{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1173 <br>KARAR NO: 2023/1962<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/03/2021<br>NUMARASI: 2019/664 Esas - 2021/310 Karar  <br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacılar vekili, müvekkilinin dava konusu Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasına dayanak 30/04/2019 tarihli 200.000-TL ve Küçükçekmece ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra dosyasına dayanak 31/05/2019 tarihli 184.594,12-TL bedelli iki adet çekin keşidecisi olduğunu, bu çeklerin dava dışı lehtar ... Ltd. Şti. firması adına düzenleyerek ... kargo ile gönderildiği sırada çalındığını, çeklerdeki lehtara ait olduğu görülen ilk ciroların sahte olduğunu, bu sebeple imzaların istiklali ilkesi gereğince çekin kambiyo vasfını yitirdiğini ve davalıların kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, davaya konu icra takiplerinin dayanağını teşkil eden her iki çekten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... vekili, müvekkilinin her iki çeki de yaptığı ticaret kapsamında ciro ile teslim aldığını ve iyiniyetli hamil olduğunu, imzaların istiklali prensibi nedeniyle kambiyo senedindeki imza sahiplerinin imzalarından sorumlu olduğunu ve mücerretlik ilkesi gereği hırsızlık dahil hiç bir def'inin ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddine, davacının %20'den az olmayacak oranda tazminata ve %10 oranında da para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi diğer davalılara Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ancak davalılar davaya cevap vermemiş duruşmalara katılmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davaya konu çeklerin ciro silsilesinde şeklen bozukluk bulunmadığı, davacının, davalı hamilin kötüniyetle çekleri iktisap ettiğini kanıtlamadıkça şahsi def'ileri hamile karşı ileri süremeyeceği, davacının çeklerle ilgili şikayeti üzerine savcılıkça işlem yapıldığı ancak davalı hakkındaki yakalama kararı sebebiyle tahkikatın devam ettiğinin görüldüğü, uzun süre savcılık soruşturma sonucunun beklenmesinin makul yargılama süresini aşacağından, belirsiz durumda olan savcılık dosyası sonucunun beklenmediği; mali müşavir bilirkişi raporuna göre davalı ... ticari defterlerine göre çeklerin diğer davalı ... Ltd. Şti.'den ciroyla alındığı, bunun karşılığında düzenlenen faturanın  ... Ltd. Şti.'nin iştigal konusuyla bağdaşmadığı, defter kayıtlarıyla beyanname kayıtlarının uyuşmadığı ve söz konusu ticari ilişkinin gerçek olmadığı yönünde kanaat edinildiğinin bildirildiği; davacının davaya konu olan çeklerin kargoda çalındığından bahisle şikayetçi olduğu ve ifadesi alınan kargo görevlisinin olayı doğruladığı, mahkemece UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına alınan kayıtlar uyarınca davalı ... ait benzer mahiyette çok sayıda hukuk ve ceza davalarının bulunduğu, dosyada mübrez Bakırköy 2. ve 3. ATM dosyalarındaki davalılar ile işbu dosyadaki davalıların hatta davaya konu çeklerdeki silsilenin dahi aynı olduğu, dolayısıyla kargoda çalınan çeklerin aynı yöntem ile davalı ... eline geçtiği, sadece davacının farklı olduğunun anlaşıldığı, davacıları farklı olan, ülkenin farklı yerlerinde kaybolan çeklerin genelde aynı cirantaların imzası ile ... eline geçerek son hamil olarak bankaya sunulması, bu cirantaların şirket olması ve bu şirketlere ulaşılamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi ... iyi niyetini ortadan kaldıran organize bir durumun olduğunu gösterdiği ve sonuç olarak tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı hamilin kötüniyetli olduğu (İstanbul BAM 12. HD'nin 2018/586 E. ve 2019/77 K. sayılı ilamı) gerekçesiyle, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 30/04/2019 tarihli 200.000-TL'lik çek ve Küçükçekmece .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 31/05/2019 tarihli 184.594,12-TL'lik çeklerden dolayı davacının davalılara  borçlu olmadığının tespitine, davalı ...'ın kötü niyetli olarak takip başlattığı kabul edilerek takip miktarı üzerinden hesaplanan 76.918,82-TL kötüniyet tazminatının anılan davalıdan tahsili ile  davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...  vekili, müvekkilinin her iki çeki de ticari faaliyet kapsamında iyi niyetli olarak teslim aldığını; her ne kadar davaya konu çeklerle ilgili savcılığa şikayette bulunulmuşsa da savcılık soruşturmasının henüz sonuçlanmadığını, soruşturma devam ederken mahkemece müvekkilinin aleyhine yorum yapılarak davanın kabulüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu; mahkemece müvekkilinin çok sayıda benzer dosyası olduğu tespit edilerek aslında müvekkilinin mağduriyetinin kanıtlandığını, tüm bu hususlar göz ardı edilerek davacının savcılık dosyasına bakılarak ve UYAP üzerinden müvekkilinin davaları çıkartılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve ayrıca yargılama aşamasında sundukları beyanları da tekrar ettiklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, iki adet çekin kargoda çalındığından ve lehtarın cirosunun sahte olduğundan bahisle söz konusu çeklere dayanılarak başlatılan icra takipleri ve çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. TTK'nın 818/1,(c) maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak 677. maddesinde  düzenlenen \"imzaların istiklali (bağımsızlığı)\" ilkesine göre, senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro zincirinin muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez.Öte yandan TTK'nın 687/1. maddesi “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü haizdir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Aynı Kanunun 818/1,(e) maddesi uyarınca, anılan hüküm çekler hakkında da geçerlidir.Somut olayda, davacı davaya konu her iki çekin de kargo taşıması sırasında çalındığını, çekin lehtarının sahte kaşesi ve yetkilisinin sahte imzası kullanılarak önce davalılardan .... Ltd. Şti.'ye, ondan davalı .... Ltd. Şti.'ye, ondan davalı ... Ltd. Şti.'ye ve ondan da en son olarak davalı ...'a ciro edildiği ve adı geçen davalının hamil sıfatıyla çeklere dayanarak iki ayrı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Davacı, lehtarın cirosunun sahte olması sebebiyle ciro zincirinin baştan kopuk olduğunu ve hamilin de kötüniyetli olarak çekleri ele geçirdiğini zira davalıların aynı şekilde kargoda çalınmış çekleri elde ederek aynı veya çok benzer ciro zinciriyle davalı ... son hamil kılmak suretiyle bir çok eyleme karıştıklarını, bu kapsamda da haklarında hem menfi tespit davalarının hem de ceza soruşturmalarının bulunduğunu belirtmiştir. Davacı vekili, söz konusu dosyaları mahkemeye bildirmiş, mahkemece dosyalar da celp edilmiştir. Ayrıca davaya konu eylem için de davacı vekili tarafından savcılığa şikayette bulunacakları bildirilmiştir.Gerekçeli kararda, davacının davaya konu olayla ilgili olarak savcılığa şikayette bulunması üzerine açılmış soruşturma dosyasının halen devam ettiği ve şüpheli hakkında çıkarılmış yakalama kararı sebebiyle süreç uzun süreceğinden sonucunun beklenmediği belirtilmiştir.Davalı ... vekili de istinaf dilekçesinde, söz konusu soruşturmanın devam ederken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı nı ileri sürmüştür.Ancak,dosyanın,fiziken ve UYAP üzerinden ve davacı tarafından dosyaya sunulmuş ceza soruşturması dosyalarının UYAP'tan celp edilerek incelenmesinde söz konusu soruşturma dosyasına ilişkin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Yine mahkemenin gerekçeli kararında, davaya konu iki çekin de kargoda çalınması olayıyla ilgili olarak kargocunun savcılık ifadesinin bulunduğuna değinilmesine rağmen, dosyada kargo şirketi ve/veya çalışanları hakkında ceza soruşturması bilgisi görülememiştir. Dava dilekçesinin ekinde sadece kargo şirketinin bölge müdürlüğünün, kargoya ulaşılamadığına ilişkin bir yazısı bulunmaktadır.Yukarıdaki açıklamalara göre, TTK'nın 687/1. maddesi kapsamında davacının, istinaf yoluna başvuran davalı ... ...'ın davaya konu çekleri iktisabında kötüniyetli olduğu hususunu ispat etmesi gerekmektedir.Bu anlamda mahkemece davalı ...'in çekleri iktisabında kötüniyetli olduğu dolayısıyla davanın kabulü sonucuna varılmasını sağlayan ve gerekçeli kararda dayanılan, davacının davalılar hakkındaki şikayetine istinaden yürütüldüğü ve yine çeklerin kargoda çalınması vakıasıyla ilgili olarak kargocunun da ifadesinin alındığı belirtilen ceza soruşturma dosyalarının celp edilerek incelenmesi ve ceza  soruşturmasında yapılan tespitlerde dikkate alınarak sonucuna  göre karar verilmesi gerekmektedir.Gerekçeli kararda emsal olarak gösterilen Dairemizin ilamının, işbu menfi davasından farklı ispat ve değerlendirme koşullarını haiz TTK’nın 792. Maddesine dayalı çek istirdatına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle,davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  25/03/2021 Tarih 2019/664 Esas 2021/310 Karar sayılı hükmün  HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine\" Davalı  ... tarafından yatırılan 6.567,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d396eccd98d5b37","SID":"5dc2f86ab7a3a655"}}