{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/16 <br>KARAR NO\t: 2024/20<br><br>DAVA\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>DAVA TARİHİ\t: 21/09/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 12/01/2024 <br><br>Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin inşaat sektöründe yüksek teknoloji ve yüksek kalite standartlarına uygun hizmet vermekte iken döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini ve  çalışmalarının maliyetlerinin arttığını, işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, başta banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketin işletme sermayesi ihtiyacının artması, nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının çözülmesi halinde yüksek teknoloji ve yüksek kaliteye sahip ürünlerle hizmetlerini devam ettirecek ve daha karlı duruma geleceğini ancak hali hazırda İİK. 285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan \"Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu” tanımına uygun hale gelmiş olduğunu, kanun metnindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesi konkordato taleplerinin kabulüne bağlı olduğunu, davacı şirket özelinde, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan şirketin faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, işletmenin yatırımlarını tamamlamış ve teknolojik gelişmelere uygun bir şekilde hizmet verdiğini, öncelikle müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288., 294, ve 295. maddeleri gereğince, İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı şirket aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e•haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, davacı şirket hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasını, davacı şirketin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirkete ödenmesini, davacı şirketin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirkete iadesini, davacı şirketin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesini, davacı şirketin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasını, zımnında yargılama neticesine kadar tensiben ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine, müvekkil davacı şirketin konkordato talebinin kabulü ile, öncelikle İcra ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine  ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı şirket vekili tarafından 28/09/2018 tarihi itibariyle şirket yönünden konkordato talep edilmiş ise de yetkisizlik kararı veren Mahkemece yapılan yargılama aşamasında ayırma kararı verilmiş, akabinde adı geçen davacı şirket yönünden yeni esas numarası alınmış, yargılamaya devam olunmuştur. <br>Yetkisizlik kararı veren ... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin ...E. ...K.ve 20/09/2023 tarihli gerekçeli kararında;<br>\"İİK'nın 285. maddesi yollaması ile İİK'nın 154 maddesi uyarınca; konkordato taleplerinde yetkili ve görevli mahkeme, borçlunun muamale merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesi olup bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Konkordato talebinde bulunan şirketin ticaret siciline kayıtlı olduğu yer, muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de, ticaret sicilinde kayıtlı yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa davanın da bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerekir. Muamele merkezinden kasıt, borçlunun ticarethanesinin olduğu yer olmayıp; borçlunun, ticaret yaptığı kişilere yönelik olarak işlerini takip ettiği yerdir. Gerçek veya tüzel kişi tacir birden fazla yerde ticari faaliyetlerde bulunuyor; ancak, bu işletmelerden birinde yoğun şekilde ticari faaliyetler yürütüyor ve tüm ticari işletmesini buradan idare ediyor ise muamele merkezi, ticari faaliyetlerin idare edildiği yer olarak vasıflandırılmaktadır.<br>Somut olayda; davacı şirketin adresinin önceden...olduğu ve ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden kayıtlı olduğu, ... tarih, ... sayı yönetim kurulu kararı ile şirket adresinin... adresine taşınmasına karar verildiği, adres değişikliğinin ...tarih, ... sayılı ...'de ilan edildiği, aynı gün eldeki davanın açıldığı,  davacı şirketin adresi her ne kadar ... iline taşınmış olsa da muamele merkezinin halen daha önceki adresi olan ... olduğu, şirketin faliyetlerine yönelik tüm iş ve işlemlerinin ve ticari faaliyetlerinin İstanbul ilinde yürütüldüğü anlaşılmaktadır.<br>Dosya kapsamından bu husus anlaşılmakta ise de, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda konkordato komiserinden şirketin faaliyetleri yürüttüğü muamele merkezinin neresi olduğu, adres değişikliğinden sonra şirketin ... ilinde bir işletmesinin kurulup kurulmadığı yahut işletmesinin ... iline taşınıp taşınmadığı konularında rapor alınmış, mahkememize sunulan 16/08/2023 tarihli raporda; \"Davacı şirket kesin mühlet süresi içerisinde ... Bankası ve ... Bankasına tamamı rehinli olan muamele merkezinin bulunduğu .. fabrika adresini Sakarya Organize Sanayi adresine taşımak için görüşmeler yaparken kesin mühlete geçtiği sırada başlayan pandemi sürecinde; hem tüketici davranışlarında hem de harcama tercihlerinde meydana gelen değişikliklerle tüketicilerin öncelik ve ihtiyaçları değişmiş dolayısıyla harcamaları da bu doğrultuda şekillenmekle şirketin ara girdiği ürettiği giyim sektörü de bu süreçte olumsuz etkilenmiştir. Davacı şirketin giyim sektörüne ara girdi ürettiği ve e-ticaret yapamadığı dikkate alındığında maliyet artışları ve belirsizlik nedeniyle şirketin muamele adresinin ... adresine taşınması askıya alınmıştır.\" şeklinde tesit yapılmıştır.<br>Ayrıca bu hususa ilişkin olarak davacı ... 20/09/2023 tarihli celsede; \"Şirket muamele merkezimizi İstanbul ilinden ... İline taşımak üzere girişimlerde bulunduk. Ancak bu süreçte COVID 19 salgını ve ekonomik krizin devreye girmesi nedeniyle henüz şirketimize uygun bir yer bulamadık.\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde konkordato talep eden  ... A.Ş.'nin muamele merkezinin ... olmadığı, halen İstanbul olduğu anlaşılmakla, davacı şirketin açtığı davayı görmekle yetkili mahkemenin şirketin işlem merkezinin bulunduğu yer olan İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olması sebebiyle davanın kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı uyarınca 6100 sayılı HMK'nın 114-(1)-ç ve 115-(2) maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"<br>şeklinde karar verilmiştir. <br>Gerekçeli karardan dahi anlaşıldığı üzere dava tarihi itibariyle davacı şirketin muamele merkezinin Sakarya olmadığı, ... İli ... İlçesi olduğunun kabulü ile yetkisizlik kararı verilmiştir. <br>Dava İİK m.285 vd.hükümlerinden kaynaklanan adi konkordatoya ilişkindir.<br>Bilindiği üzere kesin yetki 6100 sayılı HMK m.114 hükmü uyarınca dava şartı niteliğinde olup öncelikle bu hususun ele alınması, buna göre diğer işlemlerin halli gerekir.<br>Konkordato davalarında yetkili mahkeme; iflasa tabi borçlu için 154'üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. <br>Bu çerçevede davacı şirketin, davanın açıldığı tarih itibariyle muamele merkezinin \"...\"olduğu, Yargıtay uygulaması gözetilerek benimsenmiştir. Zaten yetkisizlik kararında da dava tarihinde davacının muamele merkezi Zeytinburnu olarak kabul edilmiştir. Bu durumda HSK kararları dikkate alındığında dava tarihi itibariyle ... İlçesinin, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresi içinde olduğu ise tartışmasızdır. <br>Bu arada Mahkememizin halihazırdaki başkanı tarafından 2021 yılında yapılan talep üzerine toplanan İstanbul BAM Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca yapılan başvuru sonucunda Yargıtay 6.HD  oluşturmuş olduğu 2021/4808E.2021/1790K.sayılı ilamında;<br>\"İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulu kararında belirtildiği üzere konkordato talebi üzerine kesin yetki kuraları gereğince talebin ileri sürüldüğü mahkemenin yetkisizlik nedeniyle davayı usulden reddetmesi halinde, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi bakımından HMK’nın 24 ve 26'ncı maddelerindeki ilkeler de gözetilerek, HMK’nın 20'inci maddesindeki yasal düzenleme açısından çekişmesiz yargı işleri bakımından aksine bir hüküm öngörülmediği gibi konkordato talebinin hukuk niteliği de gözönünde bulundurulduğunda, kesin yetki kuralı nedeniyle davanın usulden reddi kararıyla birlikte dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye talep halinde gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.\" <br>Bu nedenle İstanbul BAM 17.HD'nin aksi yöndeki uygulaması benimsenmemiş, Mahkememizin önceki uygulamasına aynen devam olunmuştur.<br>Yapılan açıklamalar karşısında, davacı şirketin açmış olduğu davanın, HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan ve usulden reddine, kararın kesinleşmesinden sonra yasal süresi içinde dosyanın talep halinde yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine (1.,2.,3.) gönderilmesine, karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında  dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin ihtarına, HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine dair karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM:Yukarıda yazılan nedenlerle;<br>1-Davacı şirketin açmış olduğu davanın, HMK m.114/f.1 bend (ç) hükmü ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan ve usulden reddine,<br>2-Kararın kesinleşmesinden sonra yasal süresi içinde dosyanın talep halinde yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine (1.,2.,3.) gönderilmesine, <br>3-Karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesine, <br>4-Başka mahkemede davaya devam edilmesi söz konusu olmadığında  dava hakkında açılmamış sayılma kararı verilerek davacının yargılama giderlerine mahkum edileceğinin ihtarına, <br>5-HMK 331/2 maddesi uyarınca davaya başka bir mahkemede devam olunacağından yargılama giderlerine bu aşamada hükmedilmemesine,      <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on gün içinde İstanbul BAM nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.12/01/2024<br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f5632a92f5ee1ea","SID":"165b2df358c01bdf"}}