{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2023/421 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/837<br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılara ait ... sicil numaralı... Ltd. Şti. - .... Tic. Aş. Adi Ortaklığı'nın işveren olduğu  '.../İzmir' adresindeki baraj yapım işi işyerinde çalışan, müvekkil kurumun sigortalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ... 13.10.2015  tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %21,2 derecesinde sürekli iş göremez hale geldiğini, bu nedenle sigortalıya müvekkil kurumca 23.12.2018 tarihinde geçerli olan 30.01.2019 onay tarihli 59.628,50 TL peşin sermaye değerli gelir bağlandığını, 01.08.2016-23.11.2018 süresince 10.988,99 TL fiili ödeme yapıldığını, 17.102 TL geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini,  kurumla anlaşmalı  sağlık tesislerince toplam 617,45 TL tedavi/muayene masrafı,  ve iş kazası nedeniyle düzenlenen toplam 28,51 TL reçete bedelleri anlaşmalı eczanelerce müvekkil kuruma fatura edildiğini, toplam kurum zararının 88.365,45 TL olduğunu, kurum sigortalısı...'nin %21,2 derecesinde sürekli iş göremez hale gelmesine neden olan 13.10.2015 tarihli iş kazası; kaza tarihinde Yusufdere mahallesinde faaliyet gösteren kum ocağında, elektrik teknisyeni ...'nın trafo direği seksiyonel kolunu kapatmaya çalıştığı sırada bozuk prafudurdan kaynaklanan arıza sebebiyle elektriğe yakalanarak ölmesi, ona yardımcı olan ...'nin yaralanması sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalıların %70 oranında kusurlu olduklarını, toplam kurum zararı olan 88.365,45 TL'nin 44.182,725 TL'sinin tazmini için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, her türlü talep ve dava hakkımızı saklı kalmak koşuluyla, 13.10.2015 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu %21,2 derecesinde sürekli iş göremez hale gelmesi sebebiyle ... T.C. Kimlik numaralı ...'ye müvekkil kurumca bağlanan gelir, yapılan ödemeler ve sağlık harcamaları  nedeniyle müvekkil kurumun uğradığı toplam 88.365,45 TL zararın, fazlaya ilişkin hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 44.182,725 TL’sinin (kısmi dava) tahsis ve onay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini  dava ve talep etmiştir.<br>DOSYANIN SAFAHATİ:<br> Eldeki davanın ilk olarak davacı tarafça Ödemiş ... Asliye Hukuk Mahkemesinde (İş Mahkemesi Sıfatıyla)  açıldığı,  Ödemiş ...Asliye Hukuk Mahkemesinin 24/11/2022  tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile davalılardan Ön-ka yönünden dosyanın tefriki ile Mahkemenin yeni esasına kayıt olunmasına, davalı  Tasfiye (İflas) Halinde ... İnşaat Ticaret İmalat Sanayi Ltd. Şti. yönünden görevsizlik  kararı ile İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair karar verildiği; görevsizlik kararı üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edilmesi sonucu Mahkememizin işbu... esasına kaydı yapılarak Mahkememizce yargılamaya bu esas numarası üzerinden devam edildiği anlaşılmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava; davacı  kurum tarafından iş kazası nedeniyle dava dışı işçiye bağlanan gelir, yapılan ödemeler ve sağlık harcamalarına ilişkin uğranılan zararın davalı işverenden rücuen tazmini istemine ilişkindir. <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2015 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile Ankara Ticaret Sicil Memurluğunun ... nosunda kayıtlı davalı ... İnşaat Ticaret İmalat Sanayi Ltd. Şti.'nin iflasına karar verildiği; davacı tarafından yukarıda belirtilen sebepler ile davalı aleyhine açılan iş bu davanın açılış tarihi göz önüne alındığında davalı yan yönünden iflas kararının verildiği tarihten sonra açıldığında ve iflas kararının 10/06/2019 tarihinde kesinleştiği sabittir. <br>Kural olarak, İİK 'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflas ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK'nın m.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için yasanın 194 maddesi ile davanın belli bir süre için durması yönünde düzenleme yapılmıştır.<br> İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin gerek davacı gerekse de davalı olunan bir takım istisnalar haricindeki hukuk davaları iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder ve söz konusu süre sonundan itibaren duran hukuk davalarına devam edilebilir.<br>İflâsın açılması ile duracak olan davalar,  iflâstan önce açılmış olup da halen derdest bulunan  ve iflâs  masasına giren mal,  alacak ve haklara ilişkin hukuk davalarıdır. Dava konusu uyuşmazlığı oluşturan talebin de söz konusu İİK 194 gereği durması gereken davalardan olduğu anlaşılmış ve kaldı ki görevsizlik kararı veren Mahkemece de bu yönde bir karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Davaların durduğu bu süre içinde, iflâs idaresi, duran davalar hakkında araştırma yapar ve bu davaların geleceği hakkında karar verir. Burada, müflisin davacı veya davalı olmasına göre, bir ayrım yapmak gerekir ve ancak somut olayda davalı yan yönünden iflas kararı verildiğinden doğrudan davalı olma durumu yönünden açıklama yapmak gerecektir: İflâs idaresi, alacakları tahkik  ederken müflise karşı dava açan alacaklının alacağının mevcut olup olmadığı hakkında bir karar  vermez sadece, bu  alacağı davalı (çekişmeli)  alacak  olarak sıra cetveline geçirir. Bu alacağın, dolayısıyla davanın kabul  edilip edilmeyeceği hakkındaki kararı, ikinci alacaklılar toplanması verir. (Yargıtay ... HD'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamı). <br>Yargıtay ... HD'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamında da aynen belirtildiği gibi bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davaya bakan Mahkemece asıl dava konusu alacağın, ikinci alacaklılar toplanmasında, iflas masasına kaydedilip, alacağın masaca kesin olarak kabul edilip edilmediğinin  araştırılması ve şayet kesin suretle kayıt ve kabul edilmiş ise, konusu  kalmayan  davada hüküm tesisine yer olmadığına kararı verilmesi; masaya kayıt edilmesi istenip de alacak  kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilerek,  varılacak sonuç dairesinde  bir karar verilmesi gerekir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davalı yan yönünden iflas müdürlüğü üzerinden açılan iflas dosyasına bu dava açılmadan evvel alacak kayıt talebinde bulunulması ve bunun reddedilmesi halinde dava yoluna gidilmesi gerektiği konusunda bir tereddüt bulunmamakla birlikte bu husus dosya kapsamından sabit değil ise de bu hususa dair Mahkememizce bir araştırma yapılmaksızın yapılan değerlendirme neticesinde taraflar arası uyuşmazlık  konusu  husus yönünden yasal düzenlemenin 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesinde olduğu, adı geçen maddede aynen \"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 297 nci maddenin son fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.\" hükmüne yer verildiği görülmüştür. <br>Yukarıdaki yasal mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme neticesinde her ne kadar Ödemiş Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) tarafından davanın iflastan sonra açıldığı belirtilerek davaya ticaret mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği düşüncesi ile dosyanın görevli ve yetkili İzmir Nöbetçi ATM'ye gönderilmesine dair karar verilmesi üzerine dosya Mahkememize tevzi edilmiş ise de iş bu dava yönünden istem konusu edilen sıra cetveline itiraz davasının  (uygulamadaki ismiyle kayıt kabul) iflasa karar veren yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği ve bu yerdeki Mahkemenin yetkisinin  kesin  olduğu anlaşılmıştır. <br>Yargıtay ... Hukuk Dairesi ve ... Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması karşısında davalı aleyhindeki işbu sıra cetveline itiraz  davası adı geçen davalı hakkında iflas kararı veren Ankara  Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaati ile Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu konusundaki değerlendirmeye ve verilen görevsizlik kararına itibar edilmemiş davayı görmeye Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi kesin yetkili olduğundan uyuşmazlık konusunda  Mahkememiz yetkili olmadığından davanın HMK'nun 114/1-ç ve 115/2.maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın yetki yönünden USULDEN REDDİNE, Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, yetkili mahkemenin ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,<br>2-6100 sayılı HMK nun 20. maddesi uyarınca karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşirse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde DOSYANIN YETKİLİ ANKARA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-6100 Sayılı HMK nun 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli Mahkemece gözetilmesine,<br>4- Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin belirtilen süre içerisinde talep edilmemesi halinde HMK nın 20. Maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, <br>Dair, tarafların yokluğunda HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı.   23/11/2023         <br>Katip ...<br> e-imzalı<br>Hakim ...<br> e-imzalı<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c622da1721da556","SID":"07b90b6911fe2a33"}}