{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2093 - 2023/1106<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2093 <br>KARAR NO\t: 2023/1106<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2018/459 Esas 2021/402 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 22/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tDavacı vekili, 16.04.2018 tarihinde davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı çekicinin, davacı ... idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu, belirterek HMK’nın 107.maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı giderinin başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.04.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 180.944,35 TL’ye, bakıcı gideri talebini 10.665,00 TL’ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili, davacı tarafından eksik belge ile davalı şirkete başvuru yapıldığını, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini, kusur ile maluliyet arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini, motosiklet sürücüsünün kask ve dizlik kullanıp kullanmadığının araştırılmasını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatlarının poliçe teminatı dışında kaldığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, davacı tarafın avans faizi talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, davanın, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş gücü kaybı tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkin olduğu, davaya konu kaza 16.04.2018 tarihinde meydana gelmiş olup davacının yaralanması nedeniyle geçici ve daimi iş göremezlik tazminatı isteminde bulunduğu, davacının maluliyet oranının tespitine ilişkin alınan Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 13.07.2019 ve 1983 sayılı raporunda davacı ...’ın 16.04.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde bedensel özür oranının %50, geçici iş göremezlik süresinin 12 ay, bakıcı ihtiyaç süresinin 6 ay olduğu, kazanın meydana gelmesinde kusurun soruşturma dosyasının kapsamlı olarak tartışıldığı bilirkişi raporlarında da tespit edildiği üzere sürücü ...’ın %80 oranında, sürücü ...’nin %20 oranında kusurlu olduğu, davalının müterafik kusur indirimi talebi olsa da kazada davacının kask takmadığına ilişkin delil bulunmayıp maluliyetinin kask bölgesine ilişkin de olmadığının anlaşıldığı, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı ilamı ile iptal edilen maddeler ve mahkeme tarafından belirtilen Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin Güncel 2020/11295 E. 2021/780 K., 2020/5557 E. 2021/778K., 2020/2598 E. 2021/34 K. sayılı ilamlarındaki ilkeler dikkate alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant kullanılarak hazırlanan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alındığı, temerrüt tarihi olan 07.06.2018 tarihinden itibaren davalı sigortalı aracın ticari olması nedeniyle avans faize hükmedildiği belirtilerek davanın kabulü ile, 180.944,35 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı 10.665,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 07.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, trafik sigortası genel şartları atfı ile maluliyetin tespitine esas alınan 30.3.2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırılmış olup yerine yürürlüğe giren 20 Şubat 2019 tarih, 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespiti gerektiğini, ilgili raporun medikal ekspere değerlendirme yapılması için gönderildiğini, medikal eksper tarafından da rapordaki maluliyet oranının olması gerekenden yüksek olduğunun tespit edildiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereği, davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının genel şartlara uygun olarak ve çelişkileri giderir biçimde tespiti bakımından dosyaya yeni bir rapor sunulması için ara karar hazırlanması ile dosyanın adli tıp kurumuna sevki gerekmekteyken dosyada hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihli 2019/40 E. 2020/40 K. sayılı kararı ile iptal edilen KTK hükümleri nedeniyle ortaya çıkan kanun boşluğu 19.06.2021 tarihli Resmi Gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı \"İcra Ve İflâs Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun\" 18. ve 19. maddeleri ile 2918 sayılı KTK'nunda yapılan değişikliklerle belirli hale gelmiş olup söz konusu kanun hükümlerinin bu tarihte devam eden yargılama süreçlerinde de dikkate alınması gerektiğini, bu anlamda dosya hesaplamasında Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. Maddesinin güncel halinin dikkate alınmasını, hesaplamanın TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılabilmesi için ek rapor aldırılmasının gerekli olduğunu, 6111 sayılı kanun, KTK ve Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca davalı şirketin geçici bakıcı gideri, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, bu nedenle geçici bakıcı gideri için de aleyhe hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, bakıcı gideri için yapılan hesaplamanın da hatalı olduğunu, bilirkişi tarafından geçici bakıcı gideri hesaplamalarında kaza tarihi de dikkate alınarak 2018 asgari ücreti kullanılması gerekirken 2019 asgari ücretin kullanıldığını ve geçici bakıcı gideri hesaplamasında bulunan tutarın kusur oranı ile çarpılmadığını, haksız fiilden kaynaklı tazminat talebi söz konusu olduğu için avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavalı vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tDavacı vekili davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacının idaresindeki motosiklet ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDavalı vekili Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetinin tespiti gerektiğini ileri sürmüş ise de;<br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece Yargıtay uygulamalarına göre  olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tDavalı vekili bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüştür.<br>\tDava konusu kaza 16.04.2018 tarihinde meydana gelmiş, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi 31.10.2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere düzenlenmiştir.<br>\tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. <br>\tOlay tarihinde yürürlükte olan 2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.1.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme ve 92/i maddesinde yer alan “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” düzenlemesi Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarih 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi ve 92. Maddenin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.<br>\tAnayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.<br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde “Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği belirtilmiştir.<br>\tBunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici iş göremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık ya da maluliyet) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. KTK.nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında bakıcı gideri bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bakıcı giderinden sorumlu tutulmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.<br>\tDavalı vekili hesaplamanın TRH yaşam tablosu ile %1.8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini ve bakıcı gideri hesaplanırken 2018 yılı asgari ücretinin esas alınmasını ileri sürmüş ise de; Anayasa Mahkemesinin 17.7.2020 tarihinde 2019/40 Esas - 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiş olması nedeniyle davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK.nın ve 6098 sayılı TBK.nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir.<br>\tYargıtay tarafından TBK 51. maddesi uyarınca tazminatın kapsamının hakim tarafından belirlenmesi zaruri olduğu, gerçek zarar miktarının, hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömürleri esas alınarak hesaplanması gerektiği ve tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması kabul edildiğinden ve bakıcı gideri hesaplanırken brüt asgari ücretin esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tMahkemece hükme esas alınan aktüer raporunda davacının sürekli iş göremezlik talep etmiş olması nedeniyle geçici iş göremezlik süresi olan 12 ayın bittiği 16.04.2019 tarihinden itibaren  sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış olması nedeniyle 2019 yılı asgari ücretinin esas alınması ve  davalı sigorta şirketine zmms ile sigortalı kazaya karışan aracın çekici olması nedeniyle  ticari araç vasfında olduğundan avans faiz işletilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.  <br>\tDavalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelemesinde; Mahkemece davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğu kabul edildiğine göre,  hükme esas alınan aktüer raporunda hesaplanan bakıcı giderinden -her ne kadar  aktüer bilirkişi raporunda tarihler ile ilgili maddi hata yapılmış ise de esas alınan asgari ücretin istinaf kanun yoluna başvuran sigorta şirketi lehine olması nedeniyle maddi hata niteliğinde olduğu kabul edilerek-  davalı sigortacısı olduğu araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup, hesaplanan miktardan kusur indirimi yapılması gerektiğinden davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince bilirkişi raporu ile belirlenen  10.665,00 TL bakıcı giderinden davalının %20 kusur oranına göre 2.133,00 TL tazminatından sorumlu olması nedeniyle  2.133,00 TL bakıcı giderinin davalıdan tahsiline  ilişkin  kesinleşen yönler ve istinaf kanun yoluna başvuran lehine olan hususlar korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.2 maddesi gereğince yENİDEN  ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre;<br>\t1-Davanın Kısmen Kabulü ile, 180.944,35 TL sürekli iş gücü kaybı tazminatı 2.133,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatının 07.06.2018 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 12.506,01 TL nispi karar ve ilam harcın, peşin alınan 35,90 TL' nin ve ıslah harcı olan 650,00 TL' nin mahsubu ile noksan olan 11.820,11 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>\t3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 21.862,65  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>\t4- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davalı yararına hesaplanan 8.532,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harcın ve 650,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan 2.401,70 TL tebligat/posta/müzekkere/bilirkişi masrafı 318,00 TL adli tıp gideri olmak üzere toplam 2.719,70 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 2.597,31 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tII-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN;<br>\t1-Davalı vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan  68,60 TL yargılama gideri ve 162,10 TL başvuru harcının  davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>\t3-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 22.12.2023  tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"745cca1f7ba3a71c","SID":"dd2407e0e0cacb11"}}