{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1980 - 2023/1689<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1980 <br>KARAR NO\t: 2023/1689<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/11/2019<br>NUMARASI\t\t: 2018/170 E.  -  2019/476 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tDairemizce verilen 27/10/2021 tarih, 2020/250 E. - 2021/1374 K. sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 tarih ve 2022/1018 E. - 2023/4025 K. sayılı kararıyla bozulmuş olmakla,  okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı Şirket tarafından gerçekleştirilen 2017/38372 sayılı \"...\" ibareli marka tescil başvurusuna yaptıkları itirazın, önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresini ilk olarak 2000 yılında tescil ettirdiğini, \"...\" ibaresinin YİDK kararının aksine ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, söz konusu ibarenin, YİDK kararında belirtildiği gibi \"zinde, formda, sağlıklı\" gibi bir anlamının bulunmadığını,  Türk Dil Kurumu web sitesinde İngilizce kökenli olarak argoda \"razı olma, ödeşme\" şeklinde tanımladığını, \"...\" ibaresinin 29, 30, 32. sınıflardaki yiyecek ve içecek ürünleri için  doğrudan doğruya cins, kalite veya malların diğer karakteristik özelliklerini belirten tasviri bir anlamının olmadığını, davalının marka tescil başvurusunu, \"...\" ibaresine ayırt ediciliği bulunmayan \"n\" harfini eklemek suretiyle oluşturduğunu, dava konusu marka başvurusunda \"i\" harfinin insan figürü gibi kullanılmasının, başvuruya müvekkilinin tescilli markalarından bambaşka bir görünüm kazandırmadığını, dava konusu marka tescil başvurusundaki emtia listesinin de müvekkili markalarının kapsamlarındaki mallarla benzer olduğunu ve dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalının \"...\" markasının toplumdaki bilinirliğini, tanınmışlığını kullanmak sureti ile marka tescil girişiminin kötüniyet taşıdığını ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-2168 sayılı kararının iptaline, 29, 30, 32. sınıftaki tüm mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıftaki perakendecilik hizmetleri ve 43. sınıftaki \"yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri\" yönünden, 2017/38372 sayılı ‘...’ ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>                Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t  Davalı ... vekili, Türkçe'de yaygın olarak kullanılan ve cins, çeşit vasıf belirten \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, ayırt ediciliği düşük olan markaları seçen kişilerin, yine bu ibarelerden türetilen markalara katlanmak zorunda bulunduklarını, aksi halde cins, çeşit vasıf belirten bir takım ibarelerin belirli şahısların tekeline girme tehlikesinin olduğunu, bütünsel olarak incelendiğinde, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, ... kayıtlarında \"...\" ibareli 3549 adet marka olduğunu, davacının \"...\" ibareli markayı kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2017/38372 sayılı başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında başvuru kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, işaret benzerliğine ilişkin ön koşulun gerçekleşmemesi nedeniyle  tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin söz konusu olmayacağı, 2017/38372 sayılı davalı markasının hükümsüzlüğü ve terkin şartlarının oluşmadığı, YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine  karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili, ilk derece mahkemesince dosyada mevcut bilirkişi raporunun kopyala, yapıştır şeklinde gerekçeli karara alınıp, hüküm kurulmasının anayasaya ve yasalara aykırı olduğunu, marka işaretlerinin aynı olmaması sebebiyle markalar arasında iltibas bulunmadığına karar verilmiş ise de iltibasın gerçekleşmesi için birebir aynılığın değil ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya yol açacak derecede bir benzerlik arandığını, bu davanın hukuki dayanağının da iltibas hususu olduğunu, buna rağmen mahkemenin işaretler arasında aynılık bulunmaması sebebiyle iltibas ihtimalinin bulunmadığına yönelik kabulünün, marka hukukunun temel kavramlarına aykırı bulunduğunu, dosyaya sundukları ve dilekçelerine defaatle bahsettikleri emsal Yargıtay ve mahkeme kararlarının aksine müvekkiline ait \"...\" markasının zayıf marka olduğunun ve buna dayanılarak markalar arasında iltibas bulunmadığının kabul edilmesinin hukuka  aykırılık taşıdığını, müvekkiline ait \"...\" markasının ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu ve doğrudan müvekkilini işaret ettiğini, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2005/7428 E. 2006/10606 K. sayılı kararında bu durumun açıkça belirtildiğini, bu yönde yerel mahkeme kararlarının da bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için müvekkiline ait \"...\" markasının ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi markanın tek unsuru \"...\" ibaresi olduğundan ve \"...\" markası halihazırda tescilli bulunduğundan, marka hukukunun kendisine sağladığı tüm korumadan yararlanması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından ortalama tüketici kitlesinin sıradan özen ve dikkate sahip kişilerden oluştuğu tespit edilmiş olmasına rağmen iltibas incelmesinde bu hususun dikkate alınmadığını, düzenli olarak farklı emtia için marka başvurusu yapan davalı şahsın işbu dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olup olmadığına dair hiçbir hüküm oluşturmamasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Dairemizin 27/10/2021 tarih, 2020/250 E. - 2021/1374 K. sayılı kararıyla, dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu malların davacının itirazına mesnet  markalarla kısmen benzer olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının  esas unsuru olan \"...\" ibaresinin aynen davalının \"...\" ibareli başvurusu içerisinde yer aldığı, \"N\" harfinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, taraf markaları arasında işaretler yönünden ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzerlik bulunduğu, bu itibarla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabulüne, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden, marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br><br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN  22/06/2023 TARİH VE 2022/1018 ESAS - 2023/4025 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle; davacının itirazına mesnet  \"...\", \"... ...\", \"... ...\", \"... ...\" markaları ile  davalının \"...\" ibareli başvuru markasının bütünsel olarak karşılaştırılması gerekmekte olup, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde 6769 sayılı Kanun’un  6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kabul edilerek değerlendirme yapılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t:Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar ile \"...\" ibareli başvuru arasında, fonetik ve görsel olarak bir bütün halinde bıraktıkları intiba itibariyle 6769 sayılı Kanun’un  6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 269,85-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 35,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 233,95-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre tayin ve tespit olunan 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 124,00-TL tebligat ve posta masrafı, 292,10-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 416,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  <br>6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 58,60-TL tebligat ve posta masrafı, 292,10-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 350,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  \t<br>7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>8-Davacıdan alınması gereken 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcın mahsubu ile bakiye 215,45-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>9-Dairemizce bozma ilamı üzerine duruşma açıldığından Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı ilamı gereğince yapılan istinaf duruşması nedeniyle taraflar lehine vekalet ücreti takdir ve tayinine yer olmadığına,<br>Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekili,  davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, yapılan açık yargılama sonucunda 20/12/2023 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2023 \t\t<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75453c7ac1686739","SID":"378f8be3537c8fd4"}}