{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/2445 <br>KARAR NO: 2024/33<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2023<br>ESAS NO: 2022/712<br>KARAR NO: 2023/878<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Çıkma Payından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 05/01/2024<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ve  2022/712 Esas -  2023/878 sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın davalı kooperatifin üyeliğinden ...tarihinde Kayseri 9. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı istifaname ile ayrıldığını, taraflar arasında 12/05/2014 tarihinde akdedilen sözleşme ve ibraname ile müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerden üyelik süresi içindeki kooperatif ortaklık genel gider payı olan 2.581,00-TL'nin de mahsup edilerek toplamda 68.262,00-TL'nin 16 taksitle müvekkiline ödenmesi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını ancak hiç bir ödeme yapılmadığını, anlaşma sağlanan 68.262,00-TL'nin icra takip tarihine kadar işlemiş olan faiz miktarının 35.988,97-TL olduğunu, toplam 104.250,97-TL üzerinden başlatılan icra takibine davalı kooperatifin itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulüne, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına davalının vaki itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.<br> Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının alacağının zaman aşımına uğradığını, bu sürenin 2018 yılında dolduğunu, davacının ödemesi gereken genel gider payı ve sair ödemeler düşüldüğünde müvekkili kooperatiften alacağının kalmadığını, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; \"....Taraf iddia ve savunmaları, yapılan yargılama, az yukarıda anılan kanun maddesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; taraflar arasında 12/05/2014 tarihli \"sözleşme ve ibraname\" başlıklı belgenin düzenlendiği, bu belgeye göre davacının kooperatiften alacağı 68.262,00-TL'nin 16 taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı, ilk taksit tarihinin 15/12/2015, son taksit tarihinin 15/03/2017 olduğu, belgenin kooperatif ile ortağı arasında düzenlenmesi sebebiyle TBK 147/4 maddesi ile Kooperatifler Kanunu 17/2 maddeleri kapsamında 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, her bir taksit yönünden taksit tarihinde alacak muaccel olduğundan bu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin hesaplanması gerektiği, son taksit tarihi olan 15/03/2017 tarihinden itibaren 5 yıl ileriye gidildiğinde dava konusu alacağın 15/03/2022 tarihinde tüm taksitlerinin zamanaşımına uğradığı,  kooperatif tarafından ödeme yapılmaması üzerine davacı tarafça 17/06/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin süresinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu, görüldüğü üzere yukarıda bahsedilen kanun maddeleri uyarınca davacı alacağının 5 yıllık zaman aşımına uğradığı (Kayseri BAM 6. HD 2023/798 Esas, 2023/818 Karar) \"gerekçesiyle davacının davasının zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'ın,  davalı  ... üyeliğinden Kayseri 9. Noterliğinden gönderdiği ... yevmiye numaralı istifaname ile 24/04/2013 tarihinde kooperatif üyeliğinden ayrıldığını, davalı tarafında cevap dilekçesi ekinde sunduğu üzere;  Müvekkili ... ile davalı  ... arasında 12/05/2014 tarihinde akdedilen Sözleşme ve İbraname mevcut olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tüm ödemelerden, üyelik süresi içindeki kooperatif ortaklık genel gider payı olan 2.581,00 TL de mahsup edilerek, toplamda 68.262,00 TL nin 16 taksitle müvekkiline ödenmesi konusunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, 24/04/2013 tarihinde kooperatif üyeliğinden noterden gönderdiği istifaname ile istifa eden müvekkili, davalı kooperatif ile sözleşme ve ibraname imzaladığı 12/05/2014 tarihinde kooperatif üyesi olmadığını, davacı müvekkili ...'ın  ... tarihinde Kayseri 9. Noterliğinden gönderdiği ... yevmiye numaralı istifaname ile kooperatif üyeliğinden ayrıldığı konusunda tereddüt bulunmadığını, o halde davacı müvekkili ... ile davalı kooperatif arasında alacak sözleşmesinin yapıldığı 12/05/2014 tarihinde, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, bu halde zamanaşımı konusunda Kooperatifler kanununun 17. Maddesi değil, Türk Borçlar Kanununun 146. Maddesi gereği genel alacak zamanaşımı olan 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğini,  yerel mahkemenin de ilk olarak ön inceleme duruşmasında TBK m.146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımı uygulanması gerektiği kabulü ile zamanaşımı itirazını reddettiğini, (Ön İnceleme Duruşması 3 No' lu ara karar) yerel mahkemenin ön inceleme duruşmasında zamanaşımı itirazına dair reddettiği ara kararından dönerek davayı zamanaşımı yönünden reddettiğini, davalı tarafın başlattığı icra takibindeki asıl alacak ve faiz yönünden takibin doğruluğunun dosyada alınan 10.04.2023 tarihli bilirkişi raporu  ile de teyit edildiğini, yerel mahkemenin ret kararının kaldırılarak davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, son olarak davalı kooperatifin kendisine yapılan icra takibine de zamanaşımı yönünden itirazda bulunmadığını, TBK m.146 gereği 10 yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiği gibi,  5 yıla ilişkin zamanaşımını kabul etmemekle birlikte davalının zamanaşımı defiini ileri sürmesi dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, zira davalı kooperatifin her defasında ödeme sözü verdiği müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin iyiniyetli olarak kooperatifin kendisine ödeme yapmasını beklediğini, davalının zamanaşımı itirazının bu aşamada ancak hakkın kötüye kullanılması olarak kabul edilmesi ve itibar edilmemesi gerektiğini belirterek; davanın zamanaşımından reddine karar veren Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/712 Esas, 2023/878 Karar sayılı kararının bozularak/kaldırılarak davanın kabülüne karar verilmesini yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının istinaf dilekçesinde belirtilen davacı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme esnasında kooperatif üyesi bulunmadığından bahisle 10 yıllık zaman aşımı itirazı uygulanması gerektiği yönündeki beyanını kabul etmediklerini, alacağın kaynağı kooperatif üyeliği sebebiyle yapılan ödemelerin iadesine ilişkin olup, bu durum zaten davacı beyanları ve somut delillerle de sabit olduğunu, bu durumda alacağın kaynağına göre hareket etmek gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, müvekkili ile davacı arasındaki uyuşmazlığın kaynağının kooperatif üyeliği olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki alacak borç ilişkisinin istinaf dilekçesinde belirtilen sözleşmesel bir ilişkiye dayalı olmayıp, kooperatif üyeliğinden kaynaklıdır. İmzalanan ibraname  isimli evrakta da bu durum açıkça ortada olduğunu, ibranamede yapılan taksitlendirme de yine Kooperatifler Kanunu'na dayandığını, Kooperatif üyesinin üyelikten çıkması sebebiyle yaptığı ödemelerin iadesine yönelik düzenlendiğini, bu sebeple istinaf dilekçesinde sözleşmesel ilişki olması sebebiyle 10 yıl zaman aşımı uygulanacağı belirtilmiş olup bu durumun kabulünün mümkün olmadığı ortada olduğunu, burada dikkate alınması gereken husus borcun kaynağı olup, bu durumda kooperatif üyeliğinden kaynaklanan borç bulunduğunu, ön inceleme zaptı ile zaman aşımı itirazının reddedildiği sonrasında bu ara karardan dönüldüğü beyan edilmişse de bu beyanın kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece dosyanın neticesinde karar verilmesi gereken bir husus olduğu dosyanın esası hakkında bulunduğu esas hakkında yapılan inceleme neticesinde verilen kararda mahkemeyi bağlamayacağının açıkça ortada olduğunu, bununla birlikte kötü niyet iddiasının da taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek;   davacının istinaf talebinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br> HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.Dava, kooperatif üyesinin çıkma payı alacağı ile ilgili itirazın iptaline ilişkindir. <br>Alacak için zamanaşımı muacceliyet tarihinden itibaren işlemeye başlar. Kooperatiften çıkan ve çıkarılan ortaklarla ilgili hesaplaşma Kooperatifler Kanunu'nun 17. ve anasözleşme  15. madde uyarınca yapılır. Bu maddelerde davacının alacağı ayrıldığı yıl bilançosunun görüşüldüğü genel kuruldan 1 ay sonra muaccel olur ve bu ödeme 3 yıla kadar ertelenebilir. Erteleme halinde muacceliyet ertelemesinin son bulduğu tarihte oluşur.  Bir borç ilişkisinden muacceliyet tarihleri farklı, aynı nitelikte birden çok borç doğmuşsa, zamanaşımı her alacak için o alacağın istenebileceği tarihten itibaren işlemeye başlar.      <br>Somut olayda davacının davalı kooperatif üyeliğinden 24.04.2013 tarihinde istifa ettiği, davacı ile davalı arasında sözleşme ve ibraname başlıklı 12.05.2014 tarihli belgede ortaklıktan ayrılan davacı üyeye yapılacak toplam ödemenin miktarı 68.262,00 TL olarak belirlenmiş ve bu ödemelerin 16 ayrı taksitte ödenmesine, son taksidin 15.03.2017 tarihli olmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu karar alacağın muacceliyet tarihini öteleyen bir işlemdir. Bu karara istinaden  davacı alacağını her bir taksit  tarihinden itibaren talep edebilir ve zamanaşımı da bu tarihten itibaren başlar. Bu durumda TBK’nın 147. maddesine göre 5 yıllık zamanaşımının buna göre değerlendirilmesi gerekir. Davacının çıkma payının her bir taksidinin muaccel olduğu tarih ile takip tarihi olan 17.06.2022 arasında 1163 sayılı Koopertifler Kanunu'nun 17/2. maddesinde düzenlenen beş yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararı yerinde görülmüştür.  (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi  2016/9049 Esas  2020/1960 Karar, 2013/5291 Esas  2013/6520 Karar ) Davacı alacağının sözleşmeye bağlandığını, sözleşmeden kaynaklı bu alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu iddia etmişse de davaya konu alacak kooperatif ortağının çıkma payı alacağı olup sözleşmeden kaynaklı bir alacak olarak düşünülemez.<br>  Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince  istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.   <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/10/2023 tarih ve 2022/712 E. - 2023/878 K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br> 2-Alınması gerekli olan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 04/01/2024\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32fe6ea9034b8c3b","SID":"ba42d033700d6393"}}