflar, geminin bu işlem ve tasarrufların yapıldığı sırada bulunduğu ülkenin hukukuna tabidir. Şu kadar ki, Türk bayraklı bir geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı hâlinde, artırmayı yapan kurum veya ilgililer tarafından, bu satıştan en az otuz gün önce artırmanın;a) Geminin kayıtlı olduğu Türk Gemi Siciline,b) Geminin sicile kayıtlı malikine,c) Gemi siciline tescil edilmiş diğer hakların ve alacakların sahiplerine bildirilmesi veya gideri ilgililer tarafından karşılanmak şartıyla tirajı ellibin üzerinde olan ve Türkiye düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle ilan edilmesi zorunludur. Bu bildirim veya ilan yapılmaksızın geminin yurt dışında cebrî icra yoluyla satışı hâlinde kaydı silinemez ve gemi üzerinde Türk Gemi Siciline kayıtlı haklar ve alacaklar saklı kalır.\" şeklinde düzenlenmiştir.6102 s.TTK.nun 1383.m.sinde hacizli gemilerin cebri icra yoluyla satışı ve paraya çevrilmesi;\" (1) Bir sicile kayıtlı olan Türk ve yabancı bayraklı gemiler, İcra ve İflas Kanununun taşınmazların satışına ilişkin hükümlerine göre, bir sicile kayıtlı olmayan Türk ve yabancı bayraklı gemiler ise, aynı Kanunun taşınırların satışına ilişkin hükümleri uyarınca paraya çevrilirler.\"Yabancı sicile kayıtlı gemilerin satışı için hazırlıkları 6102 s.TTK.nun 1384.m.sinde; \" (1) yabancı bir sicile kayıtlı geminin satışı istenildiğinde, icra müdürü, o geminin bayrağını taşıdığı devletin konsolosluğuna bu hususu bildirir ve mükellefiyetler listesinin hazırlanmasını gerçekleştirmek için geminin sicil kaydını ister. Alacaklı da, sicil kaydının onaylı bir suretini icra dairesine sunabilir. Bu durumda, hangi kayıt önce gelirse, liste o kayda göre hazırlanır.(2) İcra ve İflas Kanununun 126 ncı maddesi uyarınca yapılacak ilanın, icra müdürü veya ilgililer tarafından;a) Geminin kayıtlı olduğu sicil devletinde, gemi sicilini tutmakla yükümlü olan makama, b) Tescil edilmiş akdî rehin alacaklılarına,c) İcra dairesine bildirilmiş olmaları kaydıyla kanuni rehin alacaklılarına,d) Geminin sicile kayıtlı malikine, bildirilmesi veya gideri ilgililer tarafından karşılanmak şartıyla tirajı ellibin üzerinde olan ve sicilin fiilen tutulduğu ülke düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle ilan edilmesi zorunludur.(3) İkinci fıkrada belirtilen yazılı bildirim, iadeli taahhütlü mektupla, bildirimin muhataba ulaştığını doğrulayan elektronik iletişim araçlarıyla veya başkaca uygun bir yol ve araçla yapılır. Geminin satışına ilişkin artırmanın ilanı 6102 s.TTK.nun 1385.m.sinde;\" (1) İcra ve İflas Kanununun 126 ncı maddesi uyarınca yapılacak ilan, tirajı ellibin üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biriyle ve ayrıca yurt dışında dünya çapında dağıtımı yapılan denizcilikle ilgili günlük bir gazetede yayımlanır.(2) İlanda, ipotek alacaklısının rızasıyla alıcı tarafından yüklenilenler dışında, geminin bütün ayni ve kişisel haklardan, külfetlerden ve sınırlandırmalardan arınmış olarak satılacağı bildirilir.6102 s.TTK.nun 1386,msinde hacizli ve ipotekli gemilerin  vaktinden evvel satışı;\"1) Türk ve yabancı bayraklı gemilerde, malik aynı zamanda deniz alacağının kişisel borçlusu ise, malikin istemiyle de satış yapılabilir.(2) Geminin değeri hızla düşer veya korunması fazla masraflı olur, özellikle de yeni gemi alacaklarının doğmasına veya sayılarının artmasına yol açarsa, icra müdürü veya alacaklı, ihtiyaten veya kesin olarak haczedilmiş Türk veya yabancı bayraklı geminin vaktinden evvel satılması için icra mahkemesine başvurabilir. İcra mahkemesi, dosyadan anlaşılan ilgililerin görüşünü aldıktan sonra bu hususu karara bağlar.Bu karara karşı kanun yolu açıktır. Başvurulan mahkeme bu başvuruyu öncelikle inceler. Kanun yoluna başvurma, satış kararının uygulanmasını durdurur.(3) Gemi veya içindeki eşya; insan, eşya ve çevre güvenliği açısından tehlike gösterirse, icra müdürü veya liman başkanı, ihtiyaten veya kesin olarak haczedilmiş Türk veya yabancı bayraklı geminin vaktinden evvel satılması için icra mahkemesine başvurabilir. Bu başvuru hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır; ancak, kanun yoluna başvurma, satış kararının uygulanmasını durdurmaz.(4) İcra müdürlüğü satış bedelini, hak sahipleri adına, üçer aylık vadeli hesaba dönüştürerek, paylaştırma aşamasına kadar nemalandırmak amacıyla icra mahkemesince belirlenecek bankaya yatırır.6102 s.TTK.nun 1387.m.sinde gemilerin pazarlık suretiyle satışı;\" (1) Bütün ilgililer ister veya 1386 ncı maddede gösterilen hâller gerçekleşirse, gemi pazarlık suretiyle satılabilir.\" şeklinde düzenlenmiştin. 6102 s.TTK.nun 1388.msinde gemilerin cebri icra yoluyla pazarlık suretiyle satışının ve ihalesinin sonucu;\" (1) Alıcı, icra dairesi tarafından gemi kendisine ihale edildiği veya satıldığı anda, geminin mülkiyetini iktisap eder. (2) Satış bedeli icra dairesine ödendiği anda, ipotek alacaklısının rızasıyla alıcı tarafından yüklenilenler dışında, gemi üzerindeki bütün ayni ve kişisel haklar, külfetler ve sınırlandırmalar sona erer. 1386 ncı maddenin dördüncü fıkrası hükmü burada da uygulanır.(3) Bu madde, bayrağı ve sicile kayıtlı olup olmadığı dikkate alınmaksızın bütün gemiler hakkında geçerlidir.\" şeklinde düzenlenmiştir.6102 s.TTK.nun 1383.m.sinde hacizli gemilerin cebri icra yoluyla satışı ve paraya çevrilmesi;ne ilişkin;\" Bir sicile kayıtlı olan Türk ve yabancı bayraklı gemiler, İcra ve İflas Kanununun taşınmazların satışına ilişkin hükümlerine göre, bir sicile kayıtlı olmayan Türk ve yabancı bayraklı gemiler ise, aynı Kanunun taşınırların satışına ilişkin hükümleri uyarınca paraya çevrilirler.\" şeklindeki yasal düzenleme uyarınca kıyasen uygulanması gereken 2004 s.İİK.nun taşınmaz satışına ilişkin hükümleri 123-ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.6102 s.TTK:nun 1383 m.si hükmü kapsamındaki gemilerin satışında uygulanması gereken 2004 s.İİK.nun 124 m.si uyarınca gemilerin cebri icra yoluyla satışında arttırma şartları ve şartnamenin açık bulundurulması:\"İcra dairesi taşınmazın bulunduğu yerin adetlerine göre en elverişli tarzda artırma şartlarını tesbit eder.Bunları ihtiva eden şartname artırmadan evvel en az on gün müddetle icra dairesinde herkesin görmesi için açık bulundurulur.(Değişik fıkra :02/07/2012-6352 S.K./28.md.) Şartnameye, artırmaya iştirak edeceklerin taşınmazın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri, elektronik ortamda teklif vererek artırmaya katılacakların teminat göstermeleri gerektiği ve elektronik ortamda teklif vermeye ilişkin hususlar yazılır.Satılığa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarki fıkrada yazılı nispet raddesinde ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.\" şeklinde düzenlenmiştir.Gemilerin cebri icra yoluyla satışına ilişkin 6102 s.TTK.nun 1383 m.si kapsamında kalan gemilerin satışında uygulanması gereken 2004 s.İİK.nun 126.msinde artırma ilanı, artırma hazırlıkları ve ilgililere ihtar:\"\"(Değişik madde :02/07/2012-6352 S.K./29.md.)Satış, açık artırma ile yapılır. Birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat önceden ilan edilir.  İlan, birinci ihale tarihinden en az bir ay önce yapılır. İlan edilen metnin esasa müessir olmayan maddi hatalar nedeniyle tekrarlanması gerektiğinde, ihale tarihi değiştirilmeksizin hata ilanen düzeltilir. Ancak bu düzeltme ilanının tarihi ile ihale tarihi arasında yedi günden az zaman kalmış ise daha önce ilan edilen günden yedi iş günü sonrası için tespit edilecek günde satış yapılacağı düzeltme ilanında belirtilir. Bu düzeltme ilanı ilgililere ayrıca tebliğ edilmez.Yapılacak ilana, satılacak şeyin cinsi, mahiyeti, önemli vasıfları, tahmin edilen kıymeti, bulunduğu yer; birinci ve ikinci ihalenin yapılacağı yer, gün ve saat; artırmaya iştirak edeceklerin haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde pey akçesi veya milli bir bankanın teminat mektubunu tevdi etmeleri gerektiği; diğer bilgilerin nereden ve ne suretle öğrenilebileceği hususları yazılır. Ayrıca, ipotek sahibi alacaklılarla diğer ilgililerin taşınmaz üzerindeki haklarını, hususiyle faiz ve masrafa dair olan iddialarını evrakı müsbiteleri ile onbeş gün içinde icra dairesine bildirmeleri gerektiği yazılır; aksi halde, hakları tapu siciliyle sabit olmadıkça, satış bedelinin paylaşmasından hariç kalacakları da ilave edilir. Bu ihtar irtifak hakkı sahiplerine de yapılır. Açık artırmaya elektronik ortamda teklif verme yoluyla başlanır. Elektronik ortamda teklif verme, birinci ihale tarihinden yirmi gün önce başlar, ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer; ikinci ihalede ise elektronik ortamda teklif verme birinci ihaleden sonraki beşinci gün başlar, en az yirmi gün sonrası için belirlenecek ikinci ihalenin tamamlanacağı günden önceki gün sonunda sona erer. Elektronik ortamda verilecek teklifler haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisinden az olamaz; teklif vermeden önce, haczedilen malın tahmin edilen kıymetinin yüzde yirmisi nispetinde teminat gösterilmesi zorunludur.Satışa çıkarılan taşınmaz üzerinde hakkı olan alacaklının alacağı yukarıdaki fıkrada yazılı oranda ise artırmaya iştiraki halinde ayrıca pey akçesi ve teminat aranmaz.\" şeklinde düzenrlenmiştir.    Dava konusu somut uyuşmazlıkta  davacı, İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas İdaresi tarafından pazarlık usulü ile Kamerun ülkesi Doula limanında bulunan ve dava dışı ... AŞ'ye ait  \"...\" gemisinin satışının iptalini talep etmiş olup  İflas İdaresince hazırlanan satış ilanı ve şartnamesinin Sözcü gazetesinde ilan edildiği, yapılan ilanda,  ... gemisinin 19.09.2021 tarihli Olağanüstü Alacaklılar Toplantısı'nda alınan Pazarlıkla Satış Kararı ve bu yönde İflas İdaresince verilen yetki doğrultusunda ipotek alacaklısı tarafından belirlenen 1.590.720,00 USD bedel (fiili ödeme gününde TL karşılığının ödenmesi) altında olmamak ve tam satış bedeliyle satış koşullarının İflas İdaresi memurları ve talepte bulunanlar arasında en geç 18.05.2021 tarihine kadar iflas müdürlüğü'ne sunacakları yazılı tekliflerle ilgili bu tarihi kadar yapılacak pazarlıkla belirlenmek üzere pazarlıkla satışın yapılacağı, İflas İdaresi memurları ile iletişime geçilebileceği hususlarının ilan edildiği, davacıların pazarlıkla satışa katılmak üzere ilgili cebri satış işlemlerinin yapıldığı iflas idaresine herhangi bir yazılı teklifte bulunmadıkları,pazarlık suretiyle geminin satışına ilişkin ilgili icra ve iflas dairesine teminat yatırdıklarına ilişkin herhangi bir belge sunmadıkları,ilgili icra ve iflas dairesince pazarlıkla satışa katılmak üzere satış şartnamesi hükümlerine göre yasal satış süreci içersinde ilgili icra ve iflas müdürlüğüne satışa katılmak üzere müracaat ettiklerine ilişkin icra ve iflas müdürlüğüne resmi bir bir tutanak,teminat mektubu veya belge sunmadıkları,bu hususun geminin pazarlık suretiyle satış işlemlerini yapan ilgili icra ve iflas müdürlüğünce pazarlıkla satışa müracaatta bulunmadıklarının tutanak altına alındığı, bu tutanağın aksinin davacılar tarafından ispatlanamadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinde davacı şirket yetkilisinin ... olarak gösterildiği, sözlü görüşmede bulunduğu belirtilen ... şirket yetkilisi olduğuna dair dosyada herhangi bir belge sunulmadığı, sözlü görüşmede bulunan ve davacı şirketi vekil olarak temsil eden Av. ...'ın dosyaya sunulan vekaletnamesinde dava konusu geminin satış ihalesine katılmaya yönelik bir yetkisinin bulunmadığı, bu durumda davacının geminin pazarlık suretiyle satışını iptalini istemesi için ancak pazarlıkla satış sonuç tutanağında usulüne uygun teklif veren,satışa katılmak üzere icra ve iflas müdürlüğünce kararlaştırılan teminatı yatıran,şartname doğrultusunda satış gün ve saatinde cebri satış işlemini yapan ilgili icra ve iflas dairesine geminin pazarlıkla satışına katılmak üzere yazılı olarak müracaat ettiklerini, müracaatlarını satış gün ve saatinde geminin pazarlıkla satışını yapan icra ve iflas dairesinde tutuanak altına aldırmadıkları, ilgili icra ve iflas dairesi tarafından dava konusu satışa geminin pazarlıkla satışının iptali talebinde bulunabilmek için  ilgili icra ve iflas dairesi tarafından dava konusu satışa geminin pazarlıkla satışına müracaat eden,satışa katılmak üzere şartnamede kararlaştırılan teminatı yatırdığına ilişkin belgeyi sunan yasal  taliplilerden olması gerektiği anlaşılmakla, ilgili icra ve iflas dairesi tarafından dava konusu satışa geminin pazarlıkla satışına karar verilen geminin pazarlıkla satışına katıldığına ilişkin resmi kayıt altına alınmış herhangi bir yazılı teklifte  bulunmayan ve bulunduğunu ispatlayamayan davacının satışın iptaline yönelik dava açma hususunda aktif dava ehliyetine sahip olamayacağından ilk derece mahkemesince  aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddi kararında bir isabetsizlik  görülmemiştir. Bu nedenlerle dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu değerlendirmeler.dava konusu uyuşmazlığa ilişkin yasal düzenlemeler doğrultusunda; davacının istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca oybirliğiyle esastan reddine karar verilmesi sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1.HMK m.353/1-b-1 gereğince  davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,2.İstinaf incelemesinin duruşmasız yapılması nedeni ile AAÜT m. 2/2 hükmü uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin olarak yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye‭‭ 89,95‬ TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, gereğinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬‬4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına,5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, HMK m. 361 uyarınca, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03ed1258c7c80d3a","SID":"f02d732501f23f44"}}