{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/491 Esas<br>KARAR NO\t: 2023/1036<br><br>DAVA\t: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 16/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 21/11/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILMA TARİHİ\t: 12/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Dava, kusurlu aracın sigorta şirketine karşı açılan hasar ve değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir.<br>Davacı, dava dilekçesi ile özetle; davalının sigortalısının kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, kaza nedeniyle aracında hasar oluştuğunu ve aracın değer kaybına uğradığını, davalının başvurularına ilişkin olarak kısmi ödeme yaptığını, ödemenin gerçek zararı karşılar nitelikte olmadığını savunarak hasar ve değer kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı, cevap dilekçesi ile özetle; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, aynı taleplere ilişkin olarak sigorta tahkim komisyonu tarafından karar verildiğini, kararın kesin hüküm teşkil ettiğini, temerrüde düşmediklerini, avans faizi talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>Davalının, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamasında hukuki yarar bulunmadığı yönündeki itirazın incelenmesinde; davacı talebinin hasar ve değer kaybı tazminatına ilişkin olduğu, talep edilebilecek bedelin ancak bilirkişi incelemesi neticesinde netleşebileceği dikkate alınarak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yararın olduğu değerlendirilmiştir.<br>Davalının, sigorta tahkim komisyonu kararları kapsamında kesin hüküm mevcut olduğu yönündeki itirazının incelenmesinde; Sigorta Tahkim komisyonunun her iki talep için başvurunun konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verdiği, davanın konusuz kalmasına ilişkin kararın HMK.331 itibariyle esasa ilişkin olmadığı, komisyon, sigorta şirketinin başvuru sonrasında bir kısım ödeme yapması nedeniyle ilgili kararları verdiyse de, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak kısmi dava niteliğindeki talepleri ile komisyona başvurduğu, tahkim komisyonunca esasa ilişkin herhangi bir yargılama yapılmadığı, kısmi dava açılmasına  rağmen, alacağın tamamı için dava açıldığı kabul edilerek karar verildiği, bu hali ile esasa ilişkin verilen kesin bir hükmün mevcut olmadığı, davacının da komisyona yapılan ödemelerin eksik olduğu yönünde itirazda bulunduğu dikkate alınarak, kesin hükmün mevcut olmadığı değerlendirilmiştir.  <br>Uyuşmazlık, davacının, davalının sigortasının sebep olduğunu iddia ettiği kaza nedeniyle kusur oranının ne olduğu, davalıdan hasar ve değer kaybı tazminatı talep etmesinin mümkün olup olmadığı, davacı aracının uğradığı gerçek zararın ne olduğu, davalının temerrüde düşüp düşmediği hususlarına ilişkindir.<br>Davanın açılmasından önce 21.07.2022 tarihinde davacı tarafça sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş olup davanın açılması için gerekli ön şart yerine getirilmiştir. Davalı, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olmakla, davalının aracının uğradığı maddi hasarın tazmininde, sigorta ettiren ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur. <br>Somut olay kapsamında kusur ve hasar alanında uzman bilirkişiden alınan rapor ile; davacının, kazanın meydana gelmesinde yola gereken dikkati göstermemesi, hızını kavşaklara uygun şekilde ayarlamaması ve seyir hızıyla kavşağa girmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, davalı sigortalısı araç sürücüsünün ise kavşak kollarında soldaki aracın sağdan gelen araca geçiş hakkı vermemesi ile kavşakta hızını azaltmaması nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu,<br>Hasar hesaplaması yönünden, eksper raporunda belirtilen %66 iskontonun piyasa rayicine uygun olmadığı, değiştirildiği belirtilen bir kısım parçanın değiştirilmediğinin resimlerden görülmesi nedeniyle ayrıca hesaplama yapılmış, işçilik bedelinin ve parçaların fiyatlarının piyasa bedelleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiş, hasar onarım bedelinin KDV dahil 20.899,0-TL, kusur ve ödeme tenzili ile birlikte ise 7.092,53-TL olduğu, davacı aracının hasarsız ikinci el değeri ile hasar sonrası ikinci el değeri arasındaki farkın 4.000-TL olduğunu, davalıca yapılan ödemenin mahsubu ile değer kaybı alacağının 572,00-TL olacağı tespit edilmiştir.<br>Davacı, 14.09.2023 tarihli talep artırım dilekçesi ile hasar bedeli için talebini 7.092,53-TL, değer kaybı tazminatı talebini ise 572,00-TL olarak artırmış, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve gerekçeli olduğu dikkate alınarak, raporda belirlenen bedeller üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, davalı sigortalısının aracının kamyon niteliğinde ticari  araç olması nedeniyle alacağa avans faizi işletilmesine, temerrüt tarihinin ise yukarıda belirtildiği üzere başvurudan 8 iş günü sonrası olan 03.08.2022 tarihi olarak belirlenmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KABULÜNE,<br>Davacının sabit görülen toplam 7.664,53-TL alacağının, temerrüt tarihi olan 03.08.2022’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 523,56.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 179,90.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 343,66‬.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 179,90.-TL başvurma harcı ve 179,90.-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>4-Davacı tarafından dosyada yapılan toplam 3.094,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>5-Davalı tarafından dosyada yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 7.664,53.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,<br>7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleşince ve HMK 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,<br>8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,<br> Dair, davacı  vekilinin yüzüne karşı verilen kararın 2023 yılı istinaf yasa yolu kesinlik sınırı olan 17.830 TL nin  altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/11/2023 10:52:10<br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43d5199a5d6dc226","SID":"6fa2332957a3deee"}}