{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/1955 <br>KARAR NO: 2023/2236<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/02/2020<br>NUMARASI: 2018/1246 Esas - 2020/101 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.02.2023 tarihinde, .... AŞ çalışanı olan davacının .... AŞ ile ortak kullanılan otopraka arcını park ettikten sonra  şirket merkezi olan binaya girmek isterken, .... AŞ'nin çalışanı olan  ... sürücüsü  olduğu ... plakalı aracın depo çıkışından  geri manevra yaparken davacıya çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, müvekkili tarafından çarpan aracın sürücüsü, sürücünün işvereni şirket ve müvekkilinin işvereni olan şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nde maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, davanın çarpan aracın ZMM sigortacısı olan , eldeki davanın davalısı ... AŞ'ye ve aracın işleteni ... şirketine  ihbar edildiğini,   İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda 2014/ 306 Esas, 2018/ 509 Karar sayılı karar ile  264.969,78-TL maddi tazminat, 20.000-Tl manevi tazminata hükmedildiğini, davalı ... şirketinin iş mahkemesinde hükmedilen maddi tazminat ve buna ilişkin alacak kalemlerinden ( vekalet ücreti, yargılama gideri..vs ) poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacı tarafından davalı ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında poliçe limiti 225.000-TL, 18.551,28-Tl vekalet ücreti, 5.610,57-TL yargılama gideri bakımından takip yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazada sigortalı araç sürücünün kusuru bulunmadığını, davacının gelir durumun tespit edilmesi gerektiğini, belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... Davacının, dava dışı ... Tic. A.Ş. ve dava dışı .... A.Ş.'ye ait iş yerinde bulunduğu sırada dava dışı ... Tic. A.Ş.nin işleteni, dava dışı ... sürücüsü, davalı ... şirketine ZMMS ile sigortalı olarak ... plaka sayılı aracında davacıya çarptığı, davacının davalı ... haricinde adı geçen firma ve kişilere İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2014/306 Esas 2018/509 Karar sayılı dosyasında maddi ve manevi zararının giderilmesi için dava açtığı, bu davanın davalı ... şirketine ihbar edildiği, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 09/08/2017 tarihli rapora göre davacının yaralanmasından dolayı %34,2 oranında sürekli iş göremez hale geldiği, SGK tarafından yapılan incelemede de davacıya aynı oran üzerinden gelir bağlandığı, iş mahkemesinde görülen davada  bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... Tic. A.Ş.ti'nin % 10 oranında, ...A.Ş.nin % 25 oranında, .... A.Ş.'nin % 10 oranında, sürücü ...'ın % 35 oranında, davacının ise % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,Davacının tazminat hesabına esas ücreti bakımından ise; sigorta kayıtlarında her ne kadar davacının asgari ücret aldığı kayıtlı ise de, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2014/306 Esas 2018/509 Karar sayılı dosyasında alınan tanık beyanları, yapılan emsal araştırması, Tüik verileri dikkate alınarak tazminat hesabına alınan ücretin dosya içeriğine uygun düştüğü, Kusur oranına göre davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarı 264.969,78 TL olarak hesaplandığı ve tazminatın 25/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği, kararın taraflara tebliğ edildiği ve kanun yoluna müracaat edilmediği, davanın davalı ... şirketine ve sigortalısına ihbar edilmiş olması, maluliyete esas verilerin SGK tarafından da doğrulanması, dosya kapsamında toplanan beyanların da değerlendirilmesinde dosya kapsamında alınan raporların hükme elverişli olduğu, yargılama birliği ve usul ekonomisi bakımından yeniden bir inceleme yapılmasına gerek bulunmadığı, Davalı ... Şirketinin tanzim ettiği ... nolu poliçe iş mahkemesi dosyasında mübrez olup, ... plakalı araç için 02.03.2012- 02.03.2013 tarihleri arasında teminat verildiği, 23.02.2013 kaza tarihi itibarı ile poliçe limitinin  250.000.TL olduğu ,  davacının ise icra takibinde  2012 yılı teminat bedeli olan 225.000.TL talep ettiği, Somut olayda, davalı ... şirketinin sigortalısının ve sürücüsünün de kusuru bulunduğundan, zarardan dolayı davacıya atfedilen kusur haricinde, olayın meydana gelmesinde diğer kusuru olanlarla birlikte % 80 oranında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 18.07.2018 günlü kararı ile 264.969,78 TL maddi 20.000.TL manevi tazminatın 25.02.2013 tarihinden itibaren yasal faiz oranı üzerinden işleyecek faizine, maddi tazminat davası için 21.448,18TL avukatlık ücreti ile 4.599,27-TL yargılama giderine hükmedilmiştir. İstanbul Anadolu 2.İş Mahkemesi dosyası davalı ... şirketine 30.07.2015 günü ihbar edilmiştir. Bu halde davalı ... 30.07.2015 ihbar günü temerrüde düştüğü, 23.02.2013 kaza tarihinde geçerli olan zmms genel şartlarının B.2.b maddesi \"sigortacı dava masrafları ile avukatlık ücretlerini ödemekle yükümlüdür. Şu kadar ki, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı bu masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder.\" hükmünü havidir. Bu nedenle davalı ... takibe konu edilen yargılama gideri ve avukatlık ücretinden bu maddeye göre hesaplanacak miktarda sorumlu olduğu,Her ne kadar davalı tarafından icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, davalının İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2014/306 Esas 2018/509 Karar sayılı dosyasında taraf olmadığı, bu nedenle davalı bakımından kesin hüküm teşkil etmediği, fakat güçlü delil niteliğine haiz olduğu, alacağın mahkememizce yapılan delil değerlendirmesi sonucunda tespit edildiği, bu nedenle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği'' gerekçesiyle,Davanın  KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğnün ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile TAKİBİN DEVAMINA, İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,  karar verilmiştir.Karara karşı  davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davaya konu kazanın trafik kazası değil , iş kazası olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin kazadan sorumluluğu bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen  %35 oranındaki kusur ile  iş mahkemesi kararında diğer davalılara izafe edilen kusurların  hukuki dayanaklarının farklı olduğunu,  kusursuz sorumluluk halleri dışında müvekkilinin iş mahkemesindeki davalılarla birlikte davacının zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, iş mahkemesindeki  dosyada davacının hükme esas alınan gelirine itiraz ettiklerini, bu konuda eksik inceleme olduğunu, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili, iş mahkemesindeki davada davalının ihbar edilen komunda olup, davadan haberdar olduğunu, bu nedenle  alacak likit olup icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, kararın  kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle itirazın iptali  istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı tarafından aracın sürücüsü, sürücünün işvereni şirket  ve davacının  işvereni olan şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nde açılan maddi ve manevi tazminat istemli davada yapılan yargılama sonucunda verilen 2014/ 306 Esas, 2018/ 509 Karar sayılı karar ile davacı lehine   264.969,78-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminata hükmedildiği, davanın davacıya çarpan aracın ZMM sigortacısı olan ... AŞ'ye ihbar edildiği, kararın taraflara tebliğine rağmen temyiz/ istinaf edilmediği, kararın şeklen kesinleştiği anlaşılmakla, anılan  davada verilen hüküm, iş bu eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmaz ise de güçlü delil teşkil etmekte olup, eldeki davada iş mahkemesi dosyasında alınan raporlar haricinde yeni rapor alınmamasında bir  yanılgı bulunmamasına,  iş mahkemesi dosyasında alınan ve iş güvenliği uzmanlarınca düzenlenen üç kişilik 23.06.2015 tarihli bilirkişi heyeti raporunda davacıya %20, davalı sürücüye %35, davacının işvereni  .... A.Ş.ti'nin % 10, davalı sürücünün işvereni .... A.Ş.nin % 25  ve davacıya çarpan aracın işleteni ... Tic. A.Ş.'nin % 10 oranında kusur izafe edilmiş olup, somut olaya ilişkin kaza bir trafik-iş kazası olmakla, davacının zararından, davacının %20 kusuru düşülerek %80 oranında kusura göre  davalı ... şirketinin  (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla)  diğer sorumlularla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmasına; davalı ... iş mahkemesi dosyasında alınan 22/01/2018 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacının gelirinin ücret bodroları dikkate alınarak  belirlenmiş olmasına ve eldeki davada alacak likit olmadığından yerel mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinde herhangi  bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin sair ve davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmeyerek reddi gerekmiştir.( Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 2014/14453 Esas, 2015/4815 Karar;2017/2072 Esas, 2019/9349 Karar,2014/23362 Esas, 2017/6541Karar ve : 2018/3182 Esas,  2020/5345 Karar ve 2013 / 20036 Esas, 2015/ 7367 Karar sayılı ilamları)2-Ancak, dosya kapsamından  iş mahkemesince verilen karardan sonra davacı tarafından ... AŞ aleyhine, poliçe limiti olduğu belirtilerek 225.000-Tl, iş mahkemesi kararında hükmedilen 18.551,28-Tl vekalet ücreti, 5.610,57-TL yargılama gideri ve  32.364,63-Tl takipten önceki yasal faiz adı altında toplam 281.526,48-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı anlaşılmakta olup, yerel mahkemece önceki davada hükmolunan rakam ile bağlı olunduğu gözetilmeyerek yazılı şekilde toplam 281.526,48-TLicra takibi yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiştir.Başka bir deyişle, davalı ..., önceki iş mahkemesi dosyasında ihbar edilen konumunda olup,  taraf konumunda  olmadığından, maddi tazminata ilişkin hükmedilen rakam duşında, o dosyada verilen vekalet ücreti, yargılama gideri vs den sorumlu  değildir. Keza,  davalı ...,  önceki davada hükmedilen maddi tazminat miktarı olan  264.969,78-TL'den poliçe limit ile ( kaza tarihinde geçerli olan 250.000-TL ) sınırlı sorumludur. Diğer yandan, 264.969,78-TL maluliyet tazminatının davacı tarafça tahsil edilip edilmediği belli olmadığından, yerel mahkemece tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verildiğinin belirtilmemiş olması da  hatalı olmuştur. Ancak, bu yanılgılar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın HMK 353/1.b.2 maddesi gereğince kaldırılıp, yanılgılı husus düzeltilmek suretiyle yeniden küküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,I)Başlıkta yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle  davalı vekilinin sair,  davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının, esastan REDDİNE; yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun  KISMEN  KABULÜNE;(a)İstinaf yasa yoluna başvuru sırasında  davalı tarafından peşin olarak yatırılan  toplam 4.916,80-TL karar harcının talebi halinde kendisine  İADESİNE, (b)Alınması gerekli 259,65-TL harçtan, davacı tarafça istinaf başvurusu sırasında yatırılan 54,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 205,25-TL harcın davacıdan tashsili ile hazineye gelir kaydına, (c)İstinaf başvurusunda bulunan taraflarca  yapılan yargılama giderlerinin  üzerlerinde bırakılmasına,(d)Duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,II)İstinaf istemine konu olan ve başlıkta yazılı bulunan İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/02/2020 gün ve 2018/1246 Esas - 2020/101 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,  1/Davanın KISMEN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile,  poliçe limiti 250.000-TL'yi aşmamak üzere ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla, 264.969,78-TL asıl alacak  ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına,2/İcra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,3/Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 18.100,08 TL harçtan, davacı tarafından yatırılan 3.400,14 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 14.699,94 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4/Davacı tarafından yatırılan 3400,14-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5/Davacı tarafından ilk masraf, tebligat, posta ve müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti gideri olarak sarf edilen toplam 922,60-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına (0,94-TL) göre hesap edilen 867,24-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 55,36-TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına,6/Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesap ve takdir olunan 41.745,46-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7/Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan  Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesap ve takdir olunan  16.556,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8/Gider avansından arda kalanın  yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK.m.361 hükmü uyarınca tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık  olmak üzere, oy çokluğu ile,  karar verildi.28/12/2023<br>MUHALEFET ŞERHİ Davacı vekili dava açan dilekçesinde; 23.02.2023 tarihinde ... Anonim Şirketi çalışanı olan davacının, ... Anonim Şirketi ile ortak kullanılan otopraka arcını park ettikten sonra şirket merkezi olan binaya girmek isterken, ... şirketinin çalışanı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın depo çıkışından  geri manevra yaparken davacıya çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, müvekkili tarafından çarpan aracın sürücüsü, sürücünün işvereni şirket ve müvekkilinin işvereni olan şirket aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nde maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, davanın çarpan aracın ZMM sigortacısı olan, eldeki davanın davalısı ... AŞ'ye ve aracın işleteni ... şirketine ihbar edildiğini, İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda 2014/ 306 Esas, 2018/ 509 Karar sayılı karar ile  264.969,78-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminata hükmedildiğini, davalı ... şirketinin iş mahkemesinde hükmedilen maddi tazminat ve buna ilişkin alacak kalemlerinden ( vekalet ücreti, yargılama gideri..vs ) poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davacı tarafından davalı ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında poliçe limiti olan 225.000-TL alacak, 18.551,28-TL vekalet ücreti, 5.610,57-TL yargılama gideri bakımından takip yapıldığını, davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının asıl alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; zararı doğuran trafik kazasının oluşumunda ... Tic. A.Ş'nin % 10 oranında, ... A.Ş'nin % 25 oranında, ... Tic. A.Ş'nin % 10 oranında, sürücü ...'ın % 35 oranında, davacının ise % 20 oranında kusurlu olduğu, davalının; davacının % 20 oranındaki kusur oranına tekabül eden miktar hariç olmak üzere, geriye kalan % 80 oranındaki kusur durumuna isabet eden alacak miktarından; müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile icra takibine itirazın iptaline karar verilmiş, davacı vekili tarafından katılma yoluyla; icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, davalı vekili tarafından; davanın konusu trafik kazasının trafik iş kazası olması nedeniyle müvekkilinin meydana gelen sonuçtan sorumlu olmadığı, müteselsil sorumlu olduğu iddia edilenlerin sorumluluğunun farklı ilkelere tabi olması nedeniyle, müvekkilinin müteselsil sorumluluk kuralı kapsamında davacının kusuru dışında kalan tüm kusurdan sorumlu olmayacağı belirtilerek istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dosyadaki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve bayanları ile davalı sigortacının avukatının istinaf sebeplerine göre görülmekte olan davada uyuşmazlık; davalı sigortacının sorumluluğunun kapsamının ne olduğu hususunda toplanmaktadır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi \"işletenlerin, bu Kanunun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur\" 85.maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar”  Aynı yasanın 88.maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar” düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsil sorumluluk esasını benimsemiştir.Yine 6098 sayılı TBK'nın 61.maddesinde \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır (818 sayılı BK'nun 51. maddesinde de paralel düzenleme mevcuttur). Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğü şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. Burada önemle belirtilmesi gereken hususlardan biriside, zararın meydana gelmesinde kusursuz veya bir miktar kusurlu olan zarar görenlerin; zararına bağlı alacağının tamamını kendisine karşı müteselsil sorumlu olanlardan birinden, bir kaçından yada tamamında isteyebilme yönünde seçimlik hakkının olması ve müteselsil borçlular arasındaki rücuda ileri sürülebilecek müteselsil sorumlulardan kimin ne kadar kusurlu olduğunun kendisine karşı ileri sürülemeyecek olmasıdır.Diğer yandan kaza tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır. Buna göre, müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK m. 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder ( TBK m. 163/2).Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (TBK m. 163/1) Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (TBK m. 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (TBK m.166/3) Müteselsil borçlulardan biri, kendi davranışıyla diğerinin durumunu ağırlaştıramaz. (TBK m. 165.) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur. ( TBK m. 168/1) ve alacaklının  hakları  ona geçer.  Borçlu  yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Hemen belirtilmelidir ki; Karayolları Trafik Kanunu'nun 91.maddesi kapsamında işletenin sorumluluğunu üstlenen ZMM sigortacısının, meydana gelen trafik kazasında; varsa kaza tarafı diğer aracın sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacı ve sigortalı aracın sürücüsü ve işleteni ile birlikte zarar görenin zararlarını giderme hususunda müteselsil sorumlu olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Az yukarıda açıklandığı üzere, kusursuz yada bir miktar kusurlu olan zarar görenin; zararının tamamını müteselsil sorumlulardan birinden bir kaçından yada tamamından giderilmesini isteyebileceği hususunda da tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte aleyhine dava açılmaması nedeniyle davada taraf olmayan, sorumluluğu yönünden iş mevzuatına tabi iş verenlerin kusurlarının; işletenin sorumluluğunu üstlenen sigortacıya yükletilmesi yasal olarak olanaklı değildir.Açıklamalardan sonra somut olaya gelince; dosya kapsamına göre davacı tarafından İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2014/306 esas sayılı dosyası kapsamında, kendi işvereni ile davalı sürücü ve sürücünün işverenleri aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açıldığı, bu davada; görülmekte olan davanın davalısı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğu, yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporunda, trafik kazasının oluşumunda; davacıya %20, davalı sürücüye %35, davacının işvereni  ...Tic. A.Ş'ye  % 10, davalı sürücünün işvereni ... A.Ş'ye  % 25  ve davacıya çarpan aracın işleteni ... Tic. A.Ş'ye % 10 oranında kusur izafe edildiği, mahkemece bilirkişi kurulu raporu hükme esas alınarak 2014/304 esas, 2018/509 karar sayılı karar ile  264.969,78-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminata hükmedildiği, davacı tarafından bu hüküm gereğince ve müteselsil sorumluluk gereği davalı ... aleyhine icra takibine geçildiği, itiraz üzerine duran icra takibinin devamını temin için görülmekte olan davanın açıldığı ve görülmekte olan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde; az yukarıda açıklanan ve iş mahkemesinin yargılamasında alınan bilirkişi kurulu raporu hükme esas kabul edilerek ve davalının diğer kusur izafe edilenlerle müteselsil sorumlu olduğu değerlendirilerek, davacı sürücünün % 20 oranındaki kusuruna isabet eden miktar hariç olmak üzere % 80 aranındaki kusura isabet eden alacak miktarından; işletenin sorumluluğunu üstlenen davalının sorumluluğuna hükmedildiği anlaşılmıştır.Her ne kadar açıklandığı şekilde davalının sorumluluğu yoluna gidilmiş ise de; davada taraf olmayan ve sorumluluk yönünden iş hukuku mevzuatına tabi dava dışı (davacının işvereni) ...Tic. A.Ş'nin % 10, davalı sürücünün işvereni ... A.Ş'nin % 25 oranındaki kusurundan davalı sigortacının sorumluğu yoluna gidilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.  Bu durumda dairemizce davalı ... şirketinin; davacı sürücünün % 20, aleyhine dava açılmayan ve davada taraf olmayan davacının işvereni  ... Tic. A.Ş'nin % 10, davalı sürücünün işvereni .... A.Ş'nin % 25 oranındaki toplam % 55 oranındaki kusurdan geriye kalan sigortalı araç sürücüsü ve işletenin % 45 oranında ki kusuruna tekabül eden alacak miktarından sorumluluğu yönünde, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince yeniden karar verilmesi gerekirken, bu yönde olmayan sayın çoğunluk görüşünü ve alınan kararı benimsemiyorum.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f619465b53b81f9e","SID":"cffe6a6b336f0ca7"}}