{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1851 <br>KARAR NO: 2023/1966<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/11/2019<br>NUMARASI: 2017/572 Esas - 2019/880 Karar<br>DAVA: Rücuen Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, davalı ... Genel Müdürlüğü ve diğer davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;\t<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ticari paket sigorta poliçesi ile dava dışı sigortalı ...’a ait servis kutu ve borularının davalılar tarafından hasara uğratıldığını, bu sebeple davacı şirket tarafından sigortalısına 29/07/2016'da 5.149,66-USD hasar tazminatı ödendiğini, ödenen bu tazminat için hasardan sorumlu olan davalılar aleyhine rücu mektubu gönderildiğini ve rücu mektubuna olumsuz yanıt verilerek borcun ödenmediğini ileri sürerek, 5.149,66-USD'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsilini  talep etmiştir. <br>CEVAP: 1-Davalı ... vekili, davaya konu hasar sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, pasif husumetin yüklenici firma olan diğer davalıya ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Diğer davalı .... Ltd. Şti.'davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacının tesislerinde meydana gelen hasarın toplam bedelinin 16.342,95-TL (5.149,66 USD) olduğu, hasar bedelinden personel ve araç giderleri (885,83-TL) muaf tutulduğunda, talep edebilecek miktarın 15.457,12-TL olduğu, bunun da 4.870,49-USD'ye karşılık geldiği; davalı ... Ltd. Şti.'nin bu hasarda tam kusurlu olduğu, diğer davalı ...'nin asıl işveren olması, yüklenici firma üzerinde kontrol ve denetim yetkisinin bulunması ile taraflara arasında akdedilen sözleşmenin 3. kişilere karşı oluşan zararlarda ileri sürülemeyeceği dikkate alınarak, ...'nin de bu zarardan müştereken müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 4.870,49-USD'nin  29/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık USD mevduatına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davalı ... vekili, hasarın gerçekleştiğinin iddia edildiği adreste ve bildirilen tarihlerde ihale yüklenicisi diğer davalı şirket tarafından altyapı çalışması yapıldığını; müvekkilinin bizzat bir kazı çalışmasının bulunmadığından sorumlunun diğer davalı şirket olduğunu; müvekkili ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin 26. maddesine göre sorumluluğun diğer davalıya ait bulunduğunu, eylemle müvekkili arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının hattının usulüne uygun olup olmadığının araştırılmadığını, talep edilen miktara ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin adresinin Elazığ olmasına rağmen yargılama aşamasındaki tebligatların usulsüz olarak Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre İstanbul şubesi Beşiktaş adresine gönderildiğini, bu işlemin İTO kayıtlarına bakılarak yapıldığının anlaşıldığını, halbuki söz konusu şubenin 19/09/2017'de alınan kararla kapatıldığını ve 09/10/2017'de TSG'de ilan edildiğini, bu nedenle müvekkilinin yargılamaya katılamadığını ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, hasar tespit tutanağını kabul etmediklerini, hasarın meydana geldiği yerde müvekkilinin çalıştığını gösteren bir kayıt bulunmadığını, tutanakta müvekkili yetkililerinin veya çalışanların isim-imzasının olmadığını, gaz açma-kapama işleminin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, sanki o bölgedeki 1.040 abonenin tek tek gazı açılıp-kapatılmışcasına hesaplama yapılamayacağını belirterek,kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>GEREKÇE: Dava, davalı şirketin kazı çalışması sırasında davacının sigortalısına ait doğal gaz boru hattının hasara uğratılması sonucunda sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı  ... Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin merkezinin Elazığ olmasına rağmen yargılama aşamasında müvekkilinin şubesinin adresi olan Beşiktaş/İstanbul adresine dava dilekçesinin tebliğe çıkarıldığını ve sonrasında yine anılan adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılarak müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmüş ise de ,davaya dayanak teşkil eden işe konu sözleşmede, adı geçen davalının adresinin Beşiktaş/İstanbul olduğu, dava dilekçesinin aynı adrese usulünce tebliğ edildiği,tebliğ tarihinden sonra davalı şirketin şubesini kapatması takip eden tebligatların o adrese Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı . ... Ltd. Şti. vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44. maddesinde; maddede belirtilen hallerde hizmetin durdurulacağı, 45. maddesinde; işbu maddede belirtilenler ile 63. maddede belirtilen haller ve hariç olmak üzere doğal gazı kesilen müşteriden, ilgili yıl için Kurul tarafından belirlenen sayaç açma kapama bedeli alınacağı, 63. maddesinde ise, dağıtım şirketinin sadece doğal gaz kaçağı, güvenliğin ciddi bir risk altında olması ile doğal gazın kalitesi, basıncı ve diğer özelliklerinin can ve mal güvenliği açısından tehlikeye neden olması durumlarında doğal gazı kesebileceği hususları düzenlemiştir. Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda, zorunlu hallerde kesilen gazın abonelere yeniden ulaştırılması için gaz açıp kapamanın maliyetinin bulunduğu, bedelinin EPDK tarafından tarifede belirlendiği, bu bedelin somut olayda olduğu gibi 63. madde kapsamında zorunlu kesinti halinde müşterilerden talep edilemeyeceği hususları dikkate alındığında, koşulları mevcutsa zarar sorumlularından talep edilebileceği kabul edilmelidir (Aynı yönde Yargıtay 11. HD'nin 2016/13667 E., 2018/4820 K. sayılı ve 26/06/2018 tarihli ilamı). TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Somut olayda, davalılar arasında 18/12/2015 tarihli \"2015 yılı ... Fatih Şube  Müdürlüğü mesuliyet Sahası İçerisinde Atıksu ve İçmesuyu Hatlarında Yapım, Bakım ve Onarım İşine Ait Sözleşme\"nin imzalandığı, işin yapılma yerinin Fatih ve Zeytinburnu ilçeleri; işin niteliğinin 8.300 m atıksu şebeke hattı yenilenmesi, 17.000 m 200mm parsel bağlantısı yapımı, 20.000 adet tıkalı rabıt açılması, 3.500 adet tıkalı kanal açılması, 1.000 m içmesuyu şebeke hattı yenilenmesi, 35.000 m şube yolu yapım ve onarım işleri ile 1.000 adet şube yolu tesisi olduğu görülmüştür. Davalı ...'nin yüklenicisi olan davalı ... Ltd. Şti. tarafından Zeytinburnu ilçesi Merkezefendi mahallesinde yapılan kazı çalışması sırasında, davacının ticari paket sigorta poliçesi ile sigortaladığı sigortalı ...'a ait hatta zarar verildiği, olay nedeniyle davacı tarafından sigortalıya 18/04/2017 tarihinde dava konusu hasar  (5.149,33-USD) bedelini de kapsayan toplu ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ve makbuz doğrultusunda davacının sigortalısına halef olduğu; sigortalının düzenlediği hasar onarım giderleri belgesinde hasar bedelinin 27,62-TL malzeme, 823,20-TL personel, 62,63-TL araç, 869,50-TL gaz ve 14.560-TL sayaç açma kapama giderleri olmak üzere toplam 16.342,95-TL olduğu görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgeler, davalı ...'nin olay tarihinde söz konusu yerde çalışma yapıldığı yönündeki beyanı ve davalıların arasındaki sözleşme dikkate alındığında, davaya konu hasardan davalıların davacıya karşı ... nin iş sahibi ,diğer davalının da zararı veren sıfatıyla  müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Her ne kadar davalı ..., diğer davalıyla aralarındaki sözleşmeye göre kendisinin sorumlu olmadığını tüm sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu ileri sürmüşse de, o sözleşme hükmü dış ilişki kapsamında davacıya karşı ileri sürülemeyecektir. Davacı sigorta şirketi tarafından,  halefiyet kurallarına göre açılan davada, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilmesi mümkündür.Öte yandan, dava dilekçesinde davacı sigorta şirketinin dava dışı sigorta şirketine 29/07/2016'da tazminat ödemesi yaptığından mahkemece hüküm altına alınacak miktara belirtilen tarihten itibaren faiz yürütülmesini istemiş ve mahkemece de kabul edilen miktara 29/07/2016'dan itibaren faiz yürütülmüştür. Ancak yargılama aşamasında davacı tarafından sunulmuş hasar tespit tutanağına göre hasarın 09/11/2016'da meydana geldiği anlaşılmakta ise de hatalı  olduğu anlaşılan faiz başlangıcı yönünden davalılar istinaf etmediğinden kaldırma sebebi olarak değerlendirilmemiş, eleştirmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar  vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.191,61-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından  peşin yatırılan(...  357,30-TL, ... Ltd. Şti  297,90- TL) 655,20-TL peşin  harcın mahsubu ile bakiye 536,41‬-TL harcın davalılardan müteselsilen  alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 79-TL istinaf yargı giderinin davalılardan müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1f0a890607ac0895","SID":"353e13c92da11c6d"}}