{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1604 <br>KARAR NO: 2024/90<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 03/06/2021<br>NUMARASI: 2020/199 Esas - 2021/542 Kara<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/01/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, davalı firmaya müvekkili tarafından tekstil ürünleri satıldığını , teslim edilen tekstil ürün bedelleri için kesilen faturalara itiraz edilmeyip ayıp bildirimi de yapılmadığını, resmi kayıtlara alınan faturalardan bakiye 34.370,30-euro' nun ödenmediğini, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazının iptali ile alacaklı davalı lehine  alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı davaya  cevap vermemiş,HMK 128(1)maddesi uyarınca dava dilekçesinde yazılı vakıaları inkar ettiği varsayılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, taraf defterlerinin yasal koşulları taşıdığı, davacının 2019 yılı ticari  defterlerinde 4 adet fatura kaydı olduğu, davacı defterlerine göre davalıdan 1.1.2020 tarihinde 34.370,37-Euro= 232.350,58-TL alacaklı olduğu, davalının ticari  defterlerinde ilişkinin 31.05.2019 tarihli 225.445,40-TL (B) tutarlı kayıt işlemi ile başladığı, 11.10.2019 ve 01.01.2020 tarihinde davalının davacı tarafa 232.267,37-TL borçlu olduğu tespit edildiği,1.1.2020 tarihinde 232.267,37-TL borçlu olduğu, davacı defterlerinin Euro ve TL olarak tutulduğu, davalı defterlerinin TL olarak tutulduğu, arada 82,69-TL'lik farkın kur farkından kaynaklandığının anlaşıldığı, TBK 99/son maddesi uyarınca alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasının istenmesi halinde takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para olacağı olarak değerlendirileceği hususu gözetilerek 34.370,30-Euro üzerinden davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, alacağın %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, davacı tarafça fatura üzerinden takip başlatıldığı,faturaya ilişkin karineden yararlanabilmek için sözleşme yapılması veya cari hesap sözleşmesinin varlığının şart olduğunu ,çünki fatura tek başına bir ispat vasıtası olmadığını,cari hesap sözleşmesi hesap kesilmeden alacak talep edilemeyeceğine ilişkin bir anlaşma olması sebebiyle cari hesap kesilmeden önce taraflardan hiç biri alacaklı ya da borçlu sayılmayacağı, hesaba giren alacak muaccel olmadığından tek başına talep de  edilemeyeceğini ,cari hesaba giren alacaklar muaccel olmadığından tek başına tahsil edilemeyeceğinden hesabın kesilmesine kadar bu alacak yönünden takas dahi söz konusu olamayacağını ,müvekkil şirket ile davacı arasında yapılmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ,davacı tarafın dayanağı belgelerin fatura alacağı olması hasebiyle yerel mahkemenin bu yönde inceleme yapmamasının uygun olmadığını; takibe konu faturaların tebliğ edilmediğinin bilirkişi incelemesinde anlaşıldığını , davacıya borçlarının olmadığını, bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini,alacak likit olmadığından  inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalar bakiyesi  cari (açık) hesap alacağına dayanılarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Tarafların kayıtlarından  ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmektedir.Açık hesap ilişkisi ise; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. Mahkemece ; tarafların ticari defterleri üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tarafların ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davacının  kayıtlarının Euro ve TL ,davalının ise TL cinsinden tutulduğu , davacının kayıtlarında 1.1.2020 tarihi itibariyle davacının 34.370,30-Euro= 232.350,06-TL alacaklı olduğu, davalının kayıtlarında davalının davacıya  232.267,37-TL borçlu olduğu,2019 yılında düzenlenen davacı faturaları ve  davalının kısmi ödemelerinden sonra davacının talebi alacak bakiyesi kaldığı ,davalı vekili faturaların tebliğ edilmediğinin bilirkişi tarafından belirlendiğini ,davacının alacak talep edemeyeceğini ileri sürmekte ise de davacı faturalarının davalıda kayıtlı olduğunun da tesbit edildiği anlaşılmaktadır.Faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı bulunması faturaların davalıya tebliğ edildiği ve fatura içeriklerininde davalıya teslim edildiğinin kabulünü gerektirmektedir. Davalı vekili alacağın muaccel olmadığını ileri sürmüştür.TBK nın 90.maddesi gereğince \" ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça  veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muacceldir.\" İcra takibine konu faturalarda ,muacceliyeti engelleyecek bir vade öngörülmediği anlaşılmakla takip tarihi itibari ile davacının alacağı muacceldir. Aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle ;tarafların ticari defterlerinin mutabık bulunduğu ,davacının alacak talebinde haklı olduğu,davalının ticari defterlerinde kayıtlı alacağın likit olduğunun kabulü gerektiğinden  icra takibine itirazın iptaline ,icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 16.157,56-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.815,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 12.342,33‬‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 25,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"efe3a7a47823f074","SID":"8397494be05ce16c"}}