{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/884 <br>KARAR NO: 2024/44<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2015/1021Esas - 2020/418 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024<br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; <br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında standart bayilik sözleşmesi ve çerçeve protokol başlıklı iki adet sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin bu sözleşmeler gereğine davalı şirketten temin ettiği akaryakıt ürünlerini bayi olarak kendi istasyonunda satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin belirtilen sözleşmeler gereğince davalı şirketten satın alacağı ürünlerin bedeli ile ilgili doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olmak üzere davalı şirkete  ... Bankasından alınma 15/04/2013 tarihli ... no'lu 50.000-TL bedelli ve ... Bankasından alınma 22/06/2010 tarihli, ... no'lu 50.000-TL bedelli toplam iki adet banka teminat mektubu verdiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmelerin süresinin 18/09/2015 tarihinde sona erdiğini, bu tarih itibariyle müvekkilinin davalıya ürün alımından kaynaklanan 18.000-TL borcunun bulunduğunu, ancak buna rağmen davalı şirketin her iki teminat mektubunu paraya çevirerek 100.000-TL'yi tahsil ettiğini, bu suretle davalının 82.000-TL'yi haksız olarak tahsil ettiğini belirterek, 82.000 TL'nin teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile davacı arasında 18/09/2010 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi, protokol ve ariyet sözleşmesi akdedildiğini, davacının ariyet sözleşmesi uyarınca kendisine bırakılan menkulleri henüz iade etmediği gibi, bir kısım sökülemez nitelikteki demirbaş ve sabit yatırımlara ilişkin bedellerin de davacı tarafından müvekkiline ödenmediğini, dolayısıyla nakde çevrilen teminat mektubundan cari hesap borcu dışında kalan tutarın müvekkili nezdinde nakit teminat olarak tutulduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin tasfiyesi henüz tamamlanmamış olduğundan davacının teminat tutarının iadesini talep etme hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında standart bayilik sözleşmesi ile çerçeve protokolü yapıldığı, davacı tarafça toplam 100.000-TL bedelli iki adet teminat mektubunun davalı tarafa teslim edildiği, uyuşmazlık konusu bayilik sözleşmesi ile çerçeve protokolünün 18.09.2015 tarihinde sona erdiği, akabinde de davalı tarafça banka teminat mektuplarının nakde çevrildiği, 13.10.2015 tarihinde davalı şirkete iki ihtarname gönderilerek ariyeten davacıya verilen menkul mallar ile demirbaşların davalı tarafça iade ve teslim alınmasının talep edildiği, davalı tarafın bu ihtarnamelere karşı ihtarname düzenlemediği, dava dosyasında ihtarnameye konu olan bu menkul mallar ile demirbaş eşyaların neler olduğu hususunda taraflar arasında bir uzlaşma olmadığı gibi bu eşyaların neler olduğunun kanıtlanamadığı, talimat mahkemesince yapılan keşif sırasında da atıl durumda bir ariyet malzemesinin tespit edilemediği, 26.06.2019 tarihli celsede verilen kesin sürede davacı tarafça gerekli bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle talimat mahkemesinde yaptırılan bilirkişi incelemesi dışında bilirkişi incelemesi yaptırılamadığı, uyuşmazlığa konu banka teminat mektuplarının nakde çevrildiği tarihten sonra dahi davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre 31.12.2016 tarihli kapanış fişinde davalı tarafa borçlu olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf yoluna başvuran davacı vekili; mahkemece talimat yoluyla alınan bilirkişi raporlarında, keşif tarihinde halihazırda dava konusu parsel üzerinde akaryakıt istasyonun var olduğu ve faal durumda olduğu, demontajı yapılarak atıl durumda olan herhangi bir ariyet malzemesine rastlanılmadığı, sözleşmelerin sona ermesine istinaden davacı tarafın ihtarnamelere rağmen davalı tarafın ariyet malzemelerini almadığı, halihazırda işletmeye devam eden ... şirketi ile ariyet malzemeleri için teslim tutanakları düzenlendiği, keşif tarihinde hesaplaması yapılabilecek ve sabit yatırım kabul edilebilecek demontajı yapılarak atıl durumda olan herhangi bir ariyet malzemesine rastlanılmadığı şeklinde tespitlere bulunulduğunu, müvekkilince keşide edilen iki adet ihtarnameye rağmen davalının cevap vermeyerek ariyet ve demirbaşları teslim almada temerrüde düştüğünü, davalı adına hareket eden .... Ltd. Şti. tarafından ariyete konu menkul mallar, kurumsal kimlik giydirmeleri ve demirbaşların tamamının 24.02.2016 tarihinde teslim alındığını, nitekim teslim tutanaklarında hiç bir malzemenin istasyonda kalmadığı ve hepsinin ...ine firması adına teslim alındığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davalı şirkete 31,555,56-TL tutarında cari hesap borcu bulunduğunun belirlendiğini, bu durumda davalının 100.000-TL tutarında teminat mektubu bedelini tahsil ederek 68.444,44-TL tutarında haksız zenginleştiğini, davalı tarafından sonradan doldurularak dosyaya sunulan ariyet listesinde belirtilen sabit yatırımların davalı tarafından akaryakıt istasyonunu satın alan ... firmasına 15.000-TL bedel karşılığında satıldığını, davalı tarafından iddia edilen sabit yatırım alacağının kanıtlanamadığını, buna rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak 68.444,44-TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesine dayalı olarak verilen teminat mektuplarının haksız olarak tazmin edildiği iddiasına dayalı olarak, tahsil edilen tutarın iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda; taraflar arasında 06.06.2009 tarihli ariyet sözleşmesi ile 18.09.2010 tarihli ve 5 yıl süreli protokol, çerçeve protokol ve bayilik sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeler kapsamında başlayan bayilik ilişkisinin sözleşmelerin süre sonu olan 18.09.2015 tarihi itibariyle taraflarca yenilenmeyerek sona erdiği, çerçeve protokolün 9. maddesi ile standart bayilik sözleşmesinin 10. maddesi gereğince, davacı tarafından sözleşmelerden kaynaklanan doğmuş ve doğacak borçları ile taahhütlerinin teminatı olmak üzere davalıya her biri 50.000-TL bedelli olan iki adet teminat mektubu verilmiş olduğu, sözleşmelerin sona ermesiyle davalı tarafından ... Bankasının düzenlemiş olduğu teminat mektubunun 04.08.2015 tarihinde, .... Bankasının düzenlemiş olduğu teminat mektubunun ise 06.08.2015 tarihinde tazmin edilerek toplam 100.000-TL mektup bedelinin tahsil edildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça, davalıya 18.000-TL borçlarının bulunduğu belirtilerek, kalan 82.000-TL yönünden teminat mektuplarının haksız olarak tazmin edildiği ileri sürülmüştür. Davalı tarafça ise teminat mektuplarının, davacının iade etmediği ariyetlerin bedeli ile ödenmeyen sabit yatırım bedeline istinaden tazmin edildiği ileri sürülmüştür. Bayilik sözleşmesinin sona ermesini müteakip davacı tarafından davalıya keşide edilen 13.10.2015 ve 14.01.2016 tarihli ihtarnameler ile, ariyet sözleşmesi gereği teslim edilmiş olan ariyet mallar, kurumsal kimlik giydirmeleri ve demirbaşların teslim alınması ihtar edildiği, ihtarnamelere cevap vermeyen davalının ariyetleri teslim almak üzere herhangi bir girişimde bulunmadığı, bu nedenle davalının ariyetleri teslim almada temerrüde düştüğü sabittir. Sonrasında söz konusu ariyet mallar davalı adına hareket eden ... firmasına 24.02.2016 tarihli tutanak ile teslim edilmiş olup, tutanakta istasyonda hiçbir malzeme kalmadığı, hepsinin teslim alındığı yazılıdır. Dolayısıyla davacının ariyetler kapsamında davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır.Davalının dayandığı diğer alacak kalemi sabit yatırım bedeline ilişkindir. Dava konusu sözleşmelere istinaden davacı tarafça işletilen akaryakıt istasyonu sözleşmelerin sona ermesiyle birlikte dava dışı ... firmasına devredilmiş olup, talimat mahkemesince yapılan keşifte de istasyonda dava dışı ... firmasının faaliyetine devam ettiği tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki bayilik ilişkisi süresinden önce değil, sözleşmeler ile öngörülen 5 yıllık süre sonunda sona ermiştir. Sabit yatırımlar, sözleşme süresince bayinin akaryakıt istasyonunda faaliyeti için gerçekleştirilmiş olup, sözleşme süresi de tamamlanmış olmakla, sabit yatırım bedelleri bakımından bakiye süre bulunmamaktadır. İstasyonda davacının ticaretine devam etmediği de gözetildiğinde, davalının artık davacıdan sabit yatırım bedeli talep etme hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının sabit yatırımlara dayalı bir alacağı da bulunmamaktadır. Ancak davacının incelenen ticari defter kayıtlarına göre, 31.12.2016 tarihli kapanış fişinde davalıya 31.555,56-TL borcunun kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu teminat mektupları da sözleşmeler gereği davacının doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak verilmiş olmakla, bu tutarın davalının tahsil ettiği mektup bedellerinden mahsubu gerekmektedir. Dolayısıyla mektup bedellerinden bakiye 68.444,44-TL bakımından davalının fazla tahsilat yaptığı sabit olup, bu tutarın davacıya iadesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece 68.444,44-TL tutar yönünden davanın kısmen kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Diğer yandan fazla tahsil edilen bedel yönünden davalı dava tarihi öncesinde temerrüde düşürülmemiş olmakla, hükmedilecek bedele dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1021 Esas - 2020/418 Karar sayılı 22/09/2020 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın kısmen kabulüne, 68.444,44-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,\"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak; \"Alınması gereken 4.675,43-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.400,36-TL harcın mahsubu ile kalan 3.275,07-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan toplam 1.428,06‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.300-TL talimat bilirkişi ücreti, 223,40-TL posta ve tebligat ücreti, 333,80-TL keşif masrafı olmak üzere toplam 3.857,2‬0-TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 3.210-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 11.460-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan 48-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan  40-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb510d7b692d8da1","SID":"3f830a465e94cff6"}}