{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1082 - Karar No:2023/1307<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2023/1082 <br>KARAR NO\t: 2023/1307<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/05/2018<br>NUMARASI\t\t: 2014/1349 E-2018/374 K<br><br>DAVACI\t:  \t  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat - Alacak  (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 26/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/01/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalılar hakkında açılan istirdat ve alacak davasında mahkemece davalı ... aleyhine açılan davanın esastan, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davaların ise davalı sıfatları bulunmadığından, usulden ve dava şartı yokluğundan reddine dair verilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili davalılar ..., ..., ... ve ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. hakkında açmış olduğu davasında; müvekkili şirket ile davalılardan .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 09/08/2002 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini, sözleşmeyi davalı ... ...’ın şirket müdürü olarak imzaladığını, sözleşmenin 2. maddesi uyarınca 05/10/2002 vadeli 5 adet toplam 115.500.000.000 TL bedelli muhtelif avans çeklerinin müteahhitçe taşerona verildiğini, davalı taşeron şirketin, işi aksatması nedeniyle çeklerin vadesinde ödenemeyeceği ve arkasının yazdırılması sıkıntısıyla karşı karşıya kalındığından, düzenlenen 06/10/2002 tarihli tutanak ile verilen bu çeklerin iade edilmesi şartıyla, 8 adet toplamda 140.270,00 TL bedelli çeklerin davalı şirketin müdürü diğer davalı ...’a verildiğini, ancak tutanak gereği iade edilmesi gereken 5 adet çekin iade edilmediği gibi, arkası yazdırılarak icra takibi yapıldığını, örneğin iade edilmesi gereken çeklerden 05/10/2002 keşide tarihli B 9574028 (... Şubesi) nolu 30.000,00 TL bedelli çekin ciro yoluyla dava dışı ....San.ve İnş.Tic.Ltd.Şti.’ye kadar ulaştığını, müvekkilinin iade edilmesi gereken bu çeki bu şirkete ödemek zorunda kaldığını, ilk verilen 5 adet çekin iadesi şartıyla 8 adet toplam 140.270,00 TL bedelli çek verilmesinin nedeninin mutfak tesisatının da davalı taşeron şirket tarafından yapılacağının kararlaştırılması ve yaklaşık 150.000,00 TL’lik iş yapılacağı düşüncesi olduğunu, sonuçta davalı taşeron şirkete 115.000,00 + 140.270,00 = 255.270,00 TL ödeme yapıldığını, ancak karşılığında 118.412,79 TL’lik   iş yapıldığını, davalı ... ve şirketinin, müvekkili şirketin iyi niyetini kötüye kullandığını, iade edilmesi gereken çekleri iade etmeyerek davacı şirketi kandırdığını, davacı şirketin bu çekleri cebri icra altında ödemek zorunda kaldığını, 06/10/2002 tarihli tutanak ile verilen çeklerden olan 25/11/2002 keşide tarihli, B 9573998 (... Şubesi) nolu 15.000,00 TL'lik çekin, davalı ... tarafından, diğer davalı ... kanalıyla, davalı Av. ... tarafından Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2002/11468 Esas sayılı dosyası ile işleme konulduğunu, muvazaa yapılarak ele geçirilen çekler ile davacı şirketin merkezinde haciz kanalıyla baskıyı arttırmak suretiyle emellerine ulaşmak üzere mal kaldırdıklarını ve müvekkili şirketin çalışmasını durdurduklarını,  bu itibarla celp edilecek dosyada, davacı şirketten haczedilen malların bedellerinin, haczedildiği tarihten itibaren en yüksek temerrüt faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini, Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2002/11468 Esas sayılı dosyaya konu çekin davalı taşeron şirkete verilen çeklerden olup, taşeron şirket dışında alacaklı olan 3.şahıslar için bu şirketin de borçlulardan biri olmasına rağmen, davalılar arasındaki hileli anlaşmadan olacak ki, taşeron şirket ciranta olmasına rağmen, kendisine karşı herhangi bir işlem yapılmadığını, davalı taşeron şirketin ve davalı ...’ın avukatı olan ...’nin müvekkillerinden olan diğer davalı ...’a bahse konu çeki intikal ettirerek masum 3.kişi rolünü oynadığını, bu avukatın hem davalı ...’ın, hem bu kişinin şirket müdürü olduğu davalı taşeron .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin, hem de davalı ...’un avukatı olduğunu, bunun Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nden lehdarı .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olan dosyaların (2002/11468 Esas veya 2002/11603 Esas sayılı olan dosyalardan biriyle aynı tarihli ve numara olarak çok yakın olan) celbiyle kolayca görülebileceğini, davalıların muvazaa yaparak, müvekkili şirketten fazladan tahsilat yaptıklarını ve müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, diğer yandan Avukatlık Kanunu ve meslek kurallarına göre, bir avukatın aynı anda hem alacaklının hem de borçlunun avukatı olmasının yasalara aykırı olduğunu, davalı avukatın bahse konu sözleşmeden çok önce davalı taşeron şirketin ve şirket müdürü davalı ...’ın şahsi avukatı olduğunu öğrendiklerini, icra takibinden anlaşılacağı üzere davalı ...’nin aynı zamanda davalı ...’un da vekili olduğunu, bu durumun muvazaa yapıldığını anlamalarına vesile olduğunu, davalılardan ...’ın müvekkili şirkete karşı karşılıksız çek keşide etmekten Ankara 14. ve 15. Asliye Mahkemelerinde kesinleşmiş mahkumiyet kararları olduğunu, öte yandan avukatın da Ankara Barosu’nda işlem gördüğünü ve mahkemelerde görülmüş davaları olduğunu öğrendiklerini, bu yönüyle davalı avukatın sicilinin celbini talep ettiklerini belirterek; Ankara 10.İcra Müdürlüğü’nün 2002/11468 Esas sayılı dosyası ile aynı müdürlüğün lehtarı .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olan (aynı dosya numarasına yakın ve aynı tarihli olduğunu düşündükleri) dosyaların celbedilerek davalı avukatın hem davalı ... .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hem davalı ...’ın hem de diğer davalı ...’un avukatı olduğunun tespiti ile davalılardan müştereken davacı şirkete karşı muvazaa yaparak cebri icra yoluyla haksız ve hileli olarak tahsil edilen meblağların tahsil edildikleri ve yine haczedilen şirket mallarının bedellerinin haczedildiği tarihlerden itibaren (harç masraf faiz vs.tüm fer’ileriyle) en yüksek temerrüt faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsilini, muvazaa yoluyla yapılan haksız icra takiplerinden dolayı en az %40 (haksızlığın yeni HMK’dan çok önceki tarihte muvazaa yoluyla yapılmış olması gözetilerek) haksız icra tazminatına, takip tarihinden itibaren işleyecek en yüksek temerrüt faiziyle birlikte hükmedilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalılardan ... vekili; davacı vekilinin dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu hususların hiçbirinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını,  davanın esastan da haksız olması nedeniyle reddi gerektiğini, öncelikle davacının davasının borçlu olmasına rağmen borçlu olmadığını belirterek  icra takibi sebebiyle ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için başvurduğu istirdat davası olduğunu,  İcra ve İflas Kanunu uyarınca istirdat davalarının borçlu tarafından ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 1 yıl  içinde açılabileceğini ve bu sürenin hak düşürücü süre olduğunu, müvekkilinin alacaklısı olduğu Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2002/11468 Esas sayılı dosyasına 14/01/2003 tarihinde 1.320,66 TL, 09/07/2003 tarihinde ise 69.031,71 TL  ödeme yapıldığını, 1 yıllık hak düşürücü süre üzerinden yaklaşık 12 yıl  geçtiğinden  davacının dava açma hakkının ortadan kalktığını, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle reddi gerektiğini, diğer yandan icra takibine konu evrak asılları incelendiğinde görüleceği üzere müvekkilinin iyi niyetli  3. kişi hamil konumunda olduğunu, bu sebeple Türk Ticaret Kanunu uyarınca, keşideci önceki hamillerden biri ile kendisi arasındaki doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan def’ileri iyi niyetli hamile karşı ileri süremeyeceğinden davacı tarafından açılan davanın iyi niyetli hamil olan müvekkilini bağlamayacağını, ayrıca bahse konu icra dosyasında diğer davalı ... .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ciranta olmasına rağmen icra takibinde müvekkilince borçlu olarak gösterilmemiş olmasının müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olması gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, müvekkilinin bahse konu çekleri davalı ... .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’den aralarındaki mevcut ticari ilişkinden dolayı aldığını, ayrıca müvekkilinin davalı ... .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den alacağı bulunduğundan taraflarınca bahse konu şirket aleyhinde Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2006/11831 Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını ve borçlu şirket hakkında aciz  vesikası alınmak suretiyle dosyanın kapatıldığını, bu durumun dahi müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi hamil olduğu savunmalarını doğruladığı gibi, müvekkilinin davacı tarafça iddia edildiği gibi muvazaanın tarafı olamayacağının da açık göstergesi olduğunu, ayrıca istirdat davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin kanun gereği mümkün olmadığını, davacının bu nedenle icra inkâr tazminatı talep edemeyeceğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.<br>\tDavalı ...; davanın istirdada ilişkin olduğunı ve bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirtilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddini zamanaşımından red kararı verilmez ise esas yönünden davaya karşı açıklamalarını yapmak üzere kendisine süre verilmesini istemiş, ancak daha sonra esasa ilişkin açıklama ve savunma yapmamıştır.<br>\tDavalılar ... ve .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalılarca davaya cevap verilmemiştir.<br>\tMahkemece; gerek tarafların sunduğu deliller, gerekse mahkemece getirtilen icra dosyaları ve eser sözleşmesine ilişkin sözleşme, tutanak başlıklı belge, çek suretleri, geçici ve kesin kabule ilişkin belgeler ile hakediş tutanakları ve diğer belgeler tüm dosya kapsamı ile birlikte incelendiğinde, taraflar arasında, ... Genel Müdürlüğü, Kastamonu Bölge Müdürlüğü ile davacı şirket arasında yapılan eser sözleşmesi ile davacı şirketin üstlendiği işlerin bir bölümünü, davalı şirket ile yaptığı sözleşme ile taşeron olarak davalı şirketin üstlendiği, davalı şirket adına sözleşmeyi davalı şirketin yöneticisi ve ortağı olan davalı ...'ın imzaladığı,  davalı şirketin üstlendiği işi zamanında eksiksiz olarak teslim ettiği, sözleşme hükümlerine göre davacı şirketin sözleşme imzalandığı sırada davalı şirkete 115.000,00 TL bedelli toplam 5 adet avans çeki verdiği ve daha sonra düzenlen 06/10/2002 tarihli TUTANAKTIR başlıklı belge ile, toplam 115.000.000.000,00 TL bedelli 5 adet çekin iade edileceği,  bu çekler  yerine ... Şubesine ait 9573994 ve sonu 95, 96, 97, 98, 91, 92, 93 ile biten toplam 140.270.000.000,00 TL bedelli toplam 8 adet çekin verildiğine ilişkin belge ile 8 adet çekin verildiği, bu sekiz adet çekten  Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2002/11448 sayılı takip dosyasında ... tarafından borçlu olarak ... İnşaat aleyhine Yeni Türk Lirası ile 55.000,00 TL bedelli iki adet çek için icra takibi başlatıldığı, faiz masraf  ve vekalet ücreti dahil olmak üzere toplam 70.351,97 TL’nin ... İnşaat’tan tahsil edildiği anlaşıldığı gibi bu hususların tarafların da  kabulünde olduğu, davacı şirketin, avans olarak verilen toplam 115.000,00 TL bedelli 5 adet çekin kendisine iade edilmediğini, daha sonra verilen çeklerden ikisinin icra takibine konu edildiğini, davalıların işbirliği içinde muvazaalı hareketleri ile karşılıksız kalan çekleri takibe ve tahsile koyduklarını ileri sürerek şimdilik 15.000,00 TL borçlarının olmadığının tespitini isterken, davalı şirket ile davalı şirket yöneticisine ulaşılamadığı, avukat olarak görev yapan ...’nin sadece zamanaşımı itirazında bulunduğu, daha sonra savunma yapacağını bildirdiği, davalı ...’un ise cironun yasal olduğunu ve çeklere göre yapılan takip ve tahsilatın yasal olduğunu ileri sürdüğü, getirtilen belgelerin incelenmesine dayalı bilirkişi raporu ile davalı şirketin alt müteahhit olarak üstlendiği işleri tam olarak yerine getirdiği ve netice olarak davalı şirketin yaptığı iş miktarına göre tenzilatlardan sonra 151.925,36 TL hak ettiği, bu bedel karşılığında kendisine ilkin 115.000,00 TL değerinde avans çeki verildiği, daha sonra onların alınarak yerine toplam değeri  toplam 140.260,00 TL değerinde 8 adet çek verildiği, bu sekiz adet çekten iki adedinin Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2002/11468 sayılı dosyasında takibe konulduğu, çek bedellerinin faiz ve masrafları ile birlikte icra dosyasına ödenerek davalı şirkete reddiyatının yapıldığı, başlangıçta verilen 5 adet çekin davacı şirkete iade edilip edilmediğinin belirlenemediği gibi, sunulan belgelerden, bu çeklerin bir kısmının ... İnşaat tarafından ... Bankasına iade edildiği, bu çeklerin ve daha sonra verilen diğer sekiz adet çekten tahsile konulan ikisi dışında kalan altı adedinin takip yada tahsile konulup konulmadığının da saptanamadığı, bu çekler karşılığında davalı şirket tarafından verilen teminat çeklerinin tahsil edilip edilmediği anlaşılamamakla birlikte ... İnşaat’ın şikayeti üzerine davalı şirket yöneticisi ...'ın bir kısım çeklerle ilgili karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırıldığı, iki adet çek bedelinin icra yoluyla tahsilinden sonra 10 yıldan fazla süre geçtiği için taraf defter ve kayıtları ile banka kayıtlarının incelenemediği, davacının yapılan iş miktarı dışında verilen ve karşılıksız kalan çeklerin tahsile konulduğunu ispat edemediği gibi, esasen davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen ve bedeli icra yoluyla ödenen iki  adet çeke ilişkin, ödeme tarihinden sonra, somut olayda davanın açıldığı tarihe kadar 10 yılı aşkın süre geçtiği, bu iki adet çeke ilişkin dava istirdada ilişkin olup, İİK’nın 72. maddesinin 7. fıkrasına göre takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahsın, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebileceği, somut olayda, icra dosyasında yapılan ödemeden sonra dava tarihine kadar 10 yılı aşkın süre geçmiş olup hak düşürücü sürenin geçtiği, işlemin muvazaalı olması yada şekli bu sürenin uzatılmasına neden olmadığından, dava tarihinde hak düşürücü sürenin geçtiği, diğer taraftan davalılardan ...’ın, .... İhm. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ortağı ve yöneticisi olup, eser sözleşmesini şirket adına imzaladığı, yine çekleri şirket adına ciro ettiği, limited şirket yöneticilerinin şahsi sorumlu olduğu haller ve sorumlu tutulma yöntemlerinin Ticaret Kanunu’nda açıklanmış olup, somut olayda adı geçen ... şirket temsilcisi olarak imza attığından, şahsen sorumlu tutulması mümkün olmadığından, davalı sıfatı olmadığı, davalılardan ...’nin, davalılarda ... avukatı olup, kötü niyetle icra takibi yaptığı ve diğer davalılar ile eylem birliği içinde olduğuna dair delil sunulmadığından davalı sıfatı olmadığı, ...'un kötü niyetli ciranta olduğu ispat edilemediği gibi, ciro eden şirketin alacağının olmadığı söylenemeyeceğinden, yapılan ciroda kötü niyet aranmasının da mümkün olmadığı, dava sırasında davalı ... .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin sicilden silinmesi ve tüzel kişiliğini yitirmesi nedeniyle aleyhine açılan dava takipsiz bırakıldığından 21/05/2018 tarihli celsede bu şirket ile ilgili davanın ayrılarak, ayrı bir esasa kayıt edilmesine,  işlemden kaldırılmasına karar verildiği, her ne kadar duruşmanın sonlandırıldığı 21/05/2018 tarihli celsede oluşturulan kısa hükümde, davası ayrılmayan diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalılardan sadece ... ve ... hakkında hüküm fıkrası oluşturulduğu, davalı ... hakkında oluşturulan hüküm fıkrası tutanağa geçirilmemişse de, bu hatanın gerekçeli kararın yazılması sırasında HMK 304/1 madde hükmüne göre Mahkemece re’sen tashih edildiği gerekçesiyle; davalılar, ... aleyhine açılan davanın esastan, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davaların ise davalı sıfatları bulunmadığından, usulden ve dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; açılan davanın, normal bir istirdat  davası  olmayıp, muvazaa nedeniyle açılmış bir dava olduğunu, muvazaada zamanaşımı söz  konusu olmadığından, İİK’nun m.72/7 fıkrasının bu davada uygulanamayacağını, üstelik Mahkemece, 26/12/2016 tarihli ön inceleme duruşmasında davalıların, zamanaşımı def’i talebinin reddine karar verildiğini bu nedenle Mahkemece Kanunun olaya uygulanmasında hata edildiğini, Mahkemece, davadaki iddiaya konu çeklerin davalı şirkete verildiğinin gerekçenin 7/8 sayfasının 3. paragrafının 4. satırında; “...kendisine ilkin 115.000,00TL değerinde avans çeki verildiği, daha sonra onların alınarak yerine toplam değeri toplam 140.260,00TL değerinde 8 adet çek verildiği...” şeklindeki tespit ile kabul edildiğini, diğer iddiaları olan, takibe konu davalı şirkete verilen 15.000,00 TL bedelli çek ile ilgili, alacaklı konumundaki davalı ... adına davalı avukat ... tarafından takip yapıldığı hususunun da hükme esas alınan bilirkişi raporunun 10.sayfası son paragrafında; \"Diğer taraftan davalı ..., davalı ...'un vekilidir.\" 11. Sayfada F ilk paragraf;\" Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2002/11468 esas sayılı takip dosyasında konu edilen ... Şubesine ait...B9573998 çek nolu 25/11/2002 vade tarihli 15.000,00 TL tutarlı avans çeklerinin arkasındaki cirolara göre, davalı ... son hamil olduğu görülmüştür.\" şeklinde tespit edildiğini, bu hususun Mahkemenin gerekçeli kararının 4/8 sayfasının 2. paragrafında; \"Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2002/11468 sayılı dosyası incelendiğinde, ... vekili Avukat ... tarafından takip borçlusu olarak ... inşaat gösterilmek üzere 25/11/2002 tarihli 40.000.000.000,00TL bedelli çek ile aynı tarihte keşide edilen 15.000.000.000-TL bedelli iki adet çek bedeli...\"  şeklinde de tespit edildiğini, diğer iddiaları olan davalı avukat ...'nin, takip dosyasında hem borçlunun (ciranta davalı şirket), hem alacaklının (davalı ...), hem de davalı şirket temsilcisi davalı ...'ın avukatı olduğu ve birlikte hareket edildiği hususunun ise; bu konuda davalı avukat ...’nin, dosyaya sunulu 25/09/2011 tarihli tek cevap dilekçesinde, dava dilekçelerinde iddia edilen bütün davalıların avukatı olduğu konusunda aksine bir beyanda bulunmaması ile kanıtlandığını, diğer yandan, takip talebindeki alacaklı ...'un, muvazaa yapmadığı yönündeki tek isnadı olan ciranta borçlu davalı şirketle ticari ilişki içinde olduğu savunmasına rağmen, dosyaya sunulu tek bilirkişi raporunda, davalı ...’un, diğer davalı şirketle ticari ilişki içinde olduğunu ispatlayamadığının tespit edildiğini, mahkemece yapılan bu tespitler muvazaa davasını aydınlatmaya yeterliyken, davanın esasına aykırı konulara girilerek örneğin; sanki huzurdaki dava davacı müvekkili şirket ile davalı taşeron şirket arasındaki alacak davasıymış gibi hareket edilerek, söz konusu çeklerin tahsile konulup konulmadığı konusuna girilerek vs. davanın esasından koparıldığını bu nedenle davanın esasında ve gerekçede hata edildiğini, dava dilekçesinin “Sonuç ve İstek” başlığının 1. maddesindeki; davalı  avukatın, hem davalı  ... .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti. hem ..., hem de diğer davalı ...'un avukatı olduğunun tespiti taleplerinin karşılanmadığını, paralelindeki konularda da hata edildiğini, delil dilekçesinde talepte bulundukları Ankara 10. İcra Müdürlüğü 2002/11468 esas sayılı dosya ile aynı Müdürlüğün lehtarı .... İhm. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... olan dosyanın/dosyaların celbi talepleri sağlanmadığı gibi, talepleri doğrultusunda bir tespit de yapılmadığını, yapılmış olsa idi, Ankara 10. İcra Müdürlüğü’nün 2002/11468 Esas sayılı dosyasında keşideci davacı müvekkili şirketten sonra ciranta olarak borçlu olan davalı şirket, takipte alacaklı görülen davalılardan ... için, öncelikli borçlu davalı şirket olmasına rağmen, sadece davacı şirket aleyhine üstelik, davacı müvekkili şirket merkezinde haciz yoluyla mal kaldıracak boyutta işlem yapılmasının nedeninin aydınlatılmış ve ...’un takipteki vekili davalılardan Avukat ...’nin, aynı zamanda davalı şirket ve davalı şirket temsilcisi davalı ...’ın da avukatları olduğunun yani, danışıklı hareket edildiği ve işbirliği yapıldığının, dolayısıyla muvazaa iddialarının ispatlanmış olacağını, aynı şekilde davalı avukat ...’nin, gerek Ankara Barosundan ve Adli Makamlardan sicili ile davalı ...’un, Adli Makamlardan sicilinin celbi talepleri de sağlanmış olsa idi, söz konusu kişilerin muvazaa yapabileceklerine dair bir karine/kanaat oluşabileceğini, zaten davalılardan ...’ın, karşılıksız çek keşide etmekten mahkumiyet kararları olduğunun da sabit olduğunu, davalıların, bu kadar bariz bir gerçekle ilgili yanlış beyanda bulunmaları veya sessiz kalmalarının, hep birlikte ve iş birliği içinde olduklarının kanıtı olduğu gibi, HMK m.29/1-2, TMK m.2 ve 3 hükümlerine aykırı hareket etmelerinin, kötü niyetli olduklarının ve muvazaa yaptıklarının bir kanıtı/karinesi olduğu değerlendirilmeyerek gerekçede hata edildiğini, başka bir deyişle, bu başlıktaki talepleri yerine getirilmediğinden davanın eksik görüldüğünü ve bu eksiklikle kurulan hükmün hatalı olduğunu, mahkemenin davalılar ... ve ...’nin davalı sıfatı olmadığı, davalı ...’un kötüniyetli ciranta olmadığı gerekçesinin de hatalı olduğunu, Mahkemece huzurdaki muvazaa davasında, davalı sıfatı olmadığı ileri sürülen davalı avukatın (davalı ...), dava konusu muvazaayı yaptıkları aynı tarihte/aynı anda davalıların hepsinin avukatlığını yürüttüğünü, başka deyişle dava dilekçesindeki  davalı avukatın, aynı anda hem alacaklının (davalı ...'un), hem de borçlunun (... ..Ltd Şti.'nin) avukatı olduğunu, yine aynı şekilde davalı sıfatı olmadığına hüküm kurulan davalı ...'ın ise, davacı müvekkilinden 5 adet toplamda 115.500,00 TL'lik çekleri iade edeceğim taahhüdünü vererek yerine 8 adet toplamda 140.700,00 TL'lik çekleri davacı şirketten alan ve aynı zamanda davalı şirketin yetkilisi olduğunu, bu husus mahkemece tespit edilmesine rağmen, davalı sıfatları bulunmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, yine mahkemenin gerekçenin 7/8 sayfasının 2.paragrafında (5. satırda); \"...Borçlarının olmadığının tespitini isterken,...\" şeklinde talepleri olmayan bir tespit talebi belirlemesi yaptığını, borçlu olmadıklarının tespitine gereksinimleri olmadığını, muvazaanın ispatı için, davalı avukatın, aynı zaman diliminde diğer davalıların da avukatı olduğunun tespitine gereksinim olduğunu, diğer taraftan, muvazaanın nasıl yapıldığını veya ispatlanmasını sağlamak için, davalı şirket kullanılarak muvazaanın yapıldığını ve davalı şirketin yasal temsilcisi davalı ...’ın, fiziki olarak diğer davalılarla muvazaa yaptığının tespitine gereksinim olduğunu, diğer yandan dava konusu çekin hamili davalı ...'un, ciranta davalı şirketle ticari ilişkisi olup olmadığına gereksinim olduğunu ki, bu konunun gelinen aşamada kanıtlandığının iş bu dilekçelerinde açıklandığını, dosyada  mevcut bilirkişi raporu ispat yükü de dahil hemen her konuda hatalı iken ve itirazlarına rağmen ek rapor dahi alınmadan hükme esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda davalı ... vekilinin davalı şirket ile müvekkilinin ticari ilişkisine yönelik göstermiş olduğu Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2006/11831 Esas sayılı takip dosyasının ticari ilişkinin varlığına delalet edemeyeceği yönündeki tespitinin davanın esasını ilgilendiren muvazaa ile ilgili önemli bir tespit olmasına rağmen gerekçede yer almamasının hatalı olduğunu, bilirkişinin bu tespiti ile davalı ...’un, HMK m. 29/1, 2 maddelerine yani, dürüstlük kuralına uymadığının kanıtlanmış olduğunu, ancak, anılan raporda (yedi ve sekizinci sayfa VI/D ve C); davalı şirketin yaptığı iş bedelinin 151.925,36 TL olarak belirlenmesinin hatalı olup, bu tespite ilişkin itirazları konusunda ek rapor alınmadığını, işin yapılıp teslim edilmesi hususundaki ispat yükünün davalılarda olup, davalı şirketin veya davalıların mutfak tesisatını yaptıkları gibi bir itirazları da olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ekinde mutfak tesisatının dava dışı ... Şirketi’ne 35.000,00 TL+%18KDV= 41.300.000 TL bedelle, çamaşırhane tesisatı işinin ... Tic. Ltd. Şti.’ye 11.440,68 TL+%18 KDV= 13.500,00 TL bedelle yaptırıldığına ilişkin belgeleri sunduklarını, yine bu iş kapsamında verilen ve ödenen 2 adet çeke ilişkin belgelerin de sunulduğunu, bu açıklamalar ışığında işveren İdarenin tanzim ettiği onaylı hakedişte kayıtlı bilgilerle davacı şirketin alacak hesabı yapıldığında toplam 87.929,76 TL’lik iş yaptığını, müvekkilince toplam  263.270,00 TL ödeme yapılmış olup, davalı taşeron şirketin borcunun 175.340,24 TL olduğunu, davalı şirketin, davacı şirketten muvazaa yaparak (5 adet toplamda 115.500,00 TL’lik çekleri iade edeceğini yazılı taahhüt etmesine rağmen iade etmeyerek ve dolayısıyla fazladan toplamda 140.270,00 TL’lik ve 2 adet toplamda 7.500,00TL’lik çekleri/nakit ödemeyi ele geçirdiğinden, sözleşme gereği yapması gereken mutfak ve çamaşırhane tesisatı işlerini yapmayarak)  175.340,24 TL fazla tahsilat yaptığını, diğer yandan iade edilmesi gereken çeklerin iade edildiğinin ispatı davalı yana ait olmakla birlikte, bu konuda belgeler taraflarınca sunulmasına rağmen, Mahkemece dikkate alınmadığını, kaldı ki, taşeronun bu çekleri 15 gün süreyle bekleterek arkasını yazdırmama şartını da yerine getirmediğini, üstelik 06/10/2002 tarihli tutanakla iade edilecek 5 adet 115.500,00 TL’lik çeklerden olan ve gerekçenin 4/8 sayfasının  5.satırında  delil olarak kabul edilen 05/10/2002 tarihli 30.000,00 TL’lik çekin, Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2002/13640 Esas sayılı dosyasında 15 gün süre  beklenmeden çeke/kambiyo kıymetli evrak dayalı ödeme emri ile takibe konu yapıldığının da sabit olduğunu, Mahkemenin, bu çeki bile davacı şirketin davalı şirkete yaptığı ödemeden saymadan sonuçlandırılan bilirkişi raporunu gerekçesine dayanak almasının hatalı olduğunu belirterek; Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava eser sözleşmesinden kaynaklanan muvazaa nedeniyle istirdat ve alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDairemizin 05/07/2023 tarih ve 2021/1078 Esas-2023/762 Karar sayılı geri çevirme kararı uyarınca davalı ...’a Mahkeme gerekçeli kararının ve davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin TK’nın 21/2 maddesi uyarınca tebliğ edilerek, geri çevirme kararının yerine getirildiği görülmüştür.<br>\tDava, yukarıda da belirtildiği üzere davalılar ..., ..., ... ve ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. hakkında açılmış olmakla birlikte, yargılamanın 21/05/2018 tarihli celsesinde davacı vekilince ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. hakkında açılan davanın atiye bırakıldığının beyan edildiği, mahkemece aynı celsede ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. aleyhine açılan davanın talebe uygun olarak işlemden kaldırılmasına, bu davalı ile ilgili davanın dosyadan ayrılarak ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmakla, davalı ... .... ve Tic.Ltd.Şti. Dairemiz karar başlığında gösterilmemiştir.<br>\tDavacı ile hakkındaki dava atiye bırakıldığından iş bu davadan ayrılan davalılardan ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında 09/08/2002 tarihli sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup, davalılardan ..., sözleşmeyi davalı şirket adına şirket müdürü sıfatıyla imzalamış olmakla, davalı ...’ın sözleşme kapsamında ayrıca bir taraf sıfatı ve sorumluğu bulunmamaktadır.<br>\tYine davacı şirket ile hakkındaki dava atiye bırakıldığından iş bu davadan ayrılan davalılardan ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti. arasında düzenlenen 06/10/2002 tarihli tutanakta da sözleşme kapsamında verilen toplam 115.500,00 TL bedelli 5 adet çekin iade edileceği, yerine tutanakta numaraları belirtilen toplam 140.270,00 TL bedelli çeklerin davalı şirkete verileceğinin kararlaştırıldığı, yine bu tutanakta davalı ...’ın imzasının davalı şirket adına atıldığı görülmüş olup, davaya konu sözleşme ve tutanağın taraflarının davacı şirket ve davalı ... .... ve Tic.Ltd.Şti. olduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavada 06/10/2002 tarihli tutanakta belirtilen 5 adet çekin iade edilmediği halde bu tutanakla davalı ... ....Ltd.Şti.'ye verilen 8 adet çekten 2'si olan 9573996-98 nolu çeklerin muvazaalı olarak davalı ...’a ciro edildiği ve icra tehdidi altında mallarının haczedilmesi nedeniyle ödenmek zorunda kalındığı belirterek ve davalı şirkete verilen toplam 255.720,00 TL’lik çeke rağmen yapılan imalatın 118.412,00 TL olduğu iddiası ile 06/10/2002 tarihli tutanakla teslim edilen çekler nedeniyle ödenmek zorunda kalınan bedelin ve haczedilen malların haciz tarihindeki bedellerinin tahsili talep edilmiş olmasına, davalılar ..., ... ve ... yönünden muvazaa iddiasının ispat edilememiş bulunmasına, sözleşme ve tutanak kapsamında verilen çekler ile yapılan iş bedeli yönünde fazla ödeme yapıldığı iddiasının ise dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen ... İhm.San. ve Tic.Ltd.Şti.'ye yönelik olup, bu davalı hakkında açılan davanın atiye bırakıldığından işlemden kaldırılmasına iş bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş olmasına, bu yönde de davacının istinaf talebinin bulunmadığının anlaşılmış olmasına ve bu kabullere göre Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından peşin alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf talep eden davacı tarafından yapılan yatırılan istinaf başvuru harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t <br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b314381ad5fbbdde","SID":"6a92a5362b8547ad"}}