{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2021/1146 \t\t                                        ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2023/1743<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/03/2021<br>ESAS-KARAR NO\t: 2018/543 E - 2021/261 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 18/12/2023<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/01/2024<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili, müvekkilinin hissedarı olduğu şirketin kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, daha önce şahıs şirketi olarak faaliyette iken tanıştığı dava dışı ... isimli şahısla 8 yıllık süre gelen alışveriş ve arkadaşlık ilişkisi nedeniyle adı geçen kişiye karşı güven kazandığını, bir sohbet esnasında müvekkilinin sahip olduğu ancak tapusunu alamadığı Afyon ve Kızılcahamam'daki devre mülkleri nedeniyle ... bu işi çözebilecek çevresi olduğunu beyan ederek davalının telefon numarasını kısa mesaj ile gönderdiğini, davalı ile görüşüldüğünü, işlemlerin resmi şekilde yapılması ve bu hususta vekaletname verilmesi gerektiğinin dile getirildiğini, davalı adına vekaletname çıkartıldığını, daha sonra devre mülkleri sattığını, paraların hesabına yatırılması amacıyla protokol ve form düzenlenmesi gerektiğini beyan ederek 5 adet A4 kağıda 914.000,00 TL, 266.000,00 TL, 90.000,00 TL ve 5.710,00 TL olmak üzere ad soyad adres TC kimlik numarası gibi bilgileri el yazısı ile doldurtarak imzalattığını, müvekkilinin söz konusu 12 adet Kızılcahamam ve 17 adet Afyon'da bulunan devre mülklerinin satıldığını düşünerek bunları imzaladığını, daha sonra söz konusu yazılı kağıtların başına ''Bono'' devamında el yazısına hiza gelen kısımlara '' tanzim tarihi'', ''tanzim yeri'', ''ödeme tarihi'','' bedeli'', ''yazı ile bedeli'' ve imza ile bunların arasında boş kalan kısma ise bono metninin bilgisayar marifeti ve kendi el yazısı ile kendi adına doldurarak icraya işleme koyduğunu, müvekkilinin Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5934 ve 2018/5935 takip sayılı icra emirlerinin kendisine tebliği ile dolandırıldığını anladığını ve aynı zamanda Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, söz konusu sahte bonolarda paranın nakden alındığı beyan edilmiş ise de ne müvekkilinin ne de davalının böyle bir parasının olmadığını, kaldı ki davalının aynı nitelikteki suçlamalarla 30'un üzerinde dosyasının bulunduğunu belirterek müvekkilinin Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5935 E sayılı icra takip dosyasına dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> SAVUNMANIN ÖZETİ<br>  Davalı vekili duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece, dava konusu olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/98914 sayılı soruşturma sürecinin beklenilmesine karar verilmiş, resmi belgede sahtecilik, açığa imzanın kötüye kullanılmasına ilişkin davacı ... tarafından davalı hakkında yapılan suç duyurusuna ilişkin kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen 02/12/2019 tarihli karara karşı Sulh Ceza Hakimliği'ne yapılan itiraz  Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/276 D.İş sayılı ve 13/02/2020 tarihli kararla itirazın reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, soruşturma konusu dolandırıcılıkla ilgili Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/286 E sayılı dosyasında dava açıldığı, ancak dava konusunun işbu dava konusu ile irtibatı bulunmadığından bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı,  somut olayda davacı 5 adet A4 kağıdına attığı imzanın aleyhine doldurulup icra takibine konu edilmek suretiyle borçlandırıldığını iddia ettiği, açığa imza atılmak suretiyle tanzim olunan senetlerin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu iddiasının yazılı bir belge ile kanıtlanamadığı gibi Cumhuriyet Savcılığına yapılan bu yöndeki şikayet hakkında da takipsizlik kararı verildiği ve yapılan itiraz üzerine de karar kesinleştiği belirtilerek   kanıtlanamayan DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Yerel mahkemece,  Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/286 E. Sayılı dosyasının konusunun huzurdaki davanın konusu ile irtibatı bulunmadığından bahisle bekletici mesele yapılması gerekmediği yönünde karar vermişse de bahsi geçen davanın konusu davalı tarafından hileli davranışları sebebiyle A4 kağıdına imza atan müvekkilin dolandırılması ile ilgili olup, konusu yönünden işbu davayı doğrudan ilgilendirdiği, zira Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 2020/286 Esaslı dosyada yapılan yargılama neticesinde,  işbu davaya konu bono metinlerinin dolandırıcılık yöntemi ile oluşturulduğu ortaya çıktığında, müvekkilinin bu bono nedeniyle borcu olmadığı ortaya çıkacağından, ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği bildirilmiştir.<br>    UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br> Mahkemece eksik araştırmaya dayalı karar verilip verilmediği hususu uyuşmazlık konusudur. <br> DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t<br> Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br> Ankara 31. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5935 E sayılı icra takip dosyasının  incelenmesinde; davalı ... tarafından davacı ... aleyhine 436.000,00 TL asıl alacak, 6.553,63 TL işlemiş faiz, 1.308,00 TL komisyon olmak üzere toplam 443.861,60 TL alacağının  tahsili amacıyla  17.05.2018 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takibinin dayanağı bonoların keşidecisinin ... lehdarının ..., 02/02/2018 tanzim, 08/03/2018  ve 13/03/2018 vade tarihli; 14.02.2018 keşide tarihli ve 29/03/2018 vade tarihli 90.000,00, 80.000,00 ve 266.000,00 TL'lik bonolara dayalı takip olduğu anlaşılmıştır.<br>Bonoların A4 kağıdı formatında düzenlendiği, keşideci ... lehdar ... olup nakten olduğu görülmüştür.<br>Mahkemece dava konusu olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.12.2019 tarihinde 2018/98914 sayılı soruşturma sürecinin beklenilmesine karar verilmiş, resmi belgede sahtecilik, 5 adet A4 kağıdı imzalattığını,açığa imzanın kötüye kullanılmasına ilişkin davacı ... tarafından davalı hakkında yapılan suç duyurusuna ilişkin kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair verilen 02/12/2019 tarihli karara karşı Sulh Ceza Hakimliğine yapılan itirazın  Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2020/276 D.İş sayılı ve 13/02/2020 tarihli kararla reddine dair kesin olmak üzere karar verildiği, soruşturma konusu dolandırıcılıkla ilgili Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/286 E sayılı dosyasında dava açıldığı,iddianame tarihinin 17.03/2020 olduğu davacının şikayetinde belirttiği hususların belirtilerek dolandırıcılıktan dava açıldığı görülmüştür.<br>Davacı ... 2018/98914 soruşturma dosyasına vermiş olduğu 19.05.2018 tarihli şikayet dilekçesinde kuyumculuk yaptığını, yaklaşık 2 ay önce arkadaş olan ...'ın yanında ... ve ... ile birlikte iş yerine uğradıklarını ara ara kendisinden altın alıp sattığına bu şekilde Güven tesis ettiğini davalının daha sonra güvene istinaden Afyon'da bulunan 17 devremülkü ile Kızılcahamam'da bulunan devremülklerini satması için ...'e verdiği 26.04.2018 tarihli vekaletname olduğunu, yaklaşık 2 hafta sonra iş yerine gelen ...'ın satış işlemlerini gerçekleştirdiğini bunun için protokol yapılması gerektiğini söyleyerek 5 adet A 4 kağıdına, boş kağıda imza atmasını söylediğini kendisinin de bunları imzalayarak verdiğini tam tarih hatırlamamakla birlikte eş zamanlı olarak yöneticisi olduğu binanın tadilat işlerini yapması için ... ile yönetici sıfatıyla yazılı sözleşme yaptığını işi yapmamasına rağmen noterden ihtar çekerek 128.000,00 TL talepte bulunduğunu yine bu dönemde Gürcistan'dan ... araç getirebileceğini uygun fiyata getirebileceğini ve elinde de 80.000 kilometrede uygun araç olduğunu söyleyince kendisine 75 bin TL ödediğini bu paranın bir kısmını banka havalesi ile bir kısmını elden verdiğini, elden ödeme sırasında ... ve Volkan Durmaz isimli arkadaşlarının olduğunu, işleri yapmadığı gibi imza attığı boş A4 kağıtlarını doldurmak suretiyle Ankara 31. İcra Müdürlüğünde hakkında icra takibi başlattığını evine haciz gelmesiyle öğrendiğini bildirerek şikayetçi olduğunu belirtmiştir. <br> Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından belirtilen  soruşturmada alınan 27.05.2019 tarihli adli belge inceleme uzmanı raporunda 14.02.2018 tanzim 27.03.2018 vadeli 914.000,00TL tutarlı, 14.02.2018 tanzim 29.03.2018 ödeme tarihli 266.000,00 TL, 01.03.2018 tarih 14.03.2018 vadeli 5710,00 TL,  02.02.2018 tanzim tarih 13.03.2018 vade tarihli 80 bin TL ve 02.02.2018 keşide tarihle 08.03.2018 vadeli 90 bin TL bonolar üzerinde ... adına atıldığı imzaların onun elinden çıktığı belirtilmiştir. <br>Mahkeme dolandırıcılıktan açılan davanın beklenmesine gerek olmadığına karar verilerek davanın  reddine karar verilmişse de;  Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/286 E sayılı dosyasında davacı iddialarının ileri sürüldüğü ve davalı hakkında dolandırıcılık iddiası ile davanın devam ettiği anlaşıldığından mahkemece bu dava beklenilerek sonucuna göre eldeki davaya konu iddialar hakkında bir karar verilmesi gereklidir.<br>\tBu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/543Esas, 2021/261Karar ve 18/03/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 18/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Üye ...<br> ¸e-imza<br><br>Katip ...<br> ¸e-imza<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fad099e1815dc997","SID":"535a4f5ea1d0e911"}}