{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tKONYA                                                                   TÜRK MİLLETİ ADINA    <br>      . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ                                           GEREKÇELİ KARAR         <br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO: <br>HAKİM\t: ... ... <br>KATİP\t: ...  ...<br>DAVACI \t: ... - ... ...<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI \t: ... - ... ...<br>VEKİLLERİ: <br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: <br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;  davalının davacı aleyhine Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından 200.000,00-TL lik bonoya ilişkin olarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığını, ayrıca Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği'nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı ... ...'ın müvekkili ... ve bir kısım davalılar aleyhine tasarrufun iptali davası da ikame ettiğini, bu davanın da derdest olduğunu, icra takibine konu bononun davacı müvekkilinden sözde alacaklı davalı tarafından nikah, evlenme taahhüdü karşılığı alınmış olduğunu, davacının davalı taraf ile 8,5-9 sene gayriresmi olarak evlilik, karı koca gibi birliktelik yaşadıklarını, tarafların bu birlikteliklerinden bir de çocuklarının bulunduğunu, davaya konu bononun tamamen ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı alındığını, icra takibine ve davaya konu bonoya ilişkin olarak öncelikle davacı müvekkilin çok daha fazla mağdur olmaması için eldeki davanın özelliğine istinaden öncelikle teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında icra takibinin işbu davanın kesin sonucuna kadar durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, icra takibine konu bononun ahlaka ve adaba mugayir bir surette ve tehdit ile alındığını, bu hususta Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor. sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, davalının davacıya bonodaki miktarda bir bedeli verecek mali durumunun da bulunmadığını, davaya konu bonoda malen kaydı yazmasına rağmen sözde alacaklı davalı tarafın  Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... sor. sayılı dosyasına ilişkin olarak ... Polis Merkezi Amirliğinde vermiş olduğu 18/05/2018 tarihli ifade tutanağında \"Kendisi ile bir dönem birlikte yaşadığımızda benim kendi şahsımın olan nakit parayı iş yapmak için kendisine vermiştim ve kendisi bu para karşılığında bana senet verdi, bu senedi hangi tarihte verdiğini tam olarak 2010 yılının Temmuz Ayı içerisinde kendisine vermiştim, kendisinden bu senedi tahsil edemedim\" şeklinde beyanda bulunduğunu, dolayısı ile senetteki malen kaydının davalı alacaklı tarafça talil edildiğini, dolayısı ile ispat yükünün yer değiştirdiğini, bu durumun da yazılı belge ile ispatı gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu bonodan dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, bu şekilde bedelsiz senet nedeni ile davacı müvekkili hakkındaki takibin iptaline, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davalı alacaklının İİK.' nun  72. maddesine göre % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapılmış olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, bir illete bağlı olmasının gerekmediğini, ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğunu, davacı tarafın takip müstenidi bonodaki imzasına itiraz etmediğini, dolayısıyla bono sebebiyle borçlu olduğunu kabul ettiğini, ancak davacının iddiasıın bononun temelinde yer alan ilişkiyle ilgili olarak bononun tehditle ve evlenme taahhüdü ile alındığı yönünde olduğunu, bu sebeple borç doğurmayacağını iddia ettiğini, davacının borcu inkar etmediği dikkate alındığında ispat yükünün davacı da olduğunu ve davacının borçlu olmadığını bono ile aynı ispat kuvvetine haiz yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, diğer taraftan davacının bononun tehditle alındığı ve temel ilişki de ahlaka ve adaba aykırı bir borç ilişkisinin varlığı yönündeki iddialarına dayanarak bulunduğu suç duyurusu ve akabinde Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor. sayılı dosyası nezdinde başlatılan soruşturmanın da takipsizlikle sonuçlandığını, bu durumda bononun tehditle alınmadığı ve davacının bu bonoyu rızaen verdiğini, diğer taraftan davacı takip müstenidi bonoda yer alan hiçbir yazı ve imzayı inkar etmediğini, bonoda yer alan bedel kaydı, bono yer alması zorunlu olan kayıtlardan olmayıp bononun kambiyo vasfına bir etkisi olmadığını, bulunması zorunlu olmamasına rağmen bu kayıt bonoya yazılarak davacı tarafından imzalandığını, davacının bononun vade tarihinden bu yana 3 yıl geçtikten sonra bono da yer alan bedel kaydını inkar ederek aslında bononun evlilik taahhüdü gibi bir temel ilişki kapsamında verildiğini iddia ederek işbu davayı açmasının davacının kötü niyetli olduğunu ve asıl amacının müvekkil alacağının tahsilini geciktirmek olduğunu ispat ettiğini, bu sebeple davacının alacak miktarının %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep ettiklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Davacı tarafın  davalı aleyhine menfi tespit davası açtığı, iş bu davada Mahkememizin 08/07/2021 tarihli ... Esas,... Karar sayılı ilamının taraf vekillerince istinaf edildiği, Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin 14/04/2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla kararımızın kaldırıldığı, kaldırma kararında özetle; \"...Dava konusu somut olayda her iki taraf da senedin malen düzenlenmediği konusunda uyuşmaktadır. Başka bir anlatımla dava konusu senet üzerinde yer alan malen kaydı her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda çifte talil sözkonusu olup ispat yükünün yer değiştirmesi sözkonusu değildir. Buna göre davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatlaması gerekir. Davacı taraf dava konusu senedin  ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı verildiğini iddia etmekte olup bu hususta ispat yükü davacıya düşmektedir. Mahkemece ispat yükünün davacıda olduğu, davacının yemin deliline de dayandığı gözetilerek davacıya yemin hakkının hatırlatılmasından sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken  ispat yükünün hangi tarafa düştüğü hususunda yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, \" denildiği görülmektedir. <br>Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış olmakla bu delile başvurup başvurmayacakları hususunda iki haftalık kesin süre içerisinde beyanda bulunmalarına, başvurulacak ise yemin metnini hazırlayıp aynı süre içerisinde karşı tarafa tebliğe çıkarılmasına, aksi halde yemin deliline başvurulmadığının kabul edileceğinin 12.10.2023 tarihli duruşmada kurulan ara karar ile ihtar edildiği, davacı vekili sunmuş olduğu 18.10.2023 tarihli beyan dilekçesinde yemin deliline başvurulmayacağını bildirmiştir. <br>Kaldırma kararında da belirtildiği şekilde  dava konusu senet üzerinde yer alan malen kaydı her iki tarafça da talil edilmiştir. Bu durumda çifte talil sözkonusu olup ispat yükünün yer değiştirmesi sözkonusu değildir. Buna göre davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını ispatlaması gerekir. Davacı taraf dava konusu senedin  ahlaka ve adaba aykırı olarak evlenme taahhüdü karşılığı verildiğini iddia etmekte olup bu hususta ispat yükü davacıya düşmektedir. Davacı buna yönelik herhangi bir yazıl delil sunmadığı gibi kesin delil mahiyetinde olan yemin deliline de dayanmayarak davasını ispat edememiştir. Bu nedenle açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Kötü niyet tazminatı açısından Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı vekili cevap dilekçesinde davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş ise de, davacı tarafından eldeki dava açıldığı anda dava konusu takibin durdurulması talepli ihtiyati tedbir talep edildiği ancak Mahkememizin 14.11.2018 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbirin reddine karar verildiği, T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 26/11/2019 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında davalı/alacaklının alacağına geç kavuşması gibi bir durum söz konusu olmadığından yasal şartların oluşmadığına kanaat edilerek davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Açılan davanın REDDİNE,<br>Yasal şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Peşin alınan 3.415,50 harç ve 421,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.836,50 TL harçtan alınması gereken 269,85 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 3.566,65-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,<br>Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Davalı tarafından sarfedilen 5,50 TL vekalet suret harcı, 4,50-TL posta gideri, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 172,10-TL' nin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>Taraflarca yatırılan ve dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK'nun 333.maddesi uyarınca  taraflara iadesine,<br>Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde  Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 28/12/2023<br><br>Katip ...\t\t\t\t\t\t\tHakim ...<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a5fd1bb218c392bd","SID":"74e1fda44d70cbda"}}