{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1761 Esas 2023/1891  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1761 <br>KARAR NO\t: 2023/1891<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br> İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t:  13/09/2023  <br>NUMARASI\t\t: 2023/566 Esas  <br> DAVACI -İHTİYATİ <br>TEDBİR İSTEYEN\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI -KARŞI TARAF\t: <br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/01/2024<br>\tTaraflar arasındaki genel kurulda alınan kararlarının yoklukla malul olduğunun tespiti mümkün olmaması halinde genel kurul kararlarının iptali istemiyle açılan davada  ihtiyati tedbir isteminin  ara kararda yazılı gerekçelerle  ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP <br>\tİhtiyati tedbir isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin  davalı şirkete 2026 yılına kadar  yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, diğer iki yönetim kurulu üyesi tarafından 27.03.2023  tarihi ve 2023/05 numaralı Yönetim Kurulu kararıyla; 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurul yapılmasına ilişkin karar alındığını, kararın alındığı yönetim kurulu toplantısına müvekkilinin kasten ve kötü niyetli olarak çağrılmadığını, kendisine herhangi bir bildirimde ya da teklifte bulunulmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olarak bu karar öncesinde ve sonrasında sürekli olarak diğer yönetim kurulu üyelerince ve şirketteki diğer aile bireylerince dışlandığını, kendisinin azınlık olması nedeniyle her türlü kararı oy çokluğu ile alabilecekleri zihniyetiyle hareket edildiğini belirterek, öncelikle 15.05.2023 tarihli genel kurulun yapılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yok hükmünde olması nedeniyle genel kurulun yokluğunun tespiti, aksi halde ise TTK'nın 449. maddesinin açık hükmü uyarınca 15.05.2023 tarihli genel kurul gündeminin 6, 7, 9, 10, 11 ve 12. maddelerinin iptali istemleriyle açılan davada dava süresince yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep  etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tİlk derece mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; davalı şirketin 15.05.2023 tarihli genel kurulunun yokluğunun tespiti aksi halde ise gündemin 6,7,9,10,11 ve 12. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada dava süresince yürütmesinin durdurulması için ihtiyati tedbir isteminde bulunulduğu, 6102 sayılı TTK'nun kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449.  Maddesinde ise; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde, mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede, HMK'nın 389/1 maddesindeki;  mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstasının dikkate alınacağı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri,  mevcut  dosya kapsamındaki bilgi, belgelere ile davanın mahiyeti  ve de davacının yerine getirmesi gerekli yaklaşık ispat koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği nazara alınarak  dava konusu gündem maddeleriyle alınan genel kurul kararlarının yürütmesinin  durdurulmasına ilişkin tedbir  talebinin  reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  TTK'nın 449. Maddesi hükmüne aykırı olarak mahkemenin 12.09.2023 tarihli duruşmasında yalnızca eski yönetim kurulu üyeleri olan ... ile ...'nun dinlenildiğini, duruşmada hazır bulunmalarına rağmen mevcut yönetim kurulu üyelerinin tamamının dinlenilmediğini, bu anlamda iptali istenen 15.05.2013 tarihinde yönetim kurulu üyesi olarak atanan ...'nun dinlenilmemesinin yerinde olmadığını, soyut ve yetersiz gerekçe ile ihtiyati tedbir taleplerinin reddinin doğru olmadığını, yönetim kurulu üyeliği süresi devam eden müvekkilinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin henüz süresi dolmadan bu görevinden alındığını, müvekkili yerine pay sahibi olmayan ...'nun yönetim kurulu iç yönergesine aykırı olarak atandığını, müvekkilinin şirketle ilgili her türlü bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini, ...'nun genel kurul onayı olmaksızın başka şirketlerde yönetim kurulu üyesi olduğundan ...'nun öngörülemez harcamalarda bulunabileceğini, ticari olarak şirketin mahvına sebep olabilecek potansiyele sahip olduklarını, istenilen ticaret odası sicil kayıtları incelenmeden tedbir talebinin reddinin doğru olmadığını, yönetim kurulu toplantısından müvekkilinin usulüne uygun haberdar edilmediğini, 12.09.2023 tarihli celsede dinlenilen ... ve ...'nun müvekkilinin toplantıya nasıl çağrıldığına dair mahkemece sorulan sorulara çelişkili cevaplar verdiklerini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili davacı vekilinin istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep, davalı anonim  şirketin 15.05.2023 tarihli genel kurulunun yokluğunun tespiti aksi halde ise gündemin 6,7,9,10,11 ve 12. maddelerinin iptali istemiyle açılan davada  ve dava süresince genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulması istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tDava konusu 15.05.2023 tarihli iptali istenilen 2021 ve 2022 yıllarına ait olağan genel kurul toplantısında gündemin 6 no'lu maddesi; 2021 ve 2022 yıllarına ait finansal tabloların okunmasının oylanması, 7 maddesi yönetim kurulunun ve denetçinin ibrası (yöneticiler ibra edilmedi) 9. Maddesi yönetim kurulu ve denetçilere verilecek ücretin belirlenmesi, gündemin 10. Maddesi yönetim kurulunun seçimi (3 yıl süre ile ... seçildi) 11. Maddesinde şirketin 2023 yılı hesapları için Bağımsız Denetçi kuruluşunun belirlenmesi, gündemin 12. Maddesinin şirket yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. Ve 396. Maddelerindeki izinlerin verilmesidir. <br>\tMahkemece TTK'nın 449. Maddesi gereği davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... ve ... dinlenilmiştir. <br>\tBilindiği üzere HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.  <br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve özellikle ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin dosya kapsamı itibarıyla HMK'nın 390/3. maddesi hükmü uyarınca  davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edememiş bulunmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;   <br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu harcı başlangıçta peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.28/12/2023<br><br>      Başkan-             Üye -           Üye -              Zabıt Katibi -<br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"01dcd51edbbf1051","SID":"4064fd8b4dde97cd"}}