{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2021/1861 - 2023/1083<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/1861 <br>KARAR NO\t: 2023/1083<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/659 Esas 2021/485 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 08/01/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.11.2015 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kamyonun devrilmesi sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, her ne kadar davalı tarafça bir kısım ödeme yapılmışsa da sonrasında davalının sakatlığının arttığını artan zarar için yeniden başvuru yapılması zorunluluğu doğduğunu, davacının Batman Bölge Devlet Hastanesi engelli sağlık kurulu raporu uyarınca sakatlığının %59 olduğunu bu nedenlerle fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla davacı için 5.500.00 TL maddi tazminatın ( iş göremezlik tazminatı) davalı ...Sigorta AŞ' nin temerrüt tarihi olan 15.04.2016 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.04.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 205.177,50 TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aynı poliçeye dayalı olarak davacı tarafından davalı şirkete karşı dava açıldığını ve söz konusu davanın Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 esas ve 2018/112 karar sayısı ile karara çıktığını, davalı şirket tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2018/ 2890 esas sayılı dosyasına ilam doğrultusunda ödeme yapıldığını, davalının üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, davacının tüm zararlarının karşılandığını, öte yandan davayı kabul etmemekle birlikte davacıya yapılan ödemelerin güncellenerek zarar hesabı yapılması gerektiğini, dava konusu olayın karayolu dışında poliçe teminatı kapsamı dışında bir yerde meydana geldiğini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı ve gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, davacının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı kazanın meydana geldiği yerin kara yolu olmadığını iddia etmişse de dosyanın incelenmesinde kaza yerinin kara yolu bağlantısı olduğu anlaşıldığından bu yöndeki savunmaya itibar edilmediği, davalının davacının zararının karşılandığını iddia etmişse de Ankara 7 Asliye Ticaret Mahkemesi kararına istinaden ödenen tazminatın dayandığı maluliyet raporuna göre mahkemece alınan raporda maluliyetin arttığı görüldüğünden artan kısım yönünden zararın teminat kapsamında olduğu,  Dicle Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 11.12.2020 tarih ve 202/929 sayılı raporunda, davacı ...’nun 17.11.2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle iyileşme süresinin 9 ay olduğu, maluliyet oranının %31,2 olduğu tespit edildiği,Geçici işgöremezlik yönünden talepte bulunulmadığından taleple bağlılık ilkesi gereğince hesaplama yapılmadığı, davacı  tarafından daha önce 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/539 E. sayılı dosya kapsamında alınan 50.204,37 TL’lik ödemede geçici iş göremezlik ödemesinin de dahil olduğu, sigorta şirketi ödemesinin güncellenerek indimi sağlandığında sürekli işgücü kaybından kaynaklanan tazminat tutarının ise 205.177,50 TL olduğu, kaza tarihinde (2015 yılı) ZMSS poliçesi ölüm ve sakatlanma teminat limit tutarının 290.000,00 TL olduğu, davacının talep edebileceği tazminat tutarı teminat limit tutarını aşmadığı, davaya konu kazanın tek taraflı olmasıyla sürücünün tam kusurlu olduğu, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralanması nedeniyle oluşan zararların teminat kapsamında olduğu, buna göre davacının yaralanması nedeniyle oluşan teminat kapsamındaki bakiye zararlarını talep edebileceği, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğundan temerrüt tarihinden itibaren ve sigortalı aracın ticari olması dikkate alınarak avans faizinden davalı sorumlu tutulduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 205.177,50 TL tazminatın 06/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin artan bir maluliyet olup olmadığının belirlenmediğini, bu durumun araştırılmadığını, alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunun belirlendiğini, bu durumda davalı sigorta şirketinin davacının zararından sorumlu tutulamayacağını, kazanın karayolu dışında meydana gelmiş olması nedeniyle poliçe teminatı dışında olduğunu, SGK’dan davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, aktüerya raporunda PMF yaşam tablosu yerine TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren ve yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>\tDavacı vekili, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı kamyonun devrilmesi sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, malul kaldığını, davalı tarafça bir kısım ödeme yapılmışsa da sonrasında davalının sakatlığının arttığını belirterek davalıdan daimi işgöremezlik tazminatı talep etmiştir.<br>\tDavacı tarafça davalı ...Sigorta AŞ’ye karşı açılan Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 Esas 2018/112 Karar sayılı dosyasında Ankara Üniversitesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan 27.09.2017 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacıda sağ kalça eklem hareket kısıtlılığı ve sağ alt ekstremite kısalığı nedeniyle Balthazard formülüne göre  %12,3  oranında daimi maluliyet belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı ve alınan raporlar hükme esas alınarak davacının geçici ve  sürekli işgöremezlik tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 2018/1110 Esas 2019/1217 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.<br>\tMahkemece, davacının artan maluliyet iddiası yönünden Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD Başkanlığından alınan 11.12.2020 tarihli raporda  Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği eki cetveller kullanılarak Balthazard formülüne göre  %31,2 oranına maluliyetinin bulunduğu belirtilmiş, ancak Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında maluliyet oranı yönünden hükme esas alınan Ankara Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunun değerlendirilmediği,  davacının anılan raporda belirlenen daimi maluliyetinden sonra nasıl bir artışın meydana geldiğinin izah edilmediği, rapordan gelişen durumun anlaşılamadığı, bu haliyle raporun denetime uygun olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t Bu durumda mahkemece Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 Esas 2018/112 Karar sayılı dosyasında Ankara Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan  raporunun tanzim edildiği 27.09.2017  tarihten önceki ve  sonraki davacının gördüğü tedavilere ilişkin tüm tedavi evrakları ve raporları getirtilerek  dosyada bulunan  Dicle Üniversitesinden alınan davacının % 31,2 oranındaki maluliyetini belirleyen rapor  ile Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/539 Esas 2018/112 Karar sayılı dosyasında alınan %12,3 oranındaki maluliyet raporunun karşılaştırılması, maluliyet oranları arasında fahiş fark bulunduğu dikkate alınarak, iki  rapor arasındaki bu çelişkinin giderilmesi ile oran farklılığının uygulanan yönetmelik hükümlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, maluliyette artışı olarak kabul edilip edilemeyeceği, iki raporda maluliyet belirlemesine esas teşkil eden fiziksel ve fonksiyonel arazlarda zaman içinde gelişim olup olmadığı, ilk rapor tarihi olan 27.09.2017 tarihi ile son rapor tarihi olan 11.12.2020 tarihleri arasındaki  süreçte davacıdaki arazların artış gösterip göstermediği hususlarında 17.11.2015  kaza tarihi itibariyle  Yargıtay uygulamalarına göre yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre dava konusu kaza nedeniyle davacıda oluşan maluliyetinde Ankara Üniversitesi,Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından 27.09.2017  rapor tarihinden sonra gelişen durum olup olmadığının, varsa hangi oranda maluliyetinde artış olduğunun ayrıntılı ve gerekçeli şekilde belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime uygun rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.<br>\tKabule göre de; SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılmış ise ödeme kadar zararın karşılandığı, davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacının SGK'dan tahsil ettiği bedel için davalının sorumluluğunun bulunmayacağı, zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme alarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiğinden   Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, rücuya tabi bir ödeme var ise ödemenin ilk peşin sermaye değerinin sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken  bu hususta bir araştırma yapılmamış olması doğru değildir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,<br>\tDavanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,<br>\t5-Kullanılmayan istinaf gider avansının davalıya iadesine,<br>\t6-Ankara 27. İcra Müdürlüğünün 2021/9841 esasına yatırılan 360.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>\t7-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e5b49448cba8e53","SID":"741738c67194aa2c"}}