{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2381 <br>KARAR NO: 2024/36  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2023<br>NUMARASI: 2022/153 E. 2023/876 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 05/01/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2023 tarih ve 2022/153 E - 2023/876  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile ... Ltd.Şti arasında yapılan ticari iş gereği 18/06/2016 tarihli sözleşmeye istinaden düzenlenen 02/09/2016 tarihli faturadaki malların bedeli olarak müvekkil davalı şirket hesabına 08/09/2016 tarihinde 32.000,00-USD ödeme yaptığını lakin faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturadaki malların müvekkiline teslim edilmemesinden dolayı davalı şirkete ödediği bedelin iadesi talebiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin borca itirazı üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alamadıklarından bahisle öncelikle davalı şirketin adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının  ihtiyati haczine karar verilmesini, yapılacak yargılama neticesinde takip öncesi faiz ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına davalının vaki itirazının asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar yönünden devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar ve fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık %2.5 USD mevduata uygulanan en yüksek faiz ve değişen oranlardaki faiz uygulanmasına karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın ihtiyati haciz talebine itiraz ettiklerini, müvekkilinin uzun yıllardır ticaretle uğraşan saygın bir firma olduğunu, herhangi bir mal kaçırma durumunun söz konusu olmadığını, müvekkil şirket tarafından davacı adına 02.09.2016 tarihli düzenlenmiş fatura bulunmadığını, icra dosyasına sunulmuş olan 02.09.2016 tarihli şipariş fişinin davacıya ait olmadığını, ... isimli şahsa ait olduğunu, bu fişten dolayı müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını ve bu siparişin iptal edildiğini, icra takibine dayanak belgenin davacı ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle öncelikle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın müvekkili şirkete 08.09.2016 tarihinde 32.000-USD'lik ödeme çıkardığını, ihracata ve faturalara konu ürünlerin davacı tarafından 16.09.2016 tarihinde gümrükten çekildikten sonra  banka kesintisi neticesinde net 31.993,50-USD müvekkili şirketin ...  Şubesinde bulunan  ... nolu USD hesabına geçtiğini, ürünlerin fatura tutarının 49.207,00-USD olduğunu, müvekkili şirketin  ...  tarihli  ... nolu toplam 49.207,00-USD bedelli irsaliye faturası ile malları davacı ...'e gönderdiğini, malların gönderilmiş olduğu 10/09/2016 tarih ve ...  seri nolu gümrük beyannamesi ile de sabit olduğunu, gümrük çıkış beyannamesi ve eklerinin ilgili gümrük müdürlüğünden istenilmesi ve incelenmesi halinde malların davacı tarafa gönderildiği ve müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığının ortaya çıkacağını, malların davacı tarafından teslim alınarak 16.09.2016 tarihinde Gence gümrüğünden çekildiğini, davacının müvekkili şirkete bakiye borcu olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine Gence İnzibati İktisadi Mahkemesi'nde alacak davası açıldığını, davanın müvekkili şirket lehine sonuçlandığını ve bakiye 17.205,50-USD'nin müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirket aleyhine haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.    <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Taraflar arasında 18/06/2016 tarihli sözleşme imzalandığı, ürünlerin teslimine ilişkin bir evrakın bulunmadığı, ancak 32.000 USD lik ödemenin belgesinin bulunduğu, anılan belgede her ne kadar  ... 'ın adı geçse de yapılan ödemenin 18/06/2016 tarihli sözleşmeye istinaden yapıldığı hususunda da kayıt bulunduğu, bu nedenle davalı tarafın takibe dayanak faturada davacının adının yer almaması sebebiyle alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığına dair iddiasına itibar edilemeyeceği, gümrük kayıtlarında 29.482 USD, 19.725 USD ve 12.000 USD bedelli gönderiler bulunduğu, 32.000 USD bedelli bir gönderi bulunmadığı, davalı tarafça fatura konusu ürünlerin davacıya teslim edildiği hususunun da ispatlanamadığı, bu nedenle davalının takip konusu alacaktan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesinde yalnızca asıl alacak yönünden itirazın iptali talep edildiğinden faiz yönünden bir inceleme yapılmamıştır.Alacak likit olduğundan dolayı davalının itirazının iptaline karar verilmiş olmakla İİK 67/2 uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, bu hesaplamada icra takip tarihindeki kurun baz alınması gerektiği (Yargıtay 3. HD 2023/1233 Esas, 2023/1317 Karar) UYAP üzerinden yapılan sorgulamada icra takip tarihi olan 28/10/2021 itibariyle USD efektif satış kurunun 9,51 TL olduğu, 32.000,00 X 9,51=304.320,00-TL olup davalının bu miktar üzerinden takibe itiraz ettiği anlaşılmakla icra inkar  tazminatının bu miktarın %20 si olan 60.864,00-TL olarak belirlenmesine hükmedilmiştir.Ancak vekalet ücreti belirlenirken dava dilekçesinde dava değeri TL olarak gösterildiğinden dava değeri olan 435.840,00-TL üzerinden vekalet ücretine hükmolunarak  aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...  Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak yönünden iptali ile takibin 32.000,00-USD asıl alacak üzerinden devamına, iş bu asıl alacağa takip tarihinden itibaren başlamak üzere yıllık %9,00'i geçmemek üzere fiili ödeme tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi gereğince devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına,<br>2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 32.000-USD'nin icra takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 304.320,00-TL'nin %20'si olan 60.864,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı vekilince dayanak belgelerin asılları sunulmadan bilirkişi incelemesi yapılmış olup, yapılan bilirkişi incelemesi hukuka uygun, nitelikli ve kani deliller doğrultusunda olmadığını, yerel mahkemeye sunulan sözleşmenin okunaklı bile olmadığını, iddia ve dava konusu edilen 18.06.2016 tarihli sözleşme ya da belge aslını sunması gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında 18.06.2016 tarihli herhangi bir sözleşme, yazılı belge olmadığını, davacı tarafça aslının sunulmamış olup, sunulsa dahi  belgeyi, sözleşmeyi ve bunlar altnda ki imzayı kabul etmediklerini, davacının müvekkili şirket e bakiye borcu olması nedeniyle, müvekkili şirket tarafından davacı aleyhine gence inzibati iktisadi Mahkemesinde alacak davası açıldığını, davanın müvekkili şirket lehine sonuçlanmış olup neticede ... in müvekkil şirkete bakiye 17.205,50 USD ödemesine karar verildiğini, görülen davada, müvekkili şirketin gönderdiği mal ve fatura tutarı olan 49.207 USD den davacının ödemiş olduğu 32.000 USD(Masraf kesintisi sonrası net 31.993,50 USD) düşüldükten sonra bakiye 17.205,50 USD müvekkili  ...  şirketinin alacağına hükmedildiğini, esasen davacının talep ettiği alacakla ilgili mahkemesinde yargılama yapıldığını ve hükmün kesinleştiğini, yerel mahkeme davacı tarafça  sunulan apostilli, Azerbaycan Mahkemeleri tarafından verilen kararının aslının mahkemeye sunulmadığını, bilirkişinin 26.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun 10. Sayfasının sonuç ve kanaat kısmında bildirmiş olduğu 5. Madde olan \"Dosyaya ibraz edilen Azerbaycan Cumhuriyeti Yargıtay Ticaret Kurulun 2-2(102) 157/2021 Sayılı ve 21/04/2021 kararına konu dava konusu ile işbu davanın konusunun aynı olmadığı\" kanaati gerçeği yansıtmadığını, çünkü tercümesinin yapılmadığını ve aslının sunulmamış bir karar üzerinden inceleme yapıldığını, yerel mahkemenin bilirkişilerin yapmış olduğu son derece yanlış değerlendirme ile dava dışı 3.kişinin yani  ... 'ın 32.000 USD gönderdiğini bunun karşılığında sözleşme gereği ürünlerin teslim edildiğine dair kayıt bulunmadığı yönünde görüş bildirdiğini ve yerel mahkemede bu raporu karara esas alındığını, 3.kişi ...  müvekkili şirkete 2016 yılında hiç bir şekilde ödeme yapmadığını, havale çıkarmadığını, davacının gönderdiği 32.000 USD nin fazlası ile ürünün davacıya eylül ve ekim 2016 da gönderildiğini, davacının, müvekkiline borçlu olduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda da ...  oğlu ...  nin 32.000 USD nin borçtan düşülmesi durumunda 149.465,28 TL borcu bulunduğunun tespit edildiğini, ayrıca 3.kişi durumundaki  ... 'un 32.000 USD ödeme yaptığına dair hangi belgeye, banka dekontuna dayalı tespitin dosyada mevcut olmadığını ve asıllarının da davacı ve vekilince varsa dahi dosyaya sunulmadığını,  yerel mahkemenin bu hususu bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde defalarca belirtmelerine  dahi mahkemede ki sözlü savunmalarına  rağmen hükme esas almadığını, davacı ile yapılan ticarete dair fatura, gümrük beyannamleleri ve ödeme dekontlarının dosyada mevcut olduğunu ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret  2022/153E 2023/876 KARAR Sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın  REDDİ yönünde hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:Dava, itirazın  iptali davasıdır.Davacı Kayseri Genel İcra Dairesini ... Esas sayılı dosyasında davalı hakkında 32.000 USD alacak. 7121,45 USD faiz olmak üzere toplam 39.121,45 USD üzerinden takip başlattığı, takip dayanağı olarak \" 18.06.2016 tarihli faturadaki malların bedeli olarak 08.09.2016 tarihinde yapılan 32.000 USD faturadaki mallardın teslim edilmemesi sebebiyle iadesi talebi asıl alacak 32.000 USD\" olarak gösterildiği görülmüştür.Davacı dava dilekçesinde davalı şirket ile 18.06.2016 tarihli sözleşme imzaladıklarını bu sözleşme kapsamında 02.09.2016 tarihli faturadaki malların bedeli olarak davalıya 32.000 USD ödeme yaptığını ancak davalının malları teslim etmediğini ileri sürmüştür.Davalı davacının kendisine 32.000 USD ödeme yaptığını buna karşılık ... seri 10.09.2016 tarih 23.732 USD doları meblağlı ... seri 10.09.2016 tarih 49.207 USD doları meblağlı faturalardaki malların teslim edildiğini, takibe konu 02.09.2016 tarihli sipariş fişinin davacıya ait olmadığını dava dışı  ... 'a ait olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davacı tarafından davalı hesabına 31.993,50 USD yatırıldığı konusunda uyuşmazlık yoktur.Uyuşmazlık yatırılan bu meblağ karşılığı davalı tarafından davacıya mal teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.Davacı mal teslim edilmediğini davalı ise malın teslim edildiğini iddia etmiştir.Davacı tarafından takibe konu edilen havale dekontu incelendiğinde;  davacı tarafından 08.09.2016 tarihinde davalı hesabına 32.000 USD yatırıldığı dekonta gönderme nedeni olarak \"sözleşme 18.06.2016 fatura (invoince) no:209 02.09.2016\" olarak belirtildiği görülmüştür.Dosyaya sunulan \"invoince (fatura) 209 no 02.09.2016 tarihli fatura\" incelendiğinde; davalı tarafından ... adına polo bedroom set 12.350 USD olmak üzere 32.000 USD bedeli düzenlendiği görülmüştür.Davacı, davalı Vezoni Limite şirketi  tarafından Azerbeycan Gence inzibati mahkemesinde aleyhine alacak  dava açıldığını yapılan yargılama sonucu mahkemece  kendilerinin davalı ... Limited Şirketine  17.205 USD ödemelerine  karar verildiğini, kararın istinaf edilmesi üzerine  Gence Bölge Adliye Mahkemesince yerel mahkeme kararının kaldırılarak davacı lehine  49.207 USD alacağa hükm edildiğini bu kararın temyiz edilmesi üzerine Azerbaycan Yargıtayın'ca Bölge Adliye Mahkemesi kararının onandığını kararın kesinleştiğini beyan edip dosyaya apostil şerhli Azerbeycan Yargıtay mahkemesi  kararı sunduğu görülmüştür.Davalı taraf Gence İnzibatiye mahkemesinde davacının kendilerine 49.207 USD borcu olduğunu, bu borçtan 31.993,50 USD düşülerek bakiye 17.205,50 USD dolarının kendilerine ödemesine karar verildiğini ileri sürdüğü görülmüştür.Taraf iddiaları doğrultusunda  kısmi ifaya ilişkin kuralara değinmekte fayda vardır.Bilindiği üzere  6098 sayılı Borçlar Kanunu’nu 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır. 102. maddeye göre de kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmişse, mahsup orantılı olarak; borçlardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme, güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.  Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarihli ve 2006/19-260 E., 2006/251 K.; 09.06.2010 tarihli ve 2010/19-262 E. 2010/304 K;  27.01.2016 tarihli ve 2015/15-1830 E.,2016/98 K.; 25.04.2018 tarihli ve 2017/19-903 E., 2018/974 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.Bu durumda davacı tarafından talep edilen 32.000 USD doları  alacak hakkında Gence inzibati mahkemesinde  olumlu ya da olumsuz bir karar verilip verilmediğinin tespiti gerekmektedir. Başka bir deyişle Gence İnzibati mahkemesince davacının ödediği 32.000 USD doları davalının iddia ettiği gibi  49.207 USD borcundan mahsup edilip edilmemesi  eldeki davanın sonucuna etki edeceği tartışmasızdır.Mahkemece davalıya süre verilerek ya da gerektiğinde ilgili mahkemeden bahse konu karar ve kesinleşme örnekleri istenerek takibe konu 32000 USD (31.993,50) için o davada tartışılıp tartışılmadığı bir karar verilip verilmediği kararın eldeki davaya etkisi değerlendirilerek, ilgili kararda 32.000 USD bir değerlendirme yapılmadığının tespiti halinde taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan faturadaki  teslimat durumu ile  6098 sayılı TBK 100 maddesindeki düzenlemeler birlikte değerlendirilerek, son oluşacak ispat külfeti dikkate alınarak davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı gözetilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2023 tarih ve 2022/153 E - 2023/876 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 04/01/2024 <br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17dc17e3cdc6d8f9","SID":"a22c8988005da461"}}